Köpeklerde mantar enfeksiyonları

Memeli tüm canlılarda olduğu gibi köpeklerin de vücutlarının en büyük organı deridir.

Deri, birçok hastalık etkenine karşı “defans mekanizması” görevi görür. Ve yine deri, mantar gibi fırsatçı parazit enfeksiyonlarının da yaşam alanıdır.
Köpeklerde mantar enfeksiyonları deri ve kıl köklerine yerleşerek bölgenin yapısını bozar ve her zaman yayılmaya meyillidir.
Mantar enfeksiyonlarının bulaşma ve şekillenmesinde bağışıklık sisteminin zayıf olması büyük rol oynar.
* * *
Mantarın belirtileri birçok deri hastalığı ile karışabildiği gibi...
- Genellikle deri ve tüyün genel bütünlük görüntüsünün bozulması,
- Tüylerde seyrelme ve kırılma,
- Deride pullanma,
- Derinin sağlıklı rengini kaybetmesi ve kızarma,
- Deride kuru görüntü ve kalınlaşma,
- Bölgede kaşınma ve yalama davranışının artması,
- Yaygın olgularda derinin belirgin şekilde kokması şeklindedir.
* * *
Mantar enfeksiyonlarının etkene bağlı olarak çok farklı çeşitleri olabilir. Özellikle tanı ve tedavi için hangi etkene bağlı enfeksiyon olduğunun tespiti oldukça önemlidir. Teşhis için deri ve kıl örneklerinin alınması, mikroskobik bakı, ekim yöntemleri ve mantar tespit lambaları kullanılabilir.

Köpeklerde mantar enfeksiyonları

KÖTÜ BESLENME VE BAKIMSIZLIK

Peki köpeklerde mantar enfeksiyonlarının bulaşma şekli ve nedenleri nelerdir:
- Mantar enfeksiyonları direkt yada endirekt kontak ile bulaşabilse de bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin enfeksiyona olan yatkınlığı her zaman daha yüksektir.
- Nemli, sıcak ve rutubetli ortamlar ihtimali arttırır.
- Derideki erezyon ve tahrişler mantara uygun zemin hazırlamada etkendir.
- Uzun süreli antibiyotik, kortizon ve kemoterapi ilaçlarının kullanımı mantar enfeksiyonlarını tetikleyebilir.
- Deride var olan uyuz, akar, enfeksiyon etkenleri mantara zemin hazırlayabilir.
- Kötü beslenme ve bakımsızlık.
- Deri alerjisine sebebiyet verecek etkenlerin varlığı da mantarı tetiklemede her zaman etken olabilir.

Köpeklerde mantar enfeksiyonları

DERİ VE TÜY KONTROLÜ GÜNLÜK YAPILMALI

Mantar enfeksiyonlarının teşhis ve tedavisi için mutlaka veteriner hekiminize danışarak yol alınması en doğru karar olacaktır. Hastalığın tedavisi inatçı ve uzun sürede iyileşme gösterecek karakterde olabilir. Tedavi yöntemleri arasında pomad kullanımı, banyo solüsyonları, sistemik ilaçlar ve aşı yöntemleri kullanılabilmektedir.
Unutulmamalıdır ki mantar fırsatçı bir enfeksiyondur. Dostumuzu bu enfeksiyondan koruma hedefli olarak:
- Düzenli ve iyi beslemeliyiz.
- Tarak, tımar fırçaları gibi eşyalarının temizliği ve hijyenine dikkat etmeliyiz.
- Günlük olarak deri ve tüylerini kontrol etmeyi ihmal etmemeliyiz.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Muhteşem burunlar

Köpekler bir nevi dünyayı burunları ile koklayarak tanımlayan ve gören canlılardır. Koku duyuları son derece gelişmiş ve hassastır. Onların bu muazzam yeteneklerini algılamak için bizim koku alma kapasitemizle bir karşılaştırma yapmak yeterli olacaktır.



Köpeklerin burunlarındaki koku yüzeyi, insanın burun mukozası yüzeyinin yaklaşık 50 katı kadar büyüktür. Ayrıca alınan kokuların analize edilmesi için beyinde ayrılan alan, köpeklerde insandan neredeyse 40 kat daha fazladır. Bu büyük farkın etkisini şöyle açıklamak mümkündür:
Evimizde bir yemeğin ana maddesini koklayarak bizler ancak tahmin yürütebilirken, köpek pişen yemeğin yağını, soğanını, tüm baharatlarının ayrımlarını tek tek analize edebilmektedir. Ve bu tespitleri çok uzak mesafelerden yapabilmektedir. İnsanda koku alma görevi için ortalama 5 milyon koku hücresi varken, köpeklerde bu sayı ortalama 150 milyondur.
Köpekler işte bu inanılmaz yeteneklerini insanlık yararı için kullanmaktan hiçbir zaman çekinmemişler ve halen de bizler için kullanmaya devam etmektedirler.


Yazının Devamını Oku

Köpekler ne kadar yaşar?

Dünyada var olan her canlının bir yaşam süresi vardır.

Canlının varoluşuyla canlılığın sonlandığı ana kadar olan zaman dilimi o canlının ömrü olarak tanımlanır. Bu süreler türe ve ırka göre farklılıklar gösterir. Yaşam süresi 1 günle sınırlı olan bazı sinek türlerinin yanı sıra 150 yılın üstünde yaşayabilen kaplumbağa türleri olduğu kayıtlıdır. Peki evlerimizi açtığımız ve ailemizin bir ferdi olarak gördüğümüz sevgili dostlarımız köpeklerin hayat süreleri nedir?
Ne yazık ki vefalı arkadaşlarımız köpeklerin yaşamları onlara doyamayacağımız kadar kısadır. Ortalama bir istatistik olarak köpekler 10 ila 15 yıl arası bir ömre sahiptirler. Köpeklerde yaşam süreleri bir takım faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu süreye etkiyen unsurları şöyle sıralamak mümkündür.


- Hangi ırka mensup olduğu:
400’e yakın olan köpek ırklarının farklı yaşam süreleri olabilmektedir. Bazı ırkların yaşam süreleri kısa iken bazı ırk köpeklerin çok daha uzun olabilmektedir. French mastiff, Napoliten mastiff gibi mastiff kökenli köpekler, Bernese Dağ köpeği, St Bernard, İngiliz Bulldog, Great Dane, Rottweiler gibi ırklar maalesef genellikle 10 yaşlarını göremeden hayatlarını tamamlarken, Chihuahua, Toy poddle, Beagle ve Pomeranian ırkına mensup olanlar 15 yıla kadar yaşayabilmektedir. Ayrıca önemli bir istatistik olarak melez köpeklerin de saf ırklara göre daha uzun bir ömre sahip olduğu net bir gerçektir. Bu da barınaklar ve sokaklardaki birbirinden güzel köpekleri hayatınıza dahil ederek daha uzun beraberlikler yaşayabileceğinize işaret eder.
- Büyük ırk yada küçük ırk olması:

Yazının Devamını Oku

Boro’nun haklı mücadelesi

Geçtiğimiz hafta, Emre Tanyolu’nun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 6 ay önce yasaklı ırk olduğu iddiasıyla el konularak Çankaya Belediyesi‘ne ait olan Mühye’deki hayvan barınağına konulmuş olan köpekleri Boro’nun barınaktan çalınma haberiyle şok olduk.



Hikâye aslında American Staffordshire ırkı olan Boro ve Sonja’nın 5 ay önce oturdukları sitede yasaklı ırk oldukları şeklinde bakanlığa şikâyet edilmeleri ile başladı. Bakanlık görevlileri tarafından el konulan köpekler, Çankaya Belediyesi‘nin Hayvan Barınağı’na emaneten yerleştirildi. Köpeklerin sahibi Emre Tanyolu, olayın üzerine köpeklerine haksız yere el konulması sebebiyle mahkeme sürecini başlattı.
***
Beş ay süren mahkeme karara bağlama aşamasına yaklaşırken, Emre Tanyolu barınaktan aranarak, köpeklerinden erkek olan Boro’nun kayıp olduğunu, belki de çalınmış olduğunu öğrendi. Bu dehşet verici haber üzerine tüm hayvansever ve duyarlı insanlar Boro’nun bulunması ve sahibine kavuşması için sosyal medya aracılığı ile harekete geçti.
Hürriyet Ankara'nın da manşetten Boro’nun hikâyesini paylaşmasından 2 gün sonra, Boro Çankırı’da sağ salim bulundu. Tüm bu olaylar esnasında mahkeme sonuçlanmış, Sonja ve Boro’nun yasaklı ırk mensubu olmadığı ve sahiplerine iade edilmeleri kararı verilmişti. Şu an Boro ve Sonja, sahipleri olan Emre Tanyolu ile uzak kaldıkları 5 ayın yarattığı stres ve travmayı atlatmaya çalışıyorlar.
İlk olmayan ve böyle giderse son da olmayacak bu olay zihnimizde hangi soruları şekillendirdi...

Yazının Devamını Oku

Ev içerisinde köpek beslerken alınması gereken tedbirler

Günümüzde sadık dostlarımız köpeklerle evlerimizi, apartman dairelerimizi paylaşarak birlikte yaşıyoruz.



Farklı alışkanlıkları ve yaşam döngüleri olan iki canlının ortak alan paylaşımında belli tedbirlerin alınması; insan için organize edilmiş ortamlarda yaşayan dostlarımız için bizlerin sorumluluğunu gerektirmektedir. İşte köpeklerimizin sağlığı ve refahı adına ortak yaşam alanımız olan evlerimizde almamız gereken tedbirler:
*Alan Kısıtlaması: Dostlarımızı özellikle bebeklik dönemlerinde sınırlı alanlar içerisinde muhafaza etmemiz elzemdir. Belirli bir alan içerisinde yavru köpek hem kendini mental olarak daha rahat ve güvende hissedecek hem de evde onun için tehlikeli olabilecek bölgelerden korunacaktır. Eğer bu sınırlı alanlar evlerimizin camla kapatılmış balkonları olacaksa yazın sıcaktaki sera etkisinden ve havasız kalma tehlikesinden, kışın da onları hasta edebilecek soğuğa karşı tedbirli olmayı ihmal etmemeliyiz. Ayrıca balkon korkuluklarının aralıkları köpeğin geçebileceği kadar genişse düşme riskini gözardı etmemeliyiz.
*Elektrik tesisatı-kablolar: Köpekler meraklı canlılardır. Keşif amaçlı olarak elektrik tesisatları ve evdeki kablolarla ilgilenme ihtimallerine karşı önlemler almayı ihmal etmemek ve açıktaki kabloları gizlemeyi unutmamak önemlidir.
*Ev bitkileri: Evlerimizde beslediğimiz bitki ve çiçeklerimiz sevimli dostlarımızın ilgisini çekebilir. Bu bitkilerin önemli bir çoğunluğunun köpeklerin yemesi halinde toksik etkiler oluşabileceğini gözardı etmemeliyiz.
*Cam sehpalar-biblolar: Köpekler hareketli ve aktif canlılardır. Ev içerisindeki koşuşturma ve oyunlar esnasında oluşabilecek kazalara karşı cam sehpalar keskin uçlu sehpalar ve porselen ya da cam içerikli objelerin yaratabileceği tehlikeyi unutmamalı ve gereken önlemleri almalıyız.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde yaşam evreleri

Köpekler de tıpkı bizler gibi doğumla ölüm arasında farklı gelişim süreçlerini ve davranış modellerini içeren hayat evrelerine sahip olurlar. Bu evreler; yaş, hormonal ilerleme ve çevresel faktörlerle şekillenir.

Can dostlarımızın bu hayat döngülerini bölümlendirmek gerekirse:

* BEBEKLİK DÖNEMİ: Çoğunlukla dünyaya gelmeyle başlayan 0-6 ay arası dönemleri, dostlarımızın bebeklik dönemleridir. Bu dönemde var olduğu dünyayı keşfetmeye çalışan bebek köpek; kendi türdeşlerini, tür dışı canlıları ve yaşadığı çevreyi tanımaya çalışmaktadır. Bedensel ve zihinsel reflekslerinin yeni yeni şekillendiği bu dönemde, merak en ön plandaki duygudur. Köpeğin kritik sosyalizasyon evre inşaları bu safhada gerçekleşir.



* YAVRULUK DÖNEMİ: 6 aylıkla 1 yaş arası olan yavruluk dönemi, köpeklerin hayat adına belli öğretileri edinmeye başladığı yavaş yavaş çıkarımlar ve tecrübeler edindiği süreçtir. Bebeklikten itibaren şekillenen ivmeli fiziksel gelişim neredeyse tamamlanmak üzeredir. Vücuduna olan kontrol ve reflexleri gelişmiş ve harmonik hale gelmiştir. Yavruluk dönemi enerjinin yüksek ve öforik olduğu bir evredir köpeklerde. Sahiple olan iletişimin güçlenmeye başladığı ve itaat algılarının oluştuğu süreçtir.

Yazının Devamını Oku

Haklarını koruyamadık

İçinde bulunduğumuz hafta ‘Dünya Hayvan Hakları Haftası.’



Her sene onların haklarını nasıl savunmanız gerektiği ve onlar için ne gibi iyileştirme çalışmaları yapılabileceği konularında yazılar yazıyor, söyleşiler yapıyoruz. Gelin bir de onlar için bu sene de yapamadıklarımıza göz atalım...
- Her sene olduğu gibi ‘Hayvan Hakları Yasası’nı iyileştiremedik. Hâlâ yasa kapsamında hayvanların canına kast edenler ya da işkenceye suistimale maruz bırakılanlar için uygulanan cezai yaptırımlar kesinlikle caydırıcı değil. Yasaklı ilan edilen köpek ırkları hâlâ demir parmaklıklar arkasında sahiplerinden ve hak ettikleri yaşantıdan çok uzak....
-Yine insan hatası kaynaklı olarak tüm dünyada orman yangınları sonucu birçok hayvan hayatını kaybetti, yaşam alanlarından oldu. Bazı türlerin soyu tükendi ya da tükenmek üzere.
***
-İnsana besin kaynağı oluşturmak üzere kurgulanıp ekonomik ve endüstriyel olarak sürekli yetiştirilen hayvancılığa aktarılan maddi kaynakların ve strateji planlarının yüzde biri bile hayvan refahı için aktarılamadı.

Yazının Devamını Oku

Küçük ırk mı büyük ırk mı?

Köpek sahiplenirken çoğunlukla kıstaslardan biri de köpeğin boyutudur.



400’ü aşkın olan köpek ırkları çeşitliliğinde, fiziksel olarak farklı vücut büyüklüklerine sahip köpekler bulunmaktadır. Vücut kütlesinin büyüklüğü, bakım ve muhafaza etme açısından farklılıklar şekillendirebilir. Seçim aşamasında büyük ırkın mı yoksa küçük ırkın mı daha uygun olacağına karar verirken şu kriterlere dikkat edilmelidir...
* * *
* EGZERSİZ: Tüm köpekler gezinti ve egzersize ihtiyaç duyarlar. Büyük ırk köpeklerin küçük ırklara göre daha fazla egzersiz ve uzun gezinti gereksinimleri vardır. Buna bağlı olarak seçimi yaparken kişilerin aktivite istek ve durumlarına göre seçimlerini yapması önemlidir.


Yazının Devamını Oku

Yavru köpek bakımı

Tıpkı bebekler gibi yavru köpekler de ilgi ve özenli bir bakıma ihtiyaç duyarlar.



Anne ve kardeşlerinden ayrılarak sahiplenilen yavru bir köpek, yeni evi ve ailesine alışma süreci içerisinde bizlerin gözetimine gereksinim duyacaktır.
Onun konforlu ve sağlıklı bir şekilde büyümesi için yapılması elzem olan şeyleri şöyle sıralayabiliriz:
* * *
* Yavrunun eve gelişi esnasında transport için araba yolculuğu yapılacaksa araç içerisinde tehlikeli bir şekilde kucakta taşınması yerine içine yumuşak bir havlu serilmiş taşıma kafeslerinin kullanılması uygun olacaktır. Bebekleri araç seyahati esnasında nasıl arkada ve bebek koltuğunda emniyet önlemleriyle taşıyorsak, köpek yavrumuzu da taşıma kutusunda ve emniyet kemeri fiksasyonu ile arka koltukta taşımalıyız.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde ev kuralları

Şehir yaşantısı içerisinde birçok köpek apartman dairelerinde ve ev içerisinde ailenin bir parçası olarak yaşamaktadır. Evde yaşamak bizler için nasıl belli kural ve düzen gerektiriyorsa, bizlerle birlikte yuvalarımızı paylaştığımız dostlarımız da ev içerisinde aynı şekilde belli kurallara uyarak yaşamalıdır.



Apartman dairelerinde kendi doğal yaşantı modellerinden uzak ve insanla bir arada yaşamak tahmin edileceği üzere bir köpek için çok da kolay değildir. Bu sebeple ev yaşantısı kurallarını sevgili dostumuza öğretmek ve bizlerle birlikte yaşama alışkanlıklarını edinmede onlara klavuzluk etmek tamamen bizlerin sorumluluğu olmalıdır. İşte evlerimizde bizlerle birlikte yaşayan köpek dostlarımıza öğretmemiz gereken belli başlı kuralları şöyle sıralayabiliriz:

TUVALET ALIŞKANLIĞI: Aşı programı tamamlanmış olan köpeğin mutlak surette düzenli bir gezinti programının olması gerekir. Bu program esnasında dostumuzun ihtiyacını dışarıya yönlendirmeyi öğretmemiz elzemdir. Ev içerisinde tuvalet ihtiyacını gidermesi yaşanabilecek kazalar ve sağlık açısından çok doğru olmayacaktır.
BESLENME DÜZENİ: Dostumuzun beslenme saatini organize etmeliyiz. Özellikle bizim yemek saatlerimizde bizimle birlikte masadan beslenmemesi hem onun sağlığı ve kilo kontrolü için hem de ileride bizim yemek masamızı kendi beslenme alanı olarak görerek rahatsızlık vermemesi açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple dostumuzun beslenme bölgesini yemek masamızdan farklı bir yere planlamalıyız.
EVDE OYUN YÖNETİMİ: Köpeğimizle ev içerisinde oynayacağımız oyunları doğru planlamalıyız. Özellikle at getir ve yoğun hareket içeren çekiştirme oyunları, köpeğin avcılık dürtüsünü harekete geçirip aşırı aktive olmasını tetikleyebilir. Evde rahatsız edici olabilecek bu aşırı hareketlilik içeren oyunları dışarıda planlamak ve ev içerisinde daha çok sakla bul gibi sakinlik içeren oyunları tercih etmek doğru olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Köpeğim niye havlıyor?

Havlamak, diğer köpeklerle komünikasyon(iletişim) şekillerinden biridir. Ayrıca tür dışı canlılara/olaylara karşı duygu durum ve tepkilerini ifade etme biçimleridir.



Köpeklerde havlamanın şekli, frekansı, süresi ve yüksekliği farklı anlamları, durumları işaret edebilir. Örneğin ortak atadan köken aldıkları yakın akrabaları olan kurtlar gibi köpekler de davranışıyla sürüyü biraraya toplama çabalarını sergilerler. Bir sürü hayvanı olan köpekler de yaşantılarında evde yalnız kaldıklarında uluyarak yalnızlıklarını paylaşmak hedefli olarak bizi çağırabilirler.
* * *
Köpekler için normal bir iletişim ve ifade biçimi olan havlama davranışı, şehir hayatı içinde evlerimizde ve bahçelerimizde bizlerle olan ortak yaşantıları esnasında bazı köpek sahipleri ve mahalle sakinleri için problem haline gelebilmekte ya da doğru tabiriyle getirilebilmektedir.
Örneğin, apartman dairesinde yaşayan; egzersiz, ilgi ve beslenme gibi temel ihtiyaçları doğru ve yeterli şekilde karşılanmayan; uzun saatler boyunca yalnız bırakılan bir köpeğin sahibine duyduğu özlem çağrısı olan havlama ve uluma seslerinin şikâyet konusu olması ne kadar köpeğin suçudur?!

Yazının Devamını Oku

Yeni köpek sahiplendiğinizde elzem olan ihtiyaçlar

Yeni bir köpek sahiplenildiğinde onun ihtiyaçlarına yönelik küçük bir alışveriş yapmak elzemdir. İlk kez köpek sahiplenen insan, ilk heyecanla gereksiz ya da köpekler için uygun olmayacak nitelikte malzemeler alabilir. Dostumuzun ihtiyaçlarına ve alışkanlıklarına uygun, sağlıklı materyalleri seçmek önemlidir. İşte eve gelen yeni dostumuz için öncelikli gereksinim listesi:

ALAN SINIRLANDIRICILAR: Özellikle yavru köpek edinilmede dostunuzun oryantasyonu, tuvalet alışkanlığını yönlendirmek ve güvenliği açısından alanını sınırlandırmak önemlidir. Bu amaçla tel kafesleri, köpek oyun park çitlerini ya da oda kapılarına takılarak sınırlandırma yapılan çit kapıları kullanmak gerekmektedir.
MAMA VE SU KABI: Köpeğin beslenmesinde kullanmak üzere mama ve su kapları elzemdir. Paslanmaz çizilmez metal kapları tercih etmek her zaman daha iyidir. Cam ve porselen kaplar kırılarak dostumuz için zararlı hale gelebilir. Ayrıca bu kapları ayarlanabilir ayaklıklı mekanizmalarla desteklerseniz köpek eğilmeden rahatlıkla beslenip su içebilecektir. Ayrıca kolay çizilebildiği bazen alerjiye sebebiyet verebildiği için plastik su ve mama kaplarını tercih etmeyiniz.



TASMA VE KAYIŞ: Aşı programları tamamlanıp dışarıda gezmeye başlayacak olan dostunuzun ihtiyacı olan malzemelerden biri de tasma ve kayıştır. İlk alıştırmalar için bir adet bel-göğüs tasmalı ile bir de boyun tasması gerekecektir. Ayrıca ona gezintide kontrol, konfor ve güvenlik sağlayacak uzayabilen kayışlar da elzemdir. Bu kayış ve tasmaların metal olmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Sağlam ve güvenli olmaları önemlidir. Tabiki köpeğinizin tasmalarına iliştireceğiniz küçük bir isimlik ve kimlik bilgi madalyonunu da unutmayın.
TARAK VE FIRÇA: Köpeğinizin tüy bakımı önemlidir. Onun tüy yapısına uygun nitelikte edineceğiniz tarak ve fırçalarla gün aşırı tımarlamalar yapmanız onun deri bütünlüğü ve tüy sağlığı için çok önemlidir. Ayrıca tarama esnasında kolaylık sağlama hedefli , organik tarama spreylerini de kullanabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

İnsanlık tarihindeki kahraman köpekler

Köpekler evcilleşme sürecinin en üst basamağındaki insana en yakın olan canlılardır. İnsanoğlu köpeklerle birlikte yaşamaya başladığından beri onların mucizevi his ve yeteneklerinden sürekli faydalanmıştır.

İnsanlık tarihi, bu sadık dostların birçok kahramanlık hikâyesi ile doludur. İşte size tarihe insanlık adına yaptıklarıyla damgasını vurmuş kahraman köpeklerin bazılarının gerçek hikâyesi:
ALPLERDE DONMAKTAN KURTARDI

Barry: Saint bernard ırkı köpekler 1600’lü yıllardan itibaren İsviçre’nin Alp Dağları bölgesindeki karlı zor geçitlerde mahsur kalan insanları kurtarmak hedefli olarak manastır rahipleri tarafından yetiştirilmektedirler. 1800’lerde yaşamış Barry isimli bir saint bernard, hayatı boyunca bu bölgede donma ve ölüm tehlikesi yaşayan 40’ın üstünde insanı kurtararak tarihe adını kahraman köpek olarak yazdırmıştır.
SPUTNİK 2 İLE UZAYA GÖNDERİLDİ

Laika: 1957 yılının kasım ayında S.S.C.B tarafından Sputnik 2 isimli uzay aracıyla geri dönüşü planlanmaksızın uzaya gönderilen ilk köpektir. Bir sokak köpeği olan Laika caddelerde koştururken birden kendini uzay araştırma merkezinde dar bir kabinde seyahate alıştırılma hedefli bir eğitim programının içinde bulur. Laika uzaya gönderilen ve orda ölen ilk canlıdır. Bilim adına önemli bir adım gibi gösterilen bu çalışma insanlık adına utanç vericidir.
9 YIL SAHİBİNİ BEKLEDİ

Hachiko: Japonya’nın Odeto ilçesinde doğmuş olan Hachiko, bu bölgede yaşayan bir ziraat mühendisi profesörün köpeğiydi. Her gün metroyla üniversiteye giden sahibini metroya götürüp, akşam geliş saatini tahmin ederek metro çıkışında karşılardı. Hayatının ikinci senesinde üniversitede kalp krizi geçirerek ölen sahibini metro çıkışında karşılamak üzere son kez istasyona gitti. Sahibinin gelmediğini gören Hachiko yaşamının geriye kalan 9 yılını sadakatle istasyonda sahibini bekleyerek geçirdi. Anısına aynı istasyonda heykeli dikildi.

Yazının Devamını Oku

Türkiye’nin köpek ırkları

Ülkemiz coğrafyası birçok değere ve doğal zenginliğe ev sahipliği yapmaktadır. Tüm dünyada birçok ülkenin kendi toprakları bünyesinde saflaştırdığı ve tanıttığı köpek ırkları olduğu gibi, Türkiye’nin de kendine ait olan birbirinden güzel ve değerli köpekleri mevcuttur. Bu ırkları şu şekilde sıralayabiliriz:

KANGAL: Şüphesiz ülkemize ait ve tüm dünyaca en tanınmış olan köpek ırkımızdır. Bu ırkın kökeni Sivas ilimiz ve civarıdır. Çoban köpeği olarak yetiştirilmiş olan bu köpek, özellikle sürü korumasında tüm dünyada bilinen en iyi iş köpeğidir. Oldukça iri ve güçlü bir fiziksel yapıya sahip olan kangal, sürüleri kurt, çakal gibi doğal yırtıcılardan korur ve gözetir. Son derece cesur ve sadık yapılı olan bu köpek, dondurucu soğuklarda da kavurucu sıcaklarda da çok dayanıklıdır. 

 

AKBAŞ: Ülkemizde yetiştirilen çoban köpeklerinin en bilinen ve popüler olanlarındandır. Vücudunun tamamına beyaz rengin hakim olduğu bu ırk da sürü korumasında oldukça başarılıdır. Yetiştirildiği ve köken aldığı bölge Eskişehir ve civarıdır. İri cüsseye sahip olan akbaşlar, sürü korumanın yanı sıra alan koruması işini de çok iyi yapar.

ZERDAVA: Bu ırk özellikle Trabzon ve civar köylerde yetiştirilir ve kullanılır. Orta büyüklükte bir fiziğe sahiptir. Zerdavaların en önemli özellikleri korkusuz birer bekçi olmalarıdır. Soğuk ve sıcak havanın etkilerine dayanıklıdırlar. Cesaretleri fiziklerinden beklenmeyecek kadar şaşırtıcıdır. Çok çevik, atik ve kuşkucu yapıda olan mükemmel bekçilerdir.

ZAĞAR:

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde kusmanın sebepleri

Köpekler, sindirim sistemlerinin yapısı gereği kolay kusabilsen canlılardır. Sindirim sistemindeki en ufak bir irritasyonda rahatça kusarak, sisteme zarar verme ihtimali olan maddelerden korunabilirler.

Kusmak sevimli dostlarımız için bazen önemsiz bir reaksiyon iken bazen de tehlikeli rahatsızlıkların habercisi olabilir.
Köpeklerde kusma davranışının altında birçok neden yatabilir. Bu nedenleri kökenine göre şu şekilde inceleyebiliriz:
1) VİRAL KÖKENLİ HASTALIKLAR: Özellikle yavru, nadir de olsa genç ve yetişkin köpeklerde parvovirüs, koronavirüs ve distemper gibi bulaşıcı ve ölümcül olabilen viral sebepli hastalıklarda art arda şekillenebilen kusma davranışıyla karşılaşabiliriz. Bu hastalıklarda çoğunlukla kusmaya eşlik eden başka semptomları da görmek söz konusudur.



2) PARAZİTER KÖKENLİ KUSMALAR: Köpeklerde yoğun bağırsak parazitleri olduğu durumlarda kusma olgusuyla karşılaşmak olasıdır. Hatta kusmalar esnasında bağırsak kurtlarının bazılarının dışarı atılması bile mümkündür. Ayrıca sulardan geçen tek hücreli bazı parazitler de kusmayla karakterize bazı semptomlara neden olabilirler.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerin insanlarla benzeşen yanları

Köpek, evcilleşme basamağının en üst seviyesinde olan ve insanla yakın dostluğu en eskiye dayanan hayvandır. Yüzyıllardır süre gelen dirsek teması sadık dostumuz köpekleri birlikte yaşadıkları bizlerle benzer davranış ve özellikleri edinmeye itmiştir.


İçgüdülerinin atalarına göre körelmiş olması, köpeği bizlere daha bağımlı bir hale getirmiş ve klavuzu olan insanı takip etmek de dostumuzu biraz da olsa insanlaştırmıştır.
İşte evcil köpek dostlarımızın bizlerle benzeyen yanları:
GÜN İÇİNDE BİRKAÇ KEZ ACIKIRLAR
m Periyodik besleme ihtiyacı: İlkel ve avcı olan köpek, doğada düzenli bir beslenme şekline sahip değilken evlerimizde beslediğimiz dostlarımız bizlerin programladığı düzenli ve periyodik beslenme sistemine endekslenmişlerdir. İnsan tarafından edindirilmiş bu davranış onların da tıpkı bizler gibi gün içerisinde birkaç defa acıkmalarına ve eğer beslenme saatleri gecikirse huzursuz ve stresli olmalarına sebep olmaktadır.
Hastalıklar: Köpekler de tıpkı bizler gibi hastalanabilirler. İnsanlarda da rastlanabilen kalp yetmezlikleri, böbrek fonksiyon kayıpları, karaciğer yağlanması, kanser, tiroid bozuklukları gibi sayısının arttırılabileceği birçok hastalığa yakalanabilirler. Ayrıca insan eliyle yapılan üretimler ve seleksiyon sonucunda köpekler birçok kalıtsal hastalığın da malesef sahibi olmuşlardır. İnsan manipülasyonu sonucunda (yanlış ve düzensiz beslemeler) oluşabilen obezite gibi hastalıklara da tıpkı bizler gibi yakalanabilirler.
Davranış problemleri: İnsanla bir arada grift ilişkide yaşamak köpekleri de ruhsal anlamda etkileyebilmektedir. Onlarda da stres bozuklukları, depresyon, obsesif kompulsif bozukluklar gibi birçok insansı bozukluklar görülebilmektedir. Köpeklerde görülen davranış bozukluklarının büyük bir çoğunluğu insan etkisiyle oluşurken çok küçük bir kısmı genetik kökenli olmaktadır.

DÜZENLİ EGZERSİZ ÖNEMLİ VE HAYATİ

Yazının Devamını Oku

Pisi pisi otu tehlikesi

Bahar ve yaz aylarında havaların da elverişli olmasına bağlı olarak köpeğinizle yapacağınız uzun doğa gezintileri, park ziyaretleri, hatta kısa rahatlama hedefli sokak turları bile dikkatli ve kontrollü olmadığınız taktirde sevgili dostunuz için ağrılı bir kabusa dönüşebilir.



Halk arasında ‘pisi pisi otu’ olarak bilinen ‘Hordeum marinum’ isimli bu otlar ilkbaharın son dönemlerinden sonbaharın ortalarına kadar olan yaz sezonu içerisinde her yerde rastlanabilen ve köpeklerle kediler için son derece tehlikeli olabilen bitkilerdir. Bahar ile yeşeren bu yabani ot çeşidi, yazın kuru bir forma ulaşarak kedi ve köpeklerin üzerlerine saplanırlar. Tek yönlü ve kilitli ilerleyiş mekanizması ile dostlarımızın üzerine yapıştıktan sonra deride ve hatta vücut boşluklarında ilerleyerek çok ciddi enfeksiyon ve ağrılı apselere neden olabilirler.
Bu otlara; yabanıl ve arsız yapıda oldukları için yeryüzünün her yerinde rastlamak mümkündür. Özellikle kır ve otlak gezintileri esnasında dostlarımızın tüylerine kolaylıkla yapışırlar.



Yazının Devamını Oku

Köpeklerde yaz sıcağı tehlikesi

Son günlerde artan kavurucu yaz sıcakları gerek evdeki köpeklerimiz, gerekse de sokakta yaşayan dostlarımız için ‘sıcak çarpması’ riskini doğurmaktadır.




Köpekler, bizlere nazaran ısı çarpmasına çok daha az toleranslıdırlar. Bu da yaz aylarını onlar için tehlikeli hale getirebilmektedir.
Köpekler, ısı regülasyonu ve vücutlarını serinletme işlemini soluk alıp verme esnasında gerçekleştirirler. Hava ısısının yükseldiği dönemde dostlarımız için bu işlem çok daha zor bir hal alır.
Bunu tıpkı bir hava soğutmalı araba motoruna benzetebiliriz.
Eğer bu mekanizma bozulursa vücutları hızla su kaybetmeye başlar ve maalesef çoğunlukla erken müdahale olmadığı takdirde ölümle sonuçlanır.

Yazının Devamını Oku

Köpeğinizin ömrünü uzatacak 10 öneri

Köpeklerimiz hayatımıza dahil olduktan sonra bizler için son derece değerli ve önemli birer birey haline gelirler.



Onlarla birlikte olabildiğince uzun ve sağlıklı bir hayat yaşamak adına elinizden gelebilecek her şeyi yapmak, bizlere koşulsuz sevgi ve sadakat besleyen dostlarımız için boynumuzun borcudur.
İşte sevimli arkadaşlarımızın ömrünü sağlıkla uzatacak 10 önemli madde:

1) DÜZENLİ VETERİNER MUAYENESİ

Yazının Devamını Oku

Yavru köpek sahiplenirken dikkat etmemiz gerekenler

Köpekler yavruluk dönemlerinde, tıpkı bir bebek gibi bakıma ihtiyaç duyarlar. Onların ihtiyaçlarıyla yavru iken daha sık ve daha çok ilgilenmek gerekir. Ciddi bir mesai ve efor gerektiren yavru köpek sahiplenme kararını almadan önce düşünülmesi ve planlanması gerekenler vardır. Yavru köpek almadan önce, yazımızda 10 madde halinde sıraladığımız önemli bilgilere göz atabilirsiniz.

SIK BESLENMEYE İHTİYAÇ DUYAR

- Yavru köpek tıpkı bebeklerdeki gibi sık beslenmeye ihtiyaç duyar. Gün içerisinde belli periyotlarla en az 3-4 defa karınlarının doyurulması gerekir.
- Yavrular sık beslenme ve sindirim sistemlerinin gerektirdiği şekilde gün içerisinde defalarca tuvalet ihtiyaçlarını giderirler. Özellikle apartman dairelerinde yaşayıp uzun mesaili işlerde çalışanlar için bu olay kontrolü zor bir durum haline gelebilmektedir.
- Bebeklik dönemlerinde köpekler antiparaziter uygulamalar ve aşılama programları için sıklıkla veteriner kliniği ziyaretlerine götürülmelidirler. Bunun da ayrı bir mesai ve efor gerektiği unutulmamalıdır.
- Anne ve kardeşlerinden ayrılmış olan yavru köpek yeni ortamına alışma ve oryantasyon döneminde adaptasyon güçlükleri çekebilir. Bu süreçte onunla geceli gündüzlü ilgilenmek gerekir.

Yazının Devamını Oku