Paylaş
Anlayış ve bakış. Dün söylemiştik, bugünkü CHP yönetimin muhatabı ne Kemal Kılıçdaroğlu ne de Gürsel Tekin değil. CHP yönetimi aslında ‘tek adam ve iktidarla mücadele’ adı altında ‘kantarın topuzunu kaçırarak’ devletin kurumları ile çatışıyor. Bunu yaparken de zaman zaman haklı da olsalar, diyaloğa kapalı, sert ve uzlaşmaz tavır sergileyerek, haklıyken haksız konuma da düşüyorlar.
Bir siyaset duayeni dedi ki, Necmettin Erbakan’ın partisi defalarca kapatıldı. Binlerce kişinin ağzının içine baktığı Alparslan Türkeş, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel gibi isimler hapishanelere düştüler. Siyasi yasaklı oldular. Tabii ki doğru değildi. Ama bu isimler hiçbir zaman devlet olgusu ile karşı karşıya gelmedi.
Ben de bu sözlere karşı devlet siyasallaştı, tek adam rejimi var, o zaman başka gibi itirazları duyar gibiyim.
Dikkat çekmek istediğim iki şey var. Devletle karşı karşıya gelinmez, zıtlaşılmaz. Diyalog yolu asla kapalı olamaz. Bu iki şey kavga demektir. Kavga da hele hele sokağa dökülme tehlikesi varsa asla taraf bulmaz. Benden söylemesi.
Ne demek Gürsel Tekin ile görüşmem. Cesaretleri varsa gelsinler. Dinlersin, diyeceğini dersin. Medya aracılığı ile PR mantığı siyasete uymaz. Hele haklı olduğuna inanıyorsan. CHP kurultayına bakan mahkeme İstanbul’a kayyum kararını istedi. Ya çizelge bozuldu diye 38. Kurultay Delegelerinin tamamının delegeliklerini iptal ederse ya da bugün yarın en geç 15 Eylül’de mutlak butlan çıktığında ne yapacaksın? Halkı sandığa götürebilirsin, sağduyu sahibidir. Ama kimse sokağa çatışma ortamına sokamaz. Herkes böyle bilsin.
HER ŞEY DOĞRU GİTMİYOR TABİİ Kİ
Zoom toplantısı ile başlayan İstanbul İl Kongresi ile ve 38. kurultay ile ilgili süreçte ‘her şey normal gitti’ diyebilir miyiz? Bunun böyle olmadığını, Kemal Bey ve taraflarından önce değişimci dediğimiz grubun içindekiler söyledi, olaylar bu noktaya geldi.
CHP’de değişim sürecinin mimarı Gürsel Tekin’i partiden atmaya kalk, Kemal Kılıçdaroğlu’na en üst düzeyde ihraç sopası salla, itirafçı Ertan Yıldız, Bakırköy Belediye Meclis Üyesi Ertan Yıldız hâlâ CHP üyesi. Olmaz.
YENİ FETÖ KİM OLACAK SİYASETÇİ Mİ, DİN ADAMI MI
Bu mücadelenin sokağa taşması demek, sertlik, başka siyasi hedefin habercisi. Adına Ekim Partisi (Ekim Devrimi, Ekrem İmamoğlu) ya da başka bir isim deyin, Fazilet Partisi’nin yenilikçi-gelenekçi ayrımı benzeri oluşum içinde olduğu haberleri Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu tarafından yalanlanmadı. Gazeteciler soru sormayı unuttu, soran da olmadı.
CHP’de kim egemen olacak kavgası sadece CHP içi bir mücadele değil. Bazı CHP’liler FETÖ anlayışını partimizin yanından geçirmeyeceğiz diye tetikte. Hikmet Çetin’in bu yaşta kapı kapı dolaştırılması tepki ile karşılanıyor. Siyaseten yukarıdan bakmak lazım diyen bazı CHP kurmayları, Fetullah Gülen öldü. Ama onu destekleyen uluslararası zeminlere yeni bir FETÖ lazım. Bu tecrübeli isimler halkı sokağa dökerek Türk Baharı yaratacak bir siyasi zemin çabasına dikkat çekiyor. Ve bu yeni FETÖ din adamı kisvesinde olmayacak. Siyasi bir lider adayı ve parti olacak.
Dünya yeniden şekillenirken üzerimizde oynanan oyunlara dikkat. Bağırmadan, çağırmadan, diyalog yolunu kapatmadan. Bize ‘ağabey’ diyen CHP kurmaylarına duyurulur.
GÜNÜN SÖZÜ
Efes Selçuk’tan Çamlık Atatürk Evi için acil çağrı: “İnatlaşma değil çözüm istiyoruz. Atatürk Evi kaderine terk edilemez. Biz bunun sonuna kadar takipçisi olacağız.”
ADD Selçuk Şube Başkanı Kerim Akgüneş
ALGILANAMAYAN FARK TEOREMİ
SİYASET kendi içinde kaynarken, ekonomi toplumun birinci önceliği olmaya devam ediyor. Genç insanlar bu konuda buluşlar yapıyor, teoriler geliştiriyor. Ekonomist Yağız Kutay da bu isimlerden birisi. Pencere Gazetesi’nde ve şahsi X hesabından (@yagizkutayisik) yazdığı son yazılarda orta direğin yeni tarifini ve beklentilerini ‘algılanamayan fark teoremi’ başlığı altında çok güzel izah etmiş.
Orta Direğin ‘madem öyle neden daha iyi yaşamayayım’ bakışı ile eskiden üst sınıfa öykünerek yapılan ‘gösteriş harcamalarının’ günümüzde ‘kaybolan anlam dünyasının’ telafisine vurgu yapan Yağız Kutay, buna gerekçe olarak tasarrufun geleceğe açılan kapı olmaktan çıktığını gösteriyor. Kısaca Yağız Kutay ekonomik krizin sosyolojik analizini hatta ekonomik krizin felsefesini davranışsal ekonomiyi kullanarak yapıyor.
GOOGLE’DAN BAŞKA ARAMA MOTORLARI
İŞTE Google yerine kullanabileceğiniz alternatif arama motorları tabii ki vardır! Bugün Google ve YouTube başta olmak üzere birçok hizmete Türkiye’den ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden erişim sağlanamadı. Sabah saatlerinde başlayan kesinti, kullanıcıların e-posta, harita ve video gibi temel Google hizmetlerine ulaşmasını engelledi.
Bu durum hem bireysel kullanıcılar hem de iş dünyası için ciddi aksamalara yol açtı. Kullanıcılar ise alternatif arayışına yöneldi.
Peki, Google dışında hangi arama motorlarını tercih edebiliriz? İşte öne çıkan seçenekler:
1- Yandex: Rusya merkezli Yandex, Türkiye’de de ciddi bir kullanıcı tabanına sahip. Haritalar, e-posta ve bulut depolama gibi entegre hizmetleriyle yalnızca bir arama motoru olmanın ötesinde geniş bir ekosistem sunuyor.
2- Bing: Microsoft’un geliştirdiği Bing, dünya çapında en yaygın kullanılan arama motorlarından bir tanesi. Görsel arama konusundaki güçlü altyapısı, Microsoft Office ve Windows ekosistemiyle entegrasyonu sayesinde özellikle iş dünyasında tercih ediliyor.
3- Yahoo Search: Son yıllarda popülaritesi azalmış olsa da Yahoo, hâlâ belirli bir kullanıcı kitlesine sahip. Özellikle e-posta hizmetiyle bütünleşik yapısı, bazı kullanıcılar için tercih sebebi.
4- Baidu, Inc.: Çin merkezli en büyük arama motoru. Arama motorunun yanı sıra yapay zekâ, haritalar, çeviri, bulut hizmetleri ve otonom sürüş teknolojileri gibi birçok alanda faaliyet gösteriyor.
5- DuckDuckGo: Gizlilik odaklı arama motoru DuckDuckGo, kullanıcı verilerini saklamaması ve kişiselleştirilmiş reklam göstermemesiyle öne çıkıyor. “İzlenmeden” internette arama yapmak isteyenler için ideal bir alternatif.
Paylaş