Paylaş
Sadece bu ‘kavganın ve yaşananların sorumlusunun’ Kemal Kılıçdaroğlu ve yakınındaki arkadaşlarından çıkmadığı anlaşılmaya başlandı. Zaman geçince daha da anlaşılacak.
CHP Genel Merkezi mutlak butlan kararının zamana oynama politikası sonuç veriyor görünse de, casus tutuklamaları, çıkması beklenen İmamoğlu Örgütü iddianamesi ve Rıza Akpolat Beşiktaş Belediyesi, Aziz İhsan Aktaş iddianamesinde de 38. Kurultay’da ‘yolsuzluk’ yapıldığı öne sürülen koşullar aynen devam ediyor. Yani 38. Kurultay iptali konusu canlı, kanlı karşımızda duruyor, duracak da. İstinaf için mahkemenin 24 Kasım’a kadar gerekçeli kararı yazma hakkı var. Öne de çekebilir. 15 günde itirazlar için azami süre var. Yani 14 Aralık’a kadar süreç uzayabilir. Oysa 39. Olağan Kurultay 28/30 Kasım’da yapılacak.
KILIÇDAROĞLU: ‘SAFSATA’
KUŞOĞLU: ‘PARTİYİ BIRAKMAYIZ’
Bu arada yazar Aytunç Erkin yeni parti ve CHP’den ayrılacağı yönündeki iddiaları sorduğu Kemal Kılıçdaroğlu’ndan, ‘tümüyle palavra’ diye kısa ve net bir cevap aldı. Az, öz konuşmasıyla ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘kara kutusu’ olarak bilinen Bülent Kuşoğlu da o kadar netti:
‘Partiyi bırakmayız. Partili olan biziz (CHP’ye gelen milletvekillerini ima ediyor sanırım) hem içeriden hem dışarıdan yaşanan sıkıntıları görüyoruz. Tam tersine her zamankinden fazla partiye çıkma zamanı olduğunu düşünüyoruz.’
Kuşoğlu’nun ‘siyaset iddiamız yok’ sözleri ise her zamanki zeminlerde çarpıtılmak istendi. Kuşoğlu demecine bütün olarak baktığımızda ‘siyaset iddiası’ sözü samimiyiz, siyaset icabı söylemiyoruz anlamında. Anlamak istemeyenlere duyurulur.
GÜNÜN SÖZÜ
“Atatürk’ün ‘Fikir Babam’ dediği Mehmet Ziya Gökalp 48 yaşında, 25 Ekim 1924 tarihinde ölmüştü. Turancılıktan başlayan Türkiye Türkçülüğüne, kültür, dil ulusçuluğuna evrilen milliyetçilik anlayışının öncüsü değerli yazar, şair ve biliminsanı aydınımızı yorulup bu dünyadan ayrılmasının 101. yıldönümünde saygı ve sevgiyle anıyoruz.”
BİLİYOR MUSUNUZ… İSKEÇE KARNAVALI ŞUBATTA
- CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp’in, Arpaçay ilçesi Doğruyol Köyü’nde meydana gelen tren kazasını TBMM gündemine taşıyarak, “Kazadaki zararın köylülere tazmini ve ne zaman ve şekilde yapılacaktır. Uluslararası bir hat olan bu demiryolu, yerel ihtiyaçları neden göz ardı ederek planlanmıştır. Eksik olan menfez ve köprüler neden yapılmamıştır, ne zaman yapılacaktır” diye sorduğunu...
- YUNANİSTAN’ın Batı Trakya bölümündeki en keyifli festivallerinden biri olan İskeçe Karnavalı’nın 20 Şubat’ta yapılacağını, bu konudaki rezervasyon taleplerinin alındığını...
- OKUR S.P’nin “Kimseye kolay bir yol yürüyüşü, dikensiz gül bahçeleri vaat etmiyorum. Dikenlerin üstüne basa basa yürüyeceğimiz bir yolu, ama teslim olmamayı, ezilmemeyi, yenilmemeyi vaat ediyorum” dediğini...
‘DEVLET KÖTÜ AMA ŞİRKET BABADIR’
Kaliforniya düşü: Silikon Vadisi’nin yeni inancı bir zamanlar “Amerikan rüyası” vardı; şimdi onun yerine “Kaliforniya rüyası” geçti. Artık özgürlük denince kimsenin aklına Jefferson gelmiyor, Elon Musk geliyor. Yani, bir yanda Tesla’sıyla “dünyayı kurtaran” milyarderler, diğer yanda onların tweet’leriyle yaşayan milyonlar... Yeni dünya düzeni bu: özgürlük, ama Bluetooth bağlantılı. “Kaliforniya ideolojisi” diyor buna bazı akademisyenler. Aslında çok basit: Hem hippi hem kapitalist olmanın felsefesi. Hem devlete karşısın hem devletin teşvikleriyle uzaya roket gönderiyorsun. Hem özgürlükçüsün hem kullanıcı verilerini biriktirip davranışlarını tahmin eden algoritmalar kuruyorsun. Bu kadar çelişkiyi aynı anda taşımak gerçekten bir beceri. Silikon Vadisi’nin peygamberleri “teknoloji insanı özgürleştirecek” diye vaaz veriyor. Ama nasıl oluyorsa, bu özgürlük bir türlü emekçilere, kiracılara ya da internette anonim kalmaya çalışan gençlere uğramıyor. Yani, özgürlük var; ama sadece girişim sermayesi alabilenler için. Kaliforniya ideolojisi aslında 60’ların hippi kültürüyle 80’lerin neoliberalizmini karıştırıp smoothie yapmış hâli. Üstüne biraz “start-up” köpüğü, altına da “dünyayı daha iyi bir yer yapıyoruz” sosu. Sonuç: Tadından yenmiyor, ama doyurmuyor. Belki de mesele teknoloji değil, kimde olduğu. Çünkü bugünün dijital dünyasında “özgürlük” artık bir uygulama: ücretsiz indiriliyor, ama verilerini geri istiyor. Sonunda Kaliforniya ideolojisi şunu söylüyor: Devlet kötü, ama şirket babadır. Ve bu baba, seni senden iyi tanır. İsmail HOCA
MESAJ PANOSU… BÜYÜK CUMHURİYET YÜRÜYÜŞÜ
- KADIKÖY Belediyesi’nin, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının doruk noktası olan ‘Cumhuriyet Yürüyüşü’ her yıl olduğu gibi bu yıl da Bağdat Caddesi Suadiye ışıklarda saat 19.00’da başlayacak, Göztepe ışıklarda sona erecek. ‘Büyük Cumhuriyet Yürüyüşü, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleşecek.
- İZNİK Gölü’ndeki bazilika Papa 14’üncü Leo’nun ziyareti için hazırlanıyor. Papa’nın kasım ayındaki ziyareti öncesi kazı ve düzenleme çalışmaları hız kazandı. Bursa’nın İznik ilçesinde göl kıyısında yer alan tarihi bazilikaya, Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo’nun ziyareti 28–30 Kasım tarihlerinde yapılacak.
Paylaş