Yalçın Bayer

Yalçın Bayer

ybayer@hurriyet.com.tr

KKTC’de iki sektör koşturuyor

KIBRIS’ta Girne’nin batısındaki Alsancak’ta iki gün geçirdik.

Haberin Devamı

Alsancak, Kuzey Kıbrıs’ta son dönemlerde en çok yatırım alan ve değeri en hızlı yükselen bölge olarak dikkat çekiyor. Uçakla yeni Ercan Havalimanı’na inerken, bu kıyı bölgesinin yoğun bir yapılaşma ile karşı karşıya olduğu zaten anlaşılıyor. Kuzey Kıbrıs’ta uzun yıllardır faaliyet gösteren planlı kentleşme ve konut üretimi odaklı Kıbrıs Developments Mediterra dikkat çeken bir proje olarak öne çıkıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekonomisi uzun süredir hizmet sektörünün ağırlıkta olduğu bir yapı üzerinde ilerliyor. Turizm, üniversiteler, gayrimenkul yatırımları ve casinolar, ülke ekonomisini ayakta tutan temel alanlar olarak öne çıkıyor. Özellikle son yıllarda gayrimenkul ve casino sektörlerinin büyümesi, Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik hareketliliği gözle görülür şekilde artırmış durumda. Bu iki sektör hem ülkeye giren döviz miktarı hem de yarattığı iş imkânları açısından önemli bir rol oynuyor. Kuzey Kıbrıs’ın küçük bir iç pazara sahip olması ve sanayi üretiminin sınırlı kalması, ekonomiyi doğal olarak dış kaynaklı gelir akışlarına bağımlı hale getiriyor. Bu noktada turizm ve yükseköğretim başı çekerken, gayrimenkul ve casino sektörü bu yapının tamamlayıcı ve güçlendirici unsurları olarak öne çıkıyor. Yurtdışından gelen yatırımcılar ve turistler sayesinde ekonomi canlı kalıyor.

DÖVİZ AKIŞI

Haberin Devamı

Gayrimenkul sektörü, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin en hareketli alanlarından biri. Özellikle yabancı yatırımcıların konut alımları, ülkeye ciddi miktarda döviz girişi sağlıyor. Deniz manzaralı projeler, tatil siteleri ve rezidanslar birçok yatırımcı için cazip fırsatlar sunuyor. Bu yatırımlar yalnızca konut satışlarıyla sınırlı kalmıyor; inşaat sürecinden satış sonrası hizmetlere kadar geniş bir ekonomik zincir oluşturuyor. Bir konut projesi hayata geçtiğinde sadece müteahhitler değil inşaat işçileri, mimarlar, mühendisler, emlak danışmanları, avukatlar ve muhasebeciler de bu sürecin parçası oluyor. Proje tamamlandıktan sonra ise mobilya, beyaz eşya, bakım, site yönetimi ve kiralama gibi alanlarda yeni iş imkânları doğuyor. Bu yönüyle gayrimenkul sektörü, birçok farklı meslek grubuna doğrudan ya da dolaylı gelir sağlıyor.

Haberin Devamı

CASINOLAR İSTİHDAM SAĞLIYOR

Casino sektörü ise Kuzey Kıbrıs turizminin en dikkat çeken ve aynı zamanda en çok tartışılan alanlarından biri. Casinolar, özellikle casino-otel konseptiyle ülkeye gelen turist sayısını artırıyor. Ziyaretçilerin daha uzun süre konaklaması, otellerden restoranlara, ulaşımdan eğlence sektörüne kadar pek çok alana olumlu yansıyor. Casinolar aynı zamanda önemli bir istihdam kaynağı. Otel personeli, güvenlik görevlileri, teknik ekipler, eğlence ve organizasyon alanında çalışan birçok kişi bu sektör sayesinde iş bulabiliyor. Ayrıca casino faaliyetleri yüksek nakit akışı yarattığı için ülkeye döviz girişi sağlıyor ve lisans bedelleri ile vergiler yoluyla kamu gelirlerine katkıda bulunuyor.

Haberin Devamı

Gayrimenkul ve casino sektörleri çoğu zaman birbirini besleyen bir yapı içinde ilerliyor. Casinoların yoğun olduğu bölgelerde konut ve ticari gayrimenkule olan talep artıyor, bu da fiyatların yükselmesine neden oluyor. Aynı şekilde yeni konut projeleri de turizm ve casino yatırımları için gerekli altyapıyı destekliyor. Bu karşılıklı etkileşim, bazı bölgelerde hızlı bir ekonomik büyüme yaratıyor.

Elbette bu tablo tamamen sorunsuz değil. Gayrimenkulde kontrolsüz büyüme, uzun vadede arz fazlası ve fiyat balonları gibi riskleri beraberinde getirebilir. Casino sektöründe ise yeterli denetim ve şeffaflık sağlanmadığında kayıtdışı ekonomi ve itibar sorunları gündeme gelebilir. Bu nedenle kısa vadeli kazançlar yerine uzun vadeli ve planlı bir yaklaşım büyük önem taşıyor.

Haberin Devamı

Sonuç olarak, gayrimenkul ve casino sektörleri bugün Kuzey Kıbrıs ekonomisinin önemli dayanakları arasında yer alıyor. Döviz girişi, istihdam ve turizm hareketliliği açısından sağladıkları katkı açıkça görülüyor. Ancak bu katkının kalıcı ve sağlıklı olabilmesi için dengeli büyüme, güçlü denetim mekanizmaları ve ekonomik çeşitlilik şart. Doğru yönetildiği takdirde bu iki sektör, Kuzey Kıbrıs için uzun vadede de önemli fırsatlar sunmaya devam edebilir.

Yeşil alanları yaşatabilmek...

 

SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR

ŞEHİRLERİMİZDE mevcut tüm yeşil alanları sonsuza dek yaşatabilecek statüye kavuşturmalıyız. Sel, su baskınları, susuzluk, kuraklık ve hava kirliliği gibi şehirlerimizin yaşamını tehdit eden çevre sorunlarının en önemli nedeni yeşil alanların artış oranının nüfus ve betonlaşmanın gerisinde kalmasıdır.

Haberin Devamı

Söz konusu sorunların çözümü için yapılabilecek tek şey; bugüne kadar boş kalabilmiş su havzalarını şehirlerimizin asli ağaç türleri ile hızla ormanlaştırmak ve orman kapsamına girmeyen şehirdeki diğer tüm yeşil alanlar (parklar, millet bahçeleri, elde kalabilen askeri alanlar ve yaşam vadileri) vasıfları ve işlevleri değişmeden ilelebet yaşayabilecek hukuki bir statüye kazandırılmalıdır.

Bu bağlamda betona boğulmuş mahallelere nefes olan yeşil alanların tamamı büyüklüğüne bakılmadan ve mülkiyet hakkına da dokunulmadan orman vasfıyla tapuya tescil edilmesini zorunlu kılacak yasal değişikliğe gidilmelidir.

Böylece Osmanlı’dan bugüne taşınan İstanbul’daki belediye korulukları gibi bugünün de yeşil alanları geleceğe taşınacak ve şehirlerimizin tarihine mal olacaktır.

ASKERİ ALANLAR

Aksi halde, tıpkı askeri alanlar gibi gelecekte imar rantına kurban edilebilirler. Asla unutulmamalıdır ki başta İstanbul olmak üzere şehirlerimizde emekle yetiştirilmiş ya da doğal yollarla oluşmuş tüm yeşil alanları sonsuza dek yaşatabilecek hukuki bir statüye kavuşturmak (orman tanımı kapsamına almak) tercihten öte yaşam adına vazgeçilemez bir zorunluluktur.

Sesimizin ulaşabildiği herkesi şehirlerimizin yaşamına sonsuza dek büyük katkı sağlayacak önerimize destek vermeye çağırıyoruz.

Faruk ÇEBİ-İstanbul Eski Orman Bölge Md.; (Kürem- Der Genel Başkanı)

Yazarın Tüm Yazıları