Havayollarına ikinci darbe

Pandemi havayollarını ikinci defa vurdu. Salgında gerileme olmaması nedeniyle yolcu sayıları yüzde 50 daha düştü. Yaz aylarındaki yolcu artışının süreceği sanılırken vaka sayısındaki artış ve karantina uygulamaları yolculukları neredeyse bıçak gibi kesti. Turistik uçuşlar ise yok denecek kadar azaldı. Türkiye-Rusya arasındaki hava köprüsü belki de dünyadaki en iyi turizm uçuşunu temsil etti. Ama o uçuşlarda da düşüş başladı.

Haberin Devamı

Koronavirüs aşısının çok daha önce bulunacağı ve yaygın kullanıma geçileceği sanılıyordu. Çünkü aşı için dünya ilaç devleri, hızlı bir yarışa girmişlerdi. Ama aşı öyle bugünden yarına olacak bir iş değildi. Aşı yaygın kullanım için piyasalara çıkmadığı gibi salgın giderek arttı. Avrupa’da; İtalya, İspanya başta olmak üzere Fransa ve Almanya sınırlarına kilit üstüne kilit vurdular. Bir ara kapılarını aralayan İngiltere bile artık ulaşılamaz, gidilemez hale geldi.

Amerika kıtasının büyük bölümünde, Uzakdoğu ve Orta Asya’da da durum farklı değil. Birçok ülke, diğer ülkelerdeki vize ofislerinin kapılarını bile kapattı, personelini izne çıkardı.

15 BİN UÇAK YERDE

Havayolları ayakta kalabilmek için ne yapacaklarını bilemez hale geldi. Mali yapıları kuvvetli olan Lufthansa, BA, Emirates ya da Singapur gibi havayolu şirketleri başta pilotlarının çoğunu işten çıkardı ya da ücretsiz izne ayırdı. Diğer çalışanlardan da kitleler halinde işlerine son verilenler var. Kolay değil şu anda 15 bine yakın uçak yerde. Bunların yerdeki bakımları, Avrupa’da ortalama saatlik park ücretleri olan 285 dolar gibi ödemeler havayollarının belini iyice büküyor. Uçakları alıp Leasing yapan yani havayollarına kiraya veren firmalar uçsa da uçmasa da havayollarından yüzbinlerce dolar kiralarını alıyorlar. Uçak fabrikaları ise müşterilerine siparişleri teslim etmek için boğuşuyorlar. Müşterilerin çoğu alımları ertelemek için sıkı pazarlık peşindeler.

Havayollarına ikinci darbe

Haberin Devamı

Yüzlerce havayolu hiç uçmuyorlar. Neredeyse bütün şirketler zararın dip noktasını gördü. Küçük havayolları bile 300-500 milyon dolar zarar yükünü üstlendi. Ama zararı milyar doların çok üzeri olan şirketler artık sistemi çeviremez hale geldi. Bu gelen ikinci dalga, yani pandeminin daha da yaygınlaşması şirketleri acımasız kararlara itmeye başladı. Avrupa hava sahasında en çok uçan THY de zarardan nasibini aldı. Giderek büyüyen zararı azaltmak için kargo gelirleri artırmaya ve uçuşun ağına farklı ülkeler ekleyerek sistemi ayakta tutmaya çalışıyor. Ama yine de 300’den fazla uçak aylardır pisten çıkmadı.

Haberin Devamı

TOPARLANMA ERTELENDİ

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), havayolu endüstrisinin 2021’de iflasları önlemek ve işleri korumak için maliyetleri yeterince azaltamayacağını gösteren yeni bir analiz sundu. ‘Büyük istihdam feshi’ başlıklı bir çalışma bu. IATA ayrıca sınırları açmak ve karantina olmadan seyahati mümkün kılmak için uçuş öncesi COVID-19 testi yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. 2021’de toplam sektör gelirlerinin, 2019 yılının 838 milyar dolarlık rakamına göre yüzde 46 düşmesi bekleniyor. Önceki analiz, 2021 gelirlerinin 2019’a kıyasla yüzde 29 civarında azalması yönündeydi. Bu, 2020’nin dördüncü çeyreğinde başlayan talep toparlanmasına yönelik beklentilere dayanıyordu. Ancak, yeni COVID-19 salgınları ve hükümet kararları nedeniyle toparlanma ertelendi. IATA, 2020 yılının tamamının trafiğinin 2019’a kıyasla yüzde 66 azalmasını ve aralık talebinin yüzde 68 azalmasını bekliyor. Devletten ek mali yardım olmaksızın, ortalama havayolu mevcut yakma oranlarında kalan sadece 8.5 aylık nakit paraya sahip. IATA Genel Müdürü ve CEO’su Alexandre de Juniac, “Ve azalan gelirleri yakalamak için maliyetleri yeterince hızlı azaltamayız” dedi. Havayolları maliyetleri düşürmek için sert adımlar atmış olsa da, en azından kısa vadede havayollarının maliyetlerinin yaklaşık yüzde 50’si sabit veya yarı sabittir. Sonuç, maliyetlerin gelirler kadar hızlı düşmemesidir. Örneğin, ikinci çeyrekte işletme maliyetlerindeki yıllık düşüş, işletme gelirlerindeki yüzde 73 düşüşe kıyasla yüzde 48 oldu.

Haberin Devamı

DÜŞÜK MALİYETLİ ŞİRKETE DÖNÜŞ

Birçok ülkenin bayrak taşıyıcı havayolu şirketi maliyetleri düşürmeden ayakta duramayacağını anladı. İflaslardan korunmak için bayrak taşıyıcılar ‘Low Cost’ yani düşük maliyetli bir şirkete dönmenin yollarını arıyor. Uçakta ikramları kaldırmak ya da gidilen havalimanında körüğe yanaşmayıp her şeyden tasarruf yaparak ayakta kalma hedefi yüzünü göstermeye başladı. Maliyetleri sonuna kadar kısarak, bilet fiyatlarını da biraz düşürerek ayakta kalmaya çalışan şirketler marka değerlerinde doğabilecek zararları çoktan göze aldı.

THY SICAK YEMEK SERVİSİNE BAŞLIYOR

Şirket 16 Kasım tarihinden itibaren sadece uzun uçuşlarda ve Business sınıfında sıcak yemek servisi için hazırlıklarını başlattı. Şu ana kadar sadece su servisi yapılan bazı uçuşlarda çay ve kahve servisine de geçilecek. Servis ağızları kapalı karton bardaklarda yapılacak.THY’nin rekabetteki en güçlü silahı olan taze ve sıcak yemek servisinin pandemi şartlarına uygun yolcuya sunulacağı açıklandı. Sıcak yemek servisinin Business sınıfından ne zaman ekonomi sınıfına da yayılacağı henüz belli değil. Sadece uzun uçuşlarda başlanacak olan servis için geç kalındığı iddiaları da yaygın. İstanbul’dan Los Angeles’a 13 saat 30 dakikadan fazla uçan ve Business sınıfı için 45 bin liradan fazla para ödeyen bir yolcuya uçuş süresince iki defa içinde dürüm, kek ve bir iki meze olan kutu verilmesi tepkilere neden oluyordu.

Haberin Devamı

GÖKYÜZÜNDE 2 BÜYÜK BELA

Kuşlar için bela sözünü kullanmıyorum. Evet uçaklar için ciddi bir tehlike saçıyorlar. Ama gökyüzünün gerçek sahibi onlar. Uçak motorlarına giren, uçaklara çarpan kuşlara çok rastladık. Verdikleri zararlara da alıştık. Ama lazer ışığı ve drone’lar çok daha büyük tehlike saçıyorlar. Her yıl binlerce olay rapor ediliyor. Pilotların gözüne tutulan lazer ışıkları körlüğe kadar sürüklüyor. Uçaklara laser doğrultmak dünyanın her yerinde suç sayılıyor. Üstelik laser ışınları binlerce metre yükseklere kadar tesir ediyor. Amerikan Sivil Havacılık Otoritesi FAA geçen yıl 7 binden fazla lazer sıkma olayının rapor edildiğini açıkladı. Özellikle havalimanlarına alçalma sırasında, yani pilotlar dikkatlerinin en yoğun olduğu sırada yerden tutulan lazer ışıkları zaman zaman uçakları facialar ile burun buruna getiriyor. Bir de alınan bütün tedbirlere rağmen izinsiz uçurulan drone’lar havalimanı çevresinde çeşitli irtifalarda uçakların karşısına çıkabiliyor. Bunlardan birinin motora girmesi ya da uçağa çarpması ciddi sorunlar çıkarabilir. Yine geçen yıl sadece Amerika’da 20 binden fazla uçağa yaklaşan drone olayı rapor edilmiş. Havacılık örgütleri bu iki bela ile ilgili konulan yasakların ve cezaların artırılmasını istiyor. Verilen hapis cezasının sürelerini yükseltilmesi en büyük ortak istek olarak karşımıza çıkıyor.

 

Yazarın Tüm Yazıları