Yalçın İşcan

Göz tansiyonu sebebi ile yaşanan görme kaybı ihtimalini azaltmak için ipuçları

12 Ocak 2021
Glokom (göz tansiyonu) hastalarının ilaç ve ameliyat tedavilerinin ötesinde sağlıklarını nasıl kontrol altına alabilecekleri konusunda, nelere dikkat etmeleri gerektiğine yönelik, çok merak edilen bazı konulara açıklık getirmek isterim.

Glokom (göz tansiyonu), dünya çapında yaklaşık 60 milyon insanı etkileyen bir hastalık ve görme kaybının önde gelen nedenlerinden biridir. Tedavi, glokomun ilerlemesini yavaşlatabilir, ancak tamamıyla durdurmak mümkün değildir. Uzun zamandır yaşam tarzı seçimlerinin glokomda bir rol oynamadığı düşünülüyordu. Son zamanlarda yapılan birkaç çalışma, yaşam tarzı ile ilgili bileşenlerin hastalık için önemli bir risk faktörü olan göz içi basıncını etkileyebileceğini gösteriyor. Bu noktada bazı alışkanlıkların, ilaç ve ameliyatın ötesinde görme kaybı riskini en aza indirmeye yardımcı olabileceğini hatırlatmak isterim.

Nelere dikkat edilmeli?

Düzenli egzersiz yapın

Yakın zamanda yapılan bir araştırma, orta düzeyde fiziksel aktivite yapan kişilerin, glokom gelişme riskinin yapmayanlara kıyasla yüzde 73 daha düşük olduğunu gösterdi. Bunun nedeni, egzersizle göz içindeki kan akışının ve basıncının değişebilmesidir, bu da glokom riskini etkileyebilir. Tabi burada dikkat edilmesi gereken husus ağır egzersizden kaçınmak gerektiğidir.

Ölçülü kahve için ya da kahve yerine çay için

Son yapılan bir araştırmaya göre, günde en az bir fincan sıcak çay tüketenlerin, sıcak çay tüketmeyenlere kıyasla glokoma yakalanma olasılığının yüzde 70’ler düzeyinde azaldığını göstermiştir. Az miktarda kahvenin faydası olur, ancak aşırı kafein alımı önerilmemektedir. Bir çalışmada da, beş veya daha fazla fincan kafeinli kahve içmenin glokom gelişme riskini artırdığı bulundu. 

Peki, çay nasıl yardımcı olur? Çayda bulunan antioksidanlar ve flavonoidler, vücudun serbest radikal hasarının zararlı etkilerini önleme yeteneğini artırabilir.

Meyveler ve sebzeler (özellikle yeşil yapraklı) açısından zengin bir diyet yapın

Yazının Devamını Oku

Katarakt ameliyatında hangi göz içi lensi tercih edilmelidir?

28 Aralık 2020
Katarakt, saydamlığını yitirmiş olan doğal mercek nedeniyle görme kaybına yol açan göz hastalığıdır. Katarakt operasyonu, bu saydamlığını yitirmiş olan doğal merceğin alınıp göz içine yapay mercek yerleştirme işlemidir. Bu sayede hasta tekrar görme yetisini kazanmış olur. Takılan bu göz içi merceklerin gelişen teknoloji ile çeşitliliği ve verimliliği çok arttı. Daha önce sadece uzağı göstermek üzere kullanılan bu mercekler yakını ve ara mesafeyi gösterecek şekilde geliştirilmiştir. Bu merceklerin hangisini tercih edeceğiniz elbette doktorunuzla birlikte vereceğiniz bir karardır.

Mercek çeşitleri hakkında günümüzde çok ciddi bilgi kirliliği var ve hangi merceği tercih edeceğiniz konusunda zihninizin ciddi bir şekilde karışık olduğunu tahmin edebiliyorum. Mercek seçiminde nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda doktorunuza danışırken doğru sorular sormanızı sağlayacak bir rehber niteliğinde bilgiler vermek isterim.

Hangi merceği tercih ettiğiniz hayat kalitenizi baştan aşağı değiştirebilecek düzeyde önemli bir karardır. Otuz yıl önce tüm hastalara katarakt ameliyatı ile aynı tip lens takılmakta idi. Son yirmi yılda, göz içi mercek teknolojileri hastalarımıza, genç ve sağlıklı görmeyi geri getirmeye izin verecek duruma ulaşmıştır, ancak bu çoklu seçenekler nedeniyle, lens seçimi kafa karıştırıcı bir süreç olabilir. Katarakt ameliyatı ile takılan göz içi lenslerle ilgili en büyük sorun, bu lensleri prova edemiyor olmamızdır. Diğer bir zorluk da memnuniyetsizlik durumunda lensin çıkarılmasının takılmasından daha fazla risk içeriyor olmasıdır. Katarakt lensi seçmek, aşağıdakiler dahil birçok kişisel faktöre bağlıdır. Bu konuda göz hekiminiz ile detaylı konuşup beklentilerinizi gerçekçi bir düzeyde tutmalısınız ki sonrasında hayal kırıklığı yaşamayın.

Nelere dikkat edilmelidir?

Öncelikle belirlemeniz gereken husus gün içinde hangi aktiviteleri yaptığınız ve mümkünse hangilerini gözlüksüz yapmak istediğinizi belirlemektir.

Sigortanız tarafından kapsanan standart lenslerden daha fazlasını alabilecek bütçeniz olup olmadığı önemli bir detaydır.

Gözlüksüz en net hangi mesafelerde görmek istediğiniz önemlidir. Yakın (okuma), orta (bilgisayar ekranı) veya uzak (araç sürmek) mesafe kararınız bir diğer önemli detaydır.

Göz içi lens gücünü belirlemek için bir dizi göz ölçümü yapılır. Bu ölçümler daha sonra yeni lensinizin ideal gücünü hesaplamak için karmaşık matematiksel denklemlerde kullanılır. Bu bilgiler ışığında ölçümler ve detaylı muayene sonrası doktorunuzla aşağıdaki lens gruplarından en uygununu belirlemeye sıra geldi.

Genel olarak lensler üç sınıftır,

Yazının Devamını Oku