‘Cinnet’ hali

Haberin Devamı

ERZURUM’da HDP mitingine saldırılması son derece vahim bir tehlike işaretidir.
Tabii sadece HDP değil. Her zamankinden fazla bu seçim sürecinde binası, konvoyu veya adayı saldırıya uğramamış parti kalmadı! Bu seçim sürecinde meydanlara kin ve nefret aşılandı, aşılanıyor.
Bu seçim sürecinde bütün meydanlarda iftira, karalama, çamur atma, aşağılama, çarpıtma, tahrik duyguları çılgınca körüklendi...
Suriye’deki kan gölü gözler önündeyken, hâlâ körükleniyor.

ARINÇ’IN TEŞHİSİ

Bülent Arınç önceki günkü açıklamasında bakın ne diyor:
“Bu kadar aşırı sertlik veya aşırı konuşma, hakaret, yönlendirme, tahrik etme olursa bu sadece liderler ve siyasetçiler arasında kalmaz, sokağa da yansır, vatandaşlara da yansır. Türkiye şimdi böyle bir cinnetin içinde maalesef.”
Sayın Arınç vicdanlı bir insan ve bir hukukçu olarak, iktidar-muhalefet ayırımı yapmıyor. Muhalefetin dilini de iktidarın dilini de aynı vicdan terazisinde tartıyor. Suçu muhalefete yıkmakla işin içinden çıkılamayacağını biliyor.
Endişelerimden biri, Cemil Çiçek, Bülent Arınç, Ali Babacan, Sadullah Ergin, Hayati Yazıcı gibi vicdan ve siyasi olgunluk sahibi devlet adamlarının “üç dönemlik” denilerek parlamento dışında kalacak olmalarıdır.
Bakalım yerlerine kimler getirilecek?!

Haberin Devamı

DEMOKRASİNİN SİGORTALARI


Siyasi kutuplaşmanın böyle “cinnet” haline geldiği dönemlerde parlamenter demokrasinin sigortaları vardır. Tarafsız ve bu sebeple ülkede genel güvene ve saygıya sahip cumhurbaşkanı araya girer, tansiyonu düşürür.
Bizde ise Cumhurbaşkanı meydanlarda öfkeli konuşmalarla partisine oy istiyor.
Seçimlerden sonra nasıl “hakemlik” yapacak?
Muhafazakâr anayasa hukukçusu merhum Prof. Ali Fuat Başgil, 1960’da yayınladığı ders kitabında, siyasi hayatın ve sistemin düzgün işlemesi için cumhurbaşkanının partiler üstü “hakem” pozisyonunda bulunmasının ne kadar önemli olduğunu sayfalarca anlatmıştı.

Haberin Devamı


YARGI VE MEDYA


Demokratik sistemin diğer bir sigortası bağımsız ve tarafsız yargıdır. Amerika’da seçilen başkan yargıç önünde yemin eder! Yargıçlar başkan karşısında ayağa kalkmaz!
Bizde bugün hükümet yetkilileri “yapboz” kanunlarından bahsediyor, “yargıya güvenin yüzde 20’nin altında” olduğunu belirtiyor.
Başka bir sigorta medyadır. Demokrasilerde medyaya “dördüncü kuvvet” denilmesi sebepsiz değildir. Devlet erkleri olan yasama, yürütme ve yargının dışında, kamuoyunun “denetim ve denge” işlevini yapabilmesi ancak bağımsız ve çoğulcu medya ile mümkündür. AİHM’nin basın özgürlüğüne devlet çıkarlarından daha üstün bir yer vermesi bundandır.
Bugün hem kutuplaşma hem baskı yüzünden bu işlevi medyanın gerektiğince yapabildiğini hangi vicdanlı insan söyleyebilir. Türkiye hakkındaki uluslararası raporlar ortada zaten.

Haberin Devamı

YA SEÇİMLERDEN SONRA?!


Seçimlerden sonra böyle bir Türkiye’ye uyanacağız! Seçim sonuçları ne olursa olsun parlamentoda iktidarın muhalefetle iyi geçinmesini gerektiren bir yelpaze ortaya çıkacak. Dünyada para darlığı dönemine giriliyor, Türkiye’ye yabancı sermaye girişi azalıyor, çıkışı artıyor. İç tüketimi körüklemenin sınırına gelindi. Ekonominin gerektirdiği acı ilaç reçetelerini toplumun bütününe benimsetmek gerekecek.
Partiler arası ilişkiler böylesine çatışmacı hale gelmişken... Toplumda kutuplaşma böylesine körüklenmişken...
Sistemin sigortaları bu derece aşınmışken...
Meclis nasıl çalışacak, kanunlar nasıl çıkacak?!
Ekonomiyi, güven ortamını, toplumsal barışı, çözüm sürecini nasıl başaracağız?!
Türkiye’yi düze çıkaracak olan itidaldir, sağduyudur, nezakettir, medeni dildir. Çok mu zor?!
Ne diyeyim...

Yazarın Tüm Yazıları