Paylaş
Dünyanın en değerli, en havalı şirketlerinin başında olmak bir ayrıcalık mıdır? Üst düzey CEO’luk mertebelerine atanmak veya kendi imparatorluğunun başına geçmek dışarıdan hiç de şans işiymiş gibi görünmüyor. Ancak oraya erişmek ve işin hakkını verebilmek için şansınızın yaver gitmesi gerektiği muhakkak.
Nisan ayında Silikon Vadisi’nin liderleri, küresel ekonomide söz sahibi olan en meşhur isimler kariyerlerinin adeta sınav haftalarından geçmek zorunda kaldılar. Hayatının ‘karizma çiziği’ni alan Jeff Bezos, ABD ordusuna mahcup olan Elon Musk, duruşunu bozarak şaşırtan Jensen Huang ve nihayet ‘Sauron’un Gözü’ne dönüştüğü tescillenen Mark Zuckerberg gökyüzündeki gerilimlerden fazlasıyla nasibini alan CEO’lar oldu.
Teşbihte mübalağa yok. Gemini’a soruyorum; tahmin ettiğim üzere bu ay Koç’taki Güneş tutulması ve Merkür retrosu, liderler için tam bir sınav niteliğindeymiş. Şubatta başlayan Satürn (disiplin, otorite) ve Neptün (hayaller, yansımalar) kavuşumuysa etkileri şimdi artan ‘gerçeklik kontrolü’ (reality check) anlamındaymış. “CEO’ların sınırsız güç illüzyonu, operasyonel hatalar ve fiziksel yasalarla çarpışıyor” diye yorumluyor Gemini aradaki bağlamı, ki tam aradığım cümle...
Yakın zaman önce The Atlantic dergisinde Jeff Bezos’un özel inzivasına davet edilen ve kendisiyle kısacık vakit geçiren ünlü yapımcı Noah Hawley’nin şahsi izlenimlerini okumuştum. Çarpıcı bir makaleydi. Sınırsız güç illüzyonunun insanı nasıl ele geçirdiğini ve ultra zenginler için kaybetmenin, hata yapmanın zamanla bir seçenek olmaktan çıktığını anlatıyordu: “Sadece kazanabilirdi, çünkü kaybetmek onun için anlamını yitirmişti.” Mademki öyle; büyük CEO’lara konfor alanlarını sorgulatan, belki de hayatın acımtırak lezzetini yeniden tattıran güncel gelişmelere yakından bakalım.

Uzay yarışı fiyaskosu
Uzay şirketi Blue Origin’le gözünü çok yükseğe diken Jeff Bezos geçen hafta başarısına sevinemeden büyük çaplı, utanç verici bir durumla baş başa kaldı. 10 yılı aşkın süredir geliştirilen New Glenn roketinin fırlatılması büyük bir vaatle başlayıp hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Blue Origin roketi dikey indirip yeniden kullanıma uygun hale getirdi ve SpaceX’le rekabette önemli bir eşiği aşmayı başardı ancak asıl görevde sınıfta kaldı. Fırlatmanın amacı şirketin büyük müşterilerinden AST SpaceMobile’a ait iletişim uydusunu yörüngeye yerleştirmekti. Ancak roket milyonlarca dolar değerindeki uyduyu planlanan yörüngenin çok aşağısına bıraktı. Alçak yörüngede mahsur kalan uydu kullanılamaz hale gelirken sigorta kapsamında imha edilmesi kararlaştırıldı. New Glenn’in bu onarılamaz hatası, Blue Origin’in güvenilirliğini bir kez daha tartışmaya açtı. Özellikle NASA’nın Artemis görevleri (İnsanları Ay’a yeniden götürmek ve Ay’da yaşam için altyapıyı kurmak) kapsamında Ay’a iniş yapacak olan Blue Moon aracı için bu rokete güvenmesi fiyaskonun boyutunu daha da çarpıcı hale getiriyor.
Kesinti mağdur etti
Bezos’un en büyük rakibi Elon Musktam da New Glenn roketi için kendisine “Tebrikler” mesajı atmışken o fiyasko olacak iş değildi... (Neyse ki) Aynı günlerde, Musk’ı da buz gibi terleten bir hadise gerçekleşti. “Her yerde ve her an ulaşılabilir” olarak pazarlanan Starlink internet hizmeti, Pentagon’un insansız deniz araçlarını yolda bıraktı. Pasifik Okyanusu’ndaki askeri testte yaşanan sistem kesintisi nedeniyle iki düzine otonom deniz botu yaklaşık bir saat okyanusta sürüklenerek savunmasız kaldı. Olay Starlink’in askeri operasyonlar için güvenilirliğine gölge düşürdü. Musk’ın SpaceX şirketini halka arz etmeye hazırlandığı kritik dönemde, en büyük gelir kalemi Starlink’in yaşadığı operasyonel zafiyet, şirketin itibarını ve stratejik ortaklıklarını sarsma potansiyeli taşıyor.
Çin gerginliği
Yapay zekâ çipleriyle dünyanın en değerli şirketi haline gelen Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang katıldığı bir podcast yayınında sakinliğini koruyamadı. Amerikan şirketi Nvidia’nın gelişmiş yapay zekâ çiplerini Çin’e satmasının ulusal güvenlik için bir risk oluşturup oluşturmadığı yönündeki soruya “Sabah uyandığında kendini kaybeden olarak gören biriyle konuşmuyorsunuz” şeklinde sert tepki veren Huang, güvenlik endişesiyle Çin pazarından çekilmenin Pekin’in kendi bağımsız ekosistemine yarayacağını savundu. Huang ayrıca tüm yapay zekâ geliştiricilerinin Amerikan teknoloji altyapısını kullanması gerektiğini, aksinin ABD için felaket olacağını iddia etti. Sektör analistleriyse Huang’ın bu agresif tavrını, şirketin en büyük pazarlarından birini kaybetme endişesi ve Çin’in teknolojik ilerleyişi karşısında duyulan çaresizliğin dışavurumu olarak yorumluyor.
‘İnsan yöneticiler yerine dijital diktatörler mi geliyor?’
Mark Zuckerberg çalışanlarının kendisine taktığı ‘Sauron’un Gözü’ lakabının hakkını vermek için meğer büyük hevesle çalışıyormuş. The Financial Times’ın haberine göre Zuckerberg, çalışanlarla etkileşime girecek ve onlara geri bildirim verecek yapay zekâ tabanlı gerçekçi bir dijital klonunu geliştiriyor. ‘Micromanagement’ olarak bilinen aşırı denetim kavramını abartılı boyuta taşıyan proje, Zuckerberg’in haftada 5-10 saatini bizzat ‘vibe coding’ yaparak ayırdığı kişisel tutkusuna dönüşmüş. Ancak proje Meta için yeni bir başarısızlık riski de taşıyor. Şirket 2023’te AI Personas uygulamasıyla ünlüleri chatbot’a dönüştürmek için milyonlarca dolar harcamış ancak hiç ilgi görmeyen proje, senesi dolmadan kapatılmıştı. Şimdiki dönemdeyse Meta şirketinin yüzde 20’lik devasa bir işten çıkarma dalgasına hazırlandığı biliniyor. Tam bu sırada Zuckerberg’in kendi dijital kopyasını çalışanlara dayatması, personel arasında “İnsan yöneticiler gidiyor, dijital diktatörler mi
geliyor” şeklinde ciddi soru işaretleri uyandırmaya başlamış.
Paylaş