Dışarıda risk iştahı artıyor

ABD’nin ticaret anlaşmaları piyasalarda ‘beklendiği’ için çok belirgin bir etki yaratmadı ancak risk iştahının artmasına neden oldu denilebilir. Piyasaları baskılayan olumsuz gündem kısa sürede olumluya döndü. ABD ve Almanya başta olmak üzere borsalarda yükseliş, ABD tahvil faiz oranlarında düşüş, dolarda zayıflama, Euro’da güçlenme devam etti. Petrol ve altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi korundu. Jeopolitik risklerin azalmasıyla güvenli limanlara ilgi azaldı. Altın kaybına devam ediyor.

Haberin Devamı

D piyasalarda iyimserlik sürüyor. İran-İsrail savaşının bitmesinin ardından bir iyi haber de ABD’den geldi. ABD Başkanı Trump “Çin ile gümrük tarifeleri konusunda anlaşma imzaladıklarını Hindistan ile de büyük bir anlaşma yapabileceklerini” açıkladı. ABD Ticaret Bakanı Lutnink ise “10 ülke ile anlaşma yolda” dedi. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD ile bir anlaşma yapmak istediklerini ancak uzlaşılamaması durumuna da hazırlıklı olduklarını söyledi. Bu gelişmeler piyasalar tarafından olumlu algılandı. Ancak daha önce beklenti olarak önemli ölçüde fiyatlandığı için ek olarak “çok belirgin” bir etki yapmadı. Bununla birlikte risk iştahı arttı. ABD ve Almanya başta olmak üzere borsalarda yükseliş, ABD tahvil faiz oranlarında düşüş, dolarda zayıflama, Euro’da güçlenme devam etti. Petrol ve altın fiyatlarındaki düşüş eğilimi korundu. Jeopolitik risklerin azalmasıyla güvenli limanlara ilgi azaldı. Altındaki zayıflamanın temel nedeni bu.

Haberin Devamı

Dışarıda risk iştahı artıyor

ALTININ GÖZÜ FED’DE 

Altın fiyatlarındaki yükseliş, Trump’ın gümrük tarifeleriyle Ortadoğu kaynaklı jeopolitik risklerden beslenmişti. Şimdilerde iki kanatta da bir iyileşme söz konusu. Hal böyle olunca altın fiyatlarındaki gerileme olağan bir durum. Altının önümüzdeki dönemde güç alması için muhtemel majör gelişme Fed faiz indirimi ve zayıf dolar olabilir. Hali hazırda bu etkenler çok baskın görülmüyor. 

Fed faiz indirim beklentilerinin güç kazanması, Fed kararlarına Trump’ın müdahale girişimleri ve yerine yeni aday belirlemeye çalıştığı Powell hakkındaki ağır eleştirileriyle ABD tahvillerinin güvenli liman özelliğinin sorgulanması, doları zayıflatan diğer gelişmeler oldu. Bu noktada zayıf doların ABD ihracat ve ekonomisine olası katkıları konusunda cılız da olsa değerlendirmeler geliyor. 

Fed’in faiz politikasıyla ilgili olarak üyelerinden gelen mesajlar net değil. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, enflasyon verilerinin olumlu olduğunu ama tarifelerin etkisinin geç görülebileceğini söylerken Boston Fed Başkanı Susan Collins, faiz oranlarını düşürmeyi değerlendirmek için temmuz ayının çok erken olacağını belirtti. Fed Başkanı Powell ise geçen hafta Trump’ı kızdırma pahasına “parasal gevşeme için acele etmeyecekleri” mesajını tekrarladı. Fed gümrük tarifelerinin yansımalarını biraz daha test etmek istiyor. Faiz indirimi için  takvim olarak eylül ağırlık kazanıyor.

Haberin Devamı

Dışarıda risk iştahı artıyor

EURO GÜÇLENİYOR 

Enflasyon hedefini yakalayan Avrupa’da ise faiz indiriminin sonuna yaklaşıldığı izlenimi Euro’ya güç katıyor. Avrupa’da enflasyon ile faiz oranları çok yakınlaştı, yüzde 2 civarında eşitlendi gibi. Bu açıdan marjlar daraldı. Euro Bölgesi ekonomisine ilişkin toparlanma sinyalleri de gelmeye başladı. Faizlerdeki gerileme bir parça etki etmiş görülüyor. 

ABD için ise durum farklı. Fed faizi yüzde 4.5, enflasyon ise (TÜFE) yüzde 2.4 seviyesinde. Faiz enflasyonun bu kadar üzerinde olunca indirim için önemli bir marj söz konusu. Bilindiği üzere faiz kararları için en önemli referanslardan biri enflasyondur. Eğer 2 Nisan’da Trump’ın gümrük tarifeleri devreye girmeseydi Fed’in haziran gibi faiz indirimine başlaması çok olası görülüyordu. ABD-Çin anlaşmasıyla bu engel de ortadan kalkmış oldu. Önce İran-İsrail savaşının bitmesi, ondan kısa süre sonra gümrük tarifeleri konusundaki anlaşma ile dış piyasaların önündeki maniler büyük oranda azaldı. Savaşın bitmesinde Trump’ın aldığı insiyatif önemli görüldü. Sürpriz bir açıklama ile “İran-İsrail ateşkes konusunda anlaştı” dedi. Trump amiyane tabirle bir bakıma, raconu koydu ve ‘Buraların ağası benim’ mesajı vermiş oldu.

Haberin Devamı

OLUMSUZ GÜNDEM OLUMLUYA DÖNDÜ 

Şimdi dış piyasalar Fed’in faiz politikasına odaklandı. Geçen hafta ABD ekonomisindeki birinci çeyreğe ilişkin GSYH’nin nihai olarak yüzde 0.5 daralmasının (Beklenti: -0.2%, önceki: -0.2%) netlik kazanması faiz indirimini destekleyen bir gelişme olarak görülebilir. Özetle, piyasaları baskılayan olumsuz gündem kısa sürede olumluya döndü. Darısı iç piyasaların başına diyelim. Son gelişmelerin piyasa parametrelerine yansımalarına bakıldığında; ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4.27, Euro/dolar paritesi 1.1719, dolar endeksi 97.40, altının ons fiyatı 3.274 dolar, gümüş 35.99 dolar, brent petrol 66.33 seviyelerinde seyrediyor. Önümüzdeki hafta Almanya enflasyonu (TÜFE) ve ABD tarım dışı istihdamı yakından izlenecek veriler arasında olacak.   

Haberin Devamı

Dışarıda risk iştahı artıyor

YABANCIDAN AYLAR SONRA İLK SATIŞ 

TCMB tarafından 20 Haziran ile biten haftanın parasal verilerinde savaşın etkileri kendini biraz gösterdiği görülüyor. Buna göre; yabancı yatırımcılar 109 milyon dolarlık hisse satışı, 685 milyon dolarlık tahvil bono alımı yaptılar. Uzun bir aradan sonra ilk defa yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde satışa gittiler. 

- Aynı hafta TCMB rezervleri 3.6 milyar dolar düşüşle 155.7 milyar dolara geriledi. Swap hariç net rezerv ise 5.3 milyar dolar kayıpla 30.2 milyar dolara çekildi. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında ise haftalık bazda 1.5 milyar dolarlık azalış söz konusu. Dövize yönelim olmamış. Yabancıların hisse satışı ve TCMB rezervlerindeki gerilemenin nedenini İran-İsrail savaşına yormak doğru olacak. Buna rağmen Borsa İstanbul’a yabancı ilgisinin korunduğu görülüyor. 

Haberin Devamı

Dışarıda risk iştahı artıyor

- Son haftayı istisna tutarsak alımların süreklilik arz etmesine karşılık tutar olarak büyük olmaması nedeniyle BIST100 Endeksi üzerinde yeterli etkiyi gösteremiyor. Yerli yatırımcının ise yüksek faiz nedeniyle borsaya ilgisi henüz artmış değil. Faizde gerileme söz konusu olursa başta bankalar ve GMYO hisseleri olmak üzere ilgi artabilir. Faize en duyarlı sektör olan bankacılığın son günlerde diğer hisselere göre daha dirençli olmasının altında faiz indirim beklentileri var.  

BORSADA DESTEKLER ÇALIŞTI 

Borsada tepki çıkışı direnç seviyelerini geçmekte zorlandı ve satışla karşılaştı. Ancak geri çekilmelerde destekler çalıştı ve tepki alımları geldi. İlk tutunma noktaları 9.230 ve 9.130 seviyelerinde. Bu seviyelerin altında kalınması durumunda düşüşün devamıyla sonraki destekler 8.960 ve 8.870-8.560 seviyelerinde. Olası tepki alımlarında ilk dirençler ise 9.500 ve 9.770 olarak görülüyor. Üç ayı aşkın süredir devam eden yatay hareketin tamamlanıp güçlü çıkıştan söz etmek için 9.770 seviyesinin geçilmesi önemli olacak. Dalgalı seyir beklenen endekste destek noktalarında tepki alım denemeleri görülebilir. 

Dışarıda risk iştahı artıyor

BORSA İSTANBUL AYRIŞIYOR 

Son günlerde Borsa İstanbul’da dış borsalardan olumsuz ayrışma söz konusu. İran-İsrail savaşının bitmesiyle daha önceki gündeme geri dönülmesi beklentisi var. Savaş öncesi iç ekonomik gündemde, gerileyen enflasyon ve buna bağlı olarak TCMB’den faiz indirim beklentileri fiyatlanıyordu. Bu açıdan piyasalar için yarınki “CHP kurultay davası” önemli görülüyor. 3 Temmuz’da açıklanacak haziran enflasyonu yakından takip edilecek. Beklentiler düşüş eğiliminin süreceği yönünde.  TCMB’nin son toplantı metninde “enflasyon ana eğilimdeki düşüşün haziran ayında da sürdüğü” vurgusu vardı. 

- Piyasada faiz ve enflasyonda düşüş beklentileri çok daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Bazı yabancı yatırım bankalarından bu yönde mesajlar geliyordu. Geçen hafta ise İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ‘enflasyonu düşüreceğim’ mesajının faizi indirmesi kadar etkili olduğunu belirtti ve “Merkez Bankası’ndan temmuz ayında sıkılaşmadan taviz vermeden 350 baz puanlık faiz indirimi yapmasını bekliyorum” dedi. 350 baz puanlık indirimin enflasyon beklentilerini bozmayacağını belirten Aran, “Faizden daha önemli konu, enflasyonun düşeceğine dair beklentinin sağlanması. Bu kendi başına faiz indirilmesinden daha önemli. Alınacak karar ne olursa olsun Merkez Bankası, verdiği mesajlarla enflasyon düşecek” dedi. Aran bu açıklamalarıyla piyasa beklentilerine tercüman olurken çok net bir özet yaptı. Siyasetin gündemden düşmesi durumunda iç piyasalar bu yöndeki fiyatlamalara hızla dönüp dışarıdaki olumlu havaya uyum sağlayabilir.

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

Yazarın Tüm Yazıları