Doğduğu ‘bağımsız’ toprağa geri dönüyor

Kalben, ‘Perişahı’nın Kızı’ teklisiyle kadın ruhu, bedeni ve aklı üzerinde kurulan baskıyı bir baba-kız ilişkisi aracılığıyla anlatıyor. Şarkı ticari açıdan kaygısız yani özgürce yapılmış. Kalben’in ‘bağımsızlığının’ ispatı!

Haberin Devamı

Doğduğu ‘bağımsız’ toprağa geri dönüyor
Kalben ile yeni teklisi üzerine konuştum ve yeni bir eşiğe geldiğini hemen anladım. Artık kendini daha özgürce ifade etmek istiyor. Dijital dünyanın zaten sunduğu bu olanağın yanı sıra pandeminin sonucu olarak yaşadığımız, en çok da sanatsal üretim yapan insanların ezberini bozan yeni dönem herkes için yeni kararlar anlamına geliyor.

Kendi babası ve tüm babalara...

Kalben artık şarkılarını bir müzik yapım şirketiyle değil bizzat yayımlama kararı almış. Şirketinin adı: Hoş Bir Seda. Hoş olan Seda Hanım, Kalben’in rahmetli anneciği. Şarkının kapak fotoğrafında Seda Hanım’ın çektiği bir ‘baba-kız’ fotoğrafı var. Kalben, ‘bu kubbede baki kalacak hoş sada’ya da böylece selam duruyor. “Annemin adı Seda olduğu için, onunla hatıra üretmeye devam etmenin bir yolu olarak bağımsızlığa dair adımlarımda sesinin olmasını istedim” diyor.

Haberin Devamı

‘Perişahı’nın Kızı’ formu ve düzenlemesiyle farklı. Kalben’in ‘ozan kadın’ özelliğini öne çıkararak türküye yakın bir üslupla okunmuş, ticari açıdan kaygısız yani özgürce yapılmış. Yapılırken de hissedilmiş... Şarkıda Kalben’e divanıyla İsmail Elgün eşlik ediyor.

Türkiye’nin kadın meselelerine ilişkin hassasiyetini gerektiğinde aktivist bir tavırla ifade eden Kalben, şarkısında bir ‘baba/otorite’ figürü olarak üstün konumlanmış kişi ve kurumların açtığı yaralar ve kadın cinayetleri gerçeğiyle baş etme halinden ilham alıyor. Erkek egemen bir toplumda kadın ruhu, bedeni ve aklı üzerinde kurulan baskıları bir baba-kız ilişkisi üzerinden anlatıyor. Başta kendi babası, tüm babalara mektup yazıyor.

Özgürlükten söz etmişken Kalben’in bundan sonra kaydedeceği teklisi, sözleri tamamen İngilizce yazılmış ‘Hey Stella’ olacak. Parçanın düzenlemesi henüz bitmemişama geçen günlerde Youtube’daki İpek Atcan’ın sunduğu ‘Sesini Aç’ programında ilk kez canlı olarak okudu şarkıyı. ‘Hey Stella’nın Kalben’in ağzından hikâyesiyse şöyle: “Şarkı aynı ağaçtan yapılmış bir gitar ve tekneden söz ediyor. Gitar tekneye âşık oluyor ama birlikte olmaları imkânsız. Satılabilir herhangi bir değere; maddeye, eşyaya, başarıya bağımlı olan birine âşık olmanın imkânsızlığını anlatmaya çalıştım.”

Haberin Devamı

Dilerim bir sürü dilde şarkı söyleriz

Neden İngilizce olduğunu sorduğumdaysa “Şarkı bir bağımlıya âşık olmanın imkânsız olduğunu kabul ettiğim bir yaz günü o şekilde geldi. Bana hediye oldu ve ruhumu onardı. Diller arasında ayrım yapmıyorum. Dilerim bir sürü dilde şarkı söyleriz özgürce” diyor.

Görülüyor ki Kalben, ‘Perişahı’nın Kızı’ ile yeni ufuklara yelken açmak üzere ve doğduğu ‘bağımsız’ toprağa geri dönüyor.

BILLIE EILISH BÜNYEYE HIZLI NÜFUZ EDİYOR

Doğduğu ‘bağımsız’ toprağa geri dönüyor

Geçtiğimiz ocak ayındaki 62. Grammy Ödülleri’ne damga vuran Billie Eilish 18’inci yaşıyla birlikte bazı önemli sorumlulukların altına girdi. Her şeyden önce devasa şöhreti nedeniyle artan ilgi ve sosyal medya eleştirileriyle mücadele etti. Karantinanın ilk döneminde ve ABD başkanlık seçimleri sırasındaysa seçme/seçilme hakları, iklim değişikliği gibi meselelerle ilgili söyleyecekleri vardı.

Haberin Devamı

‘Therefore I Am’ (Öyleyse Varım) iki yıl önce yaptığı ve onu taklit edenlerden söz ettiği ‘Copycat’ gibi şarkılarının tema anlamında devamı gibi görünse de işin aslı öyle değil. Yeni teklinin hücre yapısı daha çok geçen yıl çıkardığı bol ödüllü albümü ‘When We Fall Asleep Where Do We Go’daki yaklaşımına uyuyor. Hem sözlerdeki temalar hem de aksak ritmleri itibariyle... Yine de bu teklisinde Eilish’in eğlenceye odaklandığını söyleyebiliriz. Basgitar liderliğinde yürüyen parçanın nakaratı bünyeye çok hızlı nüfuz ediyor.

Kardeşi Finneas ile kurdukları prodüksiyon ortaklığının başarısını da takdir etmek lazım. Ortaklığın şarkı üretim boyutunda kimin tam olarak ne yaptığını bilmiyoruz ama Justin Bieber’lı ‘Everything I Wanted’dan beri şaşırtıcı şarkılar üretmeye devam ediyorlar. Eilish’in daha basit, daha minimalist takıldıkça kalite çıtası yükseliyor. Bazen soul tadında (My Future), bazen büyük bir orkestranın önünde, farklı bir vokal yaklaşımıyla (No Time To Die) kendinden söz ettirmeyi biliyor. Bence bu kez taklitçilerine mesajı daha açık: ‘Benim güzel adımı bile ağzınıza almayın!’

Yazarın Tüm Yazıları