Ankara’dan bir iyilik hikâyesi

Güncelleme Tarihi:

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 14, 2020 00:23

TRT 1 ekranlarında hafta içi her gün gündüz kuşağında yayınlanan ‘Acemi Anneler’, anne adayı ve anne olan dört yakın arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Çekimleri Ankara’da yapılan dizi, aile olmanın önemine, çocukların ve dostluğun değerine vurgu yapıyor. Yapımcı Mehmet Erişti, diziyle ilgili olarak “Hikâyesi iyilik üzerine kurulu bir dizi. Entrika olmazsa reyting olmaz gibi bir algı vardı. Bu diziyle bu algı yıkıldı” diye konuştu.

Haberin Devamı

Ankaralı diziler kervanına katılan Acemi Anneler, sıcak bir aile ortamı sunuyor. Ekrandaki hikâyeler kadar kamera arkasında ve sette de, adeta sıcak bir aile ortamı var. Oyuncu ve teknik ekip, bu sıcaklığın ekrana yansıdığını belirtiyor. Yapımcı Mehmet Erişti, bu dizi ile özlerine döndüklerini belirterek, şunları söyledi: “Biz firma olarak özümüze döndük. Bizim Evin Halleri, Ferhunde Hanımlar gibi unutulmaz dizilerden sonra bu dizi de bizim özümüze dönüşümüz oldu. Dizide aile olmanın, dost olmanın önemi üzerine çok vurgu yapılıyor. Diziyi entrika yerine iyilik üzerine kuruyoruz. Acemi Anneler, yeni bir çığır açacak. Şiddet içermeyen, entrikaya yer vermeyen, ahlaki ve manevi değerleri ön planda tutan yapımların bundan sonra daha çok yapılacağını düşünüyorum. Entrika olmazsa reyting olmaz gibi bir algı vardı. Bu diziyle bu algı yıkıldı. Senaryodaki her cümlenin altına imzamızı atarız.”
Dizinin oyuncuları ise rolleri ve diziyle ilgili olarak şunları söyledi:

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


İpek Çeken

Liseden beri arkadaş olan dört kızın hikâyesi anlatılıyor. Nil’in annesiyim. Biraz dünür çatışmaları yaşıyoruz. Komik anlarımız var. Ben şehir kadınını, dünürüm Anadolu kadınını temsil ediyor. Küçük meseleler yüzünden sürekli çatışma oluyor. Ama sonunda hep bir dostluk ve ahbaplık var. Bu dizide dostluk, arkadaşlık, kardeşlik, yardımseverlik çok işlenen konular.

Merve Üçer

Nil, iş kadını ve kariyer odaklı biri. Bir gün aşık oluyor ve evleniyor. Eşiyle farklı karakterlerde. Eşi ressam. Nil asla bebek istemiyor. Ama bir gün kaza geçiriyor ve hamile olduğunu öğreniyor. İlk önce bebeğini aldırmak istiyor ama sonra arkadaşlarının destekleriyle bebeği doğurmaya karar veriyor. Sonra işini bırakmak zorunda kalıyor. Sette de sıcak bir aile ortamı var. Sıcaklığın ekrana yansıdığını, insanları bilgilendiren bir dizi olduğunu düşünüyorum. Begüm Topçu
Sevda karakterini oynuyorum. Genç yaşta evlenmiş, üç tane çocuğu olmuş bir kadın. Kocasına ve ailesine çok düşkün biri. Sevda’yı ben çok sevdim. İlk olarak Beyza’nın seçmelerine girmiştim. Sevda için seçilince çok şaşırdım. ‘Ben o kadar yaşlı mıyım’ diye düşündüm. Ama sonradan ben Sevda karakteriyle daha iyi özdeşleştiğimi anladım.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Başak Vural

Dizede oynadığım Seda Günel, dört yakın acemi annenin beşincisi. Onlarla mahalle arkadaşıyım. Nil’le bir yarış halinde. Çünkü Nil her şeyde çok başarılı. Aile ile problemleri olan, sevgiyi anlayamayan, hırslarına yenik düşen bir kadın. Hiçbir yere ait olamayan, bencil biri.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Tolga Akman

Bu dizide doktor Murat Ürcan rolündeyim. Beyza ile evlendikten sonra aile hekimliğini tercih etmiş. Bütün karakterlerin doktorluğunu yapıyor. Kendisini karısına adamış biri. Ablası Melahat tarafından yetiştirilmiş. Melahat, zaman zaman Beyza’yı kıskanıyor. Murat da ablası ve karısı arasında kalıyor. Bu dizinin en büyük özelliği bütün karakterlerin birbirini tanıması ve hikâyelerinin kesişmesi. İlk başta bu dizide hiç entrika ve kavganın olmaması biraz garip gelmişti. Ama sonra dizinin hikâyesi ve sıcaklığının aslında özlediğimiz duygular olduğunu fark ettim.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Cantuğ Turay

Anne adaylarından Ceren’in öğretmen eşi Tarık’ı oynuyorum. Karısını, işini çok seven biri. Hepimizin çok özlediği sıcak bir aile dizisi. Türk aile yapısı, çocukların önemi gibi temel değerler, bu dizide çok güzel bir şekilde işleniyor.

Önder Atakanlı

Orhan karakterini oynuyorum. Ailesine düşkün ve tecrübeli bir baba. Evin geçimiyle ilgili, sorumluluk sahibi.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Yağmur Öztürk

Dizide oynadığım Ceren, enerjik, saf, hayat dolu, herkesin içindeki iyiliği gören biri. İkiz bebek bekliyor. Beş yıldır evli, tüp bebek tedavisi görüyor. Annelik benim çok yabancı olduğum bir konuydu. Hamilelik süreci, bebek bekleyip olmamasının nasıl hissettirdiği, olunca nasıl hissettirdiğine dair fikrim oluştu.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Melis Yıldıran

Beyza’nın çocuğu yok, üç kere düşük yapmış. Anneliğe genetik yapısının el vermediğini düşünüyor ve kendini suçluyor. Dizinin mutsuz karakteriyim diyebilirim. ‘Seni anlıyoruz, bu durumu biz de yaşadık’ diye çok fazla mesajlar alıyorum.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Ege Semih Erken

Cenk Yurtsoy, hekim. Babası sürekli yatalakmış ve baba sevgisini tam alamamış. Her şeyin bir şekilde halledilebileceğini düşünen pozitif bir karakter. Doktor olması nedeniyle konuşması, kelimeleri telaffuz şekli çok düzgün.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Berk Bakioğlu

Kemal Ateş’i oynuyorum. Ressamım. Eşim hamile, onun telaşı ve coşkusu var içimde. Daha doğmadan onu yetiştirmeye çalışıyoruz. Her babanın olduğu gibi çocuğunun sağlığını ve geleceğini düşünen bir baba. Ekip arkadaşlarımla çok iyi bir ilişkimiz var. Oyuncu olmak çok keyifli bir iş. Çocukluğumdan beri hayal gücümle ilgili bir iş yapmak istiyordum. Hayal gücümle ilgili bir iş yapmak beni çok mutlu ediyor.

Ankara’dan bir iyilik hikâyesi


Cansın Yılmaz

Hayat karakterini canlandırıyorum. Psikolog, ablası Beyza’yı çok seviyor. Anne ve babası olmadığı için ablası ona çok destek olmuş. Bir aile dizisi, aslında insanların olması gerektiği gibi yansıtıldığını düşünüyorum. İnsanlar bu şekilde yaşamalı ama hayat insanları başka bir yöne doğru çekiyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!