Paylaş
Akşam yatıyoruz İran, sabah kalkıyoruz İran.
Trump vuracak mı, vurmayacak mı? Orada ne dedi, şurada ne dedi?
Anlıyorum... Birçoğunuz için can sıkıcı, bunaltıcı ve her şeyden önemlisi cebinizi de yakından etkiliyor.
*
Bu noktada sabah akşam ABD’nin bölgeye gönderdiği askeri yığınağı duymak sinir harbine neden oluyor.
Haklı mısınız? Haklısınız.
Yalnız... Duymamak ya da duymamazlıktan gelmek işin gerçeğini de neyin yaklaştığını da değiştirmiyor.
Hele hele benim bu yığınağın boyutunu da, ehemmiyetini de, ne anlama geldiğini de aktarmam, sizlere şu pencereyi açıyor...
Ne, ne zaman, nasıl olacak?
*
Bölgeye gönderilen 100’den fazla tanker uçağı, hemen hemen ABD’nin elinde operasyona hazır tüm AWACS istihbarat uçakları, 300’e yakın savaş uçağı, düzinelerce hava savunma sistemi, iki uçak gemisi, 12 savaş gemisi ve daha nicesi...
Ben gördüğümü söyleyeyim.
ABD, belki de Irak işgalinden bu yana en büyük ateş gücünü İran’a doğrultmuş halde.
*
Tıpkı Ocak ayının başlarında herkes “Trump, İran’ı vuracak” derken “hayır, vurmak için yeterli unsur göremiyorum” dediysem...
Şimdi de diyorum ki: “Evet, vurmak için, hatta günlerce, haftalarca vurmak için yeterli unsur görebiliyorum.”
Ne geçen ay yaptığım tahmin beni ocu ya da bucu yaptı; ne de şimdi gördüğümü söylüyor olmam.
*
Siz bu satırları okuduğunuzda Trump çoktan saldırının emrini vermiş olabilir. Ya da saldırıdan günler veya haftalarca uzakta olabiliriz.
Belki de o saldırı asla gelmeyecek ve İran, Trump’ın “diz çöktürdüm” diyebileceği, asla reddedemeyeceği bir teklifle gelecektir.
Bunların hepsi hâlâ muallak.
Kesin olan şeyi başta da, ortada da söyledim. Yine söyleyeyim...
Hiçkimse, hele hele ABD, sadece göz korkutmak için ordunun beşte birini, donanmanın üçte birini bu kadar kısa süre içinde hiçbir yere yığmaz.
Duyguların bu kadar yoğun olduğu ortamda bir adım geriye çıkıp, derin bir nefes alıp, şöyle bir gerçeklere bakmak, bize tabloyu daha net gösterecektir.
Benim gördüğüm tablo, hayra alamet değil.
Ne zaman işler değişir, görüntü düzelir, yine ilk burada okursunuz.

İYİ MAHKEME KÖTÜ MAHKEME
BU köşenin müdavimleri 20 Şubat’ı çoktan takvimlerinde işaretlemişlerdi.
ABD’nin de dünyanın da kaderini belirleyecek gündü çünkü.
Neden? Çünkü size 20 Şubat’ta Anayasa Mahkemesi’nin Trump’ın gümrük vergilerini
iptal edebileceğini söylemiştim de ondan.
*
Tam da öyle oldu.
“Dünyanın kaderi 9 kişinin elinde” derken abartı değildi.
Trump’ın son bir yıldır sağa sola har vurup harman savurduğu gümrük vergisi tehditleri, mahkeme tarafından “Anayasa’ya aykırı” bulundu.
Başkan’ın tüm vergileri soktuğu “acil ulusal güvenlik meselesi” argümanı tutmadı.
*
Bakın... Bu mahkemede 9 yargıç var. 6’sı muhafazakar, 3’ü liberal.
3 yargıçı doğrudan Trump seçip atadı.
Peki davayı kaç oyla kaybetti? 6’ya 3.
Yani 3 muhafazakar yargıç bile Trump’ı haksız buldu.
*
Trump çileden çıkmadı mı? Çıktı tabii.
- Reziller...
- Utanç vericiler...
- Köpekler...
- Aptallar...
- Yabancı güçlerin kontrolündeler...
Trump’ın lehine verirken “kral” olan yargıçlar birden “köpek” oluverdiler.
*
Hatırlıyor musunuz... Aylar önce size ABD’de yargı tamamen siyasaldır demiştim.
Alın size kapı gibi kanıtı.

KİMİN ELÇİSİ
BU yazıda şöyle bir şey yapalım sizinle...
Size birkaç açıklama yazacağım. Siz de bu kişinin hangi ülkenin Büyükelçisi olduğunu tahmin edin.
Başlıyoruz...
- Nil Nehri’nden Fırat’a kadar olan topraklar İsrail’e vaat edilmiştir.
- İsrail’in tüm bu toprakları almasında sorun yoktur.
- Gazze’de yaşananlar için İsrail’e tazminat ödenmelidir.
- İsrail’in sivil hassasiyeti ABD’de bile yoktur.
Hayır... Cevap İsrail’in herhangi bir büyükelçisi değil.
Cevap: ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee.
Ve hayır... Kasedi masedi de yok. Huckabee Evanjelist inancı gereği tüm bunlara inanıyor.
Bir Amerikalı olsanız ne düşünürdünüz?

UZAYLILARI BEN AÇIKLAYACAĞIM
TRUMP’ın Obama takıntısını artık gayet iyi biliyorsunuz.
Obama’nın Nobel’i mi var? Benim de olmalı.
Obama’nın Bin Ladin operasyonu sırasında çekilmiş “cool” fotoğrafı mı var? Benim de olmalı.
Liste uzar gider.
Yalnız geçen günkü olaydan sonra bu kadarı fazla dedim. Evet, Trump için bile.
*
Obama bir röportaj sırasında “uzaylılar var” dedi.
Sen misin uzaylılar diyen...
Trump önce Obama’yı “devletin gizli bilgilerini ifşa etmekle” suçladı.
Sonra da Pentagon’a “açıklayın bütün UFO belgelerini” dedi.
*
Obama’nın altında kalır mı...
Bu ülkede uzaylıların varlığını kanıtlayacak bir başkan varsa o Obama değil Trump’ın ta kendisidir.
O kadar.

EV ALMAK HİÇ BU KADAR ZOR OLMAMIŞTI
St. Louis Merkez Bankası birkaç gün önce bir analiz yayımladı.
Buna göre:
- Barınma Amerikalılar için en kritik ekonomik sorunlardan biri.
- 2000-2024 arasında medyan kişi başı gelir yüzde 155, konut fiyatları yüzde 207 artmış.
- Bu da ev sahipleri ile kiracılar arasında devasa bir servet uçurumuna yol açmış.
Ve sonuç:
Bu durum, “Amerikan Rüyası” olarak bilinen ideali yavaş yavaş yok etmekte.
Barınmayı temel bir sorun haline getirmekte.
Ayrıca, ilk ev alma yaşı 10 yıl artmış ve hem evli olup hem de ilk evini alma yaşı 30’ların ortalarını buluyor.
Hatırladınız mı geçen hafta hızla artan gecikmiş kredi kartı borçları için “alarm” demiştik?
Bu da toplum için bir alarm.
Çünkü ev almak, hiç bu kadar zor olmamıştı.
Paylaş