Veysel Eroğlu anlatıyor: İstanbul’un su sorununu nasıl çözdük!

Su ve kuraklık üzerine görüş belirten uzmanlara yerimizin imkânı ölçüsünde yer vermeye çalışıyoruz. Kuraklık konusunda neredeyse iki yıla yakındır yazılar yazıyor, uyarılar yapıyoruz. Tarlaya, bahçeye, derelere ve Ergene’ye bakınca, Istrancaların suyunun nasıl ‘boca’ edildiğini gördükçe büyük bir felaketle karşılaşacağımızı kestirebiliyorduk. Su, toprak ve ormancı hocalarımızı sık sık dinliyorduk. Bu arada Kenan Mortan gibi iklim dengesizliğine küresel ısınma gözüyle bakan bilim yazarlarına da söz veriyoruz.

Haberin Devamı

Şimdi sırada Prof. Dr. Veysel Eroğlu’nda...

Prof. Dr. Nurettin Sözen’den sonra Tayyip Erdoğan’ın İTÜ ekibinden İSKİ’nin başına gelen Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Afyon -bir kez de İzmir- milletvekili olarak geçen döneme kadar sırasıyla eski İSKİ, DSİ ile Orman ve Su İşleri bakanlıklarında bulundu. Bu köşenin tüm hacminin 1.5 misli uzunluğunda ‘cevap’ gönderdi. (Yazının tümü Eroğlu’nun sitesinden okunabilir.)

Köşemizde ‘Ergun Göknel açıklıyor: Kuraklığı karşı acil önlem’ başlıklı yazıda Göknel, Eroğlu’nun İstanbul’un 2071’e kadar su sıkıntısı olmayacağını söylediğini hatırlatıyor. Eroğlu da, Göknel’in tarihindeki en büyük susuzluğu yaşayan İstanbul’u Kerbela’ya döndüren kişi olduğunu iddia ediyor.

Prof. Eroğlu, halkın bidon ve kovalarla tanker yolu gözlediğini, İstanbul’a tankerle su taşındığını, kentin çöp dağlarından geçilmediğini, hava kirliliğinden gözün gözü görmediğini, 1993’te metan gazından Ümraniye Hekimbaşı çöplüğünün patladığını, 40 gecekonduyu yuttuğunu ve 38 kişinin öldüğünü, Haliç’te hiçbir canlının yaşamadığı belirtiliyor.

Haberin Devamı

“O dönem İstanbul’un nüfusu 6.5 milyondu ve İSKİ şehre su veremiyordu. Yalova’dan tankerlerle su taşınıyor, ‘yağmur bombası’ projesi gündeme getiriliyor, gereken verim alınmıyor, bomba İSKİ tarafından deneniyor, Batılı şirketler İSKİ’yi parasal olarak sağıyorlar!

ERDOĞAN’LI YILLAR

İstanbul’un susuzluk, çöp dağları ve hava kirliliği ile mücadele ettiği yıllarda, Tayyip Erdoğan 27 Mart 1994’te İBB Başkanı oluyor; kendisi de İSKİ’nin başına getiriliyor. “Yoğun çalışmalar sonunda, 1 Ocak 1995 saat 08.59’da su kesintisine son verileceğini ilan ettik. İlk olarak şebekeleri yeniledik ve 7 dereden 7 tepeye suyu iletmek için çalışmalara başladık. 1995’te Istranca’nın sularını 7 barajla çözdük, İstanbulluların hizmetine sunduk; yani yıllık 235 milyon metreküp suyu şehre getirdik. İSKİ ayrıca 1996’da Şile Keson kuyularını ve 1998’de de Sazlıdere Barajı’nı hizmete alarak yıllık 85 milyon metreküp suyu daha devreye almıştır. 1994’ten 2019’a kadar 25 yılda İstanbul’a muazzam içme suyu yatırımları yapılmıştır. Bu dönemde İSKİ 600 adet tesisi İstanbul’un hizmetine sunmuştur.”

Haberin Devamı

BÜYÜK MELEN PROJESİ

1994 öncesi İstanbul’da yaşanan su sıkıntısının Erdoğan’ın İBB Başkanı olduğu dönemde çözüldüğünü, İSKİ ve DSİ marifetiyle yeni projeler geliştirildiğini bildiren belirten Eroğlu, “16 milyonluk bir şehrin gelecek 10 yılını, 20 yılını ve hatta 50 yılını planlamak gerekmektedir. İstanbul’a köklü çözüm olacak Melen Projesi’ni hayata geçirdik. İstanbul’un içme suyu ihtiyacını 2071 yılına kadar teminat altına alan Melen Projesi, Cumhuriyet tarihinin en büyük içme suyu temin projesidir.

Biz İstanbul’un altyapısını tamamen değiştirerek, şehrin gelecek 100 yıllık altyapı tesislerini inşa ettik. 2071 derken kastettiğimiz buydu. Biz inşa ettiğimiz muazzam tesislerle 25 yıl boyunca İstanbul’a kesintisiz su verdik ve şehrin nüfusu 18 milyona yükselmesine rağmen herhangi bir su kesintisi olmamıştır” diyor.

Haberin Devamı

Keşke Melen Projesi üzerinde yapılan yanlışlar da gündeme getirilseydi.

BARAN HEM KORKUTTU HEM DE SEVİNDİRDİ!

SON yıllarda sponsoru olduğu konferanslarla ve ilginç projelerle adından sıkça söz ettiren Sezgin Baran Korkmaz’ın SBK Holding merkezi ile holdingin bünyesindeki 6 şirkete 132 milyon dolar kara parayı akladıkları gerekçesiyle operasyon yapıldı. Geçtiğimiz aylarda mahkeme kararıyla el konulan malları üç gün sonra verilen yurtdışına çıkış yasağı ile kendisine iade edilen Korkmaz’ın, bu operasyonu önceden haber aldığı ve tekneyle Güney Kıbrıs üzerinden Lübnan’a gittiği öne sürülüyor.

Çocukken ayakkabı boyacılığı yaptığını gururla açıklayan Sezgin Baran Korkmaz’ın geçen 30 küsur yılda, Amerika’da ortaklıklar kuracak kadar, üstelik Amerika Birleşik Devletleri’ni dolandıracak ve Türkiye’ye de enerji yatırımcısı olarak tanıtacak kadar güçlü ilişkileri nasıl kurduğu nedense hiç merak edilmiyor.

Haberin Devamı

Korkmaz, holdingini Türkiye ve komşu coğrafyalardaki sıkıntılı varlıklara odaklanan bir risk sermayesi şirketi olarak tanıtsa da, zor durumda bulunan şirketlere çeşitli yöntemlerle el koyarak onların mülklerine sahip olduğu zaman zaman az da olsa basına yansıyor.

Bir gazeteci yazdıkları doğru çıkınca sevinir. Biz sevinemedik çünkü her şey birtakım kimselerin gözünün önünde oluyordu. ABD’deki ortakları Kingston kardeşler ve Levon Termendzyan ile ilişkiler, SBK USA şirketi, Bodrum-Ardahan lahmacun ve çizmeler... Yıldırım hızıyla alınan mahkeme kararları, gazetecilere oyunlar ve tehditler.

Nasıl kaldırıyor? Neyin karşılığında, kimler aracı oluyorlar? Tehditler...

GÜNÜN SÖZÜ

“Karanlıktaysan gölgen bile seni yalnız bırakır.” Thomas Keneally

‘CHP’DE DANIŞMAN DEĞİL ANALİZCİYİM’

Haberin Devamı

ESKİ ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu, Kılıçdaroğlu’na danışman olarak getirildiğini yazdığımız yazıya (25.12.2020) şu açıklamayı gönderdi: “Yalçın Bayer’in köşesinde yer alan ve daha sonra tüm medyaya yayılan haber yorumlarda iddia edilenlerin aksine Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı değilim. CHP Genel Merkezi’nde ofisim veya makam odam yok. CHP üyesi olmadığım gibi, herhangi bir idari/siyasi pozisyona da atanmadım. Daha önce AK Parti’ye, kurumsal hizmet aldığı çok sayıda firmadan biri olarak hizmet sundum. Şimdi de başka birçok kuruma yapmakta olduğum gibi, CHP’ye seçmen profilleri ve oy verme davranışı ile ilgili veri analizi konusunda belirli bir süre ile kurumsal hizmet sunacağım.”

BİLİYOR MUSUNUZ?

CHP İzmir Milletvekili Özcan Purçu’nun, çalıştığı işyerlerinin kapatılması sonucu işsiz kalan binlerce müzisyen ve sahne sanatçısının (1 milyon kişi olarak hesaplanıyor) açlıkla karşı karşıya kaldığını söyleyerek, bunların pandemi süresince çektikleri maddi sıkıntılarının tespiti ve çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması istediğini...

Yazarın Tüm Yazıları