Paylaş
Ve bazı insanlar vardır; daha yolun başında olmalarına rağmen taşıdıkları vizyonla sizi hem şaşırtır hem de umutlandırır.
Geçen hafta tam da böyle bir genç girişimciyle tanıştık: İrem Çelik. Kurucusu olduğu marka Direm Beauty ile Isparta’nın nesiller boyu süregelen gül bahçeleri mirasını modern bir güzellik anlayışına taşıyor. Bu hikâye duygusal olduğu kadar ekonomik verilerle de güçlü bir arka plana sahip.
Isparta, Türkiye’nin ‘Güller Diyarı’. Türkiye’nin yağ gülü üretiminin yaklaşık yüzde 85’ini tek başına karşılayan bu şehirde, yılda 16 bin 932 tona yakın gül çiçeği üretiliyor (isparta.tarimorman.gov.tr). Bu çiçekler; gülyağı, gülsuyu ve gül konkreti olarak parfüm, kozmetik ve gıda sektörlerinde değerlendiriliyor. Hatta tek başına yöresel ihracat, geçmiş yıllarda 12.7 milyon dolar seviyesinde döviz girdisi sağlamış.
Peki, dünya pazarı bu kadar değerli üretime nasıl karşılık veriyor? Küresel gülyağı pazarı 2024–2026 tahminlerine göre 300–700 milyon dolar aralığında. Öngörüler, 2032’ye kadar bu değerin 736 milyon dolara ulaşabileceğini gösteriyor (imarcgroup.com). Yani, Isparta’daki küçük gül tarlaları küresel ölçekte milyarlarca dolarlık bir ekosistemin parçası.
Bugün sıkça konuştuğumuz ‘genç girişimcilik’ çoğu zaman hızlı başarı hikâyeleriyle anılıyor. Oysa burada bambaşka bir şey var: Acele etmeyen ama sağlam ilerleyen; köklerinden güç alan ama geleceğe bakan bir yaklaşım. İrem’in hikâyesini dinlerken dikkatimi çeken şey anlattığı her şeyin merkezinde “ürün” değil, “anlam” olmasıydı. Gül, onun için sadece bir içerik değil; bir miras, bir zarafet ve bir duruş. İşte bu yüzden bu hikâye sadece bir marka doğuşunun değil, aynı zamanda coğrafyanın ekonomik potansiyelinin de dışa vurumu.
NEDEN BU KADAR DEĞERLİ
Gülyağı, dünya pazarında yüksek talep gören bir ürün. Pek çok ülke bu piyasaya gülyağı hammaddesi ile katılmaya çalışıyor; ancak Isparta gibi yüksek kaliteli üretim yapan bölgeler piyasada fark yaratıyor.
Bu da genç girişimciler için büyük bir fırsat alanı yaratıyor; yerelden global pazara ürün ve hikâye sunmak.
MESELE YAŞ DEĞİL ANLAM
Yeni kuşağa dair zaman zaman karamsarlığa kapıldığımız oluyor. “Eskisi gibi değil” diyenleri sıkça duyuyoruz. Ama sonra bir İrem çıkıyor karşınıza... Ve bütün o genellemeleri sessizce çürütüyor.
Çünkü mesele yaş değil, neyi neden yaptığını bilmektir.
İrem Çelik, bana göre yeni nesil kadın girişimciliğinin en sade ama en güçlü örneklerinden biri. Gürültü yapmadan, iddia satmadan, sadece yaptığı işe inanarak ilerleyen bir duruş... Ve insan böyle hikâyelerle karşılaşınca şunu düşünüyor:
Demek ki hâlâ mümkün.
Demek ki hâlâ umut var.
Ve demek ki bu topraklardan çıkan hikâyeler, doğru ellerde geleceğe değer katmaya devam edecek.
GÜNÜN SÖZÜ
“BOĞAZİÇİ’nde genel sekreter affını istedi, yerine Serdivan Belediyesi’nden atanan Burhanettin Kanlıoğlu’nun getirildiğini biliyor musunuz?”
VELİ AĞABABA İLE ALİ MAHİR BAŞARIR 20 GÜNDÜR ÖZEL’İN YANINDA GÖZÜKMÜYOR
CHP’Lİ LİDERLER SELAMLAŞMADI AMA ÜYELER HEYECANLA ‘BUTLAN’I KONUŞTU
HÜSAMETTİN Cindoruk’un cenazesi nedeniyle gözler CHP’lilerin üzerindeydi önceki gün Teşvikiye Camisi’nde... Cami kapısından önce Özgür Özel girdi, onu İl Başkanı Özgür Çelik, Gökhan Zeybek, Zeynel Emre, Salih Uzun ve il yönetim kurulu üyeleri ile bazı ilçe başkanları karşıladı. Veli Ağababa ile Ali Mahir Başarır’ın 20 gündür Özel’in yanında bulunmadıklarının dikkat çektiği konuşuluyordu. Biz camiye girerken kapıda Ali Özcan, Gürsel Tekin, Gamze Akkuş İlgezdi, Bülent Kerimoğlu ve arkadaşları bekliyordu. Kemal Kılıçdaroğlu, Teşvikiye noktasına varırken; Metin Işık’la araçtan indi, heyet yanına doğru gelirken hareketlendi. Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu karşılayan gruplardan hangisi daha ağırlıklı olduğu kestirilemedi. Cami avlusunda gruplar arasında saygı çerçevesinde konuşmalar oldu.
Güvenlik nedeniyle zaman zaman gruplara müdahaleler olması cemaat arasında rahatsızlık yarattı. Zincirlikuyu Mezarlığı’na girişte de sıkıntılar oldu.
Cami avlusunda İlker Başbuğ, Ahmet Yavuz, İBB Başkan Vekili Nuri Arslan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, eski bakanlardan Cavit Çağlar, Hüsamettin Özkan, eski milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal, Akif Hamzaçebi, Ufuk Söylemez, Mehmet Sevigen, Bedrettin Dalan, Prof. Süheyl Batum, Nasuh Mahruki, Prof. Dr. Nurşen Mazıcı ile CHP’li vekiller Harun Yıldız ve Salih Uzun vardı.
Bu arada Adalet Partisi ve DYP’den çok sayıda eski üyenin bir arada kümelenerek Demirel ve Cindoruk üzerinde sohbet yapmaları ilginçti. Hepsi de liderlerini saygıyla anıyordu.
Zincirlikuyu’da Cindoruk Ailesi’ne başsağlığı dilenirken; en büyük ilgiyi de Hüsamettin Bey’in 42 yıllık danışmanı Binali Bey’in gördüğünü kaydetmemiz lazım.
CHP’YE BU YAZI DA LAZIM
YEREL YÖNETİMLER VE DEMOKRASİ
YEREL yönetimler demokrasinin beşiği olarak kabul edilmiştir. Kanunla kurulmuş, yasası, mevzuatı olan belediyeler Osmanlı’dan Cumhuriyet’e hep var olmuşlardır. Temizlikten suya, imardan asfalta birçok hizmet görev alanı içindedir. Ülkemizde klasik hizmetler dışında çağın gerektirdiği sosyal belediyecilik de bir hizmet olarak sunuluyor. Hani deniyor ya insana dokunan kazanır. Bu aslında içinde mecaz bir anlam barındırır. Git elinle dokun demiyor. Ona sunacağın hizmetle dokun diyor. Belediyeler dün de bugün de yarın da hesap verebilir, şeffaf ve sorumluluk bilinci içinde iş yapıyorsa başarılı oluyor.
Hangi siyasi partinin belediyesi olursa olsun. Bu bilinçle hareket ederse başarı da gözle görülüyor. Seçmen bir arz talep dengesi içinde hizmet ister. Hizmet tarafsız ve objektif kriterler gözetilerek sokağa, caddeye ve mahalleye ulaşıyorsa memnuniyet ve başarı hemen geliyor.
Belediye Londra’da var, Paris’te, New York’ta da var. Buralarda AB kriterleri her belediyeyi hem ekonomik hem yasal olarak destekler durumda. Hizmetlerin halka sunumunun da birçok tarzı var. Hizmet önce insan sloganı ile yurttaşa soruluyor. Belediye meclisleri bir ‘think tank’ düşünce topluluğu kuruluşu gibi çalışır. Yerel yönetimlerin Cumhuriyet dönemi büyük bir başarıdır. Ankara’nın ilk imarı, Jansen planı ile her yerin planlanması Ankara’ya Elmadağ’dan su getirilmesi, 19 Mayıs Stadyumu’nun yapımı, şehrin mahalleleri, tren yolları... Gençlik Parkı ve CSO binası... Sıhhıye’den sonraki imara ve yapılaşmaya dikkatli bakın ve inceleyin hepsinin öyküsü var, kahramanı var, zamanı var, insan üstü bir başarı hikâyesi. Zaman müziği değiştirdi, dansı değiştirdi, siyaseti değiştirdi tamam. Ama içinde ufacık bir kırıntı olarak bile Cumhuriyet’in yerel yönetim başarısını barındırmayan yerel yönetim başarılı sayılmaz. Umut ÖZKAN
MESAJI PANOSU
- Özel okul fiyatları uçtu; 4 yaşındaki çocuğunuzu 1 milyon 565 bin lira verip anaokuluna yollar mısınız?
- Amerikan donanması Hürmüz Boğazı’nda mayın temizlemeye başladı.
- Özgür Özel, Nevşehir mitinginde “Türkiye’de bütün yasakları gidereceğiz” dedi.
- Merkez Bankası geçen yıl 1 trilyon 64 milyar lira zarar ettiğini açıkladı.
- Mavi Vatan’ın yeni sayısı çıktı, tüm Kırmızı Kedi Kitapevleri’nde.
Paylaş