Enflasyon tamam sıra Merkez’de

Kasım enflasyonu beklentilerin oldukça altında gelerek aylık yüzde 0.87, yıllık yüzde 31.07 geldi. Şimdi dikkatler 11 Aralık’taki TCMB toplantısına çevrildi. Kasım enflasyon verisiyle TCMB’nin bu toplantıda faiz indirimine kesin gözle bakılıyor. Son tahlilde 150 baz puanlık tahmin ağırlık kazandı. Borsada ise yıl sonu rallisi bekleyenler oldukça fazla.

Haberin Devamı

PİYASALAR geçen hafta enflasyon verilerine odaklandı. TÜFE’deki değişim kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0.87, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 29.74, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 31.07 oranlarında artış olarak gerçekleşti. Beklentilerin oldukça altında gelen enflasyona rağmen piyasalar üzerindeki etki, sınırlı kaldı. Bir süredir aylık yüzde 1.25 medyan beklenti olarak fiyatlanıyordu. Enflasyon verisiyle borsadaki yükseliş denemeleri satış fırsatı olarak kullanıldı. Bu durum “beklenti bitti” algısına bağlanabilir. Ayrıca çekirdek ve hizmet enflasyonunun manşete göre yüksek kaldığı, ocak ayında enflasyonun yüksek geleceği gibi gerekçe gösterenler de oldu. Ancak manşet enflasyonunun fiyatlamalara daha fazla temel teşkil ettiği kabul gören bir durum.

Haberin Devamı

Enflasyon tamam sıra Merkez’de

11 ARALIK’TA İNDİRİM BEKLENİYOR

Faize en duyarlı sektör bankalar olduğu için BIST100 Endeksi’ndeki düşüş ve yükselişlere banka hisselerinin yön vermesi olağan bir durum. Şimdi dikkatler 11 Aralık’taki TCMB toplantısına çevrildi. Kasım ayının enflasyon verisiyle TCMB’nin bu toplantıda faiz indirimine gideceğine kesin gözüyle bakılıyor. Aksi büyük bir sürpriz olur. 100 veya 150 baz puanlık beklentiler telaffuz ediliyordu. Son tahlilde 150 baz puanlık indirim ağırlık kazandı. Bunu aşan bir faiz indirimi olur mu? Bunu yine de olasılık dahilinde tutmakta yarar var.

Enflasyon ve faiz tarafında piyasaların bir süredir beklediği ve istediği gelişmeler olmasına rağmen özellikle borsa üzerindeki yansımaları zayıf kaldı. Son dönemde olumlu fiyatlamaya konu olan en önemli çıpa, beklenen işlevi görmedi. Siyasi gelişmelerin son günlerde gündemde gerilemesiyle ekonomik verilerin daha fazla fiyatlamalara konu olacağı ve bu durumun da BIST100 Endeksi’ne olumlu yansıyacağı şeklindeki algı, en azından şimdilik çok gerçeklik kazanmadı. Borsada trend direnç bölgesi geçilemedi ve bu noktalardan gelen satışlarla dirençler daha da kuvvetlendi. ‘Borsa önümüzdeki günlerde olası yeni bir çıkış hareketinde hangi beklentiyi kullanacak da bu seviyeler geçilecek’ sorusunun cevabı bu aşamada artık çok net değil.

Haberin Devamı

Siyasette gerginlik azalmış, enflasyon hızı düşüyor, faiz büyük olasılıkla düşecek, buna rağmen kırılmayan dirençler nasıl olacak da geçilecek? Daha doğru soru, ‘neden şimdi geçilemedi’. Cevabı yine talep ve para girişlerinin yetersizliği noktasında aramak gerekecek. - Yerli ve yabancı yatırımcı halen hisse senetlerine mesafeli duruyor. BIST100 Endeksi bir hareketlilik kazansa “hareket olan yerde bereket olur” algısıyla ilgi de artabilir.

Uzun süredir faiz ve altın gibi yatırım araçlarında kalmış, iyi gelir elde etmiş yatırımcının borsada kazanırım umudunun yeniden yeşermesi için bir canlanmanın görülmesine ihtiyaç var. “Büyük para haklıdır” diyen eski bir borsacı sözünü hatırlayacak olursak daha fazla para girişi gerekiyor diyebiliriz.

Haberin Devamı

Borsa için gelen yorumlarda sıkça telaffuz edilen ucuz ve primsiz olmasının yanı sıra yıl sonu veya yılbaşı rallisi bekleyenler fazla. O zemin de hazır gibi. Ama borsanın mevcut görünümü
henüz bu beklentilere
cevap vermiş değil.

TCMB faiz kararı sonrası bu görünüm değişebilir mi? Değişmesi gerekir. Ancak son enflasyon verileriyle ilgili fiyatlamaların içinde zaten belli ölçüde faiz indirim beklentisi de var. Borsa İstanbul’da temkinli iyimserlik korunuyor. 

YABANCI TAHVİL ALIMINDA ISRARCI

TCMB tarafından açıklanan 28 Kasım ile biten haftaya ait verilere göre; yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 9 milyon dolarlık satış, tahvil bonoda ise 594 milyon dolarlık alım yaptılar. Yabancı yatırımcılar beş haftadır tahvil bonoda kesintisiz alımdalar. Bu sürede toplam alımları 2 milyar doları geçti. Faizde düşüş beklentileri veya diğer ülkelere nazaran göreceli olarak Türkiye’deki yüksek faizler alımlarını artırmış olabilir. Türkiye halen dünyanın en yüksek faiz veren birkaç ülkesinden biri. Kasım enflasyonu ile gösterge tahvil bonodaki düşüş eğilimi ivme kazandı. Para piyasaları faiz indirimini sermaye piyasalarından daha ciddi fiyatlıyor. Yabancıların hisse senetlerine ilgisi ise zayıf kalmaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Türkiye’nin 5 yıllık ülke risk primi (CDS) 2018’den bu yana en düşük seviyelerinde. Geçen hafta 230’un altını test etti. Aynı hafta, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında 2.2 milyar dolarlık, TCMB brüt rezervlerinde ise 2.6 milyar dolarlık artış gözlendi. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatındaki artışta yine faizde düşüş etkisini hesaba katmak gerekecek. TCMB rezervlerinde devam eden yükselişle rezerv yeterliliği sağlanmakla birlikte piyasalarda olası dalgalanmalarda güvence işlevi görüyor. Döviz kurlarındaki yükselişlerde TCMB’nin müdahale gücünün olması için rezervler önemli. Döviz kurları enflasyon ile mücadele açısından kritik konumda.

 

Haberin Devamı

BORSADA DİRENÇLERE DİKKAT

Borsada görülen yükseliş yine dirençlere takıldı Gelen satışlar kontrollü ve destek seviyelerinde alımlarla karşılanıyor. İlk destekler 10.900 ve 10.800 seviyelerinde. 10.800 daha önemli. Sonraki destekler 10.600-10.500 noktalarında bulunuyor. Çıkışın devamı için 11.160-11.200 direnç bandının geçilmesi oldukça önemli. Bu durumda sonraki dirençler 11.550-11.600 seviyelerinde görülüyor. Endekste çıkış hareketi gücünü korumakla birlikte 11.200 seviyesini geçemeyen çıkış denemeleri satışla karşılaşabilir.

Enflasyon tamam sıra Merkez’de

 

ALTIN VE GÜMÜŞ GÜCÜNÜ KORUYOR

Fed’in faiz kararı öncesinde altın ve gümüş ile birlikte emtia fiyatlarında yükseliş hareketleri biraz ivme kaybetse de çıkış trendleri sürüyor. Yılbaşından bu yana oluşan primlere bakıldığında altının ons dolar fiyatında yüzde 61, gram/TL fiyatında yüzde 93, gümüşün ons dolar fiyatında yüzde 100 primler oluşmuş durumda. Sonuç itibarıyla altın ve gümüş, bu yıl yatırımcısını ihya etmiş görünüyor. Altının ons fiyatında 4.381 dolar, iç piyasalardaki gram/TL’de 5.905  zirveleri henüz geçilmedi.

Gümüşte ise 58.97 dolar ile yeni zirve oluştu. Fed faiz kararı sonrası oluşacak fiyatlamaları da görmek yerinde olacak. Dünya Altın Konseyi, küresel ekonomik yavaşlama veya jeopolitik gerilimin kötüleşmesi durumunda altın fiyatlarında yeni bir yükseliş yaşanabileceği görüşünde.

 

FED’İN FAİZ KARARI BEKLENİYOR

 Dış piyasalar 10 Aralık’taki ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına kitlendi. Beklentiler 25 baz puanlık indirim yönünde. İyimserliğin kaynağında da bu beklenti var. Faiz indirim olasılığı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Bu gelişmede bazı Fed üyelerinin faiz indiriminden yana görüşleri ve son açıklanan ABD verilerinin ekonomide zayıflamaya işaret etmesi önemli rol oynadı. Ayrıca Mayıs 2026 için Trump tarafından Fed başkanı olacağı işaret edilen Ulusal Ekonomi Direktörü Kevin Allen Hassett’ın faiz düşüşünden yana olacağı beklentisi de var. Yine ABD’nin 2026 yılında 7 trilyon dolar borç çevireceği, buna bağlı olarak düşük faiz istendiğine dair görüşler de mevcut.

Borsalar ile altın ve gümüşteki yükselişin devamına ilişkin beklentiler korunuyor. Düşüş eğilimini sürdüren petrol fiyatlarına ise arz fazlası fiyatlaması baskı yaparken Rusya-Ukrayna ve ABD-Venezuela arasındaki gelişmeler takip ediliyor.

Fed’in faiz indirimi beklentileriyle dolarda zayıflama, Avrupa Merkez Bankası’nın faiz düşüşünün sonuna gelindiği açıklamalarıyla da Euro’da değerlenme sürüyor. ABD tahvil faizlerinde ise yatay seyir hakim. ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.14, Euro/dolar paritesi 1.1642, dolar endeksi 98.98, altının ons fiyatı 4.196 dolar, gümüş 58.29 dolar, brent petrol ise 63.45 dolar seviyelerinde
seyrediyor.

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

 

Yazarın Tüm Yazıları