Tahir Kum

Pereira'nın yerine Mesut Özil gelebilir!

3 Kasım 2021
Antalyasporlu Nuri Şahin hem futbolcu hem teknik adam olursa, Fenerbahçeli yıldız da pekala olabilir.

Bugün Türkiye Futbol Federasyonu sayesinde bir yaşımıza daha girdik!.. Bu açıdan Türk futbolseverler olarak, dünyanın en yaşlı insanları olabiliriz...

Meğerse herhangi bir takımda herhangi bir futbolcu, takımının hem futbolcusu hem de teknik direktörü olabiliyormuş! Yeter ki görev tanımı ‘Teknik Direktör’ değil de ‘Futbol Sorumlusu’ olsun.

Maçı anlatan spiker arkadaşımızın da bitiş düdüğünde zikrettiği gibi; “Nuri Şahin teknik direktörlük kariyerindeki ilk galibiyetini aldı.” Hangi Nuri Şahin? Aynı müsabakada takımının aynı zamanda esame listesinde 8 sırt numarasıyla yedek futbolcusu olarak görünen Nuri Şahin. Peki olabilir mi? Kitaba göre olmaz, olamaz...

TALİMAT BAŞKA ŞEY SÖYLÜYOR

Çünkü ilgili Teknik Direktör Çalışma ve Esasları Talimatının 9. Maddesi açıkça “Bu talimatta belirtilen esaslar dışında hiç kimse, bir kulüpte bir teknik adamın görevlerini üstlenemez” diyor.

Dahasına gerek var mı? Ve devamında da “İlgili takımın bulunduğu ligin zorunlu teknik kadrolarına uygun teknik adam lisansı olmaksızın ve/veya lisansının çalışma alanları dışında kulüpte görev alan, bir futbol takımını fiilen müsabakaya hazırlayan, müsabaka esnasında yöneten veya yönlendiren gölge antrenörler ile kulübün zorunlu teknik kadrosunun tamamlanmasını temin etmek üzere kulüple sözleşme imzalayarak, sözleşmede belirtilen görevini fiilen yerine getirmeyerek gölge antrenöre çalışma olanağı sağlayan kişilere 1 yıl hak mahrumiyeti cezası verilir" diye de yaptırımından bahsediyor.

TFF BU DURUMU İZAH ETMELİ

Yazının Devamını Oku

Kitaba göre Ali Koç da Bilecik de cezayı hak etti

21 Ekim 2021
Türkiye Futbol Federasyonu da Fenerbahçe başkanı da haklı ama...

Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç çıktı,“Federasyona söylüyorum; sakın bana ceza vermeye kalkmayın. Ben burada saygısızlık ve terbiyesizlik etmiyorum, sadece durum tespiti yapıyorum” dedi. Ancak Futbol Federasyonu çıktı ve “Hayır cezayı hak ettin” diyerek Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Ali Koç’u cezalandırılması adına Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk etti... Peki kim haklı?

KOÇ DA HAKLI TFF DE

Elbette Sayın Koç’u ceza istemiyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk eden Türkiye Futbol Federasyonu. Ha Sayın Ali Koç haksız mı? O da haklı. Çünkü TFF Yöneticileri’nin genel kurulda ahlaksızlıkla suçlanmasının (bizzat kendisi tarafından) keza yine rakip yöneticilerin TFF kurullarını düşmanlıkla ve çıkarla itham edilmesinin o TFF hukukçuları tarafından es geçildiği yerde Sayın Koç’un şu sözlerinden dolayı “Bana ceza veremezsiniz” demesi normal. Kısacası bu ve benzeri birçok emsale göre Sayın Koç da haksız değil.

TALiMAT HERKESE EŞiTSE... 

Ama gel gör ki; Ali Koç’un Trabzonspor maçı sonrası hem stat kapısında hem de megafon eşliğinde havalimanında yaptığı açıklamalar bal gibi cezayı gerektiren ifadelerdir. En basitinden “12 kişiye karşı oynadık” demek, “Bu hakemlerin insanların emeklerini çalmaya ne hakları var?” ve “Hakem mimikleriyle tuttuğu takımı belli eder mi?” tarzı söylemleri. Bu talimat herkese eşit uygulanacaksa, bu söylerden Sayın Koç’a ceza çıkar.

KARARLARIN KILIFI HAZIR

Tabii TFF yargı organları hepimizin malumu. Çok da kitaba bağlı değiller. Kararları daha çok keyfi ve durumdan vazife çıkartır cinsinden. Örnek mi? İşine gelene ceza, işine gelmeyene “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin son içtihadları göz önüne alarak kullanılan ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında olduğu bu sebeple ceza tayinine yer olmadığı...” kılıfı!

TAHKiM GELENi AFFEDiYOR

Yazının Devamını Oku

Bu skandalın sorumlusu Serdar Tatlı’dır

6 Ekim 2021
MHK Başkanı’nın yanlışları yüzünden Ali Palabıyık’ı da kaybettik!

Kötü yönetim gördük, skandal kararlar gördük... Ama son yıllarda Ali Palabıyık gibi 90 dakikaya bu kadar skandal karar sığdıran bir başka hakem görmedik.

Deyim yerindeyse maçı eline gözüne bulaştırdı. Ve bu bahsettiğimiz isim de Türk hakemliğinin son yıllarda parlayan yıldızlarından, UEFA’nın gözdelerinden biri. Zaten yaşanan şokun önemli kısmı da, bu kararlara imza atan ismin Ali Palabıyık olması. Ben dahil birçok kişi, kararlarına inanamadı, o skandalları ona konduramadı.

Ama inanın bu, bizim için pek de sürpriz olmamıştı. Çünkü bu maç öncesi de, zaman zaman atamalar sonrası istişare yaptığımız bazı eski hakem dostlarımızın Ali Palabıyık’ın Rizespor-Galatasaray maçına atanmasıyla ilgili, “Bak Tahir, Ali bu maçta patlarsa şaşırma” notunu düşmüşlerdi bize. O dostumuz FiFA kokartı takmış, uluslararası tecrübesi olan bir kişiydi. Bizi uyarmış ve maçtan sonra da, “Bak ben dememiş miydim Tahir, nasıl patlattılar çocuğu!” demekte de haklıydı. O hakem dostumuzun kaygısı Ali Palabıyık’ın bu yılki performansıyla falan alakalı değildi. Onun kaygısı iki gün öncesinde UEFA Avrupa Ligi’nde kritik bir maça çıkan bir hakemin o mental ve fiziki yorgunlukla iki gün sonrasında, tansiyonu ve gerilimi yüksek böyle kritik bir maça sürülmesiydi. Ali Palabıyık’ın beyin olarak bunu kaldırması pek mümkün değildi. Perşembe gecesi Prag’da maça çık, maç sonu gözlemci değerlendirme toplantısı, gece yarım uyku, ertesi gün İstanbul yolculuğu, ardından Ankara, bir gece uyku, sonra Trabzon’a, oradan karayoluyla Rize’ye ve sonra da çık sezonun en kritik maçında düdük çaldı.

BİLEMEZ, ÇÜNKÜ TECRÜBESİ YOK 

Dostumuz “Bu çocuk bu maça atanmaz ama Serdar Tatlı atıyor” diyerek gerekçesini de açıklıyor. Yani bunu kestirememesini...

“Çünkü Serdar Tatlı’nın böyle bir deneyimi yok. Uluslararası maç yönetmemiş ki, bilsin!”

Sonra, Ali Palabıyık maçta tanınmaz halde... Olur tabi ki. Onu ancak yaşayanlar bilir Serdar Başkan. Sayende Ali kardeşimizi de kaybettik!

TALİMAT DEĞİŞTİ, HUY DEĞİŞMEDİ!

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş'ten Nihat Özdemir'e: "Siz ne takdir ederseniz benim için uygundur"

11 Eylül 2021
TFF Başkanı’nın ayrılık kararını bildirdiği son buluşmada tazminat gibi maddi konular herhangi bir şekilde konuşulmadı. Öncelikle durum değerlendirmesinin yapıldığı toplantıda Şenol Güneş, “Siz ne takdir ederseniz, nasıl uygun görürseniz, benim için tamamdır” dedi. Nihat Özdemir bu sözlerin ardından ayrılık kararını açıklayıp, hizmetlerinden dolayı deneyimli teknik adama teşekkür etti.

A Milli Futbol Takımı’nda beklenen oldu ve teknik direktör Şenol Güneş’le yollar ayrıldı. Son dönemde 2020 Avrupa Şampiyonası finalleri ve 2022 Dünya Kupası elemelerinde yaşanan başarısız sonuçlar nedeniyle eleştirilerin hedefi haline gelen Güneş’in, 6-1’lik Hollanda maçı sonrası söylediği, “Buraya gelmem için bana yalvardılar” sözü büyük yankı yaratmıştı. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, dün Şenol Güneş’le son kez bir araya gelerek durum değerlendirmesi yaptı.

Güneş görüşmede, “Siz ne takdir ederseniz, nasıl uygun görürseniz, benim için tamamdır” dedi. Bu sözlerin ardından Özdemir, ayrılık kararını deneyimli teknik adama bildirdi ve bugüne dek verdiği hizmetler için teşekkür etti.

Özdemir-Güneş görüşmesinde tazminat gibi maddi konular herhangi bir şekilde konuşulmadı.

İkinci dönem 2.5 yıl sürdü

TFF Yönetim Kurulu’nun kararı resmi sitede şu şu ifadelerle duyuruldu: “A Milli Takım Teknik Direktörümüz Şenol Güneş ile yapılan görüşmeler sonrasında karşılıklı olarak yolların ayrılmasına karar verilmiştir.

Ülkemize önemli başarılar yaşatan Şenol Güneş’e görev sürecindeki çalışmaları ve Türk futboluna yaptığı katkılar için teşekkür eder, bundan
sonraki hayatında sağlık ve başarılar dileriz.”

A Milli Takım’da teknik direktör Şenol Güneş’in ikinci dönemi 2,5 yıl sürdü. 2019 Mart ayında göreve gelen Güneş yönetiminde ay yıldızlı ekip, 25’i resmi, 7’si özel olmak üzere toplam 32 maç oynadı. Bu karşılaşmalarda 15 galibiyet elde eden milli takım, 7 mağlubiyet ve 10 beraberlik alırken, 55 gol attı, 40 gol yedi.

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş derhal ya özür dilemeli ya da istifa etmeli

9 Eylül 2021
"Beni getirirken yalvardılar" sözü, yenir yutulur gibi değil.

6-1, şokunu kolay kolay üzerinizden atabileceğiniz bir skor değil. Özellikle de bu yakaladığımız genç jenerasyon adına, ciddi travma etkisi yapabilecek bir durum. Neyse ki; Şenol Güneş’in sayesinde bu şoku, değil birkaç hafta, birkaç gün, hatta birkaç saat içinde atlattık, şükürler olsun! Hem de tamamen kendisinin eseri olan (!) daha büyük şokla. Bize göre skandal o sözlerle. “Beni buraya getirirken yalvardılar" demesiyle.

Hocanın nasıl ve hangi şartlarda geldiğini yakından bilenlerdenim. Kendisini arayan soranları, emsal sözleşme şartlarını inceleme detayları gibi! Her neyse... Yeri ve zamanı gelince o parantezleri de açarız.

GENEL ARZU İLE GETİRİLDİ

Evet öncesinde de söyledim, şimdi de söylüyorum. Şenol hoca sadece TFF yönetiminin veya siyasi erkanın değil, toplumun ‘genel arzusu’ ile büyük bir teveccühle bu göreve getirildi. Şimdi gelelim bize bu 6-1’lik hezimeti bile unutturan Şenol hocamızın o sözlerine. “Bana yalvardılar” ifadesine...

YALAN SÖYLEYECEK DEĞİL YA!

Bir teknik adama göreve getirirken niye yalvarılır? Teklif götürmüşünüzdür, o “Hayır” demiştir. “Hadi gel hocam” diye ısrar etmişinizdir, o yine “Hayır” demiş ve geri adım atmamıştır. Mesela araya ortak dostlar koymuşunuzdur o da işe yaramamıştır... Son çare ‘yalvarır yakarırsın’ o da pes eder ve “Evet” der.

Güneş’in ifadesine göre milli takımda göreve gelişi böyle gerçekleşmiş. İşte gizli kibir dediğiniz bu türde bir şey oluyor!

Yazının Devamını Oku

Menajer ve galerici var ama Şenol Can yok!

20 Ağustos 2021
Lisansı olmadığı için Kasımpaşa’dan ayrılmak zorunda kalan Can’ı teknik direktör kursuna almamışlar.

Dakika 1, gol 1! Kasımpaşa daha 1. haftada teknik direktörü Şenol Can’la yolları ayırdı. Sebep; TFF’nin teknik direktör talimatında yaptığı ‘son dakika’ değişikliği. TFF’nin bugüne kadar kenarda görev yapmasına izin verdiği teknik adamlarla, pardon ‘Can’la ilgili’ yeni bir düzenlemeye gitmesi (!) Erzurum’un başvurusu karşısında ne yapacağını şaşıran ve aylardır işin içinden çıkamayan o TFF’nin ‘kendi kusuru ve ihmalini’ Can’a fatura etmesi.

3 BÜYÜKLER MAHALLESİ!

Dürüst olalım, acaba bu isim Bulgaristan’dan göçmen Şenol Can değil de 3 büyükten göçmen biri olsaydı aynısını yapabilir miydiniz? Mesela Emre Belözoğlu, Volkan Demirel, Sergen Yalçın veya Selçuk İnan... O camialar başınıza yıkardı Riva’yı. Sizler, teknik direktörlük için yeterli eğitimi ve lisansı olmayan, bunları almayan; “Neden almıyorsun?” sorusuna, “Lisans dediğin bir kağıt parçası” diyen sergen Yalçın’a, talimatlarda kişiye özel düzenleme ile teknik direktörlük yolunu açan kurum değil misiniz? Kulübünden torpillileri teknik direktörlük kurslarında ilk sıraya yazdığınız gibi. ‘Dünya Üçüncülüğü’ şerefine yeterli eğitimi almayanlara profesörlük unvanı verircesine beleşten teknik direktörlük diploması vermeniz gibi. Ne tesadüftür ki; tüm bu torpillilerin ikamet adreslerinin hep 3 büyükler mahallesi olması! O zaman evelemeden gevelemeden o teknik direktörlük adaylık ve yeterlilik kısmındaki aranan şartlara ‘3 büyüklerde oynamak’ filan yazsanız, daha kestirme olmaz mı? 

KURS VARDI DA GİTMEDİK Mİ!’

İki gün öncesine kadar talimat Şenol Can hocanın kenarda teknik direktörlük yapmasına izin veriliyordu. Tıpkı onun gibi UEFA Pro lisansı olmayan İlhan Palut’a (Konya), Çağdaş Atan’a (Alanya), Hakan Keleş’e (Giresun) ve Ömer Erdoğan’a (Hatay) verdiği gibi. Şimdi Şenol Can dışında herkese ‘özel çalışma izni’ düzenlemesiyle izin var, Can’a yok. Sebep; hocanın diğerleri gibi elinde antrenörlük konusunda herhangi bir diploması olmaması. “Peki niye yok?” sorusunu bizzat kendisine sordum; “Ağabey kurs vardı da gitmedik mi” diye cevap veriyor.

MENAJER ÖRENÇ KURSTA

Kaldı ki Can 2 yıl öncesine kadar futbolcuydu. Onun teknik adamlığa adım atmasından bu yana pandemi sebebiyle sadece bir kurs açıldı, ona da “Yerimiz yok” denerek alınmadı. Hem de talimatlara göre 1. sırada alınması gerekirken. Çünkü o UEFA B-A kursuna başvuranlar içinde faal teknik direktör olan tek kişi olmasına rağmen. Bugün sportif direktör, antrenör hatta yorumcular, iddiaya göre daha çok menajerlik ve oto galericiliği ille uğraşanlar kursa alındı ama Şenol Can dışarda kaldı. Can Kasımpaşa’nın hocası olamıyor ama mesleği ‘menajerlik’ görünen Ekrem Örenç o TFF talimatlarına göre Kasımpaşa’nın teknik direktörü olabiliyor! Evet şaka değil, gerçek. Kusurlu olan TFF, Kasımpaşa, canı yanan Şenol Can!

Yazının Devamını Oku

Talimat değişti, hülle yolu kapandı, Kasımpaşa’nın Can’ı gitti!

16 Ağustos 2021
UEFA Pro Lisansı olmayanların Süper Lig’de saha kenarında olması yasaklandı. TFF, talimatnameyi değiştirince, teknik direktörlük diploması olmayan Şenol Can Kasımpaşa’dan ayrılmak zorunda kaldı. Halen Süper Lig’de takım çalıştıran İlhan Palut (Konya), Çağdaş Atan (Alanya) ve Ömer Erdoğan (Hatay) ise özel bir maddeyle görevlerine devam ediyor.

Türk futbolunda son yılların en önemli tartışma konularından biri, kulüplerin UEFA Pro Lisansı yani yeterlilik durumu olmayan teknik direktörlerle çalışmak için ‘hülle’ yoluna başvurmaları. Bu yöntem 2013-14 sezonunda Sivasspor’da teknik direktörlük görevine getirilen Roberto Carlos’la başlamış ve ardından Sergen Yalçın onu takip etmişti. O dönem Süper Lig’de görev yapması için lisansı yeterli olmayan Roberto Carlos için talimatlarda revizyona gidilmiş ve Brezilyalı teknik adam yedek kulübesine oturmuştu.

ERZURUM TFF’YE BAŞVURMUŞTU

Bu karmaşa, 2020-21 sezonunda Erzurumspor’un Kasımpaşa Teknik Direktörü Şenol Can konusunda TFF’ye yaptığı flaş başvuru ile tavan yaptı. Tahkim Kurulu’nun bu başvuruyu usul bakımından reddetmesi gelecek açısından TFF için de ciddi bir tehlike arz ediyordu. Nitekim TFF
yönetim kurulu, teknik direktör talimatında değişikliğe giderek, yeterli lisansı olmayan antrenörlerin saha kenarında yer alamayacağı şartını getirdi. Kısacası ‘hülle’ yolunu kapattı. Bu da elinde teknik direktörlük diploması olmayan Şenol Can’ın dün Kasımpaşa ile yollarının ayrılmasına sebep oldu.

ÜÇ ANTRENÖRE ‘ÖZEL ÇALIŞMA İZNİ’

Tabii bu durumda akıllara Şenol Can gibi UEFA Pro Lisanslı olmayan ve Süper Lig’de takım çalıştıran İlhan Palut (Konyaspor), Çağdaş Atan (Alanyaspor), Ömer Erdoğan’ın (Hatayspor) görevlerine devam edip etmeyeceği sorusu geliyor. TFF bu konuda ‘Özel çalışma izni’ maddesine “Futbol Gelişim Direktörlüğü tarafından gönderilen online eğitim içeriklerini alarak ilgili eğitim programına başlayan teknik adamlar çalışma alanlarında görev yapabilirler” ilavesi yaparak onlara bir nevi çalışma izni çıkarmış oldu.

Yazının Devamını Oku

Kulüpler 2 milyar 675 milyona ‘evet’ dedi ve imzalar atıldı

15 Ağustos 2021
TFF ile yayıncı kuruluş arasında anlaşmaya varıldı. 350 milyon TL zam bekleyen Süper Lig kulüpleri, 25 milyon TL’lik farka razı oldu.

2021-22 sezonu yayın hakları için TFF ile beiN Sports arasında yapılan pazarlıklar anlaşma ile sonuçlandı. 3 milyar TL talep eden kulüpler, beiN Sports’un kararlı tutumu sonucu 2 milyar 675 milyon TL’ye ‘Evet’ deyince, yeni sözleşme imzalandı.

Türk futbolunda son üç sezona damgasını vuran yayın krizi, bu sezon da yine beiN Sports’un istediği şekilde sona erdi. Ana sözleşme gereği, yayıncı kuruluştan 2021-22 sezonu için 3.3 milyar TL bekleyen ve bu talebini en son 3 milyar TL’ye çeken Süper Lig kulüpleri, beiN Sports’un ısrarlı tutumu sonunda 2 milyar 675 milyon TL’ye ‘Evet’ demek zorunda kaldı.

YILLIK ÜCRETİN YÜZDE 25’İ KADAR PEŞİN ÖDENECEK

2020-21 sezonunda yayıncıdan 2 milyar 650 milyon TL alan kulüplerin 350 milyon TL’lik zam beklentisinin böylelikle sadece 25 milyon TL’si gerçekleşmiş oldu. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Nihat Özdemir ile beiN Sports CEO’su Yousef Al-Obaidly arasında 2021-22 sezonu için 2 milyar 675 milyon TL’lik sözleşme imzalandı. Anlaşma gereği sezonluk ücretin yüzde 25’ini peşin ödemesi gereken yayıncı kuruluş, bu paranın bir kısmını hesaba yatırırken, kalan bakiyeyi 30 Ağustos’a kadar tamamlayacağına dair söz verdi.

KULÜPLER VE YAYINCI 300 MİLYONUN PEŞİNDE

Yaşanan ekonomik sıkıntıdan dolayı hemen hemen geçen sezon anlaşmaya varılan miktara ‘Evet’ demek zorunda kalan Süper Lig kulüplerinin en büyük umudu, şimdi geçen yıl yayıncı kuruluşa ödenen 300 milyon TL’lik Spor Toto katkısı. Kulüpler, “Bu defa bu para bizim olmalı” diyor. Yayıncı da, “Hayır, bizim olmalı” derdinde. Bunun için de yayıncı kuruluş, Süper Lig’in ismini ‘Spor Toto Süper Lig’ olarak açıklamayı düşünüyor. Bakalım bu para kime gidecek? Kısa zamanda öğreneceğiz.

Yazının Devamını Oku