"Uğur Çelikkol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Çelikkol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Çelikkol

Bursa Hanları ve Turizm

Bursa’nın fethinden sonra Orhan Gazi, kenti geliştirme politikası doğrultusunda; daha da önemlisi devlet olma sürecinde emin adımlarla ilerleyen Osmanlı’nın başkenti olacak yeni Bursa için “Biz duvarlar içinde değil, duvarlar dışında yeni bir merkez kuracağız “ diyerek surlar dışında bir külliye inşa ettirmiştir.

 

Bursa Hanları ve Turizm
Bursa’nın günümüzde de vazgeçilmez merkezinin, kalbinin attığı tarihi çarşı ve hanlar bölgesinin temelinin de atıldığı yıllardır 1330’lu yıllar.. Orhan Gazi’nin kendi adına yaptırdığı Külliyesi’nin etrafı onu takip eden her padişah döneminde ilave edilen binalarla zamanla şehrin ticari merkezi haline gelmiş ve günümüze de ulaşarak, İstanbul’un meşhur Kapalıçarşı bölgesinden de eski bir tarihi çarşı ve hanlar bölgesine dönüşmüştür. Bu bölgedeki tarihi yapılar 14. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar geçen zaman dilimi içinde yapılmıştır. Biz bölgeye, konumuz turizm olduğu için, şehrin en gözde mekanında turizm için yapılması gerekenler ve bölgeye gelen ziyaretçileri rahatsız eden konular açısından yaklaşacağız. Amacımız turizmden hakkettiği payı günü kurtararak değil uzun yıllar boyuna yayılacak düzenlemeler ve farkındalıkla alması.

Kuruluşundan bugüne yıkıcı afetlere, depremlere ( en önemlisi 1855 depremi) ve yangınlara ( 1958 yangını) maruz kalan çarşı, her yıkımdan sonra yeniden doğmuş, yeniden inşaa edilmiş ve hayatını sürdürmüştür. Özellikle son yaşanan 1958 Çarşı yangını bölgeyi çok yıpratmış, yangının söndürülebilmesi için dinamitlerin patlatılması sonucu özgün halinden çok şey kaybetmiştir.. Orhan Bey’in kendi adına surlar dışında yaptırdığı ilk cami, klasik ters T planlı Bursa camilerinin en eskisi, Yıldırım Beyazıd’ın Niğbolu zaferi sonrası yaptırdığı Ulucami sadece şehrin değil, tüm ülkenin mücevheridir.

Bursa Hanları ve Turizm
Modern alışveriş merkezlerinin yapılması ile yıpranmaya başlayan geleneksel çarşıların en önemli silahı belki de tarihi kimliği, insan samimiyeti ve huzurlu ortamıdır. Bitmek bilmeyen esnaf ve alışveriş gelenekleriyle, bir insanın, bir evin ihtiyacını karşılayacak her şeyi bulabileceği Bursa çarşısı, atmosferinde geçmişe yolculuk yapmanıza da izin verir. Ve geçmişten günümüze bu çarşıyı ayakta tutan en önemli unsur yerli ve yabancı turisttir. Bursa’ya gelen turistlerin şüphesiz %90 lık bölümünün ziyaret ettiği çarşı bölgesinin turizm görüntüsü hep tartışılmış, bölgede yaşayan esnafın günü kurtarmaya yönelik kişisel girişimleri yüzünden de zarar görmüştür.

TURİZM İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ

Bursa Hanları ve Turizm
Şehrin turizm açısından önemli ve hareketli Çarşı ve Hanlar Bölgesi Unesco’nun Dünya Kültür Mirası listesine de girmiştir. Yurt dışına gittiğimizde bizi en çok etkileyen konunun ziyaret ettiğimiz çarşı, köy veya şehirlerdeki özgün mimariye sahip tarihi yapıların bir bütün halinde temiz, korunmuş, yaşatılıyor olması, çiçeklerle süslenmiş olması gelir. Hepimiz gördüğümüz o güzel bakımlı binalar tarihi çevreyle uyumlu turistik dükkan ve tesisler önünde fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaşırız. Ülkemize geldiğimizde ise hep gözümüzü yoran karmaşadan dem vururuz. İşte belki de konuya buradan girmek gerekiyor; Bursa tarihi çarşı bölgesinde dolaşan bir kişiyi yoracak, tarihi bölgeyle ters düşen, her yeri kaplayan çeşitli formattaki tabelalar, led ışıklı yazılar,tarihi yapıların dış yüzeylerine takılan eklentiler olacaktır. Çarşı bölgesinin bazı sokaklarında, havlucular bölgesinde geçmiş dönemde belediye tarafından yapılan ahşap tek tip tabela çalışması takdire şayandır, tüm bölgeye yayılmalıdır.
.Huzur bulmak için geldiğiniz Bursa hanları ve avluları plastik sandalye ve çeşitli renklerde ki tente ve şemsiyelerle, ezilmiş durumdadır. Bölgede plastik sandalye tamamen yasaklanmalı, taş ve tuğladan oluşan erken dönem Osmanlı mimarisi ile uyum sağlayacak ahşap masa ve sandalye kullanımı, gerekiyorsa tek tip tek renk gölgelikler, tenteler kullanılmalıdır.. Bölgedeki dükkan sahiplerinin dükkan önlerine çıkardıkları eşyalar, vitrin düzenlemeleri konusunda bölge bütünlüğüne katkıda bulunacak şekilde tanzim etmesi sağlanmalıdır. Han eyvanlarının avluya bakan kısımları çiçeklerle süslenmeli, görsellik arttırılmalıdır. Tüm bu görsel güzellikler bir bütün oluşturacak, bölgeyi ziyaret edecek turistleri mutlu edecek, bu düzen içinde esnaf daha çok para kazanacak ve Bursa bu anlamda belki de önce tüm Türkiye’ye sonra da dünyaya örnek gösterilecektir. Yaşadığımız virüs sürecinin getirdiği ekonomik açıdan sıkıntılı günlerde dükkanını ve çarşısını çevreye örnek olacak şekilde temiz tutan, yaşatan ve düzenleyen esnaflara, çarşılara belki ödüllendirme yapılarak teşvik edilebilir hatta güzelleştirme kredisi bile verilebilir. Bölgede satılan gıdaların, restoranlarda ikram edilen yemeklerin Bursa mutfağından olması, kahve-çay ikram edilen fincanların-bardakların bile Osmanlı motiflerini taşıması, hediyelik eşyaların Bursa kültüründen, el sanatı ürünlerinden oluşmasına, Bursa ruhuna aykırı düşmemesine hassasiyet gösterilmelidir.
Bölgede birçok handan bahsediyoruz fakat bu hanlarının adının nereden geldiğini bile bilmiyoruz, veya geçmişte o hanlarda yapılan işlere dair günümüzde bir eser, bilgi yok. Mesela İpekhan’da veya Kozahan’da gelen turistin görebileceği bir ipek çekim atölyesi yok, kozayı sadece bazı dükkanların vitrinlerinde görebiliyoruz. Kozahan’a gelen turistlerin İpek kozasının tüm yolculuğunu görebilecekleri bir küçük müze, tanıtım odası olsa fena mı olur? Veya Pirinç hana gidenlerin eskiden at koşum malzemelerin yapıldığı at arabalarının tamir edildiği hana dair bir küçük sunum bölgesi bulmaları sizce de iyi olmaz mı? Havlucular çarşısında Bursa’nın en önemli tekstil ürünü havlunun nasıl dokunduğu, Bakırcılar çarşısında bir bakırcı ustası,Yorgancılar çarşısında yorgan diken bir amca? Tüm bunlar turistin dünyada arayıp görmek istediği unsurlar yani o çarşının geçmişinde olan el sanatları ! Bölgede yaşayan esnafla konuştuğumuzda en çok gündeme getirilen önemli bir konuda tuvalet ve otopark konusu, “Yeni hanlar bölgesinin çevresinin açılması” projesinde buna da yer verileceğine inanıyorum.

Bursa Hanları ve Turizm
Kent merkezinde çok yoğun bir ticaretin var olması, buna karşılık geleneksel el sanatları, sosyo-kültürel ve turizm amaçlı kullanımların ise neredeyse yok denecek kadar az olması ticaretin bittiği akşam saatlerinde, bölgenin terk edilmiş bir alan özelliği göstermesine neden olmakta. Bu nedenle, kent merkezinin, dolayısıyla hanlar bölgesinin daha uzun süre canlı tutulabilmesi için kültürel aktivite ve gösterilere uygun alanlar ( hanların avluları veya küçük meydanlar) yaratılması, konser-geleneksel tiyatro gösterilerinin yapılması Bursa’ya gelen turistlerin konaklama (geceleme) sayısını bile olumlu etkileyecektir.

TARİHİ BÖLGEDE BULUNAN HANLAR

Bursa Hanları ve TurizmBursa Hanları ve TurizmBursa’da 1958 ağustos ayında, sıcak bir yaz gününde üstelik çarşının boyanma sürecinin henüz bittiği her yerin mis gibi boya badana koktuğu bir günde Sahaflar Çarşısı’nda bulunan bir ciltçide başlayan büyük yangın sonrasında kent merkezinde büyük ölçüde yeniden yapıma (rekonstrüksiyon) maruz kalmıştır. Bursa kentinin tek merkezli oluşu çarşının yeniden yapımını gerekli kılmıştır. Bu nedenle günümüzde ne yazık ki bölgenin özgünlüğünden söz edebilmek mümkün değil. O dönem yapılan rekonstrüksiyon bazı hanlarda tamamlanmış bazılarında ise halen daha eksik olduğu gözlemlenebilir ve bu da kötü görüntülere neden olmaktadır.
Apolyont Han, Havlucular Çarşısı, Sipahi Çarşısı,Bat Pazarı, Demirciler Çarşısı,Kayhan Çarşısı,Çancılar Çarşısı,Okçular Çarşısı,Tuz Pazarı Çarşısı,Eski Aynalı Çarşı (Orhan Hamamı),Kavaflar Çarşısı,Yorgancılar Çarşısı,Gelincik Çarşısı,Hacı İvaz Paşa Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı,Uzun Çarşı,Kapalı Çarşı,Kubbeli Han,Eskişehir Hanı, Galle Pazarı Hanı,Bali Bey Hanı,Pirinç Han,Koza Han, Kütahya (Çukur) Han,Kapan Han,Tuz Pazarı Hanı,Bedesten,Geyve Han,Fidan Han,İpek Han,Emir Han gibi yapılar bölgenin önemli ticaret ve yaşam mekanlarıdır.

HANLAR BÖLGESİNE HEYECAN KAZANDIRACAK PROJE

Geçtiğimiz kasım ayında hanlar bölgesi için önemli bir gelişme yaşanmıştı. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın seçim vaatleri arasında yer alan tarihi çarşı ve hanlar bölgesinin çevresinin açılmasına yönelik ilk müjdeli haber Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan gelmişti. Bursa ziyareti sırasında, Ulu Cami ve etrafındaki hanlar bölgesinde tarihi silueti bozan yapıların kamulaştırma sürecini başlatacaklarını duyuran Bakan Kurum, etaplar halinde 430 bin metrekarelik alanı yenileyip, restorasyonları yapıp, tarihi binaları gün yüzüne çıkaracaklarını, 1958 yangını sonrası rekonstrüksiyonu yarım kalan İpek Han’ın içindeki iyileştirmeler, Ertuğrulbey Meydan Projesi, Koza Han iç avlu düzenlemesi, cephe sağlıklaştırma, aydınlatma projeleri ve kaldırımlarıyla 150 milyon liralık bir maliyet ön gördüklerini açıklamıştı.

Sayın Bakanın ziyareti sonrası, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğiyle hayata geçireceği çarşı ve hanlar bölgesiyle ilgili proje meclisten oy birliğiyle geçti ve hemen sonrasında çalışmalar devam etti. UNESCO Dünya Mirası listesinde olan bölgenin çevresinin açılması tüm belediye başkanlarının hayalini süslüyordu. Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu’nun belediye başkan adaylığı döneminde ortaya attığı projenin hayata geçmesi için daha sonra merhum Hikmet Şahin ve son olarak Recep Altepe büyük çaba göstermişti. Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş hanların etrafını açan başkan olarak tarihe geçebilir.

YIKIMLAR BAŞLIYOR

Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, tarihi çarşı ve hanlar bölgesinin gerçek kimliğiyle turizme kazandırılması ve tarihi aksın rahatlatılması yönündeki çalışmalara büyük önem verdiklerini söyledi. Koruma amaçlı imar planlarını hazırlayıp süreci devam ettireceklerini belirten Başkan Aktaş, artık bölgede imar uygulamasının yapılmayacağını vurgulayıp, kararın Bursa’ya hayırlı olmasını diledi. Kamu binalarında sorun aşılmış ve Hanlar Bölgesi’ndeki yıkımlar, ilk etapta 5 bina ile 31 Ağustos’a kadar başlayacak.

Tarihi katmanlaşmanın var olduğu bir çevrede yaşamak, geçmişten bize emanet edilmiş yapıları korumak, yaşatmak, gelecek nesillere ve turizme kazandırmak yaşam kalitemizi arttıracağı gibi kentlinin ve bölgede yaşayan esnafın da belleğinde tarihi çevreleri korumanın öneminin daha da anlaşılır hale gelmesini sağlayacaktır. Özellikle kentin Dünya Miras Listesi’ne alınmış bir çok noktasıyla potansiyelini daha çok değerlendirebilir ve gerçekleşen tüm çalışmalar ile hem kent hem ülke hem de uluslararası boyutta örnek oluşturabiliriz. Bu nedenlerden dolayı tarihi çarşı ve hanlar bölgesinde yaşamak fedakarlık ve özen istiyor.

X