Paylaş
New York’a yakında şeriat geliyor.
Bu günleri de mi görecektik?
Müslümanlar şehri ele geçirmek üzere.
11 Eylül’ü unuttunuz mu ey vatansever Amerikalılar?
Son haftalarda Amerika’da Trumpçılar, aşırı sağcılar ve İsrailciler yukarıda yazdığım türden triplere girmiş durumda.
E olay ne peki? Anlatayım.
Zohran Kwame Mamdani.
Bu ismi bir köşeye yazın.
Kimse şans vermezken Demokrat Parti’nin New York Belediye Başkanlığı ön seçimlerini kazandı.
Demokratların kalesidir New York.
Yani Belediye Başkanı olması artık işten bile değil.
- 1991 doğumlu Zohran.
- Ana-baba Hintli ama Uganda doğumlu.
- Müslüman.
- 12 İmam inancına sahip.
- 7 yaşında New York’a taşınıyor.
- 2018 yılında Amerikan vatandaşı oluyor.
- Birkaç ay önce Suriyeli sanatçı Rama Duwaji ile evleniyor. Arkadaşlık uygulamasından tanışmışlar.
- Allah, Marx, Sosyalizm diyor Zohran.
- Kendini “sosyalist” olarak tanımlıyor.
- Ev sahiplerini sevmiyor.
- Şehir genelinde kiraları dondurmak istiyor.
- Otobüsleri ücretsiz yapmayı vaat ediyor.
- “New Yorklu her 6 ay-5 yaş arası çocuk için bakım masraflarını üstleneceğim” diyor.
- Asgari ücreti saat başına 30 dolara çıkarıp, şehir genelinde Kent Süpermarketleri açmayı düşünüyor. Ha bir de...
Koyu Filistin destekçisi.
Netanyahu New York’a gelirse “Tutuklatırım” diyor.
Muhafazakârlar küplere binmiş halde.
Trump kendisine çoktan “komünist manyak” lakabı taktı bile.
Sağcı kanallar sabah akşam iki şey pompalıyor:
- Bu adam şeriatçı Müslüman.
- Bu adam komünist.
5 Kasım’daki seçimlere kadar bu iki yerden vurmaya devam edecekler.
11 Eylül’ü hatırlatanlar...
Müslümanlığı hedef gösterenler...
İş bayağı İslamofobi’ye dönüşmüş halde.
Kongre Üyesi Andy Ogles hatta “minik Muhammed” diyor Zohran’a.
Şimdi oturup uzun uzun tartışabiliriz.
Vaatleri gerçekçi mi yoksa propaganda mı?
Poz mu kesiyor yoksa harbici mi?
Ama asıl mesele başka.Yıl olmuş 2025.
Bu ülkede Müslüman’a hala terörist...
Halkı gözetene komünist deniyor.
New York’a şeriat geldiği falan yok tabii ki.
Ama galiba biraz vicdan, biraz adalet, biraz da mantık gelse hiç fena olmaz.
Kimden gelirse gelsin.
Zohran Kwame Mamdani
‘BABA’ DEĞİL ‘BABACIK’
NATO Genel Sekreteri Rutte başımıza fena iş açtı.
İran ve İsrail’i “kavga eden çocuklar”...
Trump’ı da kavgayı ayıran “daddy” yapıverdi.
Biz bu zamana kadar:
Müslüm Baba’yı...
Godfather Marlon Brando’yu...
Süleyman Demirel’i “baba” bildik.
Bu zoraki benzetme olsa olsa “babacık” olur, “babişko” olur.

FAZLA BÜYÜK ŞEYTAN
İRAN için Amerika “Büyük Şeytan”, İsrail “Küçük Şeytan”dır.
İsrail ile gerçekten dişe diş, cesurca çarpıştı İran ama...
Amerika’ya verdiği cevap fazla sönük, fazla koordineli, fazla mizansen kaldı.
“Küçük şeytan falan tamam da bunun büyüğüyle uğraşılmaz. Hiç başımıza iş almayalım şimdi” mi dedi İran acaba?
MİZAH USTASI
TRUMP’ın Başkan Yardımcısı Vance anlatıyor...
Bir gün Oval Ofis’te oturmuşlar bir devlet başkanıyla hararetli bir görüşme yapıyorlar.
Trump, Vance’e yanına gelmesini söylüyor.
Vance gidiyor.
Trump’ın masasında kırmızı bir buton var.
Vance’e dönüyor...
“Bu görüşme hiç iyi gitmiyor” deyip aniden kırmızı butona basıyor.
Vance şok...
“N’oldu Sayın Başkan? Ne yaptınız?” diye sorunca Trump patlatıyor espriyi.
“NÜKLEER.”
Vance daha şoku atlatamadan içeri bir Beyaz Saray görevlisi elinde diyet kola ile giriyor.
Trump’ın kola butonu
o kırmızı buton.
Bu Trump mizah ustası mı, kara mizahçı mı bilemedim.
Ama Vance katıla katıla gülerek anlattığına göre herhalde hepimiz emin ellerdeyiz.

VARSA HEMEN SİLİN
HEM gülmekten kendimi alamadığım hem de kara kara düşündüğüm bir olay oldu bu hafta.
21 yaşındaki Norveçli Mads Nikkelsen tatil için New York’a gitmeye
karar veriyor.
Yakınlarındaki Newark Havalimanı’na iniyor.
Aylardır anlatıyorum, hatırlarsınız... Havalimanlarında insanlar sık sık rastgele sorgulanmaya başladı.
Bizim Mads da kenara çekiliyor.
Anlattığına göre kendisine “uyuşturucu kaçakçısı mısın? Terörist misin?” gibi sorular soruyorlar.
Yetmiyor... Mads’ın telefon şifresini istiyorlar.

Vermezse?
5 bin dolar ceza ve 5 yıl hapisle tehdit ediyorlar.
Sonra da telefonunda ABD Başkan Yardımcısı Vance’in fotoşopla oynanmış fotoğrafını buluyorlar.
Güya bu sebepten Mads’ı derhal sınır dışı ediyorlar.
Yetkililer “asla ve kat’a bir fotoğraf için sınır dışı etmedik. Mads uyuşturucu kullandığını itiraf etti ondan ettik” diyorlar.
Olayın gizemi bir yana dursun...
Siz siz olun telefonunuzda bu tarz fotoğraflar varsa derhal silin.
Silmeden buraya asla gelmeyin.
Paylaş