Paylaş
Belgeler, çocuklara yönelik tehdit verici sapkınlıkları ifade etmekle kalmıyor, İsrail bağlantılı Epstein ve arkadaşlarının Ukrayna’dan Libya’ya çok sayıda ülkede iktidar belirleme operasyonlarına giriştiğini de gösteriyor.
Belgelerde Donald Trump’ın Epstein’le düzenlediği partilere dair ağır suçlamalar var. Bir kurbanın ifadesine göre Trump, ‘takvim kızları’ adı altında düzenlenen partilerde reşit olmayan kızları açık artırmayla ‘konuklara’ sunuyordu. Bir mağdur ifadesinde, çocukların Trump tarafından ‘kontrol edildiğini’ ve ‘puanlandığını’, sonra da bu çocuklara tecavüz edildiği anlatılıyor. Gizli bir kaynak da Trump’ın ortağı Endonezyalı medya patronunun “Trump, İsrail tarafından ele geçirildi” dediğini aktarıyor. Aydınlık yazarı İsmet Özçelik, “ABD için rüzgâr tersten esiyor: Epstein dosyası yeni saflaşma” başlıklı yazısında Baba Bush’un da dosyada yer aldığını iddia ediyor.
GÜNÜN SÖZÜ
“TECRÜBE çok acımasız bir öğretmen; Önce sınavı yapıyor, dersi sonra öğretiyor.”
Vernon LAW
MİLLİ GÖRÜŞ BULUŞMASI
UZUN süredir aralarındaki buzları eriten Milli Görüş geleneğinin iki temsilcisi Saadet ve Yeniden Refah Partisi liderlerinin son buluşmada sıcak mesajlar vermesi ittifak iddialarını güçlendirdi. Mahmut Arıkan, hedeflerinin iktidar ve ana muhalefette aradığını bulamayanlar olduğunu söyledi. Fatih Erbakan da “Ülkemiz için hayırlı adımlar atmak inşallah nasip olur” dedi.
OKUYUNUZ
OKTAY EKİNCİ KİTABI
15 Ekim 2013’te aramızdan ayrılan ‘Oktay Ekinci’ anısına TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin hazırladığı portreler kitabı çıktı. Bu portre kitabı TMMOB Büyükkent Şubesi ve MİV Kitabevi üzerinden temin edilebilir.
İSTANBUL’U BETONDAN KURTARMAK YEŞİLLENDİRMEK ZORUNDAYIZ
ŞEHİRLERİMİZDE mevcut tüm yeşil alanları sonsuza dek yaşatabilecek statüye kavuşturmalıyız.
Sel, su baskınları, susuzluk, kuraklık ve hava kirliliği gibi şehirlerimizin yaşamını tehdit eden çevre sorunlarının en önemli nedeni yeşil alanların artış oranının nüfus ve betonlaşmanın gerisinde kalmasıdır.
Söz konusu sorunların çözümü için yapılabilecek tek şey; bugüne kadar boş kalabilmiş su havzalarını şehirlerimizin asli ağaç türleri ile hızla ormanlaştırmak ve orman kapsamına girmeyen şehirdeki diğer tüm yeşil alanlar (parklar, millet bahçeleri, elde kalabilen askeri alanlar ve yaşam vadileri) vasıfları ve işlevleri değişmeden ilelebet yaşayabilecek hukuki bir statüye kazandırılmalıdır.
Bu bağlamda, betona boğulmuş mahallelere nefes olan yeşil alanların tamamı büyüklüğüne bakılmadan ve mülkiyet hakkına da dokunulmadan orman vasfıyla tapuya tescil edilmesini zorunlu kılacak yasal değişikliğe gidilmelidir.
Böylece Osmanlı’dan bugüne taşınan İstanbul’daki belediye korulukları gibi bugünün de yeşil alanları geleceğe taşınacak ve şehirlerimizin tarihine mal olacaktır.
Aksi halde tıpkı askeri alanlar gibi gelecekte imar rantına kurban edilebilirler.
Asla unutulmamalıdır ki başta İstanbul olmak üzere şehirlerimizde emekle yetiştirilmiş ya da doğal yollarla oluşmuş tüm yeşil alanları sonsuza dek yaşatabilecek hukuki bir statüye kavuşturmak (orman tanımı kapsamına almak) tercihten öte yaşam adına vazgeçilemez bir zorunluluktur.
Sesimizin ulaşabildiği herkesi şehirlerimizin yaşamına sonsuza dek büyük katkı sağlayacak önerimize destek vermeye çağırıyoruz.
Faruk ÇEBİ-İstanbul Eski Orman Bölge Md.
Kürem-Der Genel Başkanı
Paylaş