Paylaş
Güneş sistemimize şimdiye kadar uğrayan en gizemli ziyaretçi 3I/Atlas’ın haberini geçen temmuz ortasında duyurmuştuk. O günlerde bilim dünyası için heyecan verici, insanlık için de ilginç bir gökyüzü olayıydı yalnızca. Ağustos ayında tekrar bahsettiğimizdeyse Atlas dikkatleri üzerine çekecek ilk manevrasını yapmış ve normal kuyrukluyıldızların aksine ön yüzünden ışık yaymaya başlamıştı.
29 Ekim’de Güneş’e en yakın konumuna yaklaşan Atlas’ın henüz kuyrukluyıldız mı yoksa göktaşı mı olduğuna bile kanaat getiremeyen biliminsanları, gökcismi Dünya’ya yaklaştıkça eşi benzeri görülmemiş ‘anomaliler’ tespit etmeye başladılar. Ülkemiz tarihinin en önemli günü, bu yıl dünyanın gözünü uzaya çevirdiği sıradışı bir takvime dönüştü. Herkesin merak ettiği soru aynıydı; Atlas uzak diyarlardan akıllı bir ziyaretçi olduğunun sinyalini verecek miydi yoksa sırlarla dolu bir göktaşı olarak sonsuzluğa mı kayıp gidecekti?
Şayet 3I/Atlas konusuna çok vâkıf değilseniz, son üç günde karşınıza çıkan videolar yüzünden uzaylıların geldiğine bile inanmış olabilirsiniz. İnternette dolaşan görüntülerin çoğu ‘fake’ (sahte) olsa bile mesele yeterince ilginç... Çünkü ilk defa gökyüzünde gözlemlediğimiz bir olayı ‘uzaylı işi’ olarak yorumlamaya yeterli doneler elimizde mevcut. Atlas’ı böylesine ilginç halde gündeme getirense Michio Kaku, Neil deGrasse Tyson, Avi Loeb gibi tanınmış biliminsanlarının ciddi ciddi ‘Uzaylı aracı da olabilir’ şeklindeki yorumlarıydı.
Dolaşımdaki videolara gelince; özellikle renkli parlak ışıkları görülen, göktaşı şeklinde uzay gemisine benzeyen tasvirlerin ‘fake’ olduğunu bilmenizde fayda var. Yapay zekâ video üreteci Sora 2’nin gelişiyle ‘deepfake’ (sahte ses ve görüntü) videoların hızlanacağını geçen hafta yazmıştım. Sadece birkaç gün içinde ilk büyük olayı deneyimlemiş olduk. Gerçekten hızlı zamanlardayız... Şimdi, gizemli ziyaretçimize geri dönelim ve özelliklerini birlikte inceleyelim.

Rotasını hiç bozmadan...
Saatte 265 bin km hızla seyreden 3I/Atlas’ı o netlikte yakalayacak kamera olmadığı için Atlas teleskoplarda kuyrukluyıldız gibi bir ışık topu şeklinde görülüyor. 11 km genişliğiyle ‘Marmara Adası’ ebatlarına yakın bir kütle olan Atlas’ın fikrimce en dikkat çekici özelliği; rotası. Başından ifade etmeliyim; ben de Atlas’ın Dünya dışı teknolojiyle yönlendirilme ihtimaline katılanlar arasındayım.
Galaksinin çok uzak bir noktasından yola çıkan bu göktaşı, üstelik Güneş’in çekim kuvvetinden hiç etkilenmediği ve kendi hızıyla yol aldığı halde sistemimize ‘dosdoğru’ girmiş durumda. Tüm gezegenlerle aynı hizada, her birinin yakınından geçebilecek düzlem hattında ilerliyor.
Üretilmiş nesne olabilir mi?
Güneş sistemini havada asılı bir plak gibi düşünün. Uzayın herhangi bir noktasından gelerek plağı delip geçebilecekken yüzeyindeki halkalar üzerinde ilerlemeyi seçen bir ziyaretçiden söz ediyoruz. Öyle ki; astronomlar Jüpiter, Venüs, Satürn gibi gezegenlere şaşırtıcı biçimde yakın bir hatta seyrettiğini ifade ediyorlar. Ayrıca biliminsanları, giderek yaklaşan 3I/Atlas’ın materyal kompozitinin büyük oranda nikelden oluştuğunu tespit ettiler. Endüstrilerde makine yapımında kullanılan bir alaşım olan nikelin, böylesi bir kütlede büyük çoğunluğu oluşturması, benzer gökcisimleri için normal değil. Bu tespit, Atlas’ın uzay gemisi olmasa bile üretilmiş bir nesne olma ihtimalini güçlendiriyor.
Diğer yandan 3I/Atlas’ın saldığı gazlarda nikel ve diğer maddeler tespit ediliyor -gazlar ışık fayına bakarak anlaşılıyor- ancak Atlas’ın uzayda olduğu bölge, bu tip materyallerin buharlaşması için çok soğuk. “Öyleyse Atlas’ın gövdesinde bu kadar enerji açığa çıkaran ne olabilir” sorusu gündeme geliyor.
Kuyrukluyıldızların arkasında su buharı bıraktığı bilinir, Atlas’ın kuyruğundaysa sudan çok daha fazla karbondioksit olduğu görülüyor. Özetle, kendine kararlı yol seçmiş görünen, nikel alaşımlı, ışıkları değişen ve arkasından atık gaz bırakan bir cisim, siz bu satırları okurken Güneş’i geçip yolculuğuna devam ediyor olacak. 3I/Atlas nerelidir tam bilinmez... Fakat sayesinde, bugünkü Dünyalılar olarak ilk kez, farklı bilinçlerden işaretler taşıdığına inanabileceğimiz bir uzay cismini selamlıyoruz.
Asıl randevu aralık ayında
İnternette yayılanın aksine, 29 Ekim’de Atlas’ın Dünya’ya en yakın noktadan geçtiği bilgisi yanlış. Güneş’e en yakın geçişi gerçekleşen 3I/Atlas’ın gezegenimize en yakın geçişiyse 19 Aralık’ta. Ocak ayındaysa daha büyük bir sürpriz var; Mars, Venüs, Merkür, Güneş, Dünya ve Jüpiter’in yakın oranda hizalandığı 9 Ocak 2026 günü 3I/Atlas bu özel dizilime çok yakından eşlik edecek. Söz konusu hizalanmanın 1970’lerde uzaydan kaydedilen ve Dünya dışı akıllı varlıkların gönderdiği düşünülen “Vow!” sinyaliyle aynı yönde gerçekleşmesiyse dikkat çeken bir başka ayrıntı.
‘Fake’ videolar ayyuka çıktı
Gizemli gökcisminin Güneş’e ve Dünya’ya yaklaşmasıyla birlikte Dr. Michio Kaku, Brian Cox gibi milyonlar tarafından sevilen ve izlenen biliminsanlarının ‘uzaylı istilasına karşı uyardığı’ ‘fake’ videoları ortaya çıktı. Biliminsanları şu anda çok fazla bilgi kirliliği olduğunu ve bilimsel veriler için yalnızca güvenilir uzay ajanslarına itibar edilmesi gerektiğini paylaşıyorlar.
Paylaş