Paylaş
1- Bir yanda piknik yapan aileler, bir yanda ahırlarında bize selam veren atlar, onlarla ilgilenen aprantiler, miskince uyuklayan kediler… Veliefendi Hipodromu yerleşkesindeyiz. Bu huzurlu ortam yarış günleri bir anda farklı bir renge bürünüyor. Gelen herkesin bir kahramanı var; kimi favori jokeyi kimi sevdiği atı izlemeye geliyor… Bugünse yılın en heyecanlı etkinliklerinden birine ev sahipliği yapacak; Gazi Koşusu... ‘Türk Derbisi’ olarak da adlandırılan ve Mustafa Kemal Atatürk adına yapılan Gazi Koşusu, bu yıl 99. kez gerçekleştiriliyor. Yanımızda sahaların en tecrübeli isimlerinden, iki kez Gazi Koşusu kupası kaldırmış, ‘Tempo Üstadı’ lakaplı Sadettin Boyraz var.
Fotoğraf: Levent KULU
İLK TEMAS HASTA BİR ATLA
Boyraz da yarışa katılacak isimlerden. Kaçıncı Gazi Koşusu hesaplamakta zorlanıyor; 30 civarı... Toplam 20 bin yarışa katılmış, üç binden fazla birinciliği var. Boyraz gülerek, “Çok şükür kazanmadığımız kupa kalmadı” diyor. Her şey nasıl başlamış? Sadettin Boyraz, 1972 yılında Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Aşağı Höyük Köyü’nde, Kafkas göçmeni çiftçi bir ailenin altı çocuğundan en büyüğü olarak dünyaya geliyor. Boyraz, “Köyler o zamanlar kalabalıktı” diye anlatıyor: “Doğayla iç içe çok mutlu bir çocukluk geçirdim.” Bir atla ilk teması amcalarının hasta bir yarış atını tedavi için köye getirmesiyle oluyor:
AYAKLARIM YERDEN KESİLDİ VE…
“O atla iki ay geçirdik. Küçük olmama rağmen hiç korkmadan daha ilk görüşte ata binmek istediğimi söyledim. Ayaklarımın yerden kesilmesiyle müthiş bir özgürlük duygusu hissettim. At yarışlarına ve jokeyliğe karşı kulak dolgunluğum vardı. Sene 1980’ler… Dönemin efsane jokeyleri Ekrem Kurtları, Kadir Altınözleri, Süleyman Akdıları takip ederdik. Tabii bugünkü gibi mecralar yoktu. Gazi Koşusu ancak radyodan dinlenebiliyordu. Televizyon ancak birkaç evde vardı.”
SENE 1992 - Cumhurbaşkanlığı Koşusu kazandığında Turgut Özal ile...
2- BİR İŞİ SEVMEK LAZIM
Amcaları, Boyraz’a fiziğinin de bu işe uygun olduğunu, jokeylik düşünebileceğini söylüyor. Ancak... Boyraz anlatıyor: “Beşinci sınıfta öğretmenim bütün sınıfa ‘Büyüyünce ne olmak istiyorsunuz?’ diye sordu. Benden ‘jokeylik’ cevabını alınca şaşırdı. Başarılı bir öğrenciydim. Öğretmenim aileme okumaya devam etmemin daha iyi olacağını, gerekirse eğitimime kendisinin destek olabileceğini söyledi. Babam “Okula devam et” dese aldığımız terbiye gereği itiraz etmezdik ama jokeylik içimden geçen meslekti. Bir işi sevmek lazım. Severek yaparsanız işte başarılı olursunuz.”
SENE 2000 - Caprice ile kazandığı Gazi Koşusu
3- BİZ SON ALAYLILARIZ
Okuldan ve köyden ayrılıp amcalarının peşinde yollara düşüyor… İlk durakları Adana. Boyraz, ilk eğitimini burada alıyor; ata nasıl binilir, at nasıl tutulur… Üç ay sonra İstanbul’a geçiyorlar. Apranti okulu yeni açılmış. Boyraz, “Biz Halis (Karataş) ile son alaylılarız” diye anlatıyor: “Eskiden direkt imtihanlara girip lisans alabiliyordunuz. Büyüklerimiz duruşunuza, ata yaklaşımınıza bakıp yeteneği keşfediyor ve lisans veriyorlardı.” Boyraz’ın hocası meşhur Burhan Şenemgen oluyor.
İŞİN SIRRI: YÜZDE 70 AT, YÜZDE 30 JOKEY
Bir hipodrom deyişidir: “At koşar, baht kazanır...” Yarışı kim kazanır? At mı, baht mı, jokey mi? Boyraz’ın yanıtı: “Asıl olan attır. Bu bir jokey yarışı değil, at yarışı. Koşan at. At ne kadar hızlı koşarsa kazanma şansınız o kadar yükseliyor. Jokeylik becerisi atı doğru yönlendirmek, nefes kontrolünü doğru yapmak, atın enerjisini yarışta doğru yerlerde kullanmaktır ama her şey atta biter. Kazanan yüzde 70 at, yüzde 30 jokeydir. At iyi değilse allameicihan olsanız bir şey yapamazsınız.”
4- EFSANE JOKEYLERLE BİR ARADA
Lisansını aldıktan sonra Fethi Atan ekürisine giriyor. 15 yaşında bir genç için Veliefendi’nin ortamı nasıldı? Boyraz, “Küçük bir kasabadan büyük şehre geldiğinde insan önce bir afallıyor” diye cevaplıyor: “Ortam çok hoşuma gitmişti; doğayla iç içe, atların ihtişamına, güzelliğine âşık oluyorsunuz. Atçılık profili de çok güzeldi. Hayranı olduğumuz efsane jokeylere yarış öncesi yardım ediyoruz; eyerleri takıyoruz, çizmeleri siliyoruz, jokey odasında o atmosferi teneffüs ediyoruz. Atlar var, sevdiğin işi yapmaya adaysın, bundan daha mutluluk verici ne olabilir! Ancak bir yandan da size verilen görevler var. Hiç taviz vermeden büyük bir disiplin içinde büyüklerimizin sözünden çıkmadan çalışıyorduk.”
GÖZ GÖZE GELDİK VE…
Boyraz, “Atlarla ilişkim hep çok iyiydi” diyor: “Atlar çok hisli hayvanlardır. Bedeniyle, bakışıyla sizle konuşurlar. Bu iletişimi yakalarsanız bağınız daha da güçlenir. Bazı çok özel atlar vardır. Seni sesinden tanır. Benim için Cherry Cherry Lady böyle bir attı. Şampiyona binmek de kolay değildir. Herkes sizden kazanmanızı bekler. Yarışın içinde her şey olabilir o yüzden azami dikkat ediyorsunuz.” Boyraz, 2020 yılında bir yarışta sakatlanan atının başında dakikalarca gözyaşı dökmüştü: “Beraber düştük. Yerde göz göze geldik. Diğer atlar gitmiş, biz kalmışız… Yüzünde öyle bir ifade hissettim ki bir anda duygu boşalması oldu. Yarışın sonucu aklıma bile gelmedi.”
SENE 2020 - Cherry Cherry Lady ile
5- İLK YARIŞTA ATTAN DÜŞTÜM
Genç Boyraz bir yandan hayaller kuruyor: “Acaba bir gün ben de iyi yarış kazanabilecek miyim? Başarılı olabilecek miyim?” İlk yarışına lisansı aldıktan üç ay sonra çıkıyor. Sene 1986. Boyraz: “Gece heyecandan uyuyamadım. O heyecanı kaybederseniz başarı gelmez. Bütün gece kafamda yarışı koştum. Padokta heyecandan dizlerim tutmuyordu. Yarışa girdik. Son 800 metrede bir tuhaflık hissettim; eyerim kayacak! Paldır küldür düştüm. Ambulans gelene kadar ağladım. İlk yarışta düşmek çok ağırıma gitti.”
GAZİ KOŞUSU PASTANIN ÇİLEĞİDİR
“Gazi Koşusu çok özeldir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk adına düzenleniyor. Bu başlı başına ayrıcalık. Kariyerinde çok başarılı olsa bile her jokeyin hayalinde bir Gazi Koşusu kazanmak vardır. Gazi Koşusu pastanın çileğidir! Maneviyatı da çok yüksektir. Gazi Koşularında bir kısmet vardır. Ben o kısmete inanırım. Size yazılmıştır. Ben 2000 yılında ilk Gazi Koşusu kupamı kazandım. Hangi ata bineceğim belirsizdi. Son anda Caprice diye bir atı önerdiler. Kimyamız tuttu. Çok çekişmeli yarıştı. Birçok yarış kazandım. Ama bu bambaşkaydı.”
6- KORKUNUN ÜSTÜNE GİTTİM BAŞARDIM
Boyraz bu talihsiz kazanın etkisinden üç gün çıkamıyor. Sonra: “Her şey orada bitmiyor, hayat devam ediyor! Korkunun üstüne gitmelisiniz ki başarılı olun. Ben de öyle yaptım, bütün cesaretimi topladım. Daha sonra da çok başıma geldi (gülüyor). Bu kazadan birkaç hafta sonra, aynı sezon içinde ilk yarışımı Kırmurat ile kazandım.” Peki finişi geçip ilk yarış kazandığında neler hissetti? Yanıtı: “Neredeyse 40 yıl oldu, o duyguyu hiç unutmadım. Son 200 metrede öndeydim, kimse beni geçmesin diye bir an önce yarışın bitmesini istiyordum (gülüyor). Bir at neredeyse geçecekken hop kazandık! Jokey odasında herkes ‘Aferin oğlum, çok güzel bindin’ dedi. İlk seferde düşme travmasından, bu sefer de mutluluktan uyuyamadık! Sonra arkası geldi çok şükür...”
RAKİPLERİ FİNİŞTE AVLAMAK
Boyraz, ‘tecrübesiyle yarışın gidişatını, temposunu çok iyi okuyup rakiplerini finişte avladığı’ için kazanmış ‘tempo üstadı’ lakabını...
GENÇLERİN ENERJİSİ BİZİM TECRÜBEMİZ
Boyraz, bugün sahaların en tecrübeli isimlerinden: “Eskiden yarışlar daha amatörce oluyordu. Onun hazzı daha güzeldi. Teknolojiyle stres arttı. Şimdi çok at ve yarış var. Jokeylik uzun yıllar yapılabilen bir meslek. Gençlerin enerjisi, bizim tecrübemiz avantaj.”
SENE 2023
ATLAR KOŞMAYI SEVER Mİ
Peki at bu yarıştan ne kadar keyif alır? Koşmayı severler mi? Boyraz: “Atların doğasında koşmak var. Özgür yılkı atlarını düşünün; sürü halinde gezerler ve koşarlar. Atlar antrenman yapmaz, yarış koşmazlarsa sönerler, bütün güzellikleri kaybolur. Yarışı kazandıklarında ilgiyi hissediyorlar. Yarış sırasında da ‘Beni nasıl geçersin’ diye hırslandıklarını hissediyorsunuz.”
Paylaş