Yunus Paksoy

Yunus Paksoy

yunus.paksoy@hurriyet.com.tr

Hadi İran’ı vurdun peki amacın ne

Kitabın ortasından gireyim...

Haberin Devamı


Hatırlarsanız 4 Ocak yazısında Netanyahu’nun ne yapıp edip Trump’a yine İran’ı vurduracağını öne sürmüştüm.

Bu tezin hâlâ arkasındayım.

Madem öyle... İran’daki protestolar sırasında “yardım yolda” diye ortalığı ayağa kaldıran Trump niye tetiği çekmedi?

Hadi İran’ı vurdun peki amacın ne

Hem bu sorunun hem de bugün yarın bir saldırı olup olmayacağının cevabını birlikte arayalım.

*

İran’daki geniş çaplı protestolar tam da ABD’nin donanma gücünü olağanüstü şekilde Venezuela açıklarına yolladığı sıralarda gerçekleşti.

Bütün dikkatini ve gücünü arka bahçesine yığan Trump, 7 Ekim’den bu yana ilk kez Ortadoğu’da uçak gemisi bırakmamayı tercih etmişti.

Öyle ya... Tansiyon görece düşmüş, Gazze’de “barış” sağlanmış, dikkatler “Donroe Doktrini” ile paralel şekilde Batı Yarımküre’ye çevrilmişti.

Haberin Devamı

Son zamanlarda İran’da rejime karşı bu denli yüksek sesle ve kararlı şekilde sokağa çıkan İran halkı, ABD’yi de İsrail’i de hazırlıksız yakalamıştı.

*

Bakmayın... “Yardım yolda” diye her gördüğü mikrofona konuşan Trump’ın kafasında ne bir fikir ne de ordusunda bir plan vardı.

Amaç, İran’da muhalifleri amiyane tabirle gaza getirmekti.

Protestocuları vurursanız biz de sizi çok sert vururuz” sözlerini hatırlıyor musunuz? Çeşitli raporlara göre binlerce İranlı protestocu öldürüldü.

Trump sert vurabildi mi? Peki neden vuramadı?

İşte onun cevabı da yukarıda anlattıklarım.

ABD’nin şu birkaç haftadır ne İran’ı vurmak için ne de vurduktan sonra hem kendi üslerini hem de İsrail’i savunmak için yeterli hazırlığı vardı.

*

Peki USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve beraberindeki savaş gemilerinin CENTCOM sahasına gelmesiyle saldırı kesin mi?

Burada da bazı pürüzler var.

Öncelikle Trump’ın kafasında hala netleşmiş bir karar yok. Kesin, tek seferlik, başarılı bir operasyon istiyor Trump. Fakat burada asıl meseleye geliyoruz.

İran’ı vurursun vurmasına da... Amaç ne?

Tek operasyonla onlarca yıllık rejimi indirmek mümkün mü? Daha doğrusu gerçekçi mi?

Hamaney bir Maduro değil...

Haberin Devamı

7 ay önce Trump “Nerede olduğunu biliyorum Hamaney. Canını ben bağışladım” demişti.

Hadi diyelim gerçekten her attığı adımı biliyor... Hamaney’i suikastla öldürmek bu emele ulaştırır mı? Yoksa rejimin daha da şiddete, radikalleşmesine ve tabanı konsolide etmesine mi yarar?

Vurulacak birkaç balistik füze deposu neyi başarır?

E nükleer işi bitti demişti Trump... Nükleer tesis vurduk dese kendi yalancı çıkacak.

İhtimaller say say bitmez...

*

Bölgede belli ki birçok ülke ABD’nin İran’a kesin saldıracağı yönünde kanıya varmış halde.

Fakat henüz kimsenin, hatta yüksek ihtimalle Trump’ın bile bilmediği şey ise ne zaman, neye yönelik ve ne amaçla olacağı.

Şayet amaç rejim düşürmekse eldeki verilerle bu emele ulaşılabilecek bir plan göremiyorum.

Haberin Devamı

Şayet Trump “vurmuş olmak için İran vurmak” diye bir söylem kazandıracaksa uluslararası siyasete...

O daha mümkün görünüyor.

RADİKALDEN ÇOK RADİKALCİ

TRUMP’ın seçilmesinde en büyük paylardan biri şüphesiz yasadışı göçmenler politikası.

Biden’ın basiretsiz sınır politikası ve Kamala’nın göçmenler konusunu eline yüzüne bulaştırması Trump için boş kaleye yuvarlanmış gol gibiydi.

*

Trump 1 yıldır vaat ettiğini gerçekleştiriyor.

Toplu sınırdışı, yabancılara yönelik baskı, Demokrat şehirlere çökme...

Hadi İran’ı vurdun peki amacın ne

Yalnız Trump’ın radikal ve şiddet dolu göçmen politikası hiç iyi bir yere gitmiyor.

Bu ayın başında Amerikalı bir annenin dünyanın gözü önünde kafasından vurularak öldürülmesi infial yaratmıştı.

Haberin Devamı

Bir de bunun üstüne geçen gün Amerikalı bir yoğun bakım hemşiresinin herkesin gözü önünde adeta infaz edilir gibi öldürmesi onlarca milyon Amerikalı için bardağı taşırdı.

*

Amerikalıların birbirine “iç savaşa mı gidiyoruz” diye sorduğu noktaya geldik.

Yalnız Trump’ın tam yetki verdiği kadrosu da “sınırsız dokunulmazlığınız var” dedikleri federal ajanlar da kontrolden çıkmışa benziyor.

Öyle ki... Trump bile vites küçültürken kendileri radikalden
çok radikalci
takılıyor.

Ekibi, öldürülen Amerikalılara “terörist” derken Trump önce Amerikalı annenin ölümünün “korkunç bir şey” olduğunu ve ajanların “bazen hata yapabileceğini” söyledi.

Sonra da hemşire için ekibi gibi “terörist” demedi.

Haberin Devamı

Sınır Devriye Komutanı’nın kovulduğu iddiaları varken Trump, Vali Walz ve Belediye Başkanı Frey ile
konuşup gerginliği azaltmış gibi duruyor.

Trump’ın birden vicdan yaptığını falan düşünmüyorum...

İki etken var:

1. Üst üste gelen anketler... Halkın yüzde 60’ı operasyonlar fazla ileri gitti diyor.

2. Kendisine körü körüne bağlı taraftarları ve medyadaki destekçilerinin bile olayları artık savunamayacak hale gelmesi.

Radikalden çok radikalciler her an ofsaytta kalabilir.

KAPANMA GELİYOR

ÖNCE Renee Good sonrasında da Alex Pretti federal ajanlar tarafından öldürülünce aklıma ilk gelen şeylerden biri bu cuma bitecek olan hükümet bütçesi geldi.

Hatırlıyor musunuz bir iki ay önce tarihin en uzun devlet kapanmasıyla yatıp kalkmıştık?

Hah... İşte bir yenisi daha kapıda.

Göçmen politikalarına verilecek bütçe üzerinden büyük kavga çıkacak gibi.

Yeniden başlıyoruz...

KARIN TADINI ÇOCUKLAR ÇIKARDI

GÜNLERDİR Amerika’da 200 milyon kişi “devasa kar fırtınası geliyor” diye bir heyecan yaptı.

Ben de hakiki bir Amerika tecrübesi yaşamak için gittim günler öncesinden buzdolabını doldurdum.

Cumartesi gece başlayan kar pazar gecesine kadar devam etti.

Hadi İran’ı vurdun peki amacın ne

20 santime yakın kar yağdı. O günden beri de hava -10 ila -15 derece aralığında. Yere düşen her tane çelik gibi buza dönüştü.

Bu hafta havanın 0’ın üstüne çıkması da beklenmiyor.

Klişe bir laf vardır... “Karın tadını çocuklar çıkardı” diye. Daha doğru bir klişe olamaz.

Çünkü biz yetişkinler için karın buzun tadı değil eziyeti bitmek bilmiyor.

Yazarın Tüm Yazıları