Paylaş
Şara’nın belirlediği ilkelerden biri.
Başarılı olmak istiyorsa tek ülke kadar, tek bayrak kadar hayati.
Önündeki en ciddi engel de SDG/YPG olarak duruyor.
*
Geçenlerde bir açıklama yaptılar.
“Silahları bırakmamız için şartlar uygun değil” dediler.
Bu hedefin gerçekçi bile olmadığını öne sürdüler.
Teslim olmayacaklarını da ekleyip anayasa istediklerini söylediler.
*
Martta imzalanan mutabakatın hızla yerine getirilmesini bekleyenler var.
Başında Ankara geliyor.
Hedef 9 ay içinde süreci tamamlamaktı.
Yarısı geride kaldı.
Hiçbir hareket yok.
4 ay kala SDG/YPG’den bu yönde niyet beyanı da yok.
*
İki hafta önce ABD Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Barrack ile konuştuğumda Şara yönetimi ve SDG’yi oyun parkındaki iki çocuğa benzetip “hadi” diyeceğiz demişti.
Çocuklardan birinin eve gidesi pek yok gibi.
*
Bir de şöyle demişti Barrack: “Anlaşamazsanız sonsuza kadar dadılığınızı yapmayız.”
Barrack bunu dedi demesine ama...
Çarşamba yazdığım yazı var ya...
Hani siyonist İsrail lobisi, Ermeniler ve Yunanlar kellesini istiyor demiştik.
Ondan hemen sonra Barrack’ta Şara’yı yeren, gözdağı veren, “bak gidebilirsin” diyen bir tavır gördük.
*
İşin bir de CENTCOM yanı var...
Seneye 130 milyon doları SDG’ye ayıran asker, ellerindeki kartı bırakmaya razı gelecek mi?
Dışişleri’nde bile Suriye çatlakları bariz görünürken...
Tek Suriye isteyen Dışişleri kanadı, askeri de alt edebilecek mi?
*
Asıl soru şu...
Amerika, süreci zamana yaymaya çalışan SDG’ye dadılık yapmaya devam edecek mi?
*
Belki de olay Bakan Fidan’ın açıklamasında saklıdır.
“Konunun olumlu atmosfer içinde gitmesini istiyoruz. Hiçbir kan dökülmeden, sıkıntı olmadan.”
Olumlu atmosfer mi...
Sıkıntı çıkararak mı...
Mesele bu.

YALVARIRIM KONUYU DEĞİŞTİRİN
NEREDEYSE bir ay olacak...
Trump, içine düştüğü Epstein bataklığından çıkamıyor.
*
Fark etmediği şey de şu...
Bu iş ikinci döneminin tamamını yiyebilir.
Bir hafta daha Trump’ın savunmada kalmasıyla geçti.
- Bunu konuşmayın.
- Obama’dan bahsedin.
- Clinton’dan bahsedin.
- Olayı büyüttünüz.
*
Savundukça medya yükleniyor.
Üstünü örtmeye çalıştıkça halk daha çok soruyor.
“Yayınlayın bütün belgeleri” diyemedikçe şüpheler daha da büyüyor.
*
Bu iş nereye gidiyor onu anlatayım.
Epstein’in bütün bu pislikleri birlikte yaptığı ortağı Ghislaine Maxwell, Florida’da hapiste.
20 yıl yemişti.
Bu hafta Trump’ın Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche iki kez Maxwell ile görüştü.
Güya Maxwell, Epstein’in çevresini açığa dökecekmiş.
Peki karşılığında ne istiyor?
Trump’tan af.
Trump’tan af isteyen Trump’ı suçlar mı, aklar mı?
Cevabı biliyorsunuz.
Maxwell, “Trump sütten çıkmış ak kaşık” derse baskılar azalır mı?
Belki.
Ama denenecek mi?
Bana göre sırada bu var.
*
Bir “Yalvarırım konuyu değiştirin” demediği kalan Trump’ın umudu, Epstein’in ortağı şu anda.
Bu kehanet de burada dursun.

OYNATMAYA AZ KALDI
BU köşede ne çok okumuştunuz.
Trump’ın Merkez Bankası Başkanı Powell’ı zorbalaması, hakaret etmesi, istifa etmesi için baskılaması.
*
Neler dememişti ki?
Aptal, gerizekalı, dangalak, beceriksiz...
Daha neler neler.
*
Hatta geçen gün Merkez Bankası’nı bastı.
Powell’ın sırtına vurup “faizleri indir” diye bir de racon kesti.
*
Ama o da ne?
Bir gün sonra ne dese beğenirsiniz?
“Powell çok iyi bir adam.”
*
Artık kendimden şüphe etmeye başladım.
Başkan kimi seviyor, kimi sevmiyor?
Neyi istiyor, neyi istemiyor?
Bir gün siyah, bir gün beyaz.
*
Başladım mırıldanmaya...
Oynatmaya az kaldı, doktorum nerde?

HEY GİDİ HULK HOGAN
80’ler ve 90’lar çocukları çok iyi bilir Hulk Hogan’ı.
Zamanında az izlemedik o yaz günlerinde Amerikan güreşini.
Eğlenceliydi, heyecanlıydı, farklı bir çekimi vardı.
Geçenlerde 71 yaşında hayatını kaybetti Hulk Hogan.
Duyduğum gibi çocukluğuma götürdü beni.
Eminim haberi gören birçok akranım da benimle aynı hisleri yaşamıştır.
Bu dünyadan bir Hulk Hogan geçti.
Toprağı bol olsun.

SORUN DAHA BÜYÜK
BİZDE de çok konuşuluyor...
Doğum oranlarının tarihin en düşük seviyesine gelmesinden bahsediyorum.
Amerika’da da alarm zilleri çalıyor.
Doğum oranı 1.6’ya düşmüş
geçen sene.
Tarihte örneği yok.
*
Hatırladınız mı geçen hafta evsiz bir nesilden bahsetmiştim.
Amerika’da ilk ev alma yaşı 38’lere dayanmış.
Geçen yıl mezun olanların yarısından fazlası hâlâ iş bulamamış.
*
Çalışmak zor, evlenmek zor, çocuğa bakmak zor, geçinmek zor.
Nasıl çıkacağız bu düzenden?
Kapitalizmin şu hali ya değişecek ya da hepimiz bu çarkta ezileceğiz.
Paylaş