Algı değişmeli önlem alınmalı

Güncelleme Tarihi:

Algı değişmeli önlem alınmalı
Oluşturulma Tarihi: Eylül 12, 2025 16:40

Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, Çankırı Fayı üzerinde meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremin başkent için bir uyarı niteliği taşıdığını belirterek 'Ankara’da deprem olmaz' algısının değiştirilmesi ve bu yönde çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Özmen, "Ankara’da bir plan dahilinde ve öncelik sırası ile deprem açısından en dayanıksız binalardan başlanarak kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verilmelidir” dedi.

Haberin Devamı

Başkent Ankara’da önceki gün sabah ve akşam saatlerinde merkez üssü Kalecik’te meydana gelen depremler kent sakinlerini tedirgin etti. Afet Yönetimi Uzmanı, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, depremin Çankırı Fay hattında yerin 11 kilometre derininde oluştuğunu belirterek “Bu fay üzerinde meydana gelebilecek 6’dan büyük bir depremin Ankara’yı ciddi şekilde etkilemesi, can ve mal kaybına neden olma olasılığı oldukça yüksektir. Yani Çankırı fayı Ankara için önemli tehdit kaynaklarından biridir” uyarısında bulundu. ‘Başkent Ankara’da deprem olmaz’ algısının değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Özmen, şunları söyledi:

Algı değişmeli önlem alınmalı

Haberin Devamı

ÖNEMLİ BİR TEHDİT KAYNAĞI

“11 Eylül 2025 Perşembe günü saat 08.24’te meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki deprem MTA Türkiye Diri Fay haritasına göre Çankırı Fayı diye isimlendirilen fay hattında meydana gelmiştir. Deprem Ankara’ya 60 kilometre, Çankırı’ya 41 kilometre ve Kırıkkale’ye 46 kilometre uzaklıkta ve yerin 11 kilometre derininde meydana geldi. Çankırı fayı Kalecik’in güneyinden başlayıp kuzey-güney doğrultusunda Çankırı’ya kadar uzanan yaklaşık 73 kilometre uzunluğunda bir faydır. Bu fay hattı üzerinde paleosismoloji çalışmaları yapılmadığı için fayın geçmişte üretmiş olduğu depremler hakkında detay bilgiye sahip değiliz. Her ne kadar tam zamanını bilemesek de yapılan bilimsel çalışmalara göre ve fayın uzunluğundan ve segment yapısından yararlanarak bu fayın yaklaşık 6.9 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli olduğu ortaya konmuştur. Bu fay üzerinde meydana gelebilecek 6’dan büyük bir depremin Ankara’yı ciddi şekilde etkilemesi, can ve mal kaybına neden olma olasılığı oldukça yüksektir. Yani Çankırı fayı, Ankara için önemli tehdit kaynaklarından biridir. Maalesef Ankara geçmişte yayınlanmış 1945, 1947, 1963 ve 1972 tarihli resmi deprem bölgeleri haritalarında tehlikesiz bölge olarak gösterildiği için ve Ankara’nın deprem tehlikesi ve riskini belirlemeye yönelik çalışmaların azlığı nedeniyle hep deprem açısından tehlikesiz bir il olarak düşünülmüş. Fakat Ankara’ya yönelik yapılan çalışmaların artması, son yıllarda meydana gelen depremler ve 2019 yılında yürürlüğe giren resmi deprem tehlikesi haritası ile Ankara’nın sanılanın aksine deprem tehlikesinin yüksek olduğu görüşü daha fazla kabul görmeye ve bilimsel çalışmalarla ortaya konulmaya başlamıştır.

Haberin Devamı

KENTSEL DÖNÜŞÜME HIZ VERİLMELİ

Ankara için öncelikle kamuoyunda yaygın bir şekilde inanılan ‘Ankara’da deprem olmaz’, ‘Ankara deprem açısından en güvenli yerdir’ gibi yanlış algının/düşüncenin değiştirilmesi yönünde çalışmaların yapılması gerekir. Ankara ve yakın civarında diri fayları belirleme, bu fayların maksimum deprem üretme potansiyelleri ve geçmişte üretmiş olduğu depremleri belirlemeye yönelik daha detay çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca Ankara ve ilçeleri için İmar Planına Esas Jeolojik Jeoteknik-Mikrobölgeleme çalışmaları yapılarak deprem ve diğer afetler açısından sorunlu olabilecek yerlerin ve binaların belirlenmesi gerekir. Bir plan dahilinde ve öncelik sırası ile deprem açısından en dayanıksız binalardan başlanarak kentsel dönüşüm çalışmalarına hız verilmelidir. Yani deprem sırası ve sonrasında yapılması gereken çalışmalardan ziyade deprem risklerinin azaltılması çalışmalarına odaklanılmalıdır. Bir yandan deprem risklerinin azaltılması çalışmalarını yürütürken bir yandan da deprem sırası ve sonrasındaki yapılması gereken çalışmalara da odaklanmalı ve halkın mutlaka bu çalışmalar içinde yer alması sağlanmalıdır. Bunun için başta vatandaşlar olmak üzere tüm kurumları bilgilendirme, farkındalık düzeyini artırmaya yönelik eğitim çalışmalarının sürdürülebilir ve sürekli iyileştirilerek, geliştirilerek yapılması gerekir. Ankara İl Afet Risk Azaltma Planı, Ankara İl Afet Müdahale Planı gibi planlarda belirlenmiş olan amaç, hedef, eylem ve çalışmaların da süratli bir şekilde tamamlanması gerekir.''

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!