Tuğçe Yılmaz

Doğum sonrası depresyona dikkat!

21 Aralık 2020
Doğum sonrası depresyon, doğum yapan her 100 kadından yaklaşık 15'inde görülen psikolojik ve fiziksel değişimlerin adıdır. Bu rakamlar varsayılan rakamlardır. Ne yazık ki birçok kadının bunu anlamlandıramaması, saklaması, görmezden gelmesi, yardım almak için psikoloğa ya da psikiyatriste başvurmaması sonucunda gerçek rakamlar tam olarak saptanamamaktadır.

Doğum sonrası depresyon genellikle doğumdan sonraki ilk 4 hafta içerisinde ortaya çıkar fakat birkaç hatta bir yıl sonra ortaya çıkan vakalar da vardır. Doğum sonrası depresyonun belirtileri hamilelik dönemi itibariyle de ortaya çıkmaya başlayabilir.

‘Bir türlü konsantre olamıyorum’, ‘canım hiçbir şey yapmak istemiyor’, ‘sürekli ağlamak istiyorum’, ‘uyuyamıyorum’, ‘her şey benim suçum’, ‘kendimi çok yetersiz hissediyorum, hiçbir şeye yetişemiyorum’. Eğer bu sözcükleri sıkça kullanıyorsanız ya da çevrenizde yeni doğum yapmış birinden duyuyorsanız doğum sonrası depresyon aklınıza gelmeli.

Postpartum depresyon sebepleri

Hamilelik kadın için tüm fizyoloji ve psikolojisinin değiştiği bir dönemdir. Bu dönemde yeterli destek görememek, hamilelik ya da sonrasında travmatik olaylar yaşamış olmak, depresyon geçmişine sahip olmak, emzirme ve uyku problemleri, eşle olan sorunlar, maddi yetersizlik, sağlık sorunları ya da özel gereksinimi olan bir bebeğe sahip olma gibi durumlar postpartum depresyonun sebepleri arasında yer alır.

Postpartum depresyonda duygu ve düşünceler değişir, vücutta fiziksel belirtiler ortaya çıkar, davranışlarda değişimler olur. Bu değişimleri şöyle sıralayabiliriz;

Vücutta oluşan ve fiziksel olan belirtiler

Bu davranışların bir kısmı sizde mevcutsa doğum sonrası depresyon geçiriyor olabilirsiniz.

Yardım istemekten çekinmeyin

Yazının Devamını Oku

Çocuğunuza sınır koymak mı istiyorsunuz?

23 Kasım 2020
Sınırlar, çocuğunuzun neyi yapıp yapamayacağını, uygun olan davranışın ne olduğunu ve kendisinden ne beklendiğini gösteren kuralladır. Kural algısı çocuklarda 4 yaşından sonra gelişmeye başlar. Sınırlar çocuklara, korundukları, güvende oldukları ve değer verildikleri duygusunu kazandırır. Aile içi kurallara uymalarını ve işbirliği yapmalarını, otoriteye saygı duymalarını sağlar ve sorumluluk kazandırır.

Sınırlar, onaylanan davranışı tanımlayan, çocuğa hatalı davranışlarını düzeltme fırsatı veren eğitici ve öğretici bir etkiye sahiptir. Düşünün ki 3 yaşındasınız, tabureye basmadan musluğa ulaşamıyorsunuz. Tüm bakımınızı başkaları sağlıyor ama ebeveyninize bir şey söyleyince yapıyorlar. Onlar size bir şey söyleyince küsüp somurtuyorsunuz, onlar da vazgeçiyorlar. Neler hissedersiniz? Gücün sizde olduğunu mu? Evet. Güvende olduğunuzu mu? Pek sayılmaz. Çocukların pek çoğu için ebeveynlerinden daha güçlü ve kontrol sahibi olduklarını hissetmek rahatsızlık verici bir durumdur. Saygılı sınırların belirlenmesi çocuklara güçlü mesajlar verir.

“Ben senin annenim, babanım. Bana güvenebilirsin, sana doğru yolu gösteririm.”

Sınır koymada yapılan hatalar

Yaşa ve gelişime göre sınır koymamak: 2 yaşında bir çocuğa koltuklarda yürümeme gibi bir sınır koyarsanız bu sizin onun gelişimine göre bir sınır koymadığınızı gösterir. 2 yaşında bir çocuk keşfetme dönemindedir ve her şeyi keşfederek öğrenmek ister. Siz bu noktada onu engellerseniz sizinle inatlaşacak ve koyduğunuz sınıra uyamayacaktır.

Doğru model olmamak: Çocuklar anne ve babalarının söylediklerinden çok yaptıklarını gözlemlerler. Doğru model olmak çok önemlidir. Ebeveynler birbirinin sınırlarını ya da çocuğun sınırlarını ihlal ediyorlarsa çocuğa sınırlara uyma bilinci aşılayamaz.

Kararlı olmamak: Kararlılık çocuk eğitiminde kilit noktadır. Eğer koyduğunuz kural için çocuğunuzun karşısında kararlılıkla duramıyorsanız, sınırlarınız ihlal edilmeye mahkumdur.

Kriz anında kural koymaya çalışmak: Çocuğunuz sizden bir şey istedi ve yapmayacağınızı söylediniz. Bunun karşısında ağlamaya başladı. İşte hepimizin yaşadığı bir kriz anı. Bu kriz yaşanırken siz başka bir kural koymaya çalışırsanız bu kurala uyma ihtimali deveye hendek atlatma ihtimaliyle eşdeğer olacaktır. Bir örnek verirsek çocuğunuz ağlıyor ve siz o anda eğer ağlamayı kesmezsen bir daha parka gidemeyeceksin dediniz. Dııııt yanlış yaptınız. Bu kurala uyulmayacak. Bu yüzden sakinliğinizi koruyun ve kriz anını yönetin.

Belki sorun senin kuralındadır:

Yazının Devamını Oku