"Tülay Demir" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Tülay Demir" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Tülay Demir

Bodrum’da neler oluyor

Olurdu olmazdı, güvenliydi, riskliydi diye düşünürken geçen hafta sonu tatil hayallerime daha fazla dur diyemeyip Bodrum kalabalığına karıştım.

Gezip tozdum, iki günlük kaçamaktan bana kalan anıları ve gözlemleri de sizinle paylaşmak istedim.
Kısa tatilimin ilk durağı Gündoğan-Küçükbük’teki Serafina Mare’ydi.
Elbette ilk dikkat ettiğim konu, pandemi önlemleri ve hijyen oldu. Serafina Mare Deluxe Residence’ta, konukların güvenle tatil yapmalarını sağlamak ve herkesi rahat ettirebilmek için bitmeyen bir koşuşturmaca vardı...

Bodrum’da neler oluyor

Serafina Restoran’ın müdürü de İstanbul Papermoon’dan tanıdığımız Türkay Cansız...
Profesyonel bir ekiple yol alıyorlar ve güzel bir çizgi tutturmuşlar.
Yalıkavak Marina’da hafta sonları ufak ufak canlanmaya başlamış ama genele bakıldığında henüz arzulanan doluluk oranına ulaşılmış değil. Gelelim bir zamanlar popüler mekanların sıra sıra dizildiği, tatilcilerin gözdesi Türkbükü’ne...
Türkbükü hâlâ boş, küçük esnaf hem üzgün hem telaşlı... Tatilciler dört gözle beklenmekte.
Öte yandan müdavim kitlesini oluşturmuş, artık klasik olmuş işletmeler müşteri potansiyeli açısından avantajlı.
Örneğin cumartesi günü Maça Kızı’nın sahilinde boş yer yoktu, iğne atsan yere düşmez vaziyetteydi.
Cumartesi akşamına Türkbükü’nün 30 yıllık işletmesi Atılay Balık’ta devam ettim.
Orası da müdavim kontenjanı sayesinde sezonu yakalayıp yüzü gülenlerdendi...
Mekanın sahibi Atılay Beytorun her zamanki gibi işinin başındaydı ve misafirleri ile tek tek ilgileniyordu ki klasik olmanın vazgeçilmez şartı da bu ilgi ve disiplin bana kalırsa...

Bodrum’da neler oluyor

Yanında da Türkbükü’nün püfür püfür havası, huzur veren ortamı... Daha ne ister ki insan.
Bodrum dosyasını kapatmadan geçen haftanın gündemine, Bodrum Mandarin Oriental’daki döner fiyatlarına da değineyim.
Burası dünya standartlarının üzerinde uluslararası bir otel zinciri... Dolayısıyla fiyatların Euro üzerinden olmasının garipsenecek bir tarafı yok.
Kur yüksek, fiyatlar TL’ye çevrilince rakam bir hayli kabarık çıkıyor.
Oraya gidiyorsan, fiyatları bilerek yiyip içiyorsan, sonradan “Bu ne hesap” diye isyan etmeyeceksin yani. Bile bile lades neticede...
Amma velakin, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın konuyla ilgili şu açıklamasına feci halde takıldım:
“Turistin cebindeki parayı sonuna kadar almakla mesulüz, bununla gurur duymalıyız!” Bodrum gibi turizmin gözbebeği bir şehrin belediye başkanının ağzından çıkanı kulağının duyması, konuşurken iki kez düşünmesi gerekmez mi?
Hadi bunu geçtim, beni asıl düşündüren bu tür açıklamaların dünya basınında da yer buluyor olması ve ülke olarak zor durumda, zan altında kalıyor olmamız.
Nitekim İngiliz Daily Mail “Turistin cebindeki parayı sonuna kadar almakla mesulüz” şeklindeki açıklamaları tüm dünyaya servis etti bile.
Bu açıklamalar Hollanda ve Belçika medyasında da geniş yer buldu. AB ülkelerinden turist beklerken düştüğümüz hale bakın. Yaparsın en güzel tesisleri, dünya markaları birer ikişer ülkemize gelir, bununla gurur duyarız.
Yanlış anlaşılmaya müsait açıklamalarla turisti yolunacak kaz, esnafı da kazıkçı durumuna düşürmek nasıl bir zihniyettir şahsen ben anlamadım. Anlayan varsa bana da anlatsın bi’ zahmet!

Yazıklar olsun böyle zihniyete

Birkaç kez sosyal medyanın giderek nasıl bir bataklığa dönüştüğünü ve bu mecrada düzenleme yapmanın nasıl acil bir gereklilik olduğunu yazmıştım.
Son olay aynı fikirde olanların haklılığını bir kez daha, hem de en acı, en arlanmaz şekliyle yüzümüze vurdu.
Özellikle Twitter’da ağzı olan konuşuyor, hakaret, küfür, taciz sınır tanımıyor.
Bu sınır tanımama hali kan donduracak noktaya ulaştı.
Yeni doğmuş bir bebeğe kadar uzandı leş diller...
Maliye Bakanı Berat Albayrak üzerinden eşi ve yeni doğmuş bebeğine son derece çirkin saldırılar yapıldı.
El kadar bir yavru ile annesine, sırf siyasi fikir ayrılıkları nedeniyle böyle çirkin bir şekilde saldırmanın izahı olamaz, olmamalı da...
Bu tür saldırıları hangi görüşten olunursa olunsun mazur gösterecek, anlaşılır kılacak bir gerekçe asla bulunamaz. Bunu sadece insanlıktan nasibini almamışlar yapar.
Ben de bunu yapanlara, yeni doğmuş bir bebek ile annesine dil uzatırken vicdanı sızlamayanlara şöyle seslenmek istiyorum;
Ahlaksızsınız!
Vicdansızsınız!
Haysiyet yoksunusunuz!

X