"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Çiftçi kooperatifleşmeden Türkiye bir yere gidemez

Kayseri’de pancar üreticileri arasında bir gün geçirdik. Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ve ekibi ile konuştuk. Türkiye’de şeker sektörü stratejik bir öneme sahip. “Kuraklık olursa Konya Ovası’nda pancar ekiminden vazgeçelim” demenin ucuz bir görüş olduğunu anladık.

Özellikle Orta Anadoluda bu sektörün varlığını güçlü bir şekilde sürdürmesi gerekiyor. Bunun için üretim yapan çiftçileri sahiplenmek, onları yönlendirmek ve yönetmek ihtiyacı var.

Çünkü Türkiye’de çiftçinin sermayesi yok. Üretimin sürdürülebilmesi için geniş desteğe ihtiyacı var. Bu da ancak kooperatif kuruluşları eliyle yapılabilir. O nedenle öncelikle kooperatiflerin yeniden yapılandırılması gerekiyor. Ayakta kalan şeker fabrikalarının hepsi (Konya, Kayseri ve Amasya) kooperatif kuruluşları...

Güçlendirilmiş, şeffaf ve profesyonelce yönetilen kooperatifler, şeker sektöründe olduğu gibi tüm üretim branşlarında sözleşmeli üretimi geliştirebilir ve çiftçinin ayakta kalmasını sağlar. Çiftçi tarımdan uzaklaştığı takdirde onu tekrar tarıma yöneltme imkânı yoktur.

Başkan Hüseyin Akay bu noktada diyor ki:

“Üretim gücü olan çiftçinin bu üretim gücünü ayakta tutmak, çiftçiyi yaşatmak gerekir. Tarımın geleceği açısından en önemli hususlardan biri budur. Çünkü hem tarımı hem üretimi besleyen ve büyüten, aynı zamanda büyük istihdam sağlayan katma değerli çok önemli bir ürün pancar ve şeker. Üretimden pancarı çekerseniz, çiftçinin yapabileceği başka bir şey yok gibi gözüküyor. Açıkça söylersek, aç kalır.”

TÜRKŞEKER ÇEKİLİYOR MU?

Türkiye’de özelleştirmeden sonra şeker fabrikalarının yapısı şu şekilde oluştu: Türkiye’de 33 şeker fabrikası var. Şu an itibarıyla bunun 15’i devletin elindeki Türkşeker’e ait, 6’sı kooperatif fabrikası, 12’si de özel sektör fabrikası konumunda... Türkşeker fabrikası da şu anda özelleştirme kapsamında... Satışın ne zaman yapılacağı henüz belli değil. Satış halinde devlet şeker üretiminden çıkmış olacak...

Bunun için sektörü ayakta tutacak güçlü kuruluşlara ihtiyaç var. Bunu da ancak, yukarıda vurguladığımız gibi kooperatif fabrikaları başarabilir. En önemli örnek Kayseri Şeker ile Konya Torku... 2018’deki özelleştirmeyle 10 şeker fabrikasının satışı gerçekleşti. Turhal Şeker’i, Kayseri Şeker aldı. Kayseri Şeker bu özelliği ile sektörde şeker fabrikası alan tek kuruluş oldu.

Aslında satışa çıkarılan şeker fabrikalarının tamamını pancar kooperatiflerinin alması gerektiği görüşünde olanlar bunu vurguluyor ama maalesef bu gerçekleşmedi.

GÜNÜN SÖZÜ

“TEK bir zararı var diye kenevirin bütün faydalarını görmezlikten mi gelmeliyiz?”

Abdurrahman DİLİPAK

CUMHURİYET DEĞERLERİ YIKILAMAZ

İzmir-Menemen’deki 89 yıl önceki kanlı ayaklanmada Cumhuriyet karşıtı güçler tarafından katledilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki yine unutulmadı. Kubilay Anıtı’nın bulunduğu Yıldıztepe şehitliğinde düzenlenen resmi törenin ardından binlerce İzmirli soğuk ve yağmurlu havaya rağmen ‘demokrasi ve laiklik’ talebiyle yürüdü. Aziz Kocaoğlu’nun da katıldığı törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer, Menemen Olayı’nın Cumhuriyet’in hangi bedellerin sonucunda bugünlere geldiğinin kanıtı olduğunu söyleyerek şunları kaydetti: “Tarih Menemen Olayı’nı düzenleyenleri demokrasinin, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu Cumhuriyet’in, yani halkın düşmanları olarak yazdı. Aynı tarih, Cumhuriyet’in değerlerini yıkmaya çalışanların karşısında dimdik duran Asteğmen Kubilay’ı, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi ise devrim şehidi olarak yazdı”. Soyer, Cumhuriyet değerlerini yıkmaya çalışanların karşısında milyonlarca Kubilay olduğunu vurguladı.

ANTALYASPOR RANT KAPISI MI?

ANTALYASPOR’u üst üste aldığı mağlubiyetler, 400 milyonu aşan borç ve küme düşme hattındaki durumu ile sıkıntılı günler bekliyor. Peki, turizmin başkenti dediğimiz, yılda 30 milyon turist ağırlayan bir kentin takımı bu duruma nasıl geldi?

Geçen hafta sonu Antalya’daydım. İşte söylenenler: “Yöneticiler futboldan çok yönettikleri kulübün, derneğin ihaleleriyle ilgililer. Geçtiğimiz sürede 2 benzin istasyonu ihalesi yapıldı ve kulüp ile dernek başkanlarının sahip olduğu petrol şirketi tek başına girip ihaleyi aldı. Şimdi de gözlerini belediyeden kulübe verilen hafriyat işinin ihalesine çevirdiler. Eee, kulübü rant kapısı olarak görürsen takımın geleceği durum bu olur...”

ADALAR’IN FAYTONLARINA ÇÖZÜM: İMAMOĞLU’NA İZMİR MODELİNİ ÖNERİRİM

SAYIN İmamoğlu, Adalar’daki içler acısı duruma el koymuşsunuz. Faytonlar kalkacak, yalnızca 35 adet turistik fayton çalıştırılacak deniyor. Çözüm için atılmış bu adımı kutlarım.

35 adet turistik fayton için İzmir modelini öneririm. Bu modelde, bu işe uygun olan ve Avusturya’dan ithal edilmiş olan Haflinger cinsi atlar ve Viktorya tipi özel üretim arabalar İzmir Kordon’da çalışmaktaydı. İthal edildikleri günden beri geçen 7 yıl sonra bile ilk günkü gibi pırıl pırıl ve besili durumdaydılar. Çünkü bunlar belediye tarafından çalıştırılmaktaydı. Adalar atları ile uzak yakın benzerlikleri yoktur. Ayrıca bunların çalıştığı güzergâh düzdür. Bir zorlanma söz konusu değildir. Zaten Avrupa’daki benzer uygulamalara bakıldığında, örneğin Viyana’da veya Belçika’nın Brugges kentlerinde çok şık faytonlar çalıştırılmaktadır. Montreal’de de güzel bir uygulama var. New York Central Park uygulamasına bakıldığında, yönetmeliğe göre atlar belirli saatlerde çalıştırılmakta, sonra da gereği kadar dinlendirilmektedir. Yattıkları yerler, veteriner kontrolü, aldıkları besinler ayrıntılı olarak tanımlanmıştır.

“İlim Çin’de de olsa alınız” deyimini hep biliriz. Burada o kadar uzağa gitmeye gerek yok, İzmir uygulamasını incelemek yeter.

Dr. Haluk GÜNERMAN

X