Ligler bitti ama mücadele bitmedi

LİGLERDEN küme düşmenin kaldırılması, ardından play-off finalisti Adana Demirspor’un da Süper Lig’e alınması için başlatılan çalışma kabul edilebilir bir şey değil.

Futbolun ruhuna aykırı bir kere bu durum.
Başkanlar, yöneticiler, teknik direktörler, futbolcular, hakemler hata yapacak.
Az hatayı yapan üstte, çok hata yapan altta yer alacak.
Düşenler, çıkanlar olacak.
FIFA ve UEFA ne diyor?
“Kazanan ve kaybeden sahada belli olsun” diyor.
Pandemi sonrası liglerin seyircisiz dahi olsa oynatılmasının sebebi de bu...
Hak eden çıksın, ligde kalmayı hak etmeyen de düşsün.
*
Elbette bu yazdıklarım birilerini kızdıracak.
O nedenle bana kalırsa Bursaspor Süper Lig’e çıkarılmamalı...
Haksızlığa uğradı, 3 puanı silindi ama Bursaspor gibi büyük bir camia tüm bunların üzerinden gelmeliydi.
Üzerinden gelemiyor, ayak oyunlarını engelleyemiyorsan sonuca katlanırsın.
Bu yazdıklarım küme düşürülmeyen takımlar hatta bir şekilde bir üst lige çıkarılması düşünülen Adana Demirspor için de geçerli.
Sanki başka şeyler dönüyor...
Ligler bitti ama mücadele bitmedi.
Sosyal medyada müthiş bir çekişme var.
- Yok lig 22 takımlı olsun.
- Hayır 24 takım iyidir.
*
Futbolu yönetenler buna izin vermemeliydi.
Ve gerekirse geri adım atılmalı.
“Hata yaptık, ne düşme kalkmalı, ne de lige yeni bir takım alınmalı” açıklaması yapılarak başa dönülmeli.
Çünkü bunun sonu yok.
Gerçekten herkes mağdur.
Tüm takımların kendine ait bir hikayesi var.
Ve tüm hikayeler “mutlu sonla” bitecek diye bir kural yok.
*
Ancak...
Pandeminin sadece bazı takımları olumsuz etkilediği düşünülemez.
Pandemiden etkilenenlere “1 şans daha” verilecekse...
“Düşme kalksın ve bazı takımlar Süper Lig’e çıksın” denilecekse bunların arasında Bursaspor mutlaka olmalı.
Ve elbette Bursaspor ile birlikte Akhisar da...
Eğer bu yapılmazsa...
Bazı takımlara ayrıcalık tanınırsa...
Bazı takımlar ve camialar görmezden gelinirse...
Hem futbola hem de TFF’ye güven kalmaz.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Fazla abartmamak lazım

Geçtiğimiz yazının başlığı “Gençlere güvenin” idi.

Altınortu deplasmanında alınan 2-0’lık galibiyetin ardından yapılan aşırı abartılı övgülerin ardından da “Fazla abartmamak lazım” demek istiyorum.
Evet geçen hafta 3-1 kaybedilen Adana Demirspor maçının skoru da o değildi.
Altınordu karşısında alınan 2-0’lık galibiyeti de öyle “net” diye nitelendirmek doğru olmaz.
Gençlerin ne fazla övgüye, ne de fazla eleştiriye ihtiyacı var.
Ayakları yere bassın yeterli.
Böyle galibiyetler alınacaktır, hiç ummadık tecrübe eksikliğinden kaynaklanan yenilgiler de olacaktır kesin.
Önemli olan bu gençlerin gelişim göstermeleri.

Yazının Devamını Oku

Gençlere güvenin

Bursaspor gençlerden kurulu kadrosuyla lige skor açısından bakıldığında kötü başladı.

Evet skor açısından öyle de...
İlk 45 dakikadaki futbol tek kelimeyle muazzamdı.
Tecrübe eksikliği olmasa skor farklı olurdu.
E tecrübe nasıl elde edilecek.
Elbette maç oynayarak.
Önce ezilecekler ve yenilecekler.
Sonra eze eze yenmeyi öğrenecekler.

Yazının Devamını Oku

İki oyuncu da gitmeli çünkü...

Kubilay Kanatsızkuş’un bu süreçten sonra Bursaspor’a fayda sağlayacağını düşünmüyorum.

 

Taraftarla arasında ciddi bir uçurum oldu.
Bundan sonra yapacağı her hata karşısına çıkarılacaktır.
Gitmesi sanırım hem kendisi hem de Bursaspor için iyi olacak.
Genç bir futbolcu sonuçta ve kendisini geliştirebileceği bir takıma gitmesi gerekli. Ancak burada yaptığı hataları umarım gideceği takımda yapmaz. Ayrıca giderken küçük de olsa Bursaspor’a para kazandırırsa vefa borcunu da ödemiş olur.

BURAK AVRUPA’YA GİTMELİ

Burak Kapacak konusu ise bana göre biraz karışık. Yönetimin belirlediği 3 milyon Euro’luk bonservis ücreti yerinde.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor büyürse Türk futbolu büyür

“Bursa büyürse Türkiye büyür” sözünü, “Bursaspor büyürse Türk futbolu büyür” diye yeni bir boyuta taşımak istiyorum.Gereksiz bir kent milliyetçiliği değil benimki.

Gerçekten Bursa çok farklı bir kent.
İstanbul’a direnen, karşısında dimdik duran ve bazen yarış içinde olan...
Mesela İstanbul’dan sonra en büyük medya oluşumları Bursa’da olmuştur.
Bursa medyasından “Küçük Babıali” diye bahsedilmiştir hep dışarıda.
Osmanlı İmparatorluğu’nun kurulduğu kenttir.
Sırf bu yüzden Bursa için “Edirne’nin babası, İstanbul’un dedesi” benzetmesi bile yapılır.

*

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, o zamanki ismi Bursa Ticaret Odası’nın 6 Haziran 1889 tarihinde hizmete başlamıştır mesela.

Yazının Devamını Oku

Kongre teferruattır

Mesut Mestan ve yönetiminin aldığı olağanüstü kongre sonrası ilk oturum 23 Ağustos Pazar günü (dün) yapıldı.

Elbette çoğunluk sağlanamadı ve seçim ikinci tura kaldı.
Ben zaten ilk toplantıda bu işin bitmesini çok mümkün görmüyordum.
Keşke yanılsaydım.
Ayrıca bu tür durumlarda kongre teferruattır.
Zaten tek aday var.
Mevcut yönetim de biran önce işi devretmek istiyor.
Yeni başkan belli, devredecekler de orada.

Yazının Devamını Oku

Enkaz

Erkan Kamat ve ekibi çok zor bir göreve talip oldu.Bursaspor’da borç gırtlağı geçmiş durumda.

Mevcut başkan Mesut Mestan’ın ifadelerine göre acil 80 milyon lira ile 6 milyon Euro’ya ihtiyaç var.
Aksi halde transfer tahtası kapanacak ve belki de sezona Bursaspor eksi puanlarla başlayacak.
Geçen sene Eskişehirspor’un yaşadığı gibi.
Yani ortada ciddi bir enkaz var.

Yanlış anlaşılmasın bu enkazın tüm sorumlusu Mesut Mestan ve yönetimi demek istemiyorum.
Eminim onlar da çok istediler kulübü düzlüğe çıkarmayı ancak başarılı olamadılar maalesef.
Vardır elbet bahaneleri ama bu sonucu değiştirmez.

Yazının Devamını Oku

Lütfen güven tazeleyin

Bursaspor’da işler iyiye gitmiyor.

Müthiş bir kaos ortamı var.
Herkes birbirini suçluyor.
Takım 12 Ağustos’ta çalışmalara başlayacak ama teknik direktör bile yok.
Futbolcular bir bir ayrıldıklarını sosyal medyalarından paylaşıyor.
Mesut Mestan başkanlığındaki yönetimden ise ilk kez bir ses çıktı.
Yaptıklarını, aştıkları zorlukları anlatan...
Kentten gelen veya gelmeyen desteklerden üzeri örtülü bir şekilde bahsedilen...

Yazının Devamını Oku

Artık konuşma zamanı

Kimsenin umudu mu yoktu yoksa nutku mu tutuldu tüm kentin bilemiyorum.Bursa’yı derin bir sessizlik kaplamış durumda.

Bursaspor Süper Lig’e çıkamadı ama kulakları sağır eden bir sessizlik hakim tüm kente.
Oysa önce takımda kavga kıyamet koptu.
Birileri, başka birini ihanetle suçladı.
O suçlanan da “otobüsten inerken ağlıyordum” diyerek kendini savundu.
Hoca, “Kısmet değilmiş” dedi, yönetimden ise henüz bir ses seda çıkmadı.
Sosyal medyada ağıtlar yakıldı, herkes kendine göre yorum yaptı ama...
Durum oldukça ilginç.

Yazının Devamını Oku

Taraftarın inancının 10’da 1’i olsa

İnanmak, başarmanın yarısıdır derler.Doğrusu ben de bu söze çok inanırım.

 

İnanmazsan, başarıya konsantre olamazsın.
Ve herkes inanmışken Bursasporlu futbolcuların bu inançsızlığı düşündürücü.
Sezon başlamadan önce herkes Bursaspor’un ligi çok rahat şampiyon olacağını düşünüyordu.
Art arda yapılan 8-10 transfer, daha da umutlandırmıştı herkesi.
İsimler kalite ve üst düzeydi.
Ama beklenen olmadı.

Bu kadro kalitesini sahaya yansıtamadı bir türlü.

Yazının Devamını Oku

Formayı ve armayı hak etmek

Yağmur duası” ile ilgili çok sevdiğim bir hikaye var.Uzun ama kısaca anlatayım...Hikaye şöyle...

Kurak geçen yaz döneminde köylüler yağmur duasına gitmiş.
Yüzlerce köylü gitmiş; ama sadece bir kişi ‘yağmur yağar’ diye yanında şemsiye götürmüş.
Ve duanın ardından yağmur yağmış.
Şemsiyesini götürenin hatırına...
Sözün özü, Bursaspor daha Hatay maçına çıkmadan play-off’u düşünmeye başladı.
Keşke inancını son dakikaya kadar taşıyabilseydi.

*

Hatayspor-Bursaspor maçının 66. dakikası.

Yazının Devamını Oku

Günün kahramanı kaleci Çağlar

“Menemen acı geldi”, “Menemen Bursapor’un boğazında kaldı” gibi başlıklar da atılabilirdi aslında bu yazıya.

Çünkü maç sonucu acı verici gerçekten.
Bitime 2 hafta kala evinde iddiası olmayan bir takıma karşı oynadığın maçı kazanamıyorsan, sonuç elbet acı verici olur.
Bu maçla ilgili oyuncuları da tek tek irdelemek lazım.
Tabelaya baktığımızda maçın kahramanı Seleznov görünebilir, çünkü 2 gol attı.
2 gol attı ama penaltıdan...
Oysa kaçırdıkları.
1 metreden müsait pozisyonda topu fileler yerine havaya fırlatıyorsan...

Yazının Devamını Oku

Susmak en iyisi!

Her şeyi ve herkesi bir kenara bırakmak lazım.

Takım havaya girmiş.
Oyuncuların performansı artmış.
Teknik heyet takım üzerinde hakimiyet kurmuş.
Taraftar ve camia da hazır takımın arkasında saf tutmaya başlamışken, başka konulara yönelip dikkat dağıtmanın bir anlamı yok.
Bursa, küçük bir yer ve herkes kimin ne yaptığını, hangi adımları attığını gayet iyi biliyor.
Ama bu süreçte durmak ve susmak gerekli.
Çünkü ortak payda Bursaspor’un menfaati sözkonusu...

Yazının Devamını Oku

Buz gibi hoca

Önce maçın bir analizini yapalım. Altınordu maçı Bursaspor için kolay geçmedi.Sonuçta İzmir ekibinin bir futbol anlayışı var.

İki takımda kontrollü oynadı.
Pres, baskı yapmaya çalıştılar birbirlerine ama oyunu çirkinleştirmediler.
Altınordu tam saha pres uygulamaya çalıştı.
Bursaspor daha sahasından çıkmaya çalışırken baskı uyguladı.
İlk yarıda 3 pozisyon üretti İzmir ekibi.
Bursaspor da çok iyi değildi ilk 45 dakikada.
Rakibinin pres çabasını oyunu geniş alana yayarak aşmaya gayret gösterdi.

Yazının Devamını Oku

Ne değişti?

Bursaspor için 2 maçta ne de çok şey değişti.

Kaybedilen Keçiörengücü maçı sonrası umutsuz bir hava hakimken Bursa’da, art arda alınan 2 galibiyet umutları yeniden yeşertti.
Ne değişti?
-Hoca değişti...
Ne değişti?
-Mantalite değişti...
Ne değişti?
-Hava değişti...

Yazının Devamını Oku

Bursaspor 13 kişiyle oynadı

Pandemi tedbirleri kapsamında spor müsabakaları maalesef seyircisiz oynanıyor.

Karton taraftarlar bir havaya sokuyor belki futbolcuları ama Bursasporlu taraftarlar Adanaspor maçı öncesi tribünlere resmen ruhlarını koydu.
Tribünlerdeki dev “Timsah” kareografisinden bahsediyorum.
Tüm detaylar en ince ayrıntısına kadar tasarlanmış.
Taraftarlar onlarca kez tribüne gelip prova yapmış.
Renkler büyük bir hassasiyetle seçilmiş.
Teksas Tribünü’nün her santimetrekaresi kullanılmış bu çalışma için.
Kullanılan malzemeler de çok önemli.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’da ‘Buz’ devri başladı

Aslında oyuncu, teknik direktör veya başka bir konuda öneride bulunmayı sevmem kulüplere ama Bursaspor’un durumu çok iç açıcı değildi.

O nedenle iki gün önce “Bursaspor’a ‘Buz’ tedavisi lazım” diye bir köşe yazmıştım.
Camiayı bilen, taraftarların kabul edebileceği, futbolcuların dilinden anlayan ve hırslı bir teknik adamla Bursaspor toparlanabilirdi ve İrfan Buz tüm bu özelliklere uyan bir isim.
Çünkü gerçekten vakit çok kısıtlı.
Normal sezonun 5 maç sonra bitiyor.
Çok zor ama belki de play-off’lara gerek kalmadan Süper Lig’e çıkış vizesi alınabilir.
Çok zor ama imkansız değil.
Keçiörengücü bile hedef büyüttüyse...

Yazının Devamını Oku

Krizi yönetmek sanattır

Tarih 5 Şubat 2013.

Akşam saatler.
Gelen bir istihbarat telefonu Ertuğrul Sağlam’ın istifa ettiğini söylüyordu.
Önce yöneticilere bir şekilde doğrultup haberi hazırlamıştım.
Ardından Başkan İbrahim Yazıcı’yı aradım ama ümitsizdim.
2 defa çaldı ve telefon açıldı.
Kendinden emin bir sesle rahmetli başkan, “Efendim Vedat” dedi.
Hemen konuya girdim ve Ertuğrul Sağlam’ın istifasını ve görüşünü sordum.

Yazının Devamını Oku

Bursaspor’a ‘Buz’ tedavisi lazım

Neresinden yorumlamak lazım bu maçı çok bilemedim.

Kimi eleştireyim, kimin eksiğini yazayım tam karara varamadım ama sanırım ‘komutandan’ başlamak gerek.
Ne dedi İbrahim Üzülmez maç sonrası; Golü atan takımın kazanacağı maçtı.
Muazzam bir tespit.
Gerçekten de gol atan kazandı.
Ama golü atan taraf rakip takım oldu.
Peki İbrahim Hoca, neden gol atamadık?
Pozisyon azlığının sebepleri neler?

Yazının Devamını Oku

TFF farklı şeylere kafa yormalı

Pandemi sonrası “yeni normal” düzene geçişin startı verildi.

1 Haziran önemli bir tarih.
Pek çok kısıtlama kalkıyor.
AVM’ler, spor salonları, eğlence ve spor mekanları açılıyor.
Şehirlerarası seyahatler serbest bırakılıyor.
Ticari hayatta da bir hareketlilik yaşanıyor.
*
Ancak spor mükabakaları seyircisiz oynanacak.

Yazının Devamını Oku
YAZARIN DİĞER YAZILARI