Rutin bakım nasıl olmalı

Evlerimizde bizlerle beraber yaşayan köpek dostlarımız bizlerin ilgi ve desteğine ihtiyaç duyarlar. Tıpkı küçük çocuklarda olduğu gibi, onların da günlük bakım ve kontrollerinin sorumluluğu bize aittir.

Köpekler kediler gibi öz bakımlarına çok dikkat eden canlılar olmadıklarından onlara daha sağlıklı ve konforlu olabilmeleri için yardımcı olmak gerekir.
Ailemizin bir parçası olan dostlarımızın günlük bakım periyotlarında dikkat etmemiz gerekleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Rutin bakım nasıl olmalı

-Düzenli taramak: İster uzun tüylü ister kısa tüylü olsun tüm köpekler için düzenli taranmak deri-tüy sağlığı ve bütünlüğü açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple dostumuzu her gün tımarlayarak hem üzerindeki ömrünü tamamlamış ölü tüylerden kurtulmasını sağlamış hem de derinin uyarılması ile artan yüzeysel kan dolaşımı ile deri bütünlüğü ve sağlığını şekillendirmiş oluruz. Ayrıca tarama işemi birçok köpek sahibinin eve dökülen tüy şikâyetini de minimuma indirecektir. Tımarlama işlemi günlük uygulandığında özellikle uzun tüylü dostumuzun tüylerinin keçeleşerek rahatsız edecek bir forma gelmesini engelleyecektir. Tarama esnasında tüylere takılmış olan pisi pisi otları gibi tehlikeli olabilecek partiküllerin ve bazı dış parazitin de uzaklaştırılması sağlanacaktır. Ayrıca eldiven şeklinde olan tarakların kullanımı köpeğiniz için bir masaj ziyafeti olur. Tüm bu sebeplerden ötürü dostunuzu tımarlamaya bebeklik döneminden itibaren ödüller şeklinde alıştırmanız sağlığı açısından zaruridir.

Rutin bakım nasıl olmalı

Patilerin bakımı: Köpeklerimizin ayak tabanları onların ayakkabılarıdır. Sıcak soğuk sert ve pürüzlü yüzeyler zaman içerisinde dostumuzun patilerinde çatlaklara ve aşınmalara sebep olarak onların konforunu bozabilir. Bu sebeple köpeklerimizin pati yastıklarını günlük kontrol etmeli ve periyodik olarak bakım yapmalıyız. Haftada 1-2 kez köpek ayak tabanları için üretilmiş olan krem ya da wax ürünlerini, özellikle keratin içerikli olanlarını tercih ederek, dostumuzun patilerine yedirerek sürersek, onların ayaklarını dış etkilere karşı dirençli hale getirmiş oluruz. Ayrıca uzayan tırnaklarını uçlarından keserek ya da törpüleyerek tırnak kırılma ve çatlamalarını da engelleyebiliriz. Özellikle temizlik ve hijyen hedefli kullanılan plastik içerikli köpek patiklerini günlük gezintilerde kullanmaktan kaçınmalı ve dostunuzun özgürce yürüyüp koşmasını sağlamalısınız.
-Gözlerin temizliği ve bakımı: Köpekler dört ayak üzerinde hareket eden canlılar oldukları için alerjenlere yakın pozisyondadırlar. Gezintilerde toz, çim ve polen, evlerde de halı, kilim ve yüzey temizleme kimyasallarına çok fazla maruz kalırlar. Toz ve alerjenler dostumuzun gözlerinde çapaklanmaya ve bazen de göz yaşı kanallarını tıkayarak göz yaşının dışarı akmasıyla göz kurulukları ve ciddi kornea problemlerine sebep olurlar. Bu nedenle günlük olarak köpeklerimizin gözlerini göz temizleme solüsyonları ve ılık çay kullanarak temizlemeliyiz.
-Kulakların kontrolü ve bakımı: Özellikle sarkık kulaklı olan köpeklerin kulaklarının sürekli kapalı kalması kir ve kulak yağının birikmesine sebep olabilir. Her gün köpeğinizin kulaklarının içini kontrol ederek özellikle ot gibi yabancı cisimlerin uzaklaştırılması ve kir birikimi varsa kulak yoluna kiri itmeden nemli bir pamuk parçası vasıtasıyla temizliğinin yapılması önemlidir.

Rutin bakım nasıl olmalı

-Ağız ve dişler: Haftada bir iki kez dostunuzun dişlerini ve ağız mukozasını kontrol edin; dişlerde çürük takibi, dişetlerine batan kemik parçalarının tespiti gibi olguların fark edilmesi açısından bu oldukça önemlidir. Ayrıca dostunuzun dişlerini ve dişetlerini haftada iki kez parmak fırçalar yardımı ile fırçalayarak sağlıklı ve uzun ömürlü diş ve dişetlerine sahip olmasına katkıda bulunabiliriz.

X

Köpeğim sözümü neden dinlemiyor?

Birçok köpek sahibinin ağzından duyabileceğimiz şikâyetlerinin başlıcalarından biridir köpeğinin söz dinlememesi...



Sosyal yaşantı içerisinde köpeklerimizle olan birlikteliklerimizin belli kurallar ve disiplin içermesi hem bizim hem de çevrede yaşayanların konforu açısından gerekliliktir.
İki farklı türün bir arada uyumlu yaşayabilmesinin ancak daha kompleks yapıda olan biz insanların dostlarımıza daha iyi rehberlik yapmamızla mümkün olabileceğini unutmamalı ve sözümüzü dinlemediği yönünde şikâyetçi olduğumuz köpeğimizi suçlamadan önce kendimizi eleştirmemiz gerektiğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Peki köpeğimizin bizi dinlememe sebepleri neler olabilir?
- En başta köpeğinizle iletişim kurmanız için onu tanımaya çalışmalı ve davranış modelleri hakkında bilgi edinmelisiniz. Tür dışı olarak bizlerden farklı alışkanlıkları olan dostlarımızı tanımadan onlarla iletişim kurmak mümkün olmayacaktır. Onları tanımak adına bol bol doğru bilgi edinmeye çalışın.
- Köpeklerinize sevginizi içinizden geldiği gibi gösterin ve hissettirin. Yapay davranışlardan inşa etmeye çalıştığınız disiplin modellerinin onu mutsuz edeceğini ve kaçınacağı uygulamalar olduğunu unutmayın.

Yazının Devamını Oku

Kışın dostlarımız için yardım önerileri

Dondurucu soğukların ve karın yoğun hissedildiği şu günlerde mahallelerde, sokaklarda, boş araziler ve ormanlık alanlarda yaşamak zorunda olan dostlarımızı daha sık hatırlamalıyız. Onların bu zorlu şartlara dayanabilmeleri ancak bizim yardımlarımızla mümkün. Bu mücadelelerinde onlara destek olurken bazı pratik bilgileri şu şekilde sıralayabiliriz:

DÜŞÜK MALİYETLİ KULÜBELER

Kış koşullarında sokaktaki dostlarımız için elzem olan ihtiyaçların başında gelenlerden ilki sığınmadır. Açık alanlarda dondurucu gece soğuklarında konaklamak durumunda kalan sokak hayvanları kolaylıkla hastalanır ve hatta hayatlarını yitirebilirler. Onlar için çok düşük maliyetlerle hazırlanabilecek olan barınma kutuları ve kulübeler oluşturmak, bu yuvaların içlerine saman, talaş ya da onları sıcak ve kuru tutacak materyaller koymak hayatta kalmalarına destek olacaktır. Bunun yanı sıra geceleri dostlarımıza hafif aralık bırakacağımız apartman ve garaj kapıları sayesinde sığınarak korunmalarına yardımcı olabiliriz. Yaşlı, sakat, zayıf kondisyonlu ve özel bakıma muhtaç olanlara en azından geçici yuva olmak hedefli evlerimizin kapılarını açmalıyız.

YİYECEK TAKVİYESİ YAPILMALI

Onların çetin kış koşullarına göğüs gerebilmelerinin diğer bir yolu da beslenmeleri ve su ihtiyaçlarını karşılayabilmeleridir. Bu dönemlerde onların enerji ihtiyacı her zamankinden daha fazla olacağı için beslenme istasyonları ve noktalarını daha sık ziyaret ederek yiyecek takviyeleri yapmak ve donan suları tazelemek dostlarımız için hayati önem taşır. Bu yardımlar esnasında grup halinde yaşamayı tercih eden köpeklerin bölge kavgalarına sebep olmayacak şekilde beslenmeleri önemlidir.

Yazının Devamını Oku

Köpeğimizin bizi sevmesini sağlamanın yolları

Köpekler, şehir yaşantısı içerisinde bizlere ihtiyaç duyan canlılardır. Bu ikili ilişkinin sağlam temeller üzerine inşa edilmesi, insana bağımlı yaşamak durumunda olan köpekleri ve davranış modellerini iyi bilmekle/anlamakla mümkündür.

Köpek bakmak sadece onların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan ibaret değildir. Dostlarımızın bize güvendikleri ve mutlu oldukları bir yaşantı sürebilmesi, bizim yaklaşımımıza ve onlar üzerindeki manüplasyonlarımıza bağlıdır. Peki onların bizlere güvenebilmesi ve daha çok sevmesi için neler yapabiliriz:



* Yoğun ve dengeli dirsek teması: Köpekler, hepimizin bildiği gibi sürü hayvanlarıdır. Büyük gruplar içerisinde aile kavramlarıyla yaşamak hedefli kurgulanmışlardır. Bu sebepten dolayı insanla olan yaşantı modelinde ayrılık ve yalnız kalmaya olan tahammülü sınırlıdır. Dostumuzla optimalde birlikte vakit geçirmek ve yanında olmak onları en çok mutlu edecek şeydir. Bu birliktelikler esnasında hele bir de onunla ilişkili vakit geçiriyorsanız değmeyin keyfine. Unutmayın ki, hiç kimse sizi her gördüğünde köpeğiniz kadar mutlu olmayacaktır.

* Ona taze, lezzetli besinler ve ödüller sunmak: Köpekler de her canlı gibi beslenmeye ihtiyaç gösterirler. Bizlerle yaşayan dostlarımızın bu ihtiyaçlarını karşılamaksa bizim sorumluluğumuzdur. Yaşına ve aktivitesine uygun olarak hazırlayacağımız taze, doğal ve lezzetli mamalar onların gelişimine pozitif etki edeceği gibi mutlu olmalarını da sağlayacaktır. Gezintiler ve ikili öğreti ilişkileri esnasında onları ödüllendirmek hedefli yiyecekler kullanmak ev içerisinde dostlarımızı hem oyalayacak hem de nefis tatlarıyla keyif almalarını sağlayacak kemirmelikler vermek ise bize olan sevgilerinin pekişmesine katkıda bulunacaktır.

Yazının Devamını Oku

Köpeğimize kazandırmamız gereken alışkanlıklar

Köpekler sürü hayvanlarıdır. Topluluk halinde yaşamayı tercih ederler. Sürü, hiyerarşik kuralların dinamiği ile yaşanılan birlikteliktir. Köpekler doğal yaşantılarında bu kuralları takip ederek uyumlanan canlılardır.



Doğal döngüsünün dışında sürüsünden ayrı, vücut dilini ve tepkilerini öngöremediği insanla ortak yaşam, alışık olmadığı şehir hayatı, onlara bizlerin kılavuzluğunu zorunlu kılar. Köpeklerimize belli öğretileri kazandırmak onların ve bizim hayatımızı kolaylaştırır ve konforlu hale getirir. Dostlarımıza bizim yardımımız ve kılavuzluğumuzla edindirmemiz gereken öğretileri şu şekilde sıralayabiliriz:



TUVALET ALIŞKANLIĞI

Yazının Devamını Oku

Köpekler kış aylarında nelere ihtiyaç duyarlar

Soğuk, karlı ve yağışlı geçen kış mevsimi, can dostlarımız için farklı ihtiyaçların ve önlemlerin şekillenmesine sebep olur.

Metabolizmalarının kış mevsiminin getirdiği değişenlere adapte olabilmesi için gereksinimlerini organize etmek önemlidir. Kış mevsiminde can dostlarımız için yapmamız ve ihmal etmememiz
gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.



KÖPEKLER DE SOĞUK HAVADA ÜŞÜYEBİLİR

Yazının Devamını Oku

Sokak köpeği ve ev köpeğinin bir günü

Ev köpeği, sahibinin çalan alarmıyla birlikte uyanır. Güvenli sıcak evinde güzel bir uyku çekmiş, dinamik ve gezmeye, sahibiyle oyunlar oynamaya hazırdır. Bir yandan da gezinti sonrası kendisini bekleyen nefis kahvaltısından emindir.

Sokak köpeği gece boyunca tehlikeli insan ve trafik kalabalığının azalmasıyla karnını az da olsa doyurmak hedefli sokak sokak gezdiği için sabah saatlerinde yorgun düşmüştür. Şanslıysa biraz tok, değilse çoğunlukla aç yatar. Kuytu ve güvenli bir yer seçer kalabalıktan yani tehlikeden uzak. Simit gibi kıvrılır, hacmini küçültür dondurucu soğuktan korunma hedefli. Kahvaltıyla güzel bir ziyafet çeken ev köpeği sahibinin işe gitmek üzere evden ayrılmasıyla biraz endişelenir. En korktuğu şey sahibinin geri dönmeme ihtimalidir. Huzursuz bir şekilde evde biraz dolanır, camlardan bakar, kapıyı dinler. Umutsuzca yatar bir kenara mutsuz bir şekilde uyumaya çalışır. Her sese kulak kabartır, sahibinin gelmiş olma umuduyla.
Sokak köpeği, gürültü ses ve insan hareketleriyle sürekli bölünmüş sağlıksız ve yetersiz uykusundan uyanır. Rüyasında görmüş olduğu muhtemel kabuslara yeni günün ne gerdireceği endişesi eklidir. Varsa sürüsündeki arkadaşlarıyla yoksa yalnız başına aç karnını doyurma hedefli gezmeye başlar. Şanslı günündeyse bazen kendisi ve arkadaşlarına yiyecek sunan ya da bırakan iyi insanlara rastlar. Bazen de iyi insanlara benzeyen başka insanlar tarafından itilir, horlanır. Kafası çok karışır, zaten anlamlandıramadığı şehir yaşantısından dolayı hep kafası karışıktır. Ertesi gün karşısı çıkacak olan yiyecek getiren iyi insana da pek güvenmez olur. Bıraktığı yemekleri, o gidince usulca yaklaşıp yer. Kötü tecrübeler onu örseler.



AKŞAMA SAHİBİNİN GELMESİNİ BEKLER

Yazının Devamını Oku

Yavru köpeğinizle doğru ilişki kurmanın ve kılavuzu olmanın yolları

Yavru köpekler de tıpkı bebekler gibi dünyayı hayret ve merakla takip ederler. Dünyada olup biten tüm bu değişiklikleri anlayabilmeleri için onlara doğru kılavuzluk ederek yardımcı olmak da bizlere düşer.

Yavru bir köpek edindiğinizde onlar için de kendiniz için de hayatı kolaylaştırmak ve aranızda kurulacak olan bağı sağlam/güvenli temellere oturtmak için gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:



* Sabırlı, toleranslı ve sakin davranın:
Karşınızdaki canlının tür dışı ve bebek olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın. Yavruya olan hitaplarınızda, ses tonunuzu tedirgin, çelişkili ya da yüksek kullanarak onu şaşırtıp korkutmayın. Unutmayın ki köpekler vücut dilinizi çok iyi gözlemlerler. Bu sebeple sakin ve kararlı vücut sinyalleri kullanarak ona yardımcı olun. Yaptığı ya da yapabileceği hata ve yaramazlıklara karşı toleranslı olun. Ceza içeren fevri davranışlardan kaçının. Onun henüz bebek olduğunu unutmayın.

Yazının Devamını Oku

Ev içerisinde keyifli vakit geçirmenin yolları

Köpeklerimizle günlük yapmamız gereken gezinti ve egzersiz rutinleri, onların mental ve fiziksel sağlığı açısından son derece önemlidir. Dışarıya çıkmak, parka gitmek ve türdeşleri olan diğer köpeklerle biraraya gelmek dostlarımızı mutlu edecektir.

Evde beslenen köpekler, günlük rutin gezinti ve oyun aktivitelerinin dışında vaktinin büyük bir kısmını ev içerisinde geçirmek durumundadır. Çalışma rutini olan köpek sahiplerinin, günün belli bir bölümünde dostlarını yalnız bırakmak zorunda olduklarını düşündüğümüzde eve döndüklerinde dirsek temasına aç olan dostlarıyla karşılaşacakları kaçınılmazdır. Dışarıda yapılan gezinti ve aktiviteler dışında, köpeğimizle evde beraber geçirdiğimiz vakitleri interaktif ve keyifli hale gelmesini şöyle sağlayabiliriz.
*İtaat ve odaklanma egzersizleri: Ev içinde dış uyaranlardan uzak olan köpeğimizin bize olan ilgisi daha yüksek olacaktır, bu durumda onlara lezzetli ödüller kullanarak yapabileceğimiz odaklanma, temel komut öğretileri ve basit numara eğitimleri, dostumuzun ve bizim ilişkimizi sıkılaştıracak, aynı zamanda keyifli, kaliteli vakit geçirmemize sebep olacaktır.
*Sakla bul oyunu: Üstlerine hava delikleri açtığımız saklama kaplarına koyacağımız lezzetli ve yoğun kokulu ödülleri, evin belli bölgelerine saklayarak oynayabileceğimiz bu oyunda köpeğinizin avlanma dürtüsünü doyurduğumuz gibi aynı zamanda iş birliği algısını da şekillendirmiş oluruz. Sakladığımız yiyecek içeren kabı, burnunu kullanarak arayıp bulan dostumuz yiyeceğe ulaşmak için bizden yardım isteyecektir. Bulduğu kabın kapağını bizim açarak besine ulaşmasını sağlıyor olmamız işbirliği içerikli iletişimimizi güçlendirecektir.



*Saklan bul oyunu: Özellikle kalabalık ailelerin rahat ve eğlenceli bu oyunu oynaması keyifli olacaktır. Bu oyunda ailenin bireylerinden birinin evde lezzetli bir ödül alarak saklanması, köpeği tutan diğer bireylerin saklanan kişinin ismini söyleyerek köpeği arama yönünde tetiklemesiyle oynanır. Saklanan kişiyi takip ederek bulan köpek hem lezzetli bir yiyecekle ödüllenecek hem de aynı zamanda aile bireylerini isimleriyle ayırt etmeyi öğrenmiş olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerimizin mutlu olduğunu nasıl anlarız

İnsan olarak bizler, hissiyatlarımızı ve duygularımızı dile getirebilen canlılarız.

Mesela yakınlarımızın duygu durumlarını onlarla konuşarak öğrenebiliriz. Köpekler ise bizler için tür dışı bireyler oldukları için onların hangi ruh halini taşıdıklarını ancak onları gözlemleyerek anlayabiliriz. Peki köpeğimizin hayatından memnun olup olmadığını yani mutlu olup olmadığını nasıl anlarız? İşte bu sorunun yanıtını bize gösteren bulgular:



* Günlük rutinde evde yalnız bıraktığımız dostumuzun eve dönüşümüzle bizi kapıda karşılaması, kuyruğunu sallayarak etrafımızda dönerek seremoni yapması, onun bizi gördüğüne ve bize kavuşmuş olmaktan çok memnun olduğuna işaret olacaktır.
* Gezintiye çıktığımız köpeğimizin bize konsantre olarak oyun oynama isteği ve işbirliğine hevesli olması, dış uyarıcılardan daha fazla bize odaklı davranması bizimle olmaktan mutlu olduğunun göstergesidir.
* Evde ya da dışarıda ara ara göz kontağı kurduğumuz dostunuzun kuyruğunu geniş daireler çizerek sallaması ve bedensel temas hedefli bize yaklaşması bizimle ilişki içerisinde olmaktan mutlu olduğunu belirtir.

Yazının Devamını Oku

Köpekler neleri sever

Can dostlarımız köpeklerin de tıpkı bizler gibi hoşlandıkları şeyler vardır. Ailemizin bir üyesi olan köpeklerimizi nelerin mutlu ettiğini bilmemiz onlarla daha güzel bir ilişki kurmamızı sağlayacaktır.



-Uzun ve eğlenceli gezintiler: Köpekler günlük rutin gezintilere ihtiyaç duyarlar. Gün içerisinde birkaç defa tekrarlanan gezintiler onların mental ve fiziksel sağlığı için elzemdir. Bu aktivite esnasında koklayarak çevredeki köpekler ve uyaranlar hakkında bilgi edinir, tıpkı bizlerin sosyal medyayı takip etmemiz gibi devinimi takip etmiş olurlar. Bu gezinti rotalarının zaman zaman değişiyor olması onlar için küçük mutlu edici maceralar olacaktır. Yürüyüşlerin belli kısımlarına eklenebilecek ödül içerikli sahip diyalogları da gezintinin kalitesini artıracaktır.
-Taze, lezzetli yiyecekler ve su: Dostlarımızın beslenmesi ve su ihtiyaçlarının karşılanması biyolojik çevrimlerinin devamlılığı açısından önemlidir. Onlar için hazırlanan ve günde birkaç defa sunulan taze ve damak zevklerine uygun besleyici öğünler onları mutlu eder. Ayrıca sürekli ulaşabilecekleri serin su ihtiyaçlarını karşılamak onlar için önemli bir gereksinimdir.



Yazının Devamını Oku

Köpeklerde kanser

Biz insanlar da dahil olmak üzere, tüm memeli canlıların hayatının erken ya da geç evrelerinde kansere yakalanma riski vardır.



Evlerimizde ailemizin bir bireyi olarak yaşayan köpek dostlarımız da maalesef kansere yakalanabilirler. Kanser kabaca kontrolsüz ve hızla büyüyen hücre çoğalmasıdır. Belli organ ya da beden bölgelerine yerleşebildiği gibi kan ve lenf yoluyla metastaz yaparak vücudun heryerine yayılma özelliği gösterebilir. Bu kontrolsüz çoğalma önüne geçilmezse organ yada sistemlerin fonksiyonlarını bozarak canlının ölümüne sebep olabilir. Son yıllarda köpeklerde de kanser vakalarında istatistiksel olarak ciddi bir çoğalma olduğu dikkat çekicidir. Yapılan araştırmalar köpeklerde kanser olgusundaki artışı şöyle sıralamaktadır:
Genetik aktarımlar: Bazı kanser türleri kalıtımla yeni soylara aktarılabilmektedir. Köpeklerde de tıpkı insanlarda olduğu gibi soy ile kanser aktarımı gözlemlenmektedir.
Kontrolsüz üretim ve seleksiyon: İnsan eliyle yapılan çiftleştirme ve üretim, artan talep ile kontrol dışına çıkmıştır. Özellikle ‘merdivenaltı’ olarak tabir edilen ruhsatsız ve denetime tabi olmayan merkezler rastgele yapılan çiftleştirmeler ile genetik geçişli kanser olgularını tetiklemektedir. Ayrıca denetimli ya da denetimsiz yapılan yakın akraba eşleştirmeler de köpeklerde kanser artışlarına olumsuz yönde katkı sağlamaktadır.
Endüstriyel ürünler ve beslenme: Tıpkı bizlerde olduğu gibi köpeklerimizde de beslenme biçim ve alışkanlıkları değişmektedir. Köpek maması endüstrisi tüm dünyada oldukça büyük bir pazardır. Kalitesiz, ucuz, besin kaynakları niteliksiz ve yüksek oranda koruyucu ve renklendirici ihtiva eden köpek mamaları, ödül ve takviye edici gıdalar köpeklerde kanser riskini yüksek oranda arttırmaktadır.
Sağlıksız çiftleştirmeler: Özellikle kısırlaştırılmamış sokak hayvanları başta olmak üzere, sahipli köpeklerde de görülen ve çiftleşme esnasında cinsel yolla bulaşabilen kanser türleri de dostlarımız için büyük tehdit oluşturmaktadır.

Yazının Devamını Oku

Pandemiyle birlikte köpeklerde neler değişti

Pandemi sürecinde bizler, eski düzenimizden çok farklı bir düzen içerisinde yaşar hale geldik.



Birçok iş ve yaşantı alışkanlıklarımızı değiştirdik. Bizlerle birlikte bizim yaşantımıza entegre olarak yaşayan köpeklerimiz de birçok yeni davranışa adapte olmak durumunda kaldı. Pandemi süreci, köpeklerin hayatında ve alışkanlıklarında ne gibi değişikliklere neden oldu birlikte inceleyelim.



ARTAN KÖPEK ÜRERİM VE SATIŞLARI

Yazının Devamını Oku

Köpek sahiplerinin sıklıkla yaptığı hatalar

Köpekle yaşamak, hem köpek için hem de insan için tür dışı olan bir canlıyla iletişimde olmak anlamına gelir.



İnsan olarak bizler kendi içimizdeki ilişkilerimizde bile birbirimizi zaman içerisinde tanımaya çalışır ve bunun için birçok gözlem yapar ve sonuçlar çıkarırız. Köpek-insan ilişkisinde köpek, insan hayatına entegre olmak durumunda kaldığı için ve de ortak bir konuşma diliyle anlaşamadığımızdan ötürü onları anlamaya çalışmak, kendimizi yalın ve anlaşılır ifade etmek bize düşmektedir. Birçok köpek sahibi bu birliktelik esnasında dostunun doğal davranış modelleri konusunda fazla bilgi sahibi olmadığı için ilişkinin konforunu bozabilecek hatalı davranışlarda bulunabilmektedir. Peki nedir köpek-insan ilişkisinde bizlerin sıklıkla yaptığı hatalar.
Yanlış ya da irdelenmeden öneri uygulamaları: Köpek sahiplendiğinizde çevrenizdeki eşiniz ve dostunuzun önerilerini bilimsel ve güvenilirliği olan kaynaklarla doğrulamadan dostunuzun üstünde uygulamaya çalışmayın. Sürekli değişik ve yanlış uygulamalarla, deneme tahtasına dönecek olan köpeğinizin bu çarpık algıların yaratacağı davranış sorunlarıyla uğraşmanız hem zamanınızı çalacak hem de dostunuzla aranızı bozacaktır.



Yazının Devamını Oku

Muhteşem burunlar

Köpekler bir nevi dünyayı burunları ile koklayarak tanımlayan ve gören canlılardır. Koku duyuları son derece gelişmiş ve hassastır. Onların bu muazzam yeteneklerini algılamak için bizim koku alma kapasitemizle bir karşılaştırma yapmak yeterli olacaktır.



Köpeklerin burunlarındaki koku yüzeyi, insanın burun mukozası yüzeyinin yaklaşık 50 katı kadar büyüktür. Ayrıca alınan kokuların analize edilmesi için beyinde ayrılan alan, köpeklerde insandan neredeyse 40 kat daha fazladır. Bu büyük farkın etkisini şöyle açıklamak mümkündür:
Evimizde bir yemeğin ana maddesini koklayarak bizler ancak tahmin yürütebilirken, köpek pişen yemeğin yağını, soğanını, tüm baharatlarının ayrımlarını tek tek analize edebilmektedir. Ve bu tespitleri çok uzak mesafelerden yapabilmektedir. İnsanda koku alma görevi için ortalama 5 milyon koku hücresi varken, köpeklerde bu sayı ortalama 150 milyondur.
Köpekler işte bu inanılmaz yeteneklerini insanlık yararı için kullanmaktan hiçbir zaman çekinmemişler ve halen de bizler için kullanmaya devam etmektedirler.


Yazının Devamını Oku

Köpekler ne kadar yaşar?

Dünyada var olan her canlının bir yaşam süresi vardır.

Canlının varoluşuyla canlılığın sonlandığı ana kadar olan zaman dilimi o canlının ömrü olarak tanımlanır. Bu süreler türe ve ırka göre farklılıklar gösterir. Yaşam süresi 1 günle sınırlı olan bazı sinek türlerinin yanı sıra 150 yılın üstünde yaşayabilen kaplumbağa türleri olduğu kayıtlıdır. Peki evlerimizi açtığımız ve ailemizin bir ferdi olarak gördüğümüz sevgili dostlarımız köpeklerin hayat süreleri nedir?
Ne yazık ki vefalı arkadaşlarımız köpeklerin yaşamları onlara doyamayacağımız kadar kısadır. Ortalama bir istatistik olarak köpekler 10 ila 15 yıl arası bir ömre sahiptirler. Köpeklerde yaşam süreleri bir takım faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu süreye etkiyen unsurları şöyle sıralamak mümkündür.


- Hangi ırka mensup olduğu:
400’e yakın olan köpek ırklarının farklı yaşam süreleri olabilmektedir. Bazı ırkların yaşam süreleri kısa iken bazı ırk köpeklerin çok daha uzun olabilmektedir. French mastiff, Napoliten mastiff gibi mastiff kökenli köpekler, Bernese Dağ köpeği, St Bernard, İngiliz Bulldog, Great Dane, Rottweiler gibi ırklar maalesef genellikle 10 yaşlarını göremeden hayatlarını tamamlarken, Chihuahua, Toy poddle, Beagle ve Pomeranian ırkına mensup olanlar 15 yıla kadar yaşayabilmektedir. Ayrıca önemli bir istatistik olarak melez köpeklerin de saf ırklara göre daha uzun bir ömre sahip olduğu net bir gerçektir. Bu da barınaklar ve sokaklardaki birbirinden güzel köpekleri hayatınıza dahil ederek daha uzun beraberlikler yaşayabileceğinize işaret eder.
- Büyük ırk yada küçük ırk olması:

Yazının Devamını Oku

Hayatlarımızı kurtaran arama-kurtarma köpekleri

İzmir’de yaşanan deprem haberiyle tüm Türkiye olarak sarsıldık.



Depremin gerçekleşmesinin hemen sonrasında bölgeye, yıkılan binaların enkazları altında kalan ve halen hayatta olan insanların tespiti ve kurtarılabilmesi için arama-kurtarma ekipleri sevk edildi. Bu ekiplerin içinde tüm yaşamları boyunca enerjisini, insanlık yararına kullanmak üzere yetiştirilmiş arama-kurtarma köpekleri de vardı. Yıkılmış çok katlı binaların altında hayata tutunma mücadelesi veren onlarca insanın tesbit edilerek tekrar gün ışığı görmesini işte bu vefalı köpekler sağladı.
Peki bu harika işi başaran arama-kurtarma köpekleri nasıl seçilip göreve hazırlanıyorlar?

HAVAYI KOKLAYARAK CANLI İNSAN TESPİTİ

Yazının Devamını Oku

Boro’nun haklı mücadelesi

Geçtiğimiz hafta, Emre Tanyolu’nun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 6 ay önce yasaklı ırk olduğu iddiasıyla el konularak Çankaya Belediyesi‘ne ait olan Mühye’deki hayvan barınağına konulmuş olan köpekleri Boro’nun barınaktan çalınma haberiyle şok olduk.



Hikâye aslında American Staffordshire ırkı olan Boro ve Sonja’nın 5 ay önce oturdukları sitede yasaklı ırk oldukları şeklinde bakanlığa şikâyet edilmeleri ile başladı. Bakanlık görevlileri tarafından el konulan köpekler, Çankaya Belediyesi‘nin Hayvan Barınağı’na emaneten yerleştirildi. Köpeklerin sahibi Emre Tanyolu, olayın üzerine köpeklerine haksız yere el konulması sebebiyle mahkeme sürecini başlattı.
***
Beş ay süren mahkeme karara bağlama aşamasına yaklaşırken, Emre Tanyolu barınaktan aranarak, köpeklerinden erkek olan Boro’nun kayıp olduğunu, belki de çalınmış olduğunu öğrendi. Bu dehşet verici haber üzerine tüm hayvansever ve duyarlı insanlar Boro’nun bulunması ve sahibine kavuşması için sosyal medya aracılığı ile harekete geçti.
Hürriyet Ankara'nın da manşetten Boro’nun hikâyesini paylaşmasından 2 gün sonra, Boro Çankırı’da sağ salim bulundu. Tüm bu olaylar esnasında mahkeme sonuçlanmış, Sonja ve Boro’nun yasaklı ırk mensubu olmadığı ve sahiplerine iade edilmeleri kararı verilmişti. Şu an Boro ve Sonja, sahipleri olan Emre Tanyolu ile uzak kaldıkları 5 ayın yarattığı stres ve travmayı atlatmaya çalışıyorlar.
İlk olmayan ve böyle giderse son da olmayacak bu olay zihnimizde hangi soruları şekillendirdi...

Yazının Devamını Oku

Ev içerisinde köpek beslerken alınması gereken tedbirler

Günümüzde sadık dostlarımız köpeklerle evlerimizi, apartman dairelerimizi paylaşarak birlikte yaşıyoruz.



Farklı alışkanlıkları ve yaşam döngüleri olan iki canlının ortak alan paylaşımında belli tedbirlerin alınması; insan için organize edilmiş ortamlarda yaşayan dostlarımız için bizlerin sorumluluğunu gerektirmektedir. İşte köpeklerimizin sağlığı ve refahı adına ortak yaşam alanımız olan evlerimizde almamız gereken tedbirler:
*Alan Kısıtlaması: Dostlarımızı özellikle bebeklik dönemlerinde sınırlı alanlar içerisinde muhafaza etmemiz elzemdir. Belirli bir alan içerisinde yavru köpek hem kendini mental olarak daha rahat ve güvende hissedecek hem de evde onun için tehlikeli olabilecek bölgelerden korunacaktır. Eğer bu sınırlı alanlar evlerimizin camla kapatılmış balkonları olacaksa yazın sıcaktaki sera etkisinden ve havasız kalma tehlikesinden, kışın da onları hasta edebilecek soğuğa karşı tedbirli olmayı ihmal etmemeliyiz. Ayrıca balkon korkuluklarının aralıkları köpeğin geçebileceği kadar genişse düşme riskini gözardı etmemeliyiz.
*Elektrik tesisatı-kablolar: Köpekler meraklı canlılardır. Keşif amaçlı olarak elektrik tesisatları ve evdeki kablolarla ilgilenme ihtimallerine karşı önlemler almayı ihmal etmemek ve açıktaki kabloları gizlemeyi unutmamak önemlidir.
*Ev bitkileri: Evlerimizde beslediğimiz bitki ve çiçeklerimiz sevimli dostlarımızın ilgisini çekebilir. Bu bitkilerin önemli bir çoğunluğunun köpeklerin yemesi halinde toksik etkiler oluşabileceğini gözardı etmemeliyiz.
*Cam sehpalar-biblolar: Köpekler hareketli ve aktif canlılardır. Ev içerisindeki koşuşturma ve oyunlar esnasında oluşabilecek kazalara karşı cam sehpalar keskin uçlu sehpalar ve porselen ya da cam içerikli objelerin yaratabileceği tehlikeyi unutmamalı ve gereken önlemleri almalıyız.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde yaşam evreleri

Köpekler de tıpkı bizler gibi doğumla ölüm arasında farklı gelişim süreçlerini ve davranış modellerini içeren hayat evrelerine sahip olurlar. Bu evreler; yaş, hormonal ilerleme ve çevresel faktörlerle şekillenir.

Can dostlarımızın bu hayat döngülerini bölümlendirmek gerekirse:

* BEBEKLİK DÖNEMİ: Çoğunlukla dünyaya gelmeyle başlayan 0-6 ay arası dönemleri, dostlarımızın bebeklik dönemleridir. Bu dönemde var olduğu dünyayı keşfetmeye çalışan bebek köpek; kendi türdeşlerini, tür dışı canlıları ve yaşadığı çevreyi tanımaya çalışmaktadır. Bedensel ve zihinsel reflekslerinin yeni yeni şekillendiği bu dönemde, merak en ön plandaki duygudur. Köpeğin kritik sosyalizasyon evre inşaları bu safhada gerçekleşir.



* YAVRULUK DÖNEMİ: 6 aylıkla 1 yaş arası olan yavruluk dönemi, köpeklerin hayat adına belli öğretileri edinmeye başladığı yavaş yavaş çıkarımlar ve tecrübeler edindiği süreçtir. Bebeklikten itibaren şekillenen ivmeli fiziksel gelişim neredeyse tamamlanmak üzeredir. Vücuduna olan kontrol ve reflexleri gelişmiş ve harmonik hale gelmiştir. Yavruluk dönemi enerjinin yüksek ve öforik olduğu bir evredir köpeklerde. Sahiple olan iletişimin güçlenmeye başladığı ve itaat algılarının oluştuğu süreçtir.

Yazının Devamını Oku