Paylaş
Ankara’daki suyun 4 milyon kişiye yetmeyeceğini, yetersiz su yönetimi ve plansız kentleşme nedeniyle ciddi bir su kıtlığı riskiyle karşı karşıya olunduğunu vurgulayarak, “Çocuklarımızın geleceği için başkentin nüfusunun azaltılması gerekiyor” dedi.
Dursun Yıldız’ın “Tahran’ın başına gelen Ankara’nın başına gelmeden önce önlem almak zorundayız” demesi ilginç karşılandı.
Yani ‘Ankara’ya kontrol nüfus akışının durdurulması da tartışılmalıdır’ diyor Yıldız... Ankara’nın suyu 4 milyona ancak yetecek.
Biz ‘ne gibi tedbirler alınıyor’ diye soralım.
ASKİ Genel Müdürlüğü, Ankara’nın içme suyu arz güvenliğini güçlendirmek için yatırımlarını sürdürmeye devam ediyor. Çamlıdere Barajı’nda su alma yapısının altındaki suyun sisteme kazandırılması amacıyla başlatılan yüzer pompa sistemi çalışmaları titizlikle sürüyor.
Geliştirilen sistem sayesinde barajda su alma yapısı altında kalan yaklaşık 110 milyon metreküp ölü hacimli su sisteme dahil edilerek olası yağışsız bir senaryoda, başkente yaklaşık 200 gün boyunca kesintisiz içme suyu sağlanabilecek bir kapasite devreye alınacak.
ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, Çamlıdere Barajı’nda su alma yapısının altında kalan suyun Ankara için kritik bir rezerv olduğunu vurgulayarak şu bilgileri paylaştı.
“Çamlıdere Barajında yaklaşık 400-500 milyon metreküp su olduğunda bunun yüzde 20’si hatta daha fazlası da bu ölü hacim dediğimiz, aslında su alma yapısının altında kalan kısım. Burada herhangi bir sorun yok. Sadece suyu kendi cazibesiyle kanala aktaramıyoruz. Onu aktarabilmek için de sistem kurulması gerekiyor.”
TASARRUF BİLE YETMEZ
Ankara’nın sıkıntılarının yanında İzmir ve Bursa ‘vahim’ noktada bulunuyor.
Trakya’nın yeraltı suları olmasa İstanbul’daki sıkıntı daha vahim olacak.
İstanbul’daki barajlarındaki doluluk oranı yüzde 18’in altına indi. Yağışlar ve yüksek oranda kar yağışı ‘müjdesi’ sık sık veriliyor ama yağışsızlık korkutuyor. Ne yazık ki bunun ‘tasarrufun ötesinde’ bir durum olduğunu bilelim.
GÜNÜN SÖZÜ
TASARRUF YAPIN
“LÜKS makam araçlarını satın... İki yılda emekliliği reddedin... Meclis lokantasına gitmeyin... Sahte sarı sendikaları dışlayın... 40’lı yaşlarda emekli olmayı savunmayın... 50 bin muhtarı kaldırın... Küçük illeri ilçe yapın... Küçük ilçeleri köy yapın... 5 milyon memuru 2 milyona indirin... Audi’ye binen başkanları görevden alın.”
HER ZAMAN NOT ALIN
- DERS çalışırken her zaman not alın. Ama iş orada bitmiyor... O dersin hemen öncesinde ya da sonrasında mutlaka gözden geçirin. Tekrar edilen bilgi, kısa süreli hafızadan çıkar ve uzun süreli belleğe yerleşir. Yani ne kadar sık gözden geçirilirse, öğrendiklerin o kadar kalıcı olur. Not tutmayı alışkanlık haline getir, farkı sen de göreceksin. Eda KINAY
(Ben etrafımda hiç kimseye not almayı öğretemedim. Sümer EZGÜ)
YÜREKLER SIZLIYOR
- CAMİLER çoğaldıkça cemaat azalıyor. Hakiki müminlerin yürekleri sızlıyor. Bir duayla insanlar cennete alınınca insanların ahlakı gittikçe bozuluyor.
Kasım KAPLAN
- Sokaklar, Daltonlar, Casperler ve Kimsesizler gibi çetelerin elinde, devlet nerede?
- Memleketi çeteler mi ele geçirmiş!”
Prof. Dr. Mühip KANKO
- KREDİ borcunda rekor. 41.4 milyon kişinin borç ortalaması 88 bin lirayı geçti.
KİTAPLAR
- METİN TOKER’in anılarını anlattığı, ölümü üzerine kızı Gülsün Bilgehan’ın tamamladığı ‘Gazeteci Olan Adamın Hikayesi’nde tarihsel olayların birebir tanıklığının yanı sıra genç gazeteciler için altın tavsiyeler de yer alıyor. (Cumhuriyet Kitapları)
- SUN Tzu ‘Savaş Sanatı’ (Çeviren Merve Çay) İthaki Yayınları
MEVLANA’NIN 752 YILLIK ÇAĞRISI
İBB, 13. yüzyıldan bugüne hoşgörü, sevgi ve birleştirici mesajlarıyla insanlığa yol gösteren mutasavvıf, şair ve alim Mevlâna Celaleddin-i Rumî’nin vuslat yıl dönümü olan ‘Şeb-i Arus’un 752. yılı için düzenlediği bir dizi etkinliği, görkemli bir törenle noktaladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Mevlana’yı “Sadece bir alim değil, bir gönül mimarıydı” sözleriyle tarif etti. Mevlana’nın “Cömertlikte akarsu, şefkatte güneş, hoşgörüde deniz gibi olun” çağrısını yineleyen Aslan, “Bugün Gazze’yi düşünürken, dünyanın her yerindeki haksızlıkları düşünürken bu hikmeti yeniden hatırlamalıyız. Mevlâna, ‘Yapraksız kaldın diye gövdeni kestirme’ diyerek umudu, ‘Hırs insanı kör eder’ diyerek tevazuyu öğütlüyor. Onun ‘Ne olursan ol gel’ diyen kucaklayıcılığına, bu ayrıştırılmış çağda her zamankinden fazla muhtacız” ifadelerini kullandı.
Aslan, konuşmasını Mevlâna öğretisinin temel taşlarını sıralayarak ve bugüne çağrı yaparak şöyle tamamladı: “Rumi’nin öğretisinde gösterişle perdelenmiş basitlik değil, derinlik vardır. Kucaklaşma, sarılma ve birlikte iyileşme vardır. İç huzur, muhabbet ve tebessüm vardır. Kendi hududunu bilmek, kendine hâkim olmak vardır. Ve nihayet, ‘Ne olursan ol gel’ diyen o eşsiz gönül bolluğu vardır. Her anlamda ayrıştığımız, yalnızlaştığımız, anlamı yitirdiğimiz bu çağda bir kez daha Mevlâna’mıza yüzümüzü dönelim. Onu anmakla kalmayıp, yeniden anlayalım.”
Paylaş