Paylaş
ORTADOĞU’DAKİ savaş elbette en fazla gökyüzünü vurdu. Zaten neredeyse çatışmaların tümü gökyüzünde yaşanıyor.
Başta dronlar, füzeler ve savaş uçakları Ortadoğu’nun tepesinde cirit atıyor. Bölge semalarında güvenli hiçbir nokta kalmadı. İran’ın Shade’leri ya da İsrail ve Amerika’nın insansız hava araçları, görünmeyen askeri uçakları bölgeyi alt üst etti. Yaşanmaz ve ulaşılmaz hale getirdi. Füzelerin cirit attığı gökyüzünün bölgedeki büyük bölümü güvensiz hale geldi. Brent petrol fiyatı fırladı, havacılıktaki savaş sigortaları ya tümüyle iptal oldu ya da en az 20 kat arttı.
Kitleler halinde yaşanan ölümler, sürekli alarm sesleri, tıklım tıklım olan sığınaklar, psikolojileri bozulan ve sürekli korku içinde yaşayan insanlar Ortadoğu’nun acımasız platformunda çaresizliğin doruğundalar.
Elbette savaş, kapanan Hürmüz Boğazı’ndan önce Brent petrol fiyatını tırmandırmaya başladı. Ben bu satırları yazarken varil fiyatı 100 doların üzerine çıkmıştı. Dubai, Doha, Abu Dabi gibi havayolu seferlerinin çok yoğun olduğu noktalardan uçak kalkış ya da inişi günlük bin 500’lerdeyken yerini bir-iki uçak operasyonuna bıraktı. İran için bu da olmuyor. Hatta savaşın başlangıç gününde İran’daki bir havalimanına inen yolcu uçaklarının çoğu orada kaldı. THY ve Pegasus havayollarının da birer uçakları halen orada. Ekipleri ise iyi bir organizasyonla karayoluyla İran’dan çıkarıldı. Hatta bir THY uçağı da Maskat’ta kalmıştı.

FİYATLAR FIRLADI
Savaş ve Brend petroldeki artış, hemen uçak bileti fiyatlarına eklendi. Öyle böyle değil. Birçok noktada fiyatlar en az 10 kat arttı. Şirketler bilet tarih değişimlerini zar zor kabul ettiklerinde en az bilet fiyatının yarısından fazlasını ceza olarak istiyor. Sanki savaşı yolcular çıkarmış gibi. Bakın neler oluyor:
Ortadoğu bölgesi içinde savaştan biraz uzak noktalara uçan şirketler ‘ekonomi’ sınıflarını dolu gösteriyor. Önce yüksek fiyatlarla ‘business’ biletleri satıyorlar. Sonra ekonomi biletlerini satışa çıkarıyorlar ve fiyatı birkaç kez katlayarak bu işi yapıyorlar. Artan bilet fiyatlarını artık listelemek bile mümkün değil. Yani havayolu şirketleri fiyatları her gün artırıyor.
Bazı insafsız şirketler biletlerdeki tarih değişimlerinde uyguladıkları cezaları daha savaşın birinci gününde katladı. Üstelik bunu da ‘lütfen’ yapıyorlar. Hatta bunların bazılarının çağrı merkezlerine ulaşmak bile saatler sürüyor.
Düşük maliyetli havayolu şirketleri bile insaf sınırını aştı. Sabaha kadar bigisayar başında oturun savaş bölgelerine yakın noktalar için ucuz bilet bulma şansınız kalmıyor. Savaş bölgesinden ciddi uzak noktalarda da bu böyle.
Havayolu ile kurtarma operasyonu yapılamaması havayollarının neredeyse işlerine geldi.
Savaş sürerse ve Brent petroldeki yükseliş devam ederse zaten hep yüksek olan yazın da ucuz demeyelim de fırsat uçuşlarını unutun. Ucuz bilet kampanyaları havayolları için artık hiç de düşünülmeyen bir durum.
Sonuçta bilet fiyatları her gün yükseliyor. Tamam Ortadoğu’da uçulamayan noktalara yakın alanlardaki uçuşlar için artışların bir bölümünü anlayabiliriz. Savaş nedeniyle sigortalardaki yükselme de maliyet artışı getiriyor. Ortadoğu’ya yakın noktalardan uzak noktalara gidişlerde uzayan rotalar nedeniyle yakıt maliyeti de buna ekleniyor. Bilet fiyatlarındaki artışın anlaşılır tarafları var ama anlaşılmaz tarafları daha çok gibi.
Bilet fiyatlarındaki zam furyasına Ortadoğu ve Uzak Doğu şirketlerinden sonra Avrupalı ve Amerikalı şirketler de katıldı. Fiyatları her gün yükseltiyorlar. Uzak Doğu’ya gidiş-dönüş 100 bin lira olan bilet fiyatları 200 bin TL’yi geçti. Hele son dakikalarda bu bileti alırsanız üç misli fiyatla karşılaşırsınız.

MUSKAT İŞ JETLERİNİN CENNETİ OLDU
Savaş hatlarının biraz dışında kalan Umman’ın başkenti Muskat Havalimanı, neredeyse bölgenin en güvenli gibi görünen üssü oldu. Dubai, Doha, Abu Dhabi ya da Şarjah gibi noktalardan karayolu ile Muskat’a ulaşıldığında bir alternatif uçuş bulunabiliyor. Burası iş jetleri için de bir cennet oldu. İş jetleri buralardan normalde 300 bin dolara yaptıkları bir uçuş için 600-700 bin dolar istiyorlar. Riyad da alternatif olarak uçulan noktalardan biri. Ama geçtiğimiz günlerde THY’nin TK144 uçuşu Riyad’a inemedi. Tam 2 saat 30 dakika Kahire semalarında beklemede kaldı, sonra yakıt kritiği belirince Antalya’ya indi. Orada da ekibin mesaisi dolduğu için uçak kaldı. Yani bu tür olaylar uçuş maliyetlerini çok yükseltiyor tabii.
Ortadoğu hava sahasını kullanmadan Asya–Avrupa arasında aktarmasız uçuş sunan şirketler, kuzeyden Kafkaslar ve Afganistan üzerinden ya da güneyden Mısır, Suudi Arabistan ve Umman güzergâhını kullanarak uçabiliyor. Ancak bu rotalar uçuş süresini ve yakıt tüketimini artırıyor.
Sonuçta körfez ülkeleri havalimanları devreye girmediği müddetçe Ortadoğuya yakın noktalardaki bilet fiyatları azalmayacak. Eskiye dönmesi ise hiç beklenmiyor. Sigorta şirketlerinin de bu bölgeyi daha uzun zaman riskli görmeye devam edecekleri tahmin ediliyor. Yani savaş uzarsa Melbourne-Yeni Zelanda Auckland’dan LosAngeles’a kadar her noktada uçak bileti fiyatları yükselmeyi sürdürecek. Nerede duracağını şimdiden kestirmek mümkün değil.
Zaman zaman açılan Dubai Havalimanı’ndan Emirates’in yaptığı uçuşlar bile çok azaldı. Doha, Abu Dabi havalimanları tam devreye girmediği sürece bu yaz uçmak neredeyse imkansız olacak. Uçmayan uçaklar yerde durdukça şirketlerinin parasını yiyor. Yolculara olan borçlar kabarıyor. Havayolu yolculuğu bölgede çaresizlik ve korku dolu hale geliyor.


Paylaş