Herkes gibi siz de Mutabakat Zaptı’nın İran için bir zafer olduğunu düşündünüz mü?
Büyük ihtimal ‘evet’tir bu sorunun cevabı. Hatta İran’ın Trump’ı nasıl dize getirdiğini ve ABD’nin nasıl hezimete uğradığını mutlaka eş dost ortamında tartışmışsınızdır bile.
*
İran, zaptta hiçbir taviz vermemişti. Üstüne onlarca yıldır boğazını sıkan, ayaklarına pranga vuran petrol yaptırımları ABD tarafından kaldırılmış ve dondurulmuş varlıkları da serbest bırakılmak üzereydi.
Aylarca yaşanan sıkıntılardan sonra oluk oluk akmaya başlayan petrol parası, Kalibaf’ın devlet kanalındaki röportajında şu cümlelerle dile dökülmüştü.
- Petrol yaptırımları kaldırıldı ve petrolü yüzde 20 daha pahalıya satıyoruz.
- Hürmüz Boğazı, içinden geçen trafik her geçen gün azaldığında değil, arttığında değerlidir.
Graham, Hürriyet okuyucularının çok yakından tanıdığı bir isim. Özellikle geçtiğimiz sene içerisinde bu köşede kendisini defalarca çekiştirmiştik.
Güney Carolina’dan çok İsrail’e gitmesi, Suriye’de YPG/PKK’nın yanında durması, ABD’nin Ortadoğu’da İran ile savaşa girmesi ve Körfez ülkelerine parmak sallanması konularında tam bir ustaydı.
Graham, bir Senatör’den ötesiydi. Adeta Kongre’nin en güçlü dış politika kollarından biriydi.
*
Graham’ın ölümü deyince aklıma bir açıklaması geliyor...
İran ile savaş için varını yoğunu ortaya koyan Graham, ilk bombalar düştükten 10 gün sonra Fox News’e çıkmıştı.
Savaş şiddetle eleştirilirken televizyondan veryansın edip şunları söylemişti:
-Tüm Yahudi düşmanları, tüm içe kapanalımcılar...
İşin ilginç yanı... Her iki soruya da olabildiğine olumsuz bakanların her iki sorunun cevabına yönelik de yeterli teknik bilgisi olmamasıydı.
O zaman ben de hem şüpheye yer kalmayacak şekilde tekrardan anlatayım hem de kanaatimi bildireyim.
*
CAATSA’nın kaldırılacağı müjdesi kendiliğinden Trump tarafından Beştepe’de verildi.
En yaygın karamsarlık şu oldu: Yok ki öyle bir yetkisi. Kongre diye bir şey var ABD’de.
İnanır mısınız bilmem ama... Başkan tam yetkili.
Burada iki seçenek de var:
Her ne kadar KAAN motorları için Kongre süreci bugün itibarıyla bitmiş ve satış onaylanmış olsa da her ne kadar CAATSA için Kongre onayına ihtiyacı olmasa da F-35’ler için bu şüphe isabetli.
*
Fakat... Ankara’ya sadece Trump yönetimi değil, Kongre’den iki partili bir heyet de geldi.
Senato Dış İlişkiler Komitesi Kıdemli Üyesi Senatör Shaheen, Senatör Coons, Senatör Rounds ve Temsilciler Meclisi Üyesi Turner, dün bir brifing verdi.
Brifingin en önemli konularından biri, Türkiye’ye satılması artık iyiden iyiye konuşulan F-35’lerdi.
*
Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasını sağlayan yasayı yazan Senatör Shaheen, bir hayli olumlu konuştu.
“Çaresizlik, bir sorunu çözecek veya bir durumu değiştirecek çıkar yolun, çözümün veya imkânın olmama durumudur” diye karşıma çıktı.
Her ne kadar bu açıklama tam olarak kelimeyi karşılasa da ben size alternatif bir çözüm sunacağım. Hem de somut bir örnekle.
*
Netanyahu, Trump’ın uçağa atlayıp Türkiye’ye geleceği günün sabahında Washington saatiyle 07.00’de Fox News’e çıktı.
Bilen bilir...
Bu hafta ABD’de cehennem sıcakları vardı.
Tüm hafta boyunca Washington’da hava 40 derece üstünde seyretti. New York da pek farklı değildi.
Malum... Amerikalılar tıpkı biz gibi klimasız yaşayamayan insanlar.
Yazın terlemeden dışarıda iki dakika durmak mümkün değilken her yerde içerisi 18-20 derecede buz gibi olur.
*
Yalnız bu işin bir de elektrik şebekesitarafı var.
Bu tür çöl sıcaklarında herkesin klimalara, vantilatörlere yüklendiği bir senaryoda şebekeye fazla yüklenme olmasından korkulur.
Bu sebeple
“America First” yani “Önce Amerika”
Yalnız hem Trump hareketi içinde hem de Demokratlarda “Önce Amerika” değil de “Önce İsrail” ve “Önce Yunanistan” diyenler sürüyle.
Bunlar Amerikan değerleri ve Amerikan çıkarları kisvesi altında bazen ırktan, bazen gönülden, bazen bağış yoluyla yabancı ülkelerin çıkarları için ciddi mesai harcayan tipler.
*
ABD Başkanı ile geçen çarşamba Oval Ofis’te yaptığım mülakattan sonra Washington, Tel Aviv ve Atina çalkalandı dediğimde inanmayanlar olduysa rica edeceğim sıkı dursun... Ve okumaya devam etsin.
Trump’ın Hürriyet’e verdiği cevaplar akabinde ABD’deki en büyük Yunan lobilerinden “Yunan Amerikan Liderlik Konseyi” resmen ülke çapında tabandan eylem çağrısı başlattı.
Amerika’daki her Yunan, bölgesindeki Kongre üyesinin ofisini arasın ve
Sadece bizde de değil tabi... Washington, Tel Aviv ve Atina’da da ses getirdi.
Şu saydığım üç başkentte infial yaratması sürpriz değildi. Fakat Türkiye’ye verilen “müjdeler” arasında öyle birkaç şey cımbızlandı ki umarım son kez açıklanmaya değer.
*
Trump’ın sık sık kullandığı bir kalıp var. “Erdoğan hep benim yanımda oldu. Her istediğimi yaptı.”
Şimdi bunu bir açalım...
Trump’ın bu döneminde giriştiği iki büyük macera vardı. Herkese “tarafınızı seçin” dediği iki macera.
İsrail’in yanında durduğu