Zahide Küçük

Zahide Küçük

drzahidekucuk@gmail.com

Bebeğin cinsiyeti nasıl anlaşılır?

14 Ekim 2018
Bebekte cinsiyetin belli olduğu süreç hakkında açıklamalarda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zahide Küçük, ultrason uygulamasının önemine dikkat çekiyor.

Anne rahmindeki bebeğin cinsiyeti aslında gebeliğin ilk günlerinden itibaren bellidir, ancak bizim bunu görebilmemiz için bebeğin belli bir büyüklüğe ulaşması gerekir. Ultrason, bebeğin cinsiyetini belirlemek amacıyla en yaygın kullandığımız yöntemdir. Gebeliğin 12. haftasından sonra vajinal ultrasonla, 16. haftasından sonra ise karından bakılan ultrasonla bebeğin cinsiyetini tespit etmek mümkündür. Cinsiyet tayininde bebeğin pozisyonu, ultrason yapan doktorun tecrübesi ve ultrason aletinin kalitesi önemlidir.

Gebeliğin 8. haftasından itibaren kız ve erkek bebeklerde genital organlarda farklılaşma başlar. Bu haftadan sonra dış genital yapı kız bebeklerde klitoris ve dudaklara dönüşürken, erkek bebeklerde penis yönünde farklılaşır. Ultrason ile bu farklılaşma gebeliğin en erken 12. haftasında görülmeye başlanır, 16. haftadan sonra ise daha net olarak görülür. Ultrason muayenesi esnasında erkek bebeğin penisinin izlenmesi ile cinsiyet anlaşılır. Bazı durumlarda kordonun bacak arasında görülmesi halinde, kız bebekte erkek bebek görüntüsü verebilir. Böyle bir durumda doktorunuz farklı zamanlarda ultrason muayenesine çağırarak bebeğinizin cinsiyetini net olarak söyler.

Gebeliğin erken dönemlerinde dahi amniyosentez (anne karnından amniyon sıvısının alınması) ya da koryon villus örneklemesi gibi yöntemlerle bebeğin cinsiyeti kesin olarak öğrenilebilir. Bu yöntemlerde bebeğin kromozom incelemesi yapılır ve bebeğin cinsiyetinin kız ya da erkek olduğu kesin olarak söylenir.

Halk arasında anne karnı sivri ise erkek, yayvan ise kız bebek; annenin karnında tüylenme ve koyu çizgi varsa erkek bebek, kalça ile basen bölgesinden kilo alınıyorsa kız bebek yorumları yapılabiliyor. Gebelik takipleri sırasında bu yorumların genellikle doğru olmadığını görüyoruz.

Yazının Devamını Oku

Doğumdan sonra nasıl kilo verilir?

10 Ekim 2018
Doğum sonrası alınan kilolar annelerin en büyük kaygıları arasında yer alıyor. Peki, bu doğum kiloları nasıl verilir? Bu dönemde nelere dikkat edilmeli? Doğumdan sonra kilo vermek için nasıl beslenmek gerekir?

DOĞUM SONRASI KİLO VERME SÜRECİ NASIL OLMALI?

Doğum sonrası doğru bir beslenme programı ile ayda 1- 2 kg arasında düzenli bir şekilde kilo verilebilir. Bu dönemde doğum sonrası eski görünüşe dönmek için acele edilmemelidir. Haftada 500 gramla 1 kilo arasında kilo vermek, anne sütünün miktarını ya da kalitesini etkilemez.

Çok ağır diyetler yaparak hızlı kilo vermeye çalışmak annenin iyileşmesini geciktirir, kendisini yorgun hissetmesine neden olur. Yine bu dönemde yapılan uygunsuz diyetler, ağır egzersizler annenin sütünün azalmasına neden olup bebeğin gelişimi geriletebilir.

Sağlıklı beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak vücudunuzun şekle girmesinde en önemli iki faktördür. Anneler bu dönemde yeterli miktarda sıvı almaya, sağlıklı ve dengeli beslenmeye ve düzenli egzersiz yapmaya özen göstermelidirler.

Yazının Devamını Oku

Doğumdan sonra adet düzeni nasıl olur?

10 Ekim 2018
Doğum sonrası adet düzeni nasıl olur? Doğum sonrası kanamalar ne kadar sürer? Doğumdan sonra adet kanaması ne zaman başlar?

DOĞUM SONRASI KANAMA (LOŞİA) NE KADAR SÜRER?

Doğum sonrası kanama ortalama 6 hafta kadar devam eder. “Loşia” olarak bilinen bu kanama, ilk günlerde normal adet kanamasından biraz daha fazladır. Kırmızı renkte olan bu kanama zamanla azalarak kahverengiye ve daha sonra sarımsı beyaz renge dönerek biter.

Loşia sona erdikten sonra emzirmeye devam ediliyorsa adet kanamasının başlama süresi daha geç olabilir. Bunun nedeni emzirme nedeniyle salgılanan hormonlardır.

[fotogaleri=4027,3707,2264]

DOĞUMDAN SONRA ADET KANAMASI NE ZAMAN BAŞLAR?

Doğumdan sonra düzenli olarak bebeklerini emziren annelerde adet kanamasının 6 ay içinde başlamasını bekleriz. Fakat anne çok düzenli ve sık aralıklarla emziriyor, gece emzirmesi de fazla ise adet kanamasının başlaması 18 aya kadar da uzayabilir. Bununla birlikte adet kanaması başlasa bile anne emzirmeye devam ettiği sürece kanamaları düzensiz olabilir.

DOĞUM SONRASI ADET KANAMALARI NE ZAMAN DÜZENE GİRER?

Emzirme döneminin bitmesiyle birlikte adet kanamalarının da düzene girmesini bekleriz. Emzirmeyen annelerin adet kanaması genellikle 1-2 ay sonra başlar, ancak 6 aya kadar gecikmesi de beklediğimiz bir durumdur.

DOĞUMDAN SONRA ADET GÖRÜLMEZSE GEBE KALMA İHTİMALİ VAR MI?

Doğumdan sonra adet görmemeniz gebe kalamayacağınız anlamına gelmez. Bu dönemde adet olmasanız da yumurtlamanız başlar, bu da gebe kalmanıza neden olabilir. O yüzden gece dahil çok sık ve düzenli emziriyorsanız doğumdan 6 hafta sonra doktorunuzun önerdiği size uygun bir korunma yöntemi ile korunmalısınız. Düzenli ve sık emzirmiyorsanız doğumdan 3 hafta sonra korunmaya başlamalısınız.

Doğum sonrası kanama ortalama 6 hafta kadar devam eder. “Loşia” olarak bilinen bu kanama, ilk günlerde normal adet kanamasından biraz daha fazladır. Kırmızı renkte olan bu kanama zamanla azalarak kahverengiye ve daha sonra sarımsı beyaz renge dönerek biter.

Loşia sona erdikten sonra emzirmeye devam ediliyorsa adet kanamasının başlama süresi daha geç olabilir. Bunun nedeni emzirme nedeniyle salgılanan hormonlardır.

[fotogaleri=4027,3707,2264]

Doğumdan sonra düzenli olarak bebeklerini emziren annelerde adet kanamasının 6 ay içinde başlamasını bekleriz. Fakat anne çok düzenli ve sık aralıklarla emziriyor, gece emzirmesi de fazla ise adet kanamasının başlaması 18 aya kadar da uzayabilir. Bununla birlikte adet kanaması başlasa bile anne emzirmeye devam ettiği sürece kanamaları düzensiz olabilir.

Yazının Devamını Oku

Gebelikte bu yiyeceklerden uzak durun!

21 Eylül 2018
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zahide Küçük, gebelikte uzak durulması gereken yiyecekleri sizler için açıkladı.

Gebelikte annenin sağlıklı beslenmesi, her besin grubundan yeterli ve dengeli olarak alması çok önemlidir, çünkü bebeğin gelişimi için önemli olan besinler ve oksijen, plasenta ve göbekbağı üzerinden bebeğe ulaşır. Annemizin olabildiğince doğal sağlıklı gıdalarla beslenmesini, işlenmiş ürünlerden paketlenmiş hazır gıdalardan uzak durmasını isteriz. Ayrıca bazı besinlerde toxoplazma gibi bebeğe geçerek zarar verebilecek enfeksiyonlara neden olabileceği için bunlardan da bu dönemde özellikle uzak durulmasını isteriz.

Hamilelik döneminde tüketilmesi sakıncalı olan yiyeceklerden bahsedecek olursak; Özellikle toksoplazma riskini arttırdığından dolayı az pişmiş ya da çiğ olan her türlü kırmızı et, tavuk, deniz ürünleri ve yumurtadan uzak durulmasını isteriz. Yine salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş gıdalardan asitli, şekerli içeceklerden ve kafeinli içeceklerden uzak durun.

Fastfood ürünlerinden, patates cipslerinden, paketlenmiş ızgara ürünlerinden içerebileceği zararlı maddelerden dolayı uzak durmanızı tavsiye ederim. Kılıç balığı, köpek balığı, uskumru gibi yüksek oranda cıva içeren balıkları yemeyin!

Bu balıklarda bulunan cıva bebeğinizin beyin ve sinir gelişimini olumsuz etkileyebilir. Pastorize edilmemiş süt ve süt ürünlerinden uzak durun! Süt, yoğurt, peynir gibi besinleri tüketirken bunların mutlaka yeterli pastörizasyon işleminden geçtiğinden emin olun!

Besin alerjisine yol açabilecek gıdalardan uzak durun! Aile hikâyenize bağlı olarak bebeğiniz besin alerjisi geliştirebilme açısından risk altında olabilir

Her gebenin kişisel durumundan kaynaklanan farklılıkları vardır. Bundan dolayı, doktorunuza hangi besinleri yiyebileceğinizi, hangilerinden vazgeçmek zorunda olduğunuzu mutlaka danışın.

[fotogaleri=2312,2632,2209]

Yazının Devamını Oku

Gebelikte vajinal akıntıdan korunmak için ne yapmalı?

21 Eylül 2018
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zahide Küçük, gebelikte görülen akıntılar hakkında merak edilenleri sizler için açıkladı.

Gebelikte artan hormonların etkisiyle şeffaf, kokusuz, beyaz renkli akıntı görülebilir. Biz bu akıntıyı herhangi bir şikayete yol açmıyorsa şeffaf ve kokusuz ise gebelikte olabilecek fizyolojik akıntı olarak kabul ederiz ve herhangi bir tedaviye gerek duymayız. Ancak akıntı yeşil renkli ve kötü kokulu ise, süt kesiği peynirimsi ise bu akıntıya kaşıntı eşlik ediyorsa böyle bir durumda tedavi vermemiz gerekir. Peki bu akıntılardan korunmak için neler yapabilirsiniz;

                            

HAFTA HAFTA GEBELİK

Yazının Devamını Oku

Gebelikte görülen kanamalar ciddiye alınmalı!

21 Eylül 2018
Gebeliğin hangi döneminde olduğuna bağlı olarak kanama nedeninin farklı olacağını belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zahide Küçük, anne adaylarına önerilerde bulundu.

Gebeliğin herhangi bir haftasında yaşanan kanama, muhakkak ciddiye alınmalı ve nedeni araştırılmalıdır. Ama yine de bilinmesi gerekir ki, çoğu vakada önemli bir durum yaşanmadan kanama kendiliğinden düzelir. Gebeliğin hangi döneminde olduğuna bağlı olarak kanamanın farklı sebepleri vardır. Gebeliğin ilk üç ayındaki kanamaların en sık sebebi düşük tehdididir.

Bunun dışında mol gebelik, dış gebelik gibi durumlarda da kanama olabilir. Gebeliğin daha ileriki dönemlerinde olan kanamaların sebepleri ise bebeğin önde olması(Plasantaprevia), bebeğin eşinin ayrılması (Dekolman), nişan gelmesi ya da doğumun başlamasına bağlı olabilir. Böyle bir kanama durumunda annenin hemen doktoruna başvurması gerekir.

Bunlardan hangisinin kanamaya sebep olduğunun mutlaka doktor tarafından araştırılması gerekir. Hemoroide (basur) bağlı makattan olan kanamalar, rahim ağzındaki polipler, vajinadaki bazı kitleler ve idrar yolundan olan kanamalar da bazen vajinal kanamalarla karışabilir.

Gebeliğinizde kanama olması durumunda doktorunuz tarafından ilk muayeneniz yapılır, bebeğinizin kalp atımlarına ve gebelik kesenize bakılır. Eğer gerek görürse doktorunuz ilaç tedavisine başlayabilir.

Doktor kontrolünüzden sizin yapmanız gereken şeylerden ilki yatak istirahatidir. Bu dönemde ağır yük kaldırmaktan ve ağır iş yapmaktan kaçının, cinsel ilişkiniz bir süre olmasın ve stresten uzak durun.

Doktorunuzun vereceği önerileri dikkate alın, eğer doktorunuz kanamayı durdurmaya yönelik ilaç başlamışsa, bunu düzenli bir şekilde kullanın. Doktor tavsiyesi olmadan asla ilaç veya doğal tedavi diye satılan otları, çayları, kürleri kullanmayın. Kanamanız olması durumunda doktorunuz vajinal ultrason yapmak isteyebilir, toplumumuzda “Alttan ultrason yapılırsa kanama artar, düşük olur” diye bir takım inanışlar var. Doktorunuz vajinal muayene etmek istiyorsa karşı çıkmayın, bu muayene hamilelikte herhangi bir zarar teşkil etmez. Aksine, olabilecek bazı problemleri önceden haber verip engellememizi sağlar. Kanamanızın artması durumunda yeniden doktorunuza başvurun.

Yazının Devamını Oku

Bebeğinizin cinsiyeti ne zaman belli olur?

21 Eylül 2018
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zahide Küçük, hamilelikte bebeğin cinsiyetinin belli olduğu dönem hakkında açıklamalarda bulundu.

Anne rahmindeki bebeğin cinsiyeti aslında gebeliğin ilk günlerinden itibaren bellidir. Ancak bizim bunu görebilmemiz için bebeğin belli bir büyüklüğe ulaşması gerekir. Ultrason bebeğin cinsiyetini belirlemek amacıyla en yaygın kullandığımız yöntemdir. Gebeliğin 12. haftasında vajinal ultrasonla 16. haftasından sonra ise karından bakılan ultrasonla bebeğin cinsiyetini tespit etmek mümkündür. Cinsiyet tayininde bebeğin pozisyonu, ultrason yapan doktorun tecrübesi ve ultrason aletinin kalitesi önemlidir.

Gebeliğin 8. Haftasından itibaren kız ve erkek bebeklerde genital organlarda farklılaşma başlar. Bu haftadan sonra dış genital yapı kız bebeklerde klitoris ve dudaklara dönüşürken, erkek bebeklerde penis yönünde farklılaşır. Ultrason ile bu farklılaşma gebeliğin en erken 12. Haftasında görülmeye başlanır. 16. Haftadan sonra ise daha net olarak görülür. Ultrason muayenesi esnasında erkek bebeğin penisinin izlenmesi ile cinsiyet anlaşılır. Bazı durumlarda kordonun bacak arasında görülmesi halinde, kız bebekte erkek bebek görüntüsü verebilir. Böyle bir durumda doktorunuz farklı zamanlarda ultrason muayenesine çağırarak bebeğinizin cinsiyetini net olarak söyler.

Gebeliğin erken dönemlerinde dahi amniyosentez gibi yöntemlerle bebeğin cinsiyeti kesin olarak öğrenilebilir. Bu yöntemlerle bebeğin kromozom incelemesi yapılır ve bebeğin cinsiyetinin kız ya da erkek olduğu kesin olarak söylenir.

Halk arasında anne karnı sivri ise erkek, yayvan ise kız bebek, annenin karnında tüylenme ve koyu çizgi varsa erkek bebek, kalça ile basen bölgesinden kilo alınıyorsa kız bebek yorumları yapılabiliyor. Gebelik takipleri sırasında bu yorumların genellikle doğru olmadığını görmekteyiz. 

ÇİN TAKVİMİ İLE CİNSİYET BELİRLEME

[fotogaleri=3668,3242,2601]

Yazının Devamını Oku

Gebelikte beslenmeye dikkat!

21 Eylül 2018
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zahide Küçük, gebelikte beslenme hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Gebelikte sağlıklı beslenme hem anne hem de bebeği için çok önemlidir. Bu dönemde tek taraflı beslenmeden kaçınmaya, sağlıklı proteinlere ağırlık vermeye, vitamin ve mineralleri dengeli almaya özen göstermelidir.

Gün içerisinde az az ve sık sık yemek sindirim açısından daha faydalıdır. Gebelik süresince protein içeriği fazla olan balık, et ve yumurta, süt ve süt ürünlerinin tüketimi sağlıklı bir gebeliğin en önemli basamaklarındandır. Gebelikte bol su içilmesini özellikle isteriz. Su hem anne sağlığı hem de bebeğin sağlıklı gelişimi için çok önemlidir. Suyun yanında maden suyu, ayran, taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler tüketilebilir. Bitki çaylarından poşet şeklinde olanlar boya maddesi içerebileceği için, doğal olan bitki çayları tercih edilmelidir. Çay, kahve tüketimi kısıtlanmalı, kola gibi asitli/gazlı içeceklerden uzak durulmalıdır.

Haftada iki akşam balık, diğer günlerde de kırmızı et ve kurubaklagil tüketilmesine özen gösterilmelidir. Her öğünde taze sebze (salata veya söğüş olarak ve mevsiminde) ve pişmiş zeytinyağlı bir sebze yemeği olsun isteriz.

Ara öğünlerinizde sağlıklı atıştırmalıkları: Hurma, gün kurusu kayısı, incir gibi kuru meyveleri, çiğ badem, fındık, ceviz gibi kuruyemişleri aşırıya kaçmadan tüketebilirsiniz.

Kalsiyum kaynağı olarak, tam yağlı süt ve süt ürünlerinin bebeğin kemik gelişimi için yeterli miktarda alınması önemlidir. Günde iki su bardağı süt içilmesi, bir küçük kase yoğurt ve iki kibrit büyüklüğünde peynir yenmesi ile bu miktarda kalsiyumu alma olanağı vardır.

  

Dengeli beslenmenin yanında, gıdaların temiz ve mikropsuz olması da önemlidir! Sebze ve meyveler iyice yıkanmalıdır. Ayrıca çiğ et içeren yiyecekler, sentetik boya, koruyucu ve katkı maddesi içeren hazır yiyecekler kesinlikle tüketilmemelidir. Fastfood ve katkı maddesi içeren konserve gıdalar da tercih edilmemelidir. Aşırı tuzlu gıdalar yenmemelidir.

Gebelik sırasında alınan kalorinin, kaliteli besinlerden alınmasına dikkat edilmelidir. Aşırı yağlı, kızartma, kek, bisküvi, tatlı gibi yiyecekler kısıtlanmalı, mümkünse tüketilmemelidir. Çikolata tüketimi de kısıtlandırılmalıdır

Yazının Devamını Oku