Paylaş
PİYASALARDA olumlu hava sürüyor. Özellikle Borsa İstanbul’da kâr satışlarının ardından banka hisseleri öncülüğünde yüksek hacimli çıkış geldi. Çıkışın kaynağı olan gelişme, TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın perşembe günkü enflasyon raporu sunumuydu. Sunumda; enflasyonun 2026 yılı için tahmin aralığı yüzde 13-16 bandından yüzde 15-21 aralığına yükseltilirken ara hedef yüzde 16 olarak korundu. Enflasyonun ocak ayından sonra şubatta da yüksek gelebileceği, mart ayı sonrası için ise daha düşük beklendiği vurgulandı. Buna bağlı olarak TCMB’nin faiz indirim sürecinin devamıyla birlikte12 Mart toplantısında daha küçük adımların gelebileceği algısı oluştu.
SUNUM ALGIYI DEĞİŞTİRDİ
Piyasalar sunumu “güvercin tonda” bulurken BIST100 Endeksi’nde faize en duyarlı sektör olan bankalar öncülüğünde yüksek hacimli sert bir çıkış yaşandı. Borsanın temel fiyatlama konusu faizlerdeki düşüş beklentisiydi. Perşembe günkü sunumla verilen mesaj bu algıyı biraz daha güçlendirmiş oldu. Piyasalar bir süredir ocak ve şubat enflasyonu çerçevesinde 12 Mart toplantısı için faizin sabit bırakılabileceği beklentisiyle bekle-gör moduna bürünmüştü. Geçen hafta İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “TCMB’nin mart ayında politika faizinde değişikliğe gitmeme ihtimalinin yüksek olduğunu” söyledi. Görüşler de genelde bu yöndeydi. TCMB sunumu bu algıyı değiştirdi ve piyasaları rahatlattı. Bir bakıma borsaya yol verdi ve yeşil ışık yaktı. TCMB açısından 12 Mart için biraz da bağlayıcı bir durum oluştu.
Teknik düzeltme sürecini tamamlayan BIST100 Endeksi yeni rekor denemeleriyle çıkışına devam ederken para piyasaları da bu gelişmeyi fiyatlamaya başladı ve gösterge tahvil faizi geriledi. Borsanın en ciddi rakiplerinden biri faizdir. 12 Mart TCMB toplantısına daha bir ay var. Piyasaların önüne bir havuç konulmuş oldu. Ancak perşembe ve cuma günü itibarıyla kısa dönem için belli ölçüde fiyatlama yapıldığını söylemek mümkün. Borsada yeni bir gelişme olmadıkça agresif yükselişler beklemek fazlaca iyimserlik olacak. Bununla birlikte faizdeki gerileme devam ettikçe borsadaki çıkış hareketinin orta ve uzun dönemde sürmesi olasıdır. Bunun için iç ve dış gündemde piyasa bozucu bir haber akışının olmaması önemli olacak.
BİLANÇOLAR OLUMLU
BIST100 Endeksi’nde yılbaşından bu yana TL ve dolar bazında prim yüzde 25’i geçti. Enflasyonun oldukça üzerinde ve ciddi bir reel getiri var. Ek bilgi olarak vermek gerekirse BIST100 Endeksi, TL bazlı grafiklerde rekorlar kırarken Mayıs 2024’teki 344 dolar zirvesinin yüzde 5 gerisinde. TÜFE bazında ise zirvenin oldukça uzağında. Orta ve uzun dönemli bakıldığında reel olarak borsadaki getiriler henüz kayıpları karşılamaktan uzak. Bu durumu potansiyel açısından dikkate almakta yarar var. Ancak yine de TL bazlı grafiklerin takibi daha öncelikli. Piyasalardaki iyimserliğin diğer kaynaklarından biri de yayını devam eden 12/2025 dönem bilançoları. İyi bekleniyordu. Özellikle bankalar başta olmak üzere iyi de geliyor. Holding ve sanayi şirket bilançoları da önceki dönemlere göre daha olumlu. Enlasyon muhasebesinin bilançolar üzerindeki etkisinin zayıflaması bu noktada önem arz ediyor. Haber akışları ve para girişleriyle desteklenen Borsa İstanbul’da iyimserlik sürüyor.
ALTIN VE GÜMÜŞ YENİ DENGE ARAYIŞINDA
Dış piyasalarda olumlu hava korunmakla birlikte daha temkinli görünümün öne çıktığını söylemek mümkün. ABD borsalarında görülen kâr satışları ve çıkış denemeleri ile sıkışma devam ediyor. “Çıkamayan borsa düşer mi, yoksa düşemeyen borsa çıkar mı” ikilemi söz konusu. Ancak çıkış denemelerinin zayıf kaldığı, güç toplamakta zorlanıldığı görüntüsü daha belirgin. Teknik göstergelerde de zayıflama var.
* Zamana yayılan ABD-İran görüşmeleri, Fed kaynaklı haber akışları ve ekonomik veriler izleniyor. ABD Başkanı Trump’ın İran ile ilgili mesajlarında yumuşama var gibi. Fakat uyarıyı da ihmal etmiyor. Bölgeye ikinci savaş gemisi göndereceğini açıkladı. Bu durum İran’ı anlaşmaya zorlamak için gözdağı mı? Yoksa daha geniş bir operasyon için hazırlık ve zaman kazanma mı? Bekleyip göreceğiz. Piyasalarda petrol fiyatları dışında İran ile ilgili ciddi bir fiyatlama bu aşamada görülmüyor.
* Fed’in yeni başkan adayı konusunda bekle gör anlayışı öne çıkmış durumda. Ekonomik verilerde ise karma bir görünüm var. ABD tarım dışı istihdam verileri beklentilerden yüksek çıkarken haftalık işsizlik verileri de geriledi. Buna karşılık ikinci el konut satışlarında yüzde 8.4’lük düşüş var.
* ABD Ocak ayı TÜFE yıllık + yüzde 2.4 (Beklenti: +yüzde2.5, önceki: +yüzde 2.7) olarak açıklanırken beklentilerin altında kaldı ve olumlu algılandı. Dolar zayıflarken altın ve gümüşe hafif toparlanma geldi. Son açıklanan verilere bağlı olarak Fed’in faiz indirimine ilişkin beklentilerde belirsizlik öne çıkmaya başladı. Piyasalarda “iyi veri kötü piyasa, kötü veri iyi piyasa” algısı tekrar gündemde. Her ne kadar bu yıl için Fed’den iki faiz indirimi fiyatlansa da özellikle ABD tarım dışı istihdamının beklentilerden yüksek gelmesiyle faiz indirim takviminde ileriye doğru erteleme oluştu. Mayıs ayındaki başkanlık değişiminin ardından haziran sonrasına ertelenen faiz indirimi eylül gibi telaffuz ediliyor.
* Piyasaların dikkati ise borsalardan daha çok altın, gümüş ve kıymetli metal fiyatlarında. Altın ve gümüşte sert düşüş sonrası yaşanan tepki çıkışı henüz güç kazanamadı. Gümüşteki dalga boyu daha yüksek. Perşembe akşamı yüzde 10’a varan düşüş gözlendi. Bu noktada JP Morgan’ın “2026 yılı için 81 dolar ortalama fiyat bekliyoruz” açıklaması dikkat çekti. Son yaşanan düşüşle altın ve gümüş fiyatlarında yeni dengenin oluşmasının biraz daha zaman alacağı anlaşılıyor. Fed faiz indiriminin gecikmeli de olsa süreceği beklentisi, zayıf dolar ve dolardan kaçış eğilimi, jeopolitik risklerin azalmakla birlikte korunuyor olması orta ve uzun vade güvenli liman ihtiyacını besliyor. Ancak bu gelişmeler belli ölçüde fiyatların içinde zaten var. Bu açıdan altın ve gümüşte bir süre daha teknik düzeltme ve denge arayışının sürmesi beklenebilir. Yabancı yatırım bankalarının 2026 yılı için verdiği hedef fiyatlar haber akışları arasında geçiyor. Gerçi o hedeflerin de zamanla sıkça değişim gösterdiği bilinen bir durum.
* Piyasa parametrelerine yansımalarına bakıldığında; ABD tahvil faizlerinde düşüş, Euro’da güç kazanımı, dolarda zayıflama, petrol fiyatlarında ise gerileme görülüyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.05, Euro/dolar paritesi 1.1868, dolar endeksi 96.91, altının ons fiyatı 5.042 dolar, gümüş 77.51 dolar, brent petrol ise 67.20 dolar seviyelerinde seyrediyor.
YABANCI ALIMLARI SÜRÜYOR
Yabancıların hisse senetleriyle tahvil ve bonoya ilgileri devam ediyor. Hisse senetlerinde 10, tahvil ve bonoda 6 haftadır yabancı alımları kesintisiz sürüyor. 6 Ocak ile biten haftada; yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 134 milyon dolar, tahvil ve bonoda 255 milyon dolar olmak üzere toplamda 389 milyon dolarlık alım yaptılar. TCMB rezervlerinde ise 10.7 milyar dolarlık düşüş görülürken brüt rezervler 207 milyar dolara geriledi. Gerilemede altın fiyatlarındaki düşüşle birlikte bir miktar döviz satışı etkili oldu. Swap hariç net rezervler ise 82 milyar dolardan 77 milyar dolara geriledi. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı da 4.7 milyar düşüşle 233 milyar dolara çekildi. Yine bu noktada altının etkisinden söz etmek mümkün.
BORSADA ÇIKIŞ İVME KAZANDI
Borsada çıkış trendi yeniden ivmelendi. İlk destek 14.000’de. Bu seviyenin üzerinde çıkış hareketinin devamı beklenebilir. Aksi taktirde sonraki destekler 13.700 ve 13.400 noktalarında. İlk dirençler ise 14.300 ve 14.500-14.600 seviyelerinde. 14.500-14.600 daha önemli. Bu seviyelerde kâr satışları gelebilir. Sonraki direnç 15.000’de. Önemli trend direnç bölgesine yaklaşan ve gücünü koruyan endekste kâr satış denemeleri görülebilir.
Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.
Paylaş