Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz

Güncelleme Tarihi:

Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 14, 2026 14:02

Ankara’da kentsel dönüşüm nedeniyle boşaltılan binaların duvarlarına ve kapılarına yazdığı cümlelerle dikkat çeken Özbir Erciyas, “Bazen bir bina yalnızca bir bina değildir; içinde biriken hayatların tanığıdır. Yıkılmadan hemen önce ona son kez söz hakkı vermek çok anlamlı geliyor” dedi.

Haberin Devamı

Özbir Erciyas, başkentte kentsel dönüşüm için boşaltılan ve yıkımı bekleyen binaların duvarlarına yazdığı cümlelerle kent sakinlerinin dikkatini çekiyor. Boş yapılarda karşılaştığı yaşam izlerinin kendisini derinden etkilediğini belirten Erciyas, bir noktadan sonra bunun yalnızca kişisel bir ifade alanı değil, kent hafızasına dair bir arşive dönüştüğünü fark ettiğini dile getirdi. İnsanların bu yapıları fotoğraflamaya başladığını da vurgulayan Erciyas, kent belleğine katkıda bulunan çalışmasını şöyle anlattı:

Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz

Özbir Erciyas

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

ANKARA’YLA GÜÇLÜ BİR BAĞ KURAN BİRİYİM

“Üniversite yıllarımdan bu yana Ankara’da yaşıyorum. Uzun yıllar tiyatro oyunculuğu yaptım. Çalıştığım kurumda tiyatronun kapatılmasının ardından kültür ve sanatla kurduğum ilişki başka biçimlerde devam etti. O günden beri hem kurum içinde hem de dışında, şehirle ve sanatçılarla ilişki kuran projeler üretmeye çalışan; merakını sanatla besleyen ve Ankara’yla güçlü bir bağ kuran biriyim. Aslında bu, baştan planlanmış bir fikir olarak ortaya çıkmadı. Ankara’da kentsel dönüşüme giren binalar artmaya başladıkça, evlerin içinden çıkan kapıların, apartmanların dışına paravan gibi yerleştirildiğini görmeye başladım. Bu kapılar benim çok ilgimi çekiyordu; gözüme boş bir tuval gibi görünüyorlardı. ‘Ankara Apartmanları’ ile yaptığımız yürüyüşlerden birinde, Başçavuş Sokak’taki bir apartmanın önünde yine böyle kapılarla karşılaştık. O anda, o sokakta yaşayan ve birlikte işler yaptığımız Ekin Kılıç Ezer’le ortak sevdiğimiz şarkı sözlerini bu kapılara yazma fikri doğdu. Aslında bu biraz da ona küçük bir sürpriz yapmak istememle başladı. Sokakla kurduğumuz ilişki ise bundan daha eskiye dayanıyor. Ekin’le birlikte sokaklarda vakit geçirip bir şeyler çizerek başladık. Zamanla yalnızca dış cepheler değil, apartmanların içleri de ilgimi çekmeye başladı; içeri girip duvarlara sevdiğim şarkı sözlerini yazmaya devam ettim.

Haberin Devamı

Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz

Haberin Devamı

KENT HAFIZASINA DAİR BİR ARŞİVE DÖNÜŞTÜ

Ancak binaların dışına yaptığım işler daha görünür oldu ve daha fazla ilgi çekti. Bir noktadan sonra bunun yalnızca kişisel bir ifade alanı değil, kent hafızasına dair bir arşive dönüştüğünü fark ettim. İnsanlar bu yapıları fotoğraflamaya başladı; böylece yıkılmadan önceki son halleri pek çok kişinin kişisel arşivine girmiş oldu. Bence kentsel dönüşüm sanırım en çok hafızayı etkiliyor. Çünkü dönüşen yalnızca yapılar değil; o yapıların taşıdığı yaşam biçimleri de değişiyor. Binalara yazı yazarken en çok dikkatimi çeken şeylerden biri de insanların evlerinden çıkarken bazen geçmişlerinden kurtulur gibi eşyalarını geride bırakmaları oluyor. Hayatlarından çıkardıkları şeylerin ortaya saçılmasına razı olmaları çok tuhaf geliyor. Bir yandan da artık hayatta olmayan, geride kimsesi kalmamış insanların eşyalarına rastlamak. Bu hem çok sarsıcı hem de hayatın kaçınılmaz gerçeğiyle yüzleştiren bir durum. Unutamadığım anlardan biri Esat’ta girdiğimiz bir apartmandaydı. Katlardan birinde diğer dairelere göre çok daha düzenli bir alan fark ettik. Penceresi bile olmayan küçük bir odada birinin kendine yaşam alanı kurduğunu görmek çok etkileyiciydi; rujları, kişisel eşyaları oradaydı. Terk edilmiş gibi görünen bir yapının içinde birinin kendine korkmadan küçük bir dünya kurmuş olması bana hem korkutucu hem de ilginç gelmişti. O duvara da ‘Kendine iyi bak lütfen’ yazmıştım.”

Haberin Devamı

Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz

Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz

EŞYALARLA VEDA SERGİSİ

Yıkılacak olan binalardan izinle alınacak eşyalarla da bir veda sergisi yapmak istediklerini belirten Özbir Erciyas, “Uzun zamandır hayalini kurduğum çok net bir proje var. Kentsel dönüşüme girecek bir binada, gerekli izin ve destekleri alarak, yıkım başlamadan önce içeride kalan eşyaları da üretimin bir parçası hâline getirip bir veda sergisi yapmak istiyoruz. Farklı sanatçılara o yapının içinde özgürce kendilerini ifade edebilecekleri alanlar açmak, zaten geçici olduğunu bildiğimiz bir mekânda üretimler yaparak aslında kendi geçiciliğimizi de hatırlatan bir deneyim yaratmak. Çünkü bazen bir bina yalnızca bir bina değildir; içinde biriken hayatların tanığıdır. Yıkılmadan hemen önce ona son kez söz hakkı vermek çok anlamlı geliyor. Bunun üzerine çalışıyoruz, umarım hayata geçirebiliriz” dedi.

Haberin Devamı

Ankara’nın hafızası duvarlarda yaşıyor... Yıkım öncesi son söz

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!