‘Ankara’da nereden çıktı bu trafik...' TEPAV araştırması nedenlerini ortaya koydu

Güncelleme Tarihi:

‘Ankara’da nereden çıktı bu trafik... TEPAV araştırması nedenlerini ortaya koydu
Oluşturulma Tarihi: Kasım 30, 2025 15:34

TEPAV’ın ‘Ankara’da Nereden Çıktı Bu Trafik’ başlıklı araştırması, başkentin trafik sorununa ilişkin önemli tespitleri ortaya koydu. Araştırmada, “Kızılay merkezli metro ve otobüs hatları nedeniyle alternatif güzergâhların eksikliği, toplu taşıma altyapısının dağılımındaki dengesizlik özel araç bağımlılığının artmasıyla yakından ilgilidir” denildi.

Haberin Devamı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV), başkentin bir numaralı gündemi olan trafik sorununa ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme notu yayınladı. Politika Analisti Sercan Sevgili ile Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Yüksek Lisans Öğrencisi Yağmur Celep imzasını taşıyan “Ankara’da Nereden Çıktı Bu Trafik” başlıklı araştırmada, Ankara’nın mekânsal gelişim süreci ve makroformu küresel trafik sorunuyla ilişkilendirildi, göç hareketleri, özel araç sahipliği ve Ankaralıların trafik deneyimleri üzerinden ulaşım sisteminin nasıl şekillendiği analiz edildi. Analiz doğrultusunda Ankara’da kronik bir trafik sorunu oluşmasının ardındaki toplumsal, yapısal ve mekânsal faktörler görünür kılınırken ve bu sorunun önüne geçilmesi adına alternatif değişiklikler tartışmaya açıldı. Çalışmada, “Trafik, artık yalnızca ise gidiş gelişlerde hissedilen günlük bir rahatsızlık değil; kent ekonomisinin verimliliğini, toplumsal zaman kullanımını, hava kalitesini ve kamusal mekân deneyimini doğrudan etkileyen yapısal bir sorun haline gelmiştir” tespiti yer aldı. Çalışmada, çok sayıda veri görselleştirmesi, küresel trafik indeksleri ve anket sonuçlarına yer verildi. Araştırmada, INRIX 2024 Küresel Trafik Endeksi verilerine atıf yapılarak Ankara’nın dünya genelinde en yoğun trafikli 28’inci şehir konumunda olduğu belirtildi. Raporda Ankara trafiğinin sıkça dile getirildiği gibi “yeterli yol olmaması” ya da “nüfus artışı” ile açıklanamayacağını; asıl nedenin kentin mekânsal gelişim biçimi olduğu vurgulandı. Hızlanan çeperlere yayılma ve düşük yoğunluklu yerleşimin iş–konut mesafesini büyüterek zorunlu uzun yolculukları artırdığı tespiti de çalışmada yer alırken bu durumun özel aracı Ankara’nın temel ulaşım aracı haline getirdiği de belirtildi. Toplu taşımaya erişilebilirlik konusunda da Ankara’da 15 dakikalık yürüme mesafesinde toplu taşımaya erişebilen nüfusun yalnızca yüzde 36 olduğu, bunun da 1.1 milyon kişiye karşılık geldiği bilgisi yer aldı. İstanbul’da bu oranın yüzde 79 olduğuna da dikkat çekildi.

Haberin Devamı

‘ÇOK MERKEZLİ BİR ŞEHİR PLANLAMASI GEREKLİ’

Haberin Devamı

Raporun sonuç kısmında şu tespit ve değerlendirmelere yer verildi: “Ankara’nın trafik sorunu kamuoyunda sıklıkla yer aldığı gibi ‘yetersiz yollar’ veya ‘araba sayısındaki artış’ gibi yüzeysel açıklamalarla anlaşılmayacak kadar karmaşık bir yapıdadır. Bu karmaşık yapının arkasındaki temel sebepler yalnızca yol kapasitesi veya araç sayısı olmamakla birlikte trafiğin giderek kötüleşmesinde ‘induced demand’ anlayışının işaret ettiği ve Ankara’da iş merkezleri ile toplu taşıma hatlarının tek bir merkezde toplanmasıyla ortaya çıkan mekânsal örgütlenme etkili olmaktadır. Bunlarla birlikte göç hareketleri, ulaşım altyapısı ve mekânsal yapı gibi faktörler, yapılan anketlerde Ankara’daki en büyük meselenin trafik meselesi olarak anılmasına neden olmuştur. Bu nedenle ‘daha çok yol trafiği çözer’ gibi yüzeysel söylemler, trafik sorununda sadece kısır bir döngü yaratmıştır ve sorunun katlanarak artmasına sebep olmuştur. Ankara’nın hem iş merkezleri hem de metro hatları açısından tek bir noktada toplanması, belirli koridorlarda kronik tıkanmalara yol açarken Kızılay merkezli metro ve otobüs hatları nedeniyle alternatif güzergâhların eksikliği, toplu taşıma altyapısının dağılımındaki dengesizlik özel araç bağımlılığının artmasıyla yakından ilgilidir. Bu nedenle Ankara’daki trafiğin nedeni kapasite eksikliğinden ziyade mekânsal örgütlenme ve alternatif güzergâhların sağlanmaması açısından eksikliklere işaret etmektedir. Dolayısıyla bu sorunun çözümü için hem yeni hatların eklenmesi hem de Kızılay gibi yeni merkezlerin oluşturulması ve çok merkezli bir şehir planlaması gereklidir. Buna ek olarak farklı metro hatlarına erişimin Kızılay’a gitme zorunluluğundan çıkarılması için ara istasyonları besleyen ring seferleri planlanmalıdır. Trafik meselesinin yönetilmesinde bu tür adımlar hayata geçirilmediği takdirde Ankara’da artan nüfus ve araç sahipliği, hayat kalitesinin düşmesine ve trafikte geçen sürenin katlanarak artmasına neden olacaktır. Bu değerlendirme çerçevesinde Ankara’daki trafik sorunun çözülmesi, kentin sürdürülebilirliği, verimliliği ve yaşam memnuniyeti açısından büyük öneme sahiptir.”

BAKMADAN GEÇME!