Umut Fırat Eroğlu

Umut Fırat Eroğlu

‘Robot’ demeyin, alınıyor! O bir ‘bedenlenmiş yapay zekâ’

Robotik dünyasındaki hakiki devrim ‘embodied AI’ (bedenlenmiş yapay zekâ) teknolojisinin zirveye ulaşmasıyla gerçekleşecek. Bunun medeniyetimiz için de büyük bir dönüm noktası olacağı şüphesiz. Tarihteki bu dönüm noktasının eşiğindeyiz.

Haberin Devamı

Çevremizdeki insanların bazen ‘robot gibi’ davranmasına alışığız, kimi zaman kendimizi bile ruhsuz veya soğuk bir duygunun içinde robot gibi hissedebiliyoruz. İnsanların çalıştıkları işlerde robotlaşması, işverenlere verimlilik artışı olarak gözükebiliyor. İnsanın kendisi içinse maalesef anlam arayışının dibe vurması demek. Hayat akıp giderken sürekli tekrar eden, birbirine benzeyen görevleri yerine getirme çabası, insanı hayatının nereye akıp gittiği, bu gidişatın nereye varabileceği konusunda bulanık soruların içine gömebiliyor. Esasen bu soruların zihni kurcalaması sağlıklı; şayet yanıt bulma arzusu beraberindeyse... Fakat zihin, olanı kabullenmiş şekilde görevine devam ediyorsa, yaşam deneyimini ‘hayatta kalma’ çerçevesine sınırlandırmış demek oluyor. Adeta bir otomatik pilot... İşte tam bu noktada robotların devreye girmesi -günümüz teknolojisi sayesinde- gerçekten anlam kazanıyor.

Haberin Devamı

Bütün dünya yapay zekâ ve sohbet botlarını konuşurken daha sessiz fakat çok derinden gelen bir güç yakında sahneye çıkmaya hazırlanıyor: Yeni nesil robotlar. Son yıllarda gördüğümüz, insansı mimiklerine ve akrobatik hareketlerine şaşırdığımız robotlar etkileyici olsalar bile halen bebek adımlarını atıyorlar. Robotik
dünyasındaki hakiki devrim ‘embodied AI’ yani ‘bedenlenmiş yapay zekâ’ teknolojisinin zirveye ulaşmasıyla gerçekleşecek. Medeniyetimiz için de büyük bir dönüm noktası olacağı şüphesiz. Ancak henüz vakit var, robotik firmalarının son modellerini yapay zekâlı diye sunmasına da aldanmamalı. Yapay zekâ isminin şimdilerde her seviye otomasyon sistemleri için kullanılan jenerik bir terim haline geldiğini -ve biraz sığlaştığını- kabul ediyoruz. Bedenlenmiş yapay zekâysa robotik bir makinenin, kendisini yöneten yapay zekânın kabiliyetlerine eş düzeyde mekanik beceriler sergileyebilmesine deniyor. Tesla robotları gibi popüler modeller, aslında sohbet botlarına ses veren, animasyon marifeti katan kinetik sanat eserlerinden fazlası değil. Atlas ve Unitree gibi gelişmiş akrobatik modeller de denge kabiliyetleriyle hepimizi etkiliyor ancak iki kelimeyi yan yana getir(e)miyorlar. Fiziki performanslarıysa aslında formundaki bir sporcunun sahip olduğu ‘zekâ, ahlak ve çevikliğin’ binde birine yaklaşmıyor.

Haberin Devamı

‘Robot’ demeyin, alınıyor O bir ‘bedenlenmiş yapay zekâ’

Endüstriyel pencereden baktığımızdaysa bedenlenmeye başlayan yapay zekânın önünün açık olduğunu şimdiden görebiliyoruz. Geçen haftalarda bir Amerikan üniversitesindeki mezuniyet konuşmasında yapay zekâ için ‘Sanayi devrimiyle eşdeğerdi’ benzetmesi yapılmıştı. Bu doğru, öte yandan endüstri dünyası için de büyük bir devrimin gerçekleşmesi olası. ‘Sanayi Devrimi 5.0’ şeklinde etiketleyeceğim bu konuya ileride daha geniş değinmeye niyet ediyorum. Bugüne dönersek; dijital zekânın fiziksel dünyaya adım atması, yapay zekânın zamanla somut bir güce sahip olup maddesel dünyayı manipüle edebilmesi anlamına geliyor. İşte tarihteki o dönüm noktası... Ve tam girişindeyiz.

Haberin Devamı

Filmler bize anlatıyordu

‘Matrix’, ‘Terminatör’ gibi bilimkurgu filmleri işin nereye varabileceğini 90’lardan beri distopik eğlencelerle bize anlatıyordu. Neyse ki Dünya’nın evrende kendi başına terk edilmiş bir gezegen olmadığını sezdiğim için hiçbir zaman öylesine karamsar olmadım. Medeniyetimizin anlamsız ve tekdüze işlerin tembelliğinden kurtulması, sisteme tutsak olmayan yetenekli nesillerle geleceğe geçmemiz ihtimali zihnime daha iyi geliyor. Yeter ki yapay zekâ ve robotların üzerinde doğru niyetli insanların yeterince tahakkümü olsun. Zaten mesele hiçbir zaman makineler değil, her zaman onları kimin kodladığı olacak.

KISA KISA

Çocuk beyni ‘gözün arkasındaki zihni’ arıyor

Haberin Devamı

‘Robot’ demeyin, alınıyor O bir ‘bedenlenmiş yapay zekâ’

Yakın zaman önce Cattolica Üniversitesi’nde robotların insanlar tarafından ne kadar gerçekçi algılandığını ölçmek ve otizmli çocuklara destek olabilecek robotlar geliştirmek adına deneyler gerçekleştirdi. Araştırmanın ilk sonuçları ilginç doneler içeriyor. Deneyde 3 ile 5 yaş arasındaki çocuklarla detaylı mimik yapabilen insansı robotlar bir araya getirilmiş. Çocukların bakışlarla yapılan iletişimde insanlara ve robotlara nasıl tepki verdiği incelenmiş. Bulgular  çocukların insan gözündeki niyetleri okuma becerisinin humanoid (insansı) robotlarda çalışmadığını ortaya koymuş. Çocuklar insanın bir nesneye bakmasını ‘O nesneye karşı ilgi ve arzu’ (niyet) olarak yorumlarken insansı bir robotun tamamen aynı şekilde bakmasını mekanik bir hareket olarak algılıyor. Araştırmanın başındaki Profesör Antonella Marchetti’ye göre çocuk beyni biyolojik olarak gözlerin arkasında yaşayan bir zihin aramaya programlı. Çocuklar insan bakışını düşüncelerin, canlılığın projeksiyonu olarak kabul ediyorlar. Robotun bakışını  iletişimsiz bir donanım hareketi olarak kodluyorlar. Yani şekil olarak insana benzemek, yapay zekânın çocuk zihninde ‘canlı varlık’ olarak algılanmasına yetmiyor. İyi ki!

Yazarın Tüm Yazıları