Yunus Paksoy

Yunus Paksoy

yunus.paksoy@hurriyet.com.tr

Mehmetçik’in postalı Gazze’ye değecek mi

Dört imza...

Haberin Devamı

Şarm El Şeyh’te Gazze için atılan o dört imza aynı zamanda “bu işin garantisi biziz” demekti.

Peki...

İsrail’in yıllardır kan, ölüm ve gözyaşını dindirmediği topraklarda...

Hele hele iki yıldır bariz bir soykırıma kalkıştığı bir yerde barışın garantörü olmak için ne yapmak gerekir?

*

Bu sorunun cevabı da Trump’ın kendi planında saklı zaten: 15’inci madde.

Bu hafta Trump’ın Yardımcısı Vance ve Dışişleri Bakanı Rubio’nun İsrail ziyaretlerinde Mehmetçik’in Gazze’ye girip girmeyeceği mevzu ayyuka çıktı.

Netanyahu, Vance’in yanında Türk ordusunun dahli konusunda “net” görüşü olduğunu söyleyip detaya girmezken; Vance ve Rubio, İsrail’e bir şey dayatmayacaklarının sözünü verdi.

*

Hah...

İşte asıl mesele de bu.

Benim bildiklerime göre bu konuda çetin görüşmeler yapılıyor.

Haberin Devamı

İsrail tarafı, Türk askerinin Gazze’de olmasına net olarak karşı. Bunu Amerikalılara söylüyorlar.

Amerikan tarafı ise arada süreci yürütüyor. Onlar da Türklere bunu iletiyor.

Peki Washington istekli mi?

Benim aldığım havaya göre evet.

Trump, bu yıl sık sık Türk ordusunun ne kadar güçlü olduğundan bahsetti. Ankara’nın Hamas üzerindeki etkisini de ekleyince Gazze’de olmasına karşı değil.

Hatta destekliyor.

*

Peki Amerikalılar...

- İlla Türk askeri de Gazze’de olsun diye sonuna kadar diretir mi?

- Bu konuda Netanyahu’dan ricacı mı olur ısrarcı mı?

Benim gördüğüm ve duyduğum şu...

- İş ya Trump’a havale edilir.

- Ya da “siz kendi aranızda çözün” noktasına getirilir.

Mesele sanki siyasi iradeye kalacak gibi.

Trump’ın Ankara ve Tel Aviv’in arasını yapması için uygun zemin var mı? Ben şu an göremiyorum.

*

Velhasıl kelam...

Gazzelilerin güvenliğinden emin olmak ve garantör olarak sahada bulunmak için tarihi bir an.

Fakat iş liderler diplomasisine kalacak gibi.

Kim bilir...

Trump ve Erdoğan belki yeniden şapkadan bir tavşan daha çıkarır.

GELİYOR GELMEKTE OLAN

BAŞLARDA dünyanın radarına girmemişti.

Siz ise Ağustos ayının başlarında bu köşede okumuştunuz...

Mehmetçik’in postalı Gazze’ye değecek mi

Haberin Devamı

Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun başına 50 milyon dolar ödül kondu.

O da yetmedi...

Venezuela’ya uyuşturucu kaçakçısı ülke...

Maduro’ya ise uyuşturucu kaçakçısı terörist yaftası vuruldu.

*

Hemen ardından Karayipler’de hava saldırıları başladı.

Küçük botundan teknesine hiç ayırt etmeksizin 8 hava saldırısı yapıldı.

Bu vurulanlara da terörist dendi.

Kanıt yok, mahkeme yok, yargılama yok...

Doğrudan ölüm.

*

İş bununla da sınırlı değil.

Şu an o bölgede 10 bin civarı Amerikan askeri, savaş gemileri, filolarca savaş jeti, bombardıman uçakları ve niceleri var.

Yetmedi...

Ben bu satırları yazarken ABD’nin en büyük uçak gemisi ve beraberindeki savaş gemileri de bölgeye yönlendirildi.

*

Haberin Devamı

Maduro da işin baya baya ciddileştiğini anlamış olacak ki...

“Savaşa hayır, barışa evet. Delice bir savaş olmasın lütfen” diye sesleniyor.

Ama nafile...

Trump, hem CIA’e Venezuela içinde görev yetkisi verdi hem de niyetini şöyle belli etti:

“Biz sadece insanları öldüreceğiz.”

Trump’ın dişine kan değdi bir kere.

Geliyor gelmekte olan.

NEREDESİNİZ MİLEİCİLER

BİLİYORSUNUZ iki sene önce Arjantin, Javier Milei’yi devlet başkanı seçmişti.

Tuhaf hareketleri, popülist söylemleri ile bir anda ünlenmişti.

Devlet kurumlarını dağıtıp, bakanlıkları kapatıp, “elektrikli testeresiyle” sistemin köküne dalıp ülkeyi kurtaracaktı.

*

Hah... O Milei geçenlerde Trump’a ziyarete geldi.

Mehmetçik’in postalı Gazze’ye değecek mi

Haberin Devamı

O şişirilmiş figürden geriye para ve oy dilenen bir Milei kalmış.

Trump 40 milyar dolarlık kurtarma paketi verecek.

Bir de bugünkü ara seçimlerde “Milei’nin partisi kazanmazsa para yok” dedi.

*

Milei işleri o kadar batırmış ki... Bakın Trump ne diyor:

- “Arjantin hayatta kalma mücadelesi veriyor.”

- “Arjantin ölüyor.”

*

Merak ettim...

Nerede bu içimizdeki Mileiciler?

Nerede bu Milei Ekonomik Modeli’ni öve öve bitiremeyenler?

Hiç sesleri çıkmıyor.

AMERİKA BAĞIŞÇI DEVLETLERİ


PAZAR günü okumuştunuz...

Trump, Beyaz Saray’ın doğu kanadını buldozerlerle yıktırdı. Yerine 300 milyon dolara patlar denilen devasa bir balo salonu yaptırıyor.

Para nereden geliyor? Ondan bundan.

Haberin Devamı

Amerika’nın zenginleri elini cebine attı.

Trump’a çek yazan yazana.

*

Halk daha bunu sindirememişken bir bağış hadisesi daha ortaya çıktı.

Biliyorsunuz yaklaşık bir aydır devlet kepenk indirmiş halde.

Hükümetin elinde Kongre onaylı bütçe yok. Milyonlarca memur
maaş alamıyor.

Peki Trump n’aptı tahmin edin?

Evet...

Yine eşe dosta elini cebine attırdı.

*

Bir dostu aramış ve demiş ki...

Al sana 130 milyon dolarlık çek.

Askerlerimizin maaşlarını öde.

Trump da kabul etmiş.

*

Amerika’da devlet artık başkanlık konutu yaparken de memurunun maaşını öderken de zenginlere çek yazdırıyor.

O zaman Amerika Bağışçı Devletleri diyelim mi?

GÜZEL HAREKET 

Türk Hava Yolları bir kampanya başlatmış. Bana da e-posta olarak geldi.

“ABD ve Kanada’dan spiritüel yolculuğa çıkın” diyor. Allah Allah dedim... Ruhum ise merak etti.

*

Boston, New York, Toronto, Montreal gibi şehirlerden Konya’ya seyahatmiş...

THY İletişim Başkanı Yahya Üstün’e sordum. Kendisi detaylandırdı.

Kampanya Anadolu’nun değerlerini yurtdışına tanıtma amacıyla yapılıyormuş. Konya dışında Kapadokya ve Kayseri için de yapılmış.

Öte yandan yıl boyunca ABD ve Kanada’da Konya’nın tanıtımına yönelik tanıtım çalışmaları da olmuş.

Ülkemizi, değerlerimizi buralarda tanıtacak her işi desteklerim. Çok şık, çok güzel hareket.

Tebrikler THY...

Yazarın Tüm Yazıları