Yalçın Bayer

Yalçın Bayer

ybayer@hurriyet.com.tr

Rekorlar kıran savunma fuarı

İstanbul’da Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Savunma ve Havacılık Fuarı SAHA 2026, insanı müthiş etkiliyor. Bu fuar ne kitap ne tekstil ve ayakkabı fuarlarına benzemiyor.

Haberin Devamı



Bu etkinliğin tahtına ve tacına siz karar vermek zorundasınız. Her gördüğümüz ve dinlediğimiz unsurlar ‘rekor’ ile başlıyor. İlk üç günde 8 milyar dolarlık satış yapılmış. Geçen fuarda bu rakam 6 milyar dolarmış.

REKOR ARCA’DA

Bu yılki satış rekoru Arca firmasında. Tek başına top-mühimmat olarak 3.7 milyar dolarlık satışla başı çekiyor. Fuarda tanıtılan her ürün ve malzeme heyecanlandırıyor. 120 ülkeden 1700 savunma firmasının katılması da bir başka rekor olarak kayda alınıyor.

Rekorlar kıran savunma fuarı

SAHA İSTANBUL VE İDEF

Fuardan söz ederken önce SAHA İstanbul’dan söz etmek gerekiyor. Sunuşlardaki malzemenin şık ve kaliteli olması dikkat çekiyor. SAHA’nın, sektör üreticilerinden 130 ortağı; ayrıca kuvvet komutanlıklarından üyelikleri de var. Büyük bir yapı. SAHA İstanbul’un İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Baykar’ın Genel Müdürü Haluk Bayraktar.

Haberin Devamı

Savunma sanayisi konusunda bir firma daha var; İDEF. TSK orijinli. İki firma tek, çift yıllara göre etkinliklerini yapıyorlar. Başta İsrail olmak üzere birçok ülkeyi tedirgin eden füzemizin menzili (6000 km) dikkat çekti.

ÜÇÜNCÜ YILDIZ, BAYKAR’DAN

Baykar, fuarda önemli bir anlaşmaya imza attı. İnsansız savaş uçağı KIZILELMA’nın ilk yabancı kullanıcı ülkesi Endonezya olacak. 2028’e kadar 12 adet uçak teslim edilecek. Bu konuda önemli bir pazar var. Batı yapısı teknolojileri almakta zorlanan ülkeler, geçmişte TB2 BAYRAKTAR’da olduğu gibi KIZILELMA’ya müşteri olacak.

Savunma ve havacılık konularında ürün tasarlayan, konsept geliştiren büyük şirketler kadar onlara parça üreten, uygun maliyetle ve zamanında üretim yapan küçük şirketler de önemli. Türkiye otomotiv gibi teknolojilerden bu alana çok rahatlıkla geçip katma değeri çok daha yüksek savunma alanında ciddi bir pazara ulaşabilir. SAHA organizasyon olarak bunu ortaya koyan bir yapıda. BAYKAR, TUSAŞ, ASELSAN, MKE gibi büyük şirketler, küçüklere yol gösterecek.

‘BEN ÜRETİRİM’LE ELİMİZİ GÜÇLENDİRİRİZ

Haberin Devamı

Fuara damgasını Milli Savunma Bakanlığı ARGE’nin geliştirdiği kıtalararası balistik füze Yıldırımhan vurdu. 42 bin libre itiş sağlayan GÜÇHAN motoru ile ONUR helikopter motoru dikkat çekti. Bakanlık bu tür projelerle hem sistem tedarikinde sıkıntı çıkartan yurtdışındaki imalatçılar, hem de yurt içindeki imalatçılara önemli bir mesaj verdi. Gerektiğinde “Ben üretirim” dedi. Bu açıdan kaynak çeşitliliği, zor günlerde Türkiye’nin elini güçlendirecek.

BAYKAR’IN TEKNİK DEHASI           

Fuarda yakın arkadaşım Ahmet Bayraktar ile Baykar’ın standına gittiğimizde bir sürü ziyaretçi vardı; hepsi de savunma sanayisi üreticisiymiş... Yani bunlara ‘profesyoneller’ deniyor. Biraz sonra Genel Müdür Haluk Bayraktar geldi. Uzun süredir karşılaşmamıştık. Ortanca abi Selçuk Bayraktar, fuar sahasında yabancı konukları gezdiriyormuş.

Haberin Devamı

Bu arada Selçuk Bayraktar’ın bir özelliğini aile yakınlarından dinledik. Ona üniversitesinde bir hocası “Sen15 yıldır Amerika’ya gelmeyen bir dehasın, başarılı bir öğrencisin” dermiş. Ben bunu da yeni duydum. Belki de onun için kendisine Baykar’ın ‘Teknik Dehası’ unvanını vermişler. Haluk Bayraktar Baykar’ı dıştan yönetiyor. Ahmet Bayraktar ise Genel Müdür Yardımcısı olarak geçiyordu. Anne Canan Bayraktar da Baykar’ın Finans bölümünün yöneticisi... Bilgisayar programcısı saygın bir hanımefendi.

Rekorlar kıran savunma fuarı


ÖZDEMİR BAYRAKTAR’LA TANIŞMA

Baba Bayraktar’la eski Milletvekili Yalçın Koçak’la bir sohbet sırasında tanıştım. Her ikisi de çevrelerinde çok değerli ve zeki mühendisler olarak nitelendiriliyorlardı. Bir gün beni Florya’daki Atatürk Köşkü’nde yemeğe davet ettiler. Mühendis, doktor ve başka mesleklerde ve siyasetçi arkadaşlarından 15-20 kadar kişiydiler. İçlerinden biri, sanıyorum doktor profesör idi. “Yalçın Bey, size bir bilgi vermek istiyoruz.  Özdemir Bey’in oğlu Boğaziçili Selçuk, Amerika’da insansız uçak mühendisi oldu, arkadaşları olarak bizler, artık bu durumun kamuoyuna açıklanması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Haberin Devamı

Bir başkası bana dönerek şöyle konuştu:

Yalçın Bey, size güveniriz, ilk önce bunun duyurulmasını sizin yapmanızı istedik” der demez, bir başkası karşı çıktı ve arkadaşlarına dönerek, “Ne yapıyorsunuz, Özdemir Ailesi’ni casuslara öldürtmek mi istiyorsunuz” dedi.

İnsansız uçağı yapmak için Özdemir Bey’in çocuğunun tahsil aldığını bilmiyordum. Zaten bu sözcük yeni yeni konuşuluyordu.

Casusluk sözcüğü ise beni ürküttü.

Yemekte iki fikir karşı karşıya geldi, aralarında ciddi tartışmalar oldu. ‘Casus’ İsrail’di... Sonradan Özdemir Bey’den bunun ayrıntısını dinlemiştim. Çünkü kendisi o dönemki Yeşilköy’deki Hava Kuvvetleri Komutanlığı karargâhında bir generalle sık sık görüşüyormuş. Anlaşılıyor ki, komutan bu konulara meraklı.

Haberin Devamı

Komutan kendisine “Özdemir Bey, sınırdan Suriye’ye PKK kamplarına ateş ediyoruz, ne yazık ki isabet etmiyor” demiş, bu söz üzerine Güneydoğu’ya gitmiş Özdemir Bey, oğlu Selçuk’la...

O zaman sormuştum rahmetliye... “Ne yaptınız?” diye... Demişti ki: “Güneydoğu’daki birliklere askeri uygulamaların nasıl yapılması gerektiği konusunda gelişmeleri anlatmıştık.

Terörle mücadele konusunda mücadele örnekleri vermiştik.

Bizim desteğimiz konusunda askerin atışları öyle boş düşmüyordu. Sonunda biz Atlanta’dan İsrail üzerinden verilen PKK bilgilerinin yanıltıcı olduğunu ortaya çıkardık. Ülkemizin terörle mücadelesi konusunda bizim yapımızın büyük hizmeti olduğunu söylemek isterim.”

O zaman, Bayraktar’ın soruları her zaman çoktu. “Bana sen ne diyorsun” dediğini hatırlarım. Ben de onu kutlayarak boynuna sarılmıştım. Özdemir Bey müthiş adamdır, yokluğu her zaman hissedilir.

PKK terörünün kimlerden destek aldığını da o zaman daha iyi kavramıştım.

Yazarın Tüm Yazıları