Yunus Paksoy

Yunus Paksoy

yunus.paksoy@hurriyet.com.tr

Bugün aslında dündü

1993 yılında vizyona giren “Groundhog Day” filmi, yani Türkiye’de bilinen adıyla “Bugün Aslında Dündü”, her sabah kalktığında aynı günü yaşayan bir hava durumu sunucusunun hikâyesiyle başlıyordu.

Haberin Devamı

Filmde bir adamın, kaçamadığı o döngü içindeki çaresiz çırpınışını izliyoruz.

Şimdi bu film benim aklıma nereden geldi?

*

Trump ve Netanyahu’nun İran’ın üzerine attığı ilk bombaların üzerinden tam 65 gün geçti.

Ateşkes ilan edileli tam 1 ay oldu.

Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda İran’ın ablukasına uyguladığı ablukanın üzerinden ise üç haftadan fazla geçti.

*

Bu süreçte iki taraf bir kez oturdu konuştu ve anlaşamadı. Üzerine bir daha oturup konuşmak için konuştular... Onda da neyi oturup konuşacakları konusunda anlaşamadılar.

Geldiğimiz noktada tam bir kördüğüm var yani.

Trump‘ın “ablukaya abluka” stratejisinin her şeyi kötü götürdükleri bir süreçte en mantıklı ve bana göre tek mantıklı hamle olduğunu da sizinle bu köşede uzun uzadıya tartıştık.

*

Tüm bu yaşananlardan sonra Trump’ın duyurduğu “Özgürlük Projesi” adı verilen operasyonun sebeplerine bakalım bir de.

Nedir bu mesele?

Haberin Devamı

Trump’a göre Hürmüz’de İran ablukası yüzünden mahsur kalan tankerlere eskortluk yapıp İran’ın blokajını delmek.

Sebep olarak “insani sebep” denmesi ve bu işin uluslararası sularda yapılması detayları önemli.

Neden mi?

Çünkü ben bu operasyonda iki mantık görüyorum:

 

1- İran, ABD donanmasının Hürmüz’de cirit atıp tankerleri tek tek ablukadan kaçırmasını oturup izlerse ablukası fiilen sona erdirilmiş olacak.

 

2- “İran’ın eli armut mu topluyor” diye düşünüyorsanız ve “mutlaka müdahale eder” diyorsanız
bu sefer de İran, ABD’ye “saldırmış” olacak.

*

Geçtiğimiz hafta 1 Mayıs itibarıyla Trump’ın İran’a karşı Kongre’ye sormadan başlatmış olduğu destansı öfke operasyonunun 60’ıncı günü doldu.

Ne dedi Trump Kongre’ye yazdığı mektupta?

“Evet... Yasaya göre hakkım 60 gün ama ben 7 Nisan’da ateşkes ilan ettim. Düşmanlıklar sona erdi.”

Kendince mantıklıydı.

Peki İran, ABD tankerlerine ya da donanmasına ya da koruması altındaki gemilere saldırırsa...

İşte Trump için İran’a yeniden saldırmak için “meşru bir sebep” verecek hamle bu olabilir.

*

Şimdi yazının en başına yani bahsettiğim filme geri dönelim.

Haberin Devamı

- Bombalamak işe yaramadı.

- Liderleri teker teker öldürmek işe yaramadı.

- “Medeniyetinizi tarihten silip atarım” diye tehdit etmek işe yaramadı.

- Oturup konuşmak işe yaramadı.

- Hürmüz’deki abluka tek mantıklı hamle olmasına ve İran’ın canını yakmasına rağmen aylarca, belki yıllarca, sürdürülmesi gerekecek. O da Trump‘ın hızlı ve hemen sonuç alma ilkesine oturmuyor.

*

Şimdi daha haftanın başında İran, ki çok anlam da veremediğim sebeplerden, gitti Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve Hürmüz’deki tankerlere saldırdı.

Velev ki İran, Hürmüz’deki ablukayı savaşı başlatan taraf olma pahasına korumak için hamlelerine devam etti ve Trump’a saldırı kozunu verdi...

Haberin Devamı

En baştaki maddeye dönmüş olmuyor muyuz?

Daha fazla bombalama, belki Kalibaf’ı, belki Arakçi’yi belki bir düzine lideri daha öldürme ve tehditler...

Bu sefer işe yarayacağının bir garantisi var mı?

Yoksa Trump, İran’da aslında kendi Groundhog Day filmini mi çeviriyor?

Yakın zamanda karşılıklı saldırılar başlarsa kalkıp “bugün aslında dündü” dememek mümkün mü...

Bugün aslında dündü

BATTI BALIK

SİZİNLE sık sık anket paylaşmaya çalışıyorum.

İşler nerede, nereye gidiyor anlamamız için iyiden iyiye çok bariz bir tablo çiziyor.

Trump’ın “topal ördek” olmaya koşarak yaklaşması artık neredeyse hemen
hemen kesin.

Şöyle bir bakalım...

En yeni yapılan anket, ABC ve Washington Post’un Ipsos’a yaptırdığı anket.

Haberin Devamı

Trump’ın performansı göz kanatıyor. Eminim Oval Ofis’te ve Cumhuriyetçi Parti’de de yürek hoplatıyordur.

Trump’a karşı olanların oranlarına bir bakalım...

- Hayat pahalılığı: Yüzde 76.

- Enflasyon: Yüzde 72.

- İran savaşı: Yüzde 66.

- Ekonomi: Yüzde 65.

- Göçmen politikası: Yüzde 59

En güçlü vaatlerle geldiği konularda bile Trump dibe batmış halde.

Kasım ayındaki seçimlerde hezimet bağıra bağıra gelirken Trump’ın politikalarını ne bugün ne de yarın seçimlere göre analiz etmek gerek.

Çünkü benim buradan görebildiğimi Oval Ofis’ten çok daha iyi görüyorlar.

Ne bu rakamlar buradan döner ne de seçim.

Yani sözün özü...

Battı balık yan gider.

YOK ÖĞRENMEYECEK

MADURO’nun kaçırılması Trump’ın güç algısını feci bir şekilde gerçeklikten uzaklaştırdı.

Haberin Devamı

İran’da yaşadıkları hâlâ Trump’ı yeryüzüne döndürmemiş olacak ki...

Şimdi de şöyle dedi:

- Küba’yı hiç vakit kaybetmeden ele geçireceğiz.

- İran’dan dönüşte belki USS Lincoln kıyıya 100 metre yanaşacak.

-“Teşekkürler, teslim oluyoruz” diyecekler.

*

Trump’ın hatırlamadığı ya da zafer sarhoşluğundan unuttuğu bir şey var...

Maduro bile ablukayla teslim olmamıştı.

İran da olmadı.

Küba da olmuyor.

*

Bunlardan hiçbiri pes etmedi ama ben ediyorum.

Yok, sanırım Trump hiç öğrenmeyecek.

Bugün aslında dündü

PARKIMA DOKUNMA

TRUMP bu gidişle beni resmen protestocu yapacak.

Washington D.C. ve Virginia arasında doğa harikası bir ada var. Adı East Potomac Park.

*

Öyle lafın gelişi doğa harikası demedim.

Yemyeşil bir park. Dünyalar güzeli ağaçları. Mart-nisan gibi açan kiraz çiçekleri. Çocuk parkları. Mangal alanları. Bisiklet yolu ve de bir golf alanı...

Buraya taşındığımdan beri kaç kez geldim hatırlamıyorum.

Kâh yalnız başıma, kâh bir zamanlar köpeğimle, kâh hanımla ve çocuklarımla...

*

Ben bu kadar şeyi niye anlattım?

Çünkü Trump yönetimi bu adanın bir bölümünde bulunan golf alanını tüm adaya yaymak istiyor da ondan.

Şimdi o golf sahasını kapatmışlar, 4 Mayıs’tan beri kepenk indi.

Yenileyeceğiz” diyorlar ama yenileme dedikleri şey bambaşka bir şey.

*

Ünlü bir mimara çizdirmişler. Turnuvalar falan gelecekmiş, zenginler, pahalı üyelikler...

Yani bizim gibi sıradan vatandaşların, hafta sonu mangal yakıp ailemizi götürdüğümüz o ücretsiz, halka açık alan tarihe karışıyor.

Bahçeler, anıtlar, mini-golf bile kaldırılıyor. Ağaçlar kesiliyor, yollar daralıyor, halkın kullanım alanı daralıyor.

*

Sinirim tepemde.

Beyaz Saray’ı zaten yıktın balo salonunu yaptırıyorsun. Bari milletin yeşiline ilişme.

Parkıma dokunma” diye pankart hazırlayıp Beyaz Saray’ın önüne dikilesim var.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları