GeriTarkan ÖZVARDAR Köpeklerde kusmanın sebepleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Köpeklerde kusmanın sebepleri

Köpekler, sindirim sistemlerinin yapısı gereği kolay kusabilsen canlılardır. Sindirim sistemindeki en ufak bir irritasyonda rahatça kusarak, sisteme zarar verme ihtimali olan maddelerden korunabilirler.

Kusmak sevimli dostlarımız için bazen önemsiz bir reaksiyon iken bazen de tehlikeli rahatsızlıkların habercisi olabilir.
Köpeklerde kusma davranışının altında birçok neden yatabilir. Bu nedenleri kökenine göre şu şekilde inceleyebiliriz:
1) VİRAL KÖKENLİ HASTALIKLAR: Özellikle yavru, nadir de olsa genç ve yetişkin köpeklerde parvovirüs, koronavirüs ve distemper gibi bulaşıcı ve ölümcül olabilen viral sebepli hastalıklarda art arda şekillenebilen kusma davranışıyla karşılaşabiliriz. Bu hastalıklarda çoğunlukla kusmaya eşlik eden başka semptomları da görmek söz konusudur.

Köpeklerde kusmanın sebepleri

2) PARAZİTER KÖKENLİ KUSMALAR: Köpeklerde yoğun bağırsak parazitleri olduğu durumlarda kusma olgusuyla karşılaşmak olasıdır. Hatta kusmalar esnasında bağırsak kurtlarının bazılarının dışarı atılması bile mümkündür. Ayrıca sulardan geçen tek hücreli bazı parazitler de kusmayla karakterize bazı semptomlara neden olabilirler.

3) YABANCI CİSİM YUTMA: Köpekler özellikle yavruluk dönemlerinde yabancı cisimleri yutmaya çok yatkındırlar. Yutulan yabancı cisim sindirim sisteminin reflexi olarak kusarak dışarıya atılmaya çalışılır. Özellikle bu cisimler sistemde tıkanmaya sebep olmuşsa, dostumuzun her mama yeme ve su içme girişiminin akabinde şiddetli kusma görülebilir.

Köpeklerde kusmanın sebepleri

4) OT YEME: Dostlarımız özellikle bahar aylarında yağmurlarda yeşeren otları yemeyi severler. Bu otların çok miktarda yenmesi sonucunda da kusma davranışıyla dışarı atılması söz konusu olabilir. Bu tip kusmalar genellikle tehlikesizdir ve devamlılık göstermez.

5) BAKTERİYEL KÖKENLİ KUSMALAR: Bazı bakteriler köpeklerimizin sindirim sistemlerinde yerleşerek şiddetli ve uzun süren kusma ataklarına sebep olabilir. Özellikle mide florasına yerleşebilen helikobakter isimli bakteri uzun süreli ve sık kusmaların sebebidir.

Köpeklerde kusmanın sebepleri

6) DENİZE GİRME: Özellikle yaz aylarında serinlemek hedefli denize giren dostlarımız tuzlu deniz suyunu yutarak sindirim sistemlerini bozabilirler. Tuzlu su onları çabucak kusturacak ve genellikle bu kusmayı ishal olma hali takip edecektir.

7) ÜST SOLUNUM YOLU HASTALIKLARI: Köpeklerde solunum yolunun irinli hastalıklarında, burun ve boğaz akıntıları tıpkı bizlerde olduğu gibi yemek borusu ve mideyi rahatsız ederek kusma davranışının tetiklenmesine neden olabilmektedir.

8) TOKSİK MADDELERİN YUTULMASI: Zehirleyici maddelerin yutulması durumlarında da kusma köpeklerde sindirim kanalının bir reaksiyonu olarak karşımıza çıkar. Vücut, zehirli olan maddeyi kusarak dışarı atarak en az emilimle korunmasını sağlar.

Köpeklerde kusmanın sebepleri

9) ÇOK MİKTARDA VE HIZLI MAMA TÜKETİMİ: Aç kalmış ya da obur köpeklerde birden çok miktarda besinin hızlı tüketilmesi de sindirim sisteminin kusma refleksini uyarabilir. Ayrıca ani mama formülasyon değişimleri de köpeğin kusmasına neden olabilir.

Köpeklerde kusmanın sebepleri

10) NEOPLASTİK OLUŞUMLAR: Sindirim sistemine yerleşmiş olan özellikle mide kökenli tümör ve kanserleşmiş doku oluşumlarında kusma olgusu ile karşılaşmak olasıdır.

Unutmayın!

Kusma her ne sebepli olursa olsun sevimli dostumuzun sağlık takibi açısından dikkate alınması gereken bir bulgudur.

X

Karlı havalarda gereken önlemler

Ülkemizi etkisi altına alan yoğun kar yağışı bizler için olduğu kadar dostlarımız köpekler için de bazı önlemleri almayı gerektiriyor.



Her ne kadar köpeklerimiz karda gezmek ve oynamaktan keyif alsa da tatsız olaylar yaşamamak adına onlar için dikkat etmemiz gerekenleri şu şekilde sıralayabiliriz...

PATİDEKİ BUZLAR TEMİZLENMELİ

- Karlı günlerde dostunuzla yapacağınız sabahın erken saatleri ve akşam gün batımı sonrası gezintilerinde üşütme riskine karşı özellikle kısa tüylü köpekleri soğuk havanın etkilerinden koruyacak kıyafetler giydirmeniz gerekli olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Yavru köpek sahiplenecekleri bekleyen zorluklar

Her canlının yavru olanının daha fazla ve sık ilgiye ihtiyaç duyduğu gibi yavru köpekler de fazla mesai gerektirecek yoğunlukta ilgiye ihtiyaç duyarlar.



Çoğunlukla köpeğin yavruluktan itibaren yetiştirildiğinde sahibine bağlı olabileceği yanılgısıyla birçok yavru köpek sahiplenenler bu sorumluluğu kaldıramayacaklarının farkına varmazlar. Yavru bir köpeğe bakmak tıpkı bir bir bebeği büyütmek gibidir. Tüm bu sebeplerden dolayı bir yavru köpeği sahiplenmeden önce bazı konuları dikkate almanızı öneririm...

SIK SIK BESLENME İHTİYACI VAR

- Yavru köpekler sık beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Onları günde 4-5 defa besleyebilecek bir mesai programına sahip olup olmadığınızı gözden geçirin.

Yazının Devamını Oku

Tehlikeli ırklar bilinmezliği

Tarım ve Orman Bakanlığı, 7 Aralık 2021’de ‘Tehlike Arz Eden Hayvanlar’ konulu bir genelge yayınladı.

Genelge ile farklı uygulama ve sorumlulukları gerektiren ‘tehlikeli ırklar’ konusu gündemde kalmaya devam ediyor. Bu ırkların mensuplarına ya da melezlerine sahip olan ve besleyenlerin kafaları oldukça karışık... Aldığım duyumlar ile gözlemlerime göre, genelgenin uygulayıcıları, otör kabul edilen yetkili mercilerin ve bazı idari personellerinin de uygulamalarda farklı yaklaşımlarda, yorumlarda bulunması bu durumun algılanmasını daha da zorlaştırmaktadır. Genelgenin dikkat çeken bölümlerine göz atmakta fayda var:
“Bu genelge ile söz konusu hayvanların, 7332 sayılı kanun gereğince 14.07.2021 tarihi öncesinde sahiplenilmiş olmaları ve 14.01.2022 tarihine kadar kısırlaştırılarak kayıt altına alınmaları kaydıyla sahiplerince bulundurulmasına imkân sağlanacak. Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa ırklarına ek olarak sahipli American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpeklerin de söz konusu tarihe kadar veteriner kliniklerinde kısırlaştırılmaları, mikroçip ile işaretlenmeleri, sahiplerince kısırlaştırıldıklarına dair belge ile birlikte PETVET sistemine kaydettirilmek üzere il/ilçe tarım müdürlüklerine başvuruda bulunmaları gerekiyor. Aksi takdirde söz konusu hayvan sahiplerine 28. maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen idari yaptırım hükümleri uygulanacaktır. Yine kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanlar kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamaz, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamaz. Ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağı, genelgenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanacaktır. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenlere, 11 bin TL idarî para cezası verilecektir. Bu fıkrada belirtilen yasaklara aykırılığın tekrarı halinde, idarî para cezası verilecek ve hayvanlara el konulacak ve hayvan, konulabileceği bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülecektir. Söz konusu hayvanların sahibi olanlar, hayvanlarını en yakın bakımevine bırakabilirler. Bu hayvanların sokağa terki halinde 30 bin TL idarî para cezası verilecektir. Yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevleri, bu madde uyarınca teslim edilen hayvanları kabul etmek zorundadır.”



AKILLARDA SORU İŞARETLERİ

Yazının Devamını Oku

Köpekler üşür mü?

Özellikle kış aylarında birçok köpek sahibinin aklını en çok kurcalayan, ‘soğuklardan dostunun ne kadar etkilendiği, üşüyüp üşümediği’ sorusudur. Çok merak edilen sorunun cevabı ise ‘köpeklerin de tıpkı bizler gibi üşüyebildikleri’ gerçeğidir. Dostlarımızın bu soğuk havalarda üşümelerinin sebeplerini şu şekilde sıralamak mümkündür:

YAVRU VE YAŞLILAR SOĞUĞA DAYANIKSIZDIR

- Chihuahua, Dogo Argentino gibi ana vatanı sıcak ülkeler olan köpekler, soğuk havanın etkilerinden daha çabuk ve daha çok etkilenirler.
- Alt tüy yapısı kalın ve sağlam olan ırklara göre kısa ve tek katman tüy yapısına sahip olan köpekler daha kolay üşürler.
- Yavru ve yaşlı olan köpekler, genç ve olgun olanlara göre soğuğa daha dayanıksızdır.

AZ BESLENENLER DAHA ÇOK ÜŞÜR

Yazının Devamını Oku

Sokaklar bile onlara yasak!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, sokaktaki hayvanlarla ilgili önlemler kapsamında bir genelge hazırladı, 81 il valilikleri ile tüm belediyelere gönderdi.



Genelgede yer alan, “Belediyelerimizin sahipsiz hayvan toplama ekibinin çalışması veya herhangi bir ihbar sonucu sahipsiz hayvanların tespiti halinde bu hayvanların barınaklara götürülmesi” maddesi üzerine belediyeler sokak hayvanlarını toplamaya başladı. Gerçek anlamda refah ve modern geçici rehabilitasyon merkezleri kurulmadıkça daha önce de kaleme aldığım bu yazı maalesef geçerli kalacaktır. İşte barınak gerçeği...
Şehir merkezlerinde, ‘aslında bizler gibi yaşadığımız mahallenin sakinleri sayılması gereken köpeklerin sayısı biraz arttığında’ hemen homurdanmalar başlar:
Belediyeyi arayalım...
* Toplatalım...
* Barınağa gönderelim...

Yazının Devamını Oku

Köpek sahiplerini ilgilendiren son gelişmeler

“Mikroçip ile eşlenik pasaport uygulaması”, şu sıralar tüm köpek ve kedi sahiplerini yakından ilgilendiriyor.



Çünkü uygulama için “bu yılın sonuna kadar tamamlanacağı” belirtilmişti. Oldukça kısa bir sürede yapılması zorunlu kılınan bu uygulama, hayvan sahiplerinde doğal olarak telaşa sebebiyet verdi. Bu uygulamaya vaktinde katılmayan hayvan sahiplerinin de cezai işleme tabi tutulacağı bilgisi, durumu daha da karmaşık hale getirdi.
Aynı zamanda veteriner kliniklerinin, bağlı bulundukları veteriner hekimler odalarından temin edecekleri pasaport ve mikroçiplerin tükenmesi ve teminde yaşanılan aksaklıklar, halihazırda geçmişte mikroçip takılmış olan hayvanların kayıt sistemine nasıl katılacağı sorusu ise kafaları daha da karıştırdı.
Geçen günlerde, “yeni uygulamanın uyum süresinin 2022 yılının sonuna kadar uzatılması” kararının açıklanmasıyla hem veteriner hekimler hem de hayvan sahipleri zaman kazanmış oldu. Böylece yeni uygulamanın daha nitelikli ve fonksiyonel bir şekilde uygulanabilmesi söz konusu olacak. Önceden çiplenmiş olan kedi ve köpeklerin de bu yılın sonuna kadar bağlı bulundukları veteriner kliniklerine başvurarak sisteme kayıtlarının yaptırması gerekmekte.


Yazının Devamını Oku

Ülkemizde pet kültürü hangi noktada

Orta Asya’dan beri Türkler, hayvanlarıyla iç içe yaşayan “vicdan sahibi insanlar” olmuşlardır. Ve hayvanlar, Türklerin destanlarına bile defalarca özne olmak suretiyle konu olmuştur.



Göçebe hayattan yerleşik düzene geçiş ve şehirleşme ile hayvan besleme kültürü şekil değiştirmiş, günümüzdeki duruma evrilmiştir. Peki Türkiye’de hayvan besleme kültürü hangi noktaya geldi?
Madde madde bir göz atalım:
- Hayvan hakları, olması gereken refah seviyesine ulaşamamıştır. Yıllarca hukuk nezdinde “mal kapsamında” ele alınan dostlarımız, yeni yasalarla bu kapsamdan çıkmış gibi görünse de cezayı gerektiren durumlarda hâlâ adaletli bir dağılıma sahip değil.
- Sokak hayvanları ve muhtaç hayvanlar için kurulması elzem olan rehabilitasyon merkezleri yetersiz sayıda, birçok konuda donanımsız ve konforsuz.
- Evcil hayvan besleyen ya da edinmeyi düşünen birçok insan bu hayvanların sorumluluğunu alabilecek bilgi ve donanıma sahip değil, bu konuda kanunen herhangi bir sınırlama yok.

Yazının Devamını Oku

Kedi-köpek doyurmak lüks tüketim mi?

Ülkemizde birçok kedi-köpek sahibi, dostlarını “paketlenmiş kuru mamalar” ya da “konserve mamalar” ile besliyor.


Son dönemlerde artan dolar ve euro kuruna bağlı olarak, başta ithal kedi- köpek mamaları olmak üzere ham maddelerinin birçoğu yurt dışından satın alınan yerli mamalarda da fiyat artışına gidilmesi tüm kedi-köpek besleyenleri zor duruma düşürdü. Ayrıca lüks tüketim sınıflandırılmasına bağlı olarak kedi-köpek mamalarına uygulanan yüzde 18 KDV oranı da hayvanseverler olarak belimizi daha çok büküyor.
Pırlanta taş ya da bir tekne satın almak istediğinizde yüzde 1 oranında KDV öderken, can yoldaşınızı doyurmak için yüzde 18 KDV ödemek çok da adil olmasa gerek...
Ayrıca balık ve kuş yemlerinde KDV oranının çok daha düşük olup, kedi-köpek mamalarındaki KDV oranının yüksekliği anlaşılabilir değil.
Artan mama fiyatları birçok hayvan sahibini, dostunun sağlığını ve gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek ucuz ve kalitesiz ürünlere ya da evde hazırlanmaya çalışılan yetersiz rasyonlara yönelmeye itiyor. Ayrıca sokaktaki dostlarımızın doyurulması için zar zor bütçe ayırmaya çalışan hayvanseverler de çıkmaza girmiş durumda...
Sosyal medyada başlatılan “kedi-köpek mamalarındaki KDV oranının düşürülmesi” hedefli kampanyaların ilgili kurumlarca dikkate alınarak yeni düzenlemelerin getirileceğini tüm hayvanseverler olarak umut ediyoruz.
Özellikle sokaklarda yaşamak zorunda olan ve kış aylarında soğukla mücadelede doyurulmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç duyan dostlarımızı açlıkla sınamayalım.

Yazının Devamını Oku

Köpeğinize check-up yaptırmalı mısınız?

Evlerimizde ailemizin bir parçası olarak beslediğimiz köpeklerimiz de tıpkı bizler gibi sağlık problemleri yaşayabilmektedirler.



Onlarda da erken tanı birçok hastalığın olumsuz seyrini engellemekte ve erken müdahale imkânı tanımaktadır. Özellikle kanser gibi sinsi ve yavaş yavaş ilerleyebilen ve bazen son ana kadar hiç bulgu vermeyen hastalıklardan tutun da, kronik yada semptom göstermeyen gizli hastalıkların da dostumuzun sağlığını tehdit etmesi söz konusu olabilir. Köpeklerimizin sağlıklı olduğundan emin olabilmek için sadece gözlem yapmak ve basit fiziksel muayeneler yeterli olmayabilir. Özellikle gizli seyirli bazı hastalıklar birtakım laboratuvar tetkikleri, biyokimyasal analizler ve ileri görüntüleme yöntemlerini gerektirmektedir.



GENÇLİK DÖNEMİNDE SENEDE 1 DEFA

Yazının Devamını Oku

Küçük ırk sahiplenmek isteyenlere tavsiyeler

Yetişkin olduğunda ağırlığı 1.5-8 kilogram aralığında olan köpekler, basit genellemede ‘küçük ırk’ olarak kabul edilir.


Küçük ırklar şehir hayatına olan entegrasyonlarının kolaylığı, ev ve apartman hayatına çabuk adapte olmaları, seyahatlerde kolay taşınabilir olmaları, egzersiz ihtiyaçlarının büyük ve orta ırklara göre daha az olması gibi kavramlardan dolayı günümüzde metropollerde daha fazla tercih edilir ırklar haline gelmiştir. Küçük ırkların popülasyonu arttıkça bir moda akımına dönüşüyor olmaları insanların anlık hevesleri ile ani kararlar vermesi ve hüsranla sonuçlanarak yaşanılan ayrılıklar, bu köpeklerin bir nevi suistimale uğramasına neden olmaktadır. Ayrıca bu pazarı fırsat bilen merdiven altı üreticilerin talebe bağlı olarak yaptıkları kontrolsüz üretimler suistimalin boyutlarını olumsuz yönde arttırmakta ve küçük ırklara ciddi zararlar vermektedir.
Küçük ırk köpek sahiplenmeye karar verenler aşağıda sıralayacağım uyarı ve tavsiyeleri göz ardı etmemeliler.


CİDDİ SORUMLULUĞU VARDIR

Yazının Devamını Oku

Kış aylarında köpeklerde tüy ve deri sağlığı

Köpekler için deri vücudun en büyük organıdır, onları dış etkilerden koruyan, izolasyonu sağlayan deri ve tüylerin bakımı özellikle de kış aylarında oldukça önemlidir.



Soğuk havanın olumsuz etkilerinden korunmak hedefli olarak deri ve tüylerinin daha güçlü, dirençli olmasını sağlamak gerekir. Dostumuzun daha sağlıklı bir deri yapısına ve daha kuvvetli bir kürke sahip olması için yapmamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

TÜYLER DÜZENLİ TARANMALI

-Özellikle derideki kan akımını hızlandırmak ve dolaylı olarak da tüylerin beslenmesini sağlamak hedefli olarak oldukça önemlidir. Köpeğimizi düzenli tımarlayarak ölü tüyleri uzaklaştırmak, çok daha kuvvetli bir kürkün oluşmasına sebep olacaktır.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde mikroçip ve kimlik kartı uygulaması

Hayvan hakları yasasındaki yeni düzenlemelerden biri de sahipli kedi ve köpeklerin mikroçip yardımıyla işaretlenerek yeni tek tip kimlik kartlarıyla mikroçipin eşleştirilerek tanımlanmasını öngörüyor.



Bu sayede hedeflenen kedi ve köpeklerin kaybolma durumlarında mikroçip yardımı ile sahiplerinin ve adreslerinin tespit edilebilmesi, hastane ve klinik ziyaretlerinde sağlık geçmişleri hakkındaki datalara ulaşılabilmesi, ortak iletişim ağı çerçevesinde ilgili kurumlarda yapılacak işlemler sırasında kolaylık ve netlik sağlanması, yurtdışı çıkış işlemlerinde kolaylık ve uygunluk oluşturma, ilgili kurumlarca istatistik oluşturabilmek hedefleniyor.



ENJEKTÖR İLE YERLEŞTİRİLİR

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde sonbahar hastalıkları

Sonbaharın gelmesiyle yaz sıcakları etkisini yitirmeye başlar. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı ciddi anlamda yükselir.



Özellikle sabahın erken saatlerindeki serinlik ve akşam güneş battıktan sonraki ciddi ısı düşüşü sonbahar için tipik olgulardır. Tıpkı bizlerde olduğu gibi köpeklerde de mevsim geçişlerinde uyum süreci esnasında bağışıklık sisteminin adaptasyonda güçlük çekmesi ve zayıf düşmesi söz konusu olabilmektedir. Serin ve yağış geçişli olan sonbaharda dostlarımızda rastlanabilecek hastalıkları şu şekilde sıralamak mümkündür:
- Kusma ve ishal: Sabah erken ve akşam güneşin etkisi geçtikten sonraki gezintileri esnasında köpeklerimizin mide, bağırsak sistemini üşütme ihtimali sonbaharda her zaman mümkündür. Bu olgu akut başlayan kusma ve şiddetli ishalle karakterize olabilir. İshal ve kusma sonucunda köpeğin vücudunun elektrolit dengesi bozulacağı için halsizlik iştah kaybı ve hareket isteğinde azalma gözlenebilir. Ayrıca sabah soğuğu ile çiğ düşmüş çim ya da otların dostumuz tarafından yenmesi yağmur sonrasında da görülebileceği üzere sindirim sisteminde bakteri ve tek hücreli parazitlerin artışına neden olabilir. Bu da tıpkı üşütmede olduğu gibi ishal ve kusmayla sonuçlanabilir. Her iki durum için de veteriner hekiminizle kontağa geçmeniz köpeğinizin sağlığı için en doğrusu olacaktır.
-Gaz birikmesi-gaz sancısı: Islak ot yeme ile alınabilecek olan bakteri ve parazitlerle sindirim sisteminin üşütülmesi soncunda bağırsaklarda şiddetli gaz birikmesi şekillenebilir. Bu olguda halsizlik, durgunluk, karın bölgesinde gerginlik, iştahsızlık, harekette isteksizlik ve hatta ağrıya bağlı topallık gözlemlenebilir. Yine dostumuzun onu rahatsız eden gazdan ve ağrıdan kurtarmak hedefli veteriner kliniğine başvurmak elzem olacaktır.
-Mide dönmesi: Her ne kadar sebebi bilinmeyen hastalık olarak tanımlansa da bu çok tehlikeli ve ölümcül olabilen olgu istatistiki olarak köpeklerde en çok sonbahar aylarında gözlemlenmektedir. Üşütme ya da çim yemeye bağlı olarak midede biriken gaz midenin kendi etrafında çeşitli derecelerde dönüp burkulmasına sebep olabilmektedir. Aşırı salyalanma, inleme, hareket ermeye direnç, yüksek seviye halsizlik, karın bölgesinde ciddi şişkinlik, gerginlik ve kambur duruşla karakterize olan bu olgu acil müdahale hedefli hayvan hastanelerine ulaşmayı gerektirir.

Yazının Devamını Oku

Tuvalet eğitiminde yapılması gerekenler

İster yavru olsun ister genç ya da yetişkin, bir köpek sahiplenildiğinde ilk uygulanacak eğitim modeli olarak karşımıza, tuvalet eğitimi çıkar.



Bu eğitimin kurgusu, sahibin planlama ve takibi olmaksızın oluşturulabilecek bir durum değildir. Birçok köpek kurgunun doğru planlanamaması ve yönetilememesi sonucunda koşulsuz sevdiği sahibinden ayrılma dramıyla yüzleşmek zorunda kalır. Aslında biraz çaba ve doğru yönlendirmelerle kazandırılabilecek olan tuvalet alışkanlığı büyük oranda köpek sahiplerinin hataları yüzünden başarısız olur.
Peki yapılan bu hatalar nelerdir:



Yazının Devamını Oku

Yurt dışına çıkarılması yasak olan ırklar

Ülkemizde bazı kedi ve köpek ırklarının ülke sınırlarının dışına çıkarılması yasak olup, istisnai durumlarda Tarım ve Bakanlığı’nın özel iznine tabiidir.

Bu ırklar orijini ve anavatanı Türkiye olmasına istinaden milli değer olarak öngörülmüş olup koruma altına alınmıştır. Bu olgu yasayla net olup, ırkların saflığının korunması ve genetik yapılanmalarının bozulmaması hedefli olarak oluşturulmuştur. Yasa çıkarılmadan önce Anadolu’ya has olan birçok kedi ve köpek başta Avrupa, Amerika ve Kanada olmak üzere dünyanın birçok ülkesine götürülmüş, buralarda kontrolsüz ve takipsiz bir şekilde üretime tabi tutularak karakteristik özelliklerini yitirdiklerine şahit olunmuştur. Yurt dışına çıkışı sınırlı ve yasak olan köpek ile kedileri şöyle sıralayabiliriz:



KÖPEKLER

-Kangal: Anadolu’da Sivas ve civarından köken alan milli gururumuz kangal köpeği, tüm dünyada büyükbaş ve küçükbaş hayvan sürülerini başta kurtlar olmak üzere birçok yırtıcıya karşı amansızca koruyabilen tek ırk olması sebebiyle değerli ve rakipsizdir. Bu ırkın mensupları ve yüksek oranlı melezleri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın özel izni olmadan ve ülkeler arası anlaşma sağlanmadan yurt dışına çıkışı kesinlikle yasaklıdır.

Yazının Devamını Oku

Can dostunuzla bir kahveye var mısınız?

Günümüzde köpekler, şehir hayatında evlerimizi paylaştığımız ailemizin bir parçası olarak gördüğümüz ev arkadaşlarımız oldular.



Sevdiğimiz arkadaşlarımız, vakit geçirmekten keyif aldığımız aile üyelerimizle nasıl zaman zaman dışarıda birşeyler yapmaktan zevk alıyorsak köpeklerimizle de bir kafeye gidip kahvemizi içebilir, bir restoranda yemek yerken yanımızda olmalarından memnun olabiliriz. Dostumuzla planlayacağımız bu tür bir etkinlik için nasıl bir hazırlık yapmalı ve nelere dikkat etmeliyiz? İşte cevabı...

TUVALET İHTİYACI KARŞILANMALI

-Bir restoran ya da kafeye köpeğimizle gitmeden önce onun tuvalet ihtiyacını önceden karşılamış olduğundan emin olalım. Aksi takdirde oturulan yerlerde dostumuz stresli vakit geçirmek zorunda kalacaktır.

Yazının Devamını Oku

Hayvan hakları

4 Ekim, tüm dünyada ‘Hayvan Hakları Günü’ olarak anılmaktadır. Hayvanların haklarının insanlar tarafından savunulmak durumunda olması her ne kadar ironik bir durum olsa da bu sene de onların refahı için olması gerekenleri şöyle bir gözden geçirelim:



- Her hayvan, doğasına uygun alanlarda yaşama hakkına sahip olmalıdır. Bu sebeple, doğasından koparılıp sınırlandırılmış alanlarda yaşamaya zorlanan hayvanların biriktirildiği hayvanat bahçeleri kapatılmalıdır.
- İnsan eğlencesine yönelik esaret altında tutularak çeşitli numaralar yapmaya zorlanan yunus ve katil balinaların hapsedildiği su parkları kapatılmalıdır.
- İnsanlık yararına, bahanesine sığınarak birçok acıya ve ölüme mahkum edilen deney hayvanları özgür bırakılmalıdır.
- Küçük yaşlardan itibaren çocuklara okul müfredatlarında hayvan sevgisi ve hayvan hakları konularında eğitimler planlanmalıdır.
- Sokakta yaşamak zorunda kalan hayvanların refahı için iyileştirilmiş yasalar düzenlenmelidir.

Yazının Devamını Oku

Köpeklerde vücut büyüklüğüne bağlı değişen genellemeler

Dünyada tüm canlı türleri içerisinde en çok fiziksel farklılığa sahip olan köpeklerdir.


İnsan eliyle yapılan suni seleksiyon sonucunda birbirinden çok farklı fiziksel ve kütlesel değişiklik gösteren köpek ırkları mevcuttur. Bu farklılıklar köpek ırklarını sınıflandırmada bir kıstas olmuş ve “küçük ırklar”, “orta boy ırklar”, “büyük ırklar” ve “dev ırklar” şeklinde belirlenmiştir. Fiziksel kütle farklılığından doğan bu sınıflandırmayla köpeğin boyutu bazı genellemeler için kıstas olmaktadır.

KÜÇÜK IRKLAR

- Küçük ırk sahiplenenler genellikle köpeklerinin gezinti ve egzersiz programlarına çok fazla dikkat etmeyerek daha çok evde vakit geçirmelerini sağlarlar. Köpeğin küçük ırk olması köpek olduğu gerçeğini değiştirmez. Küçük ırklar da düzenli gezmeye ve egzersize edilmeye ihtiyaç duyarlar.
- Az dışarıya çıkış ve izolasyon küçük ırklarda türdeşleri ve tür dışı canlılara karşı sosyal algı bozukluklarına sebep olur.
- En çok küçük ırk sahiplerinde gözlemlenen insanlaştırmaya yönelik manüplasyonlar bir çok davranış probleminin tetikleyicisi olmaktadır.
- Küçük ırklarda gözlemlenen fiziksel egzersiz eksiklikleri ve genetik nedenler bu ırklarda diz kapağı çıkması, çapraz bağ lezyonları gibi problemleri tetikler.

Yazının Devamını Oku

Köpekler de ergenlik dönemi yaşarlar

Köpeklerde de tıpkı insanlarda olduğu gibi gelişim süreçlerinden biri olan ergenlik dönemi yaşanmaktadır.



Yavru köpeğin hormonal aktivitesinin başlaması ve artışıyla karakterize olan süreç gençlik dönemine kadar uzayabilmektedir. Küçük ırk köpekler ergenlik sürecine, orta ve büyük ırklara göre daha erken girerler. 5 aylık civarı başlayan bu süreç küçük ırklarda 12 aylık olana kadar devam edebilmektedir. Orta ve büyük ırklarda ise 7 aylık civarında başlayan bu dönem, 18 aylık olana kadar sürebilmektedir. Ergenlik süreci ile birlikte hormonal aktiviteler yoğunlaşır ve buna paralel olarak da kas gelişimi ile büyüme ivmelenir. Seksüel gelişim dönemlerinden biri olan ergenlik, dişi ve erkek köpeklerde benzer değişimlere sebep olabildiği gibi, her iki cinsiyette de fiziksel ve davranışsal anlamda farklı etkiler oluşturabilir.



DIŞ DÜNYAYI KEŞFETMEYE MERAKLI OLURLAR

Yazının Devamını Oku

Hangi belirtiler köpeğimizin hasta olabileceğine işarettir

Dostlarımızın sağlıklı bir hayat sürebilmesi bizim dikkatimizin üzerlerinde olması ve kontrollerimizle mümkündür.



Köpeklerimiz her ne kadar bizlerle konuşamasalar da iyi bir gözlemle onları anlayabilmek ve çözümlemek mümkündür. Onların sağlık açısından ne durumda olduklarını anlayabilmek ve yardımcı olabilmek için dikkat edeceğimiz bulguları şöyle sıralayabiliriz:
-Köpeğimizin davranış rutininde genel bir canlılığı ve neşesi olmalıdır. Eve geldiğimizde sevinmesi, birlikte gezmeye çıkmaktaki hevesi ve isteği bu durumun göstergesidir. Eğer dostumuzun her zamankinden daha az enerjik ve heyecan duyduğu şeylere karşı isteksiz olduğunu fark ediyorsak bir şeylerin onun açısından ters gittiğini düşünmeliyiz.
-Köpeğimizin yemeğe karşı olan isteği ve iştahı sağlıklı olup olmadığı konusunda dikkat edeceğimiz donelerden biridir. Yemeğe karşı olan ilginin azalması yada iştahın kesilmesi onun bir problemi olduğunu işaret edebilir.


Yazının Devamını Oku