Yalçın Bayer

Yalçın Bayer

ybayer@hurriyet.com.tr

Paranın ardındaki tarih; 46. bülten ne yazıyor... Nümismatikin öyküsü

TÜRKİYE’de paranın yalnızca ekonomik bir araç olmadığını hatırlatan kurumlar vardır.

Haberin Devamı

Sessiz çalışırlar ama önemli iz bırakırlar. 1968’den bu yana faaliyet gösteren Türk Nümismatik Derneği de bunlardan biri. Koleksiyonculuktan akademik araştırmalara, sikke tarihinden kâğıt para incelemelerine kadar geniş bir alanda birikim oluşturuyor. Yayımlanan bültenler ise bu birikimin kalıcı hafızası niteliğinde. Dernek şimdi sanayici Mehmet Diktaş’ın göreve geldiği 46. bülteni yayımladı. Yeni sayı, paranın yalnızca değer değil; tarih, kimlik ve kültür taşıdığını bir kez daha ortaya koyuyor.

Dergide yılların uzmanı Numismatlar tarafından kaleme alınmış, erişilmez bilgiler yer alıyor. Darphane’nin son yıllarda gerçekleştirdiği Reşad altını basımları da bu bültende ele alınan konular arasında bulunuyor.

22 ayar olarak basılan ve üzerinde Sultan Mehmed Reşad’ın tuğrasını taşıyan bu altınların üzerinde yer alan klasik Osmanlıca ifadelerden biri ‘Azze nasruhu duribe fi Konstantiniyye’dir. Bu ifade, Osmanlı döneminde Konstantiniyye’de basıldığını belirten tarihî bir ibaredir. Aynı yüzeyde yer alan “El-gazi el-muzaffer daima” ibaresi ise Osmanlı geleneğinde padişahı öven klasik bir unvan olup “daima muzaffer olan gazi” anlamına gelmektedir.

Haberin Devamı

Bu tür ifadeler, paranın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi ve sembolik bir araç olduğunu açıkça göstermektedir. Bugün dikkat çeken nokta ise bu tarihî ibarelerin günümüzde yapılan basımlarda da aynen korunuyor olmasıdır. Bu durum, nümismatik çevrelerde tarihî özgünlük ile modern üretim arasındaki sınırın nerede başladığı sorusunu gündeme getirmektedir.

 NÜMİSMATİKLER NE DİYOR

İşte tartışma tam da burada başlıyor. Bazı uzmanlara göre ‘Reşad altını’ ifadesi, tarihsel olarak yalnızca Sultan Mehmed Reşad döneminde basılmış özgün altınlar için kullanılmalıdır. Günümüzde yapılan üretimler ise aynı ibare ve tasarımı taşısa dahi tarihsel bağlamından kopuk modern basımlar olarak değerlendirilmekte ve bu nedenle orijinal sikke niteliği taşımamaktadır.

Diğer tarafta ise daha temel bir itiraz dile getirilmektedir. Bu basımların gerekliliği sorgulanmaktadır. Nümismatik açıdan bakıldığında, tarihsel bir paranın aynı ifade ve aynı tasarımla yeniden üretilmesinin kavramsal bir karşılığı olmadığı, Reşad altınının kendi dönemine ait bir değer olduğu ve sonradan yapılan üretimlerin bu isimle anılmasının kavram karmaşası yarattığı ifade edilmektedir. Kısacası mesele yalnızca orijinal olup olmama tartışması değildir. Daha derin bir soru vardır. Tarihsel bir para, tarihinden koparılarak yeniden üretildiğinde hâlâ aynı şey midir? Bu soru nümismatik dünyasında hâlâ tartışılmaktadır.

Haberin Devamı

YENİ OSMANLI SİKKELERİ

Bültende dikkat çeken bir diğer başlık ise, bugüne kadar literatürde yer almayan ve ilk kez kayda alınan bazı Osmanlı sikkelerinin tanıtılmasıdır.

Bu sikkeler ilk kez bilimsel kayıt altına alınmakta, mevcut para tarihi literatürüne yeni veriler eklemekte ve dönemin ekonomik ve siyasi yapısının daha sağlıklı değerlendirilmesine katkı sağlamaktadır.

Bu çalışmalar, tarihe ait eksik parçaların tamamlanmasına hizmet etmektedir. Bu yönüyle yalnızca koleksiyon dünyası için değil, tarih, arkeoloji ve ekonomi araştırmaları açısından da önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.

BANKNOT DENEMELERİ

Bültende yer alan bir diğer çalışma ise 2 liralık banknot denemeleridir. Tedavüle girmeden önce hazırlanan bu taslaklar, para tasarım sürecinin bilinmeyen aşamalarını ortaya koymakta ve ekonomik kararların arkasındaki estetik ve politik tercihleri yansıtmaktadır. Bir anlamda basılmayan paralar bile dönemin zihniyetini anlatmaktadır.

Haberin Devamı

Bülten açık bir gerçeği yeniden hatırlatmaktadır. Para yalnızca ekonomik bir araç değildir. Aynı zamanda devlet otoritesinin ve toplumsal hafızanın bir yansımasıdır. Her sikke, her banknot kendi döneminin hikâyesini taşır.

Türk Nümismatik Derneği’nin çalışmaları nümismatik, arkeoloji ve tarih alanlarına önemli katkılar sunmaktadır. Ancak burada eksik bırakılmaması gereken bir başlık daha vardır. Ekonomi.

Para tarihinden bağımsız bir ekonomi düşünülebilir mi? Sikkeler, altınlar ve banknot denemeleri yalnızca koleksiyon objeleri değildir. Aynı zamanda para politikalarının, piyasa güveninin ve ekonomik davranışların tarihsel kayıtlarıdır. Ekonomistler bu veriyi okumadan bugünü tam anlamıyla kavrayamaz. Geçmişte güven nasıl tesis edilmiş, sahtecilikle nasıl mücadele edilmiş, paraya olan toplumsal algı nasıl şekillenmiş... Bu soruların yanıtı bu çalışmalarda saklıdır.

Haberin Devamı

KISACASI; Para sadece ekonomi değildir; güvenin, devletin ve toplumun aynasıdır; Ekonomistler paranın tarihine bakmadan bugünün sorunlarını çözemez; Çözüm arayanların yolu... Paranın hafızasından geçiyor.

GÜNÜN SÖZÜ

“Eşit temelde barış içinde bir arada yaşamanın mümkün olduğu kapının önündeyiz. Hırslarımıza kapılıp bu kapıyı birbirimize kapatmayalım. O yüzden şimdi kucaklaşma zamanıdır. Birlikte ilerleme ve yükselme zamanıdır.” Prof. Dr. Ahmet ÖZER

 

BİLİYOR MUSUNUZ?

ESENYURT HATTI 2027’DE

- MAHMUTBEY-Bahçeşehir-Esenyurt Metro Hattında çalışmaların tüm hızıyla sürdüğü, projenin öncelikli 1. Etabı olan 6,8 km’lik Mahmutbey-Kanuni Sultan Süleyman Hattının 2027’de hizmete açılmasının hedeflendiğini...

Haberin Devamı

25 TL’LİK SOFRA

- İBB Başkanı Cemil Tugay’ın vaatleri arasında yer alan dört çeşit yemeğin 50 liradan sunulduğu Kent Lokantaları’nın 6’ncısının Yamanlar’da açıldığını, ancak dar gelirlilerin yaşadığı bu bölgede yemeğin fiyatının 25 TL olarak belirlendiğini... 

DİL ÖĞRENME

- DÜNYANIN en başarılı yabancı dil öğrenme uygulaması Rosetta Stone’u Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi üzerinden ücretsiz kullanabileceğinizi biliyor musunuz?

MESAJ PANOSU

TÜRKİYE BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZ

- Putin’den Türkiye çizgisi çok net geldi: “Eğer İsrail, Yunanistan’la birlikte Türkiye’ye karşı bir adım atarsa, ben Türkiye’nin yanında olurum. Çünkü Türkiye bizim kırmızı çizgimizdir.”

TEKNOLOJİ İLERLEDİ BİZ GERİLEDİK

ESKİDEN sabah kalkınca ilk işi telefona bakardık

Şimdi ilk iş “Bugün diz mi protestoda, bel mi görevde?” kontrolü.

Eskiden fotoğraf çektirirdik / Şimdi röntgen.

Teknoloji ilerledi / Biz geriledik.

Gençlik hızdı / yaşlılık derinliktir.

Gençlik bağırmaktı / Yaşlılık susup anlamaktır.

Gençlik koşmaktı / Yaşlılık yürüyebildiğine şükretmektir.

Son söz mü?

Yaşlanmak / Çöküş değildir.

Bir direniştir / Sessiz / İlaçlı/Biraz ağrılı, ama onurlu.

Ve en önemlisi: Bu hafta Sayın Hüsamettin Cindoruk, Özer Altan, Prof. Semih Tezcan’ı uğurladık. İnsan kalabilme sınavıdır. Ahmet Ö. ERCAN

Yazarın Tüm Yazıları