"Uğur Cebeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Uğur Cebeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Uğur Cebeci

Psikoloji nasıl çözülecek?

İki büyük kazada 346 kişinin öldüğü Boeing 737 Max 8-9 uçaklarındaki sorun çözülüyor. Ama yolcular bu uçaklara nasıl güvenerek binecekler? Yeniden güven sağlamak için Boeing dünya çapında danışmanlarla çalışmaya başladı.

BOEING 737 ailesi dünyanın güvenilir uçakları olarak biliniyor. Binlercesi gökyüzünde milyonlarca yolcu taşıdı. Ama bu aileye son dönemde iki yeni nesil model katıldı; Boeing 737 Max 8 ve 9. Bu iki 100’den fazla havayolu şirketinden çok sayıda sipariş aldı. İptaller olduğu için tam rakam verilemiyor. Teslimatlar hızla yapılmaya başlandı. Ekonomik oluşları nedeniyle yeni siparişlerde birbirini izledi. Gelgelelim çok ciddi iki kaza yaşandı. Birinci kaza Endonezya Şirketi Lion Air’de oldu. Uçak kalkıştan kısa süre sonra çakıldı. Pilotlar hiçbir şekilde uçağa kumanda edemediler. Ardından ikinci kaza geldi. İkinci kaza iyi olduğu bilinen Etiyopya Havayolları’nda oldu. O uçak da bir 737 Max 8 idi. İki kazada toplam 346 yolcu hayatını kaybetti.

Psikoloji nasıl çözülecek

Kazalara daha ilk bakışta pilotajdan çok uçağın bir sorunu olduğu anlaşılıyordu. Boeing bu yeni nesil uçağına yeni bir motor yaptırmıştı. Kanattan biraz daha önde duruyordu. Daha büyük bir motor gövdesi vardı ve palleri farklı bir tasarıma sahipti. Bu duruma karşı şirket bir anormallik olmasın, pilot kusurlarını tolere etsin diye MCAS diye bir sistem koydu; manevra Karakteristikleri Arttırma Sistemi (Maneuvering Characteristics Angmentation System). Ama bu sistem kalkıştan sonra uçağı garip bir şekilde anormal duruma sokuyordu. Pilotların sistemle ilgili yeterli eğitimleri yoktu.

İki kazadan sonra dünya genelinde bu uçaklar yere indirildi. Uçmalarına izin verilmedi. İlk araştırmalarda bir yazılım hatası olduğu ortaya çıktı. Boeing belki de bütün zamanlarda ilk kez bu kadar büyük bir sorumlulukla karşılaştı. Ortalarda görünmeyi çok sevmeyen şirketin CEO’su Denis Muilenburg sürekli ekranlara çıkarak en kısa sürede hatanın giderileceğini söyledi. Öylede oldu, yeni yazılım Amerikan Sivil Havacılık Otoritesinden (FAA) şimdilik olumlu not aldı. Testlere başlandı. Avrupa Sivil Havacılık Otoritesi de gelişmeleri dikkatle izliyor.

DEV KAMPANYA

EASA, yani Avrupalı Sivil havacılık Otoritesi diyor ki: “Boeing’in thumb switche güvenli bir uçuş için açısal limitler getirmesi, alternatif bir trim metodu gerektiriyor. Uçağın belli açılarda uçuş açısında kalması için bu düzenek gerekli.” Belli ki yakın gelecekte bu uçaklar yeniden uçacak. En az 90 gün sürecek ciddi tartışmalar yapılacak. Uçağın tam güvenirliği belirlenecek. Ama şimdi yolcunun güveni gibi ciddi bir sorun var. ABD Başkanı Donald Trump, uçağın adının değiştirilmesini önerdi. Yine de yolcuların bu uçakla uçma konusunda psikolojileri bozulmuştu. Şimdi Boeing dünya çapında araştırmalar yapıyor. Bu uçaklarla yeniden yolcuların güvenle uçmasını sağlamak için nasıl bir ikna yöntemi uygulanacak. Bu yöntem için ciddi kampanyalar düzenlenecek. Havacılık fuarlarında zorlu gösteriler yapılacak. Hazırlanacak filmler bütün dünyaya dağıtılacak. Büyük bir reklam harcamasıyla hemen her ülkede bu uçakların tanıtımı yapılacak. Elbette yeni yazılımla ilgili pilotlara daha fazla eğitim verilecek. Simülatörlerde yeni yazılımın uçağı anormal duruma sokmadığı gösterilecek. Bu arada Etiyopya kazasında sistemi devre dışı bırakan pilotların da ortaya çıkan sorunu doğru yönetemedikleri de belirlendi. Yani kaza nedenleri arasına pilotaj da girdi. Bakalım havacılık tarihinin önemli iki kazasından sonraki bu gelişme nasıl sonuçlanacak? Bir o kadar önemlisi verdiği zararı kim ödeyecek? Tazminat hakları olacak mı? Yoksa Boeing’den yapılacak alımlarda ciddi indirimler mi gündeme gelecek? Çok soru çok cevap arayacak...

Psikoloji nasıl çözülecek

MARAKEŞ ÇOK İLGİNÇ BİR YER

TÜRK Hava Yolları’nın yeni uçuş noktası Marakeş’e gittim. Tam 5 saatlik bir uçuşla Fas’ın bu ilginç kenti Marakeş‘in Menara Havalimanı’na indik. Şirketin 308’inci uçuş noktası Marakeş beklediğimden çok daha görkemli bir şehir olarak karşıma çıktı. Çölün üzerinde yaratılan bir vaha değişik yapıları, lüks otelleri ve gizemli mutfağı ile turizm dünyasında çok yıllar önce yerini almış.

Ülkenin başkenti Kazablanka’ya göre çok daha hareketli bir kent olan Marakeş’de, çölde develerle yapılan safariden şehir merkezindeki lüks otellerde yer alan kumarhanelere kadar farklı ve değişik imkanlar var. Geleneksel yerel yemekler lezzetleri farklı olmakla birlikte damak tadımıza uyan çeşitleri oldukça fazla. Çölün ortasındaki bir yerleşkede yediğim Mürdün erikli kuzu tandır müthiş bir lezzet sunuyordu. Kuzey Afrika ülkelerinde görülen koni şeklinde kapağı bulunan servis tabaklarına tajin denilir. İçeriğine göre değişen birçok türü olan Tajin yemeği ve kuskus Fas mutfağının en öne çıkan yemekleri. Kırmızı toprağı nedeniyle Kızıl Şehir denilen Marakeş’e yapılan ilk seferde THY’nin filosundaki en büyük uçağı Boeing 777-300 ER kullanıldı. Haftada 5 gün yapılacak seferler gidişte 5 saat dönüşte 4 saat 35 dakika sürüyor. Son derece modern bir havalimanı olan Marakeş’de hemen tüm oteller havalimanına yarım saat ya da 45 dakika uzaklıkta. Hepsinde standart yüksek ve güvenlik iyi görünüyor.

Afrika kıtasında olup da Afrika Birliği’ne katılmayan tek ülke Fas’ın Marakeş kenti Avrupa’ya yakınlığı sayesinde çok hızla gelişerek bir turizm vahası haline dönüşmüş. İş dünyasının Fransızca kullandığı Fas’da kişi başı yıllık gelir 5 bin dolar civarında. Atlas Dağları’nın eteğindeki bu şehirde Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan J’maal El -Fnaa pazarı, iklimin yumuşak ve Müslüman ülke olması nedeniyle Körfez ülkesi yolcularına hitap etmesi, Yahudilerin kutsallık atfettikleri ziyaret yerlerinin bulunması bölgeyi özel bir konuma koyuyor. Berberi dilinde ‘Murr a kush’ olarak bilinen Marakeş ‘Tanrının Toprakları’ anlamına gelir. Şehrin en önemli noktaları eski şehir olarak bilinen Medina ve modern kısmı olarak bilinen Gueliz bölgesidir. Ben beğendim ve etkilendim. Bir fırsatını bulduğunuzda siz de gidin.

Psikoloji nasıl çözülecek

KÖPRÜ İÇİN ÇÖZÜM ARANIYOR

İSTANBUL Havalimanı’nda uçakların köprüye yaklaşmalarında kullanılan elektronik sistemi milyonlarca dolar harcanmasına rağmen bir gün bile çalıştırılamadı. Bu yüzden bir teknisyen elindeki ışıklı çubuklarla en ilkel biçimde uçakların köprüye yaklaşmasını sağlıyor. Bazen uçak biraz fazla ileri gidince kapı açılamıyor ve çağırılan push-back aracıyla geri itilerek hizaya getirilmeye çalışılıyor. Genellikle halk arasında uçakların yanaştığı ve körük diye adlandırılan köprülere uçakların hassas yaklaşması gerekiyor. Köprü operatörü doğru yerde duran uçağa kolayca yaklaşmayı sağlıyor ve uçak hızla kapı açıp yolcusunu boşaltıyor.

OLAYIN BAŞLANGICI

Honeywell, 9 Mart’ta, İnternet sitesinde yaptığı açıklama ile İstanbul Havalimanı’nı inşa eden İGA firması ile Advanced Visual Docking Guidance System’ın (A-VDGS / Gelişmiş Görsel Kenetlenme Yönlendirme Sistemi) teslimine yönelik bir sözleşme imzaladığını duyurdu. Honeywell, yeni havalimanının ana terminali için 114 adet A-VDGS imal etti. Bu tip sistemler genel olarak, pilotları basit görsel uyarılar vasıtasıyla yönlendirerek, uçakların havalimanındaki kapılara, hızlı ve güvenli bir şekilde yanaşmalarını sağlıyor. Firma, bu teknoloji sayesinde, yeni havalimanına gelen ve ayrılan uçakların verimli bir biçimde kapılara yanaşarak, kapıların kapasitesinin arttırılacağını açıklamıştı. Sistem, dünyanın birçok yerinde havalimanlarında kullanılıyordu. Honeywell Türkiye ve Orta Asya Yöneticisi o tarihte yaptığı açıklamada aynen şöyle diyordu: “Bizim A-VDGS’miz gibi bir akıllı teknolojiyi kullanarak, İGA, Dünya’nın en yoğunların birisi olacak havalimanında, kapasitenin yönetilmesi, gelecek operasyonların sorunsuz ilerlemesi ve daha da önemlisi yolcu güvenliğinin maksimize edilmesi konularında, oyunun ilerisinde kalabileceğini garanti altına alıyor.”

Ama öyle olmadı. Sistem neredeyse bir gün bile doğru çalıştırılamadı. Taraflar birbirlerini suçladılar. Zaman geçti, havalimanı tam kapasiteyle devreye alındı. Bu sistemin çalışmaması yüzünden ciddi aksamalar ve zaman kayıpları yaşanmaya başladı. İGA yani İstanbul Büyük Havalimanı şirketi Honeywell’den vazgeçerek yeni bir arayışa başladı. Bir Fin şirketiyle temasa geçildi. Doğan zararın miktarını bilmiyoruz ama bunun neresinden dönülürse o kadar kâr yazmaya başlayacağı da bir gerçek.

X