Süleyman Eserdağ

Vajinismus tedavisi için 10 farklı yöntem

15 Mart 2018
Vajinismus; istem dışı vajinal kasılmalara bağlı olarak cinsel ilişkiye girememe veya oldukça zor, ağrılı cinsellik yaşama şeklinde kendisini gösteren bir cinsel sorundur. En son ve en güncel tanımı ise kadının kendi arzusuna rağmen, pelvik kaslarındaki istemsiz kasılmalara bağlı olarak vajinadan içeri yabancı bir cismi alamamasıdır. Jinekolog Dr. Süleyman Eserdağ, vajinismus tedavisi hakkında merak edilenleri sizler için anlattı.

Ülkemizdeki her 10 kadından birisinin sorunudur. Hastalar ilişkiye girmememe haricinde, vajina içine parmak, tampon, fitil, dilatör veya vajinal spekulum (jinekolojik muayene aleti) almada da sorun yaşarlar.

Cinsel ilişkiye girememe veya kontrol dışı kasılmalara bağlı olarak acı, ağrı hissetme şeklinde belirti veren vajinismus önemli bir cinsel bir problemdir. Kesin çözüm için profesyonel destek şarttır. Günümüzde uygulanan bilimsel yöntemler ışığında 3 gün gibi bir sürede kalıcı çözüm mümkündür. İleri derecedeki hastalarda bu süreç 4-5 güne kadar uzayabilir. Tedavi başarısı için bu konuda uzman bir merkeze başvurulması şarttır. 

Aşağıda vajinismus tedavileri ile ilgili tüm dünyada uygulanan 10 farklı yöntem ele alınmıştır. En iyi çözüm olarak, birden çok tedaviyi içeren ‘kombine tedaviler’ önerilmektedir.

1) Bilişsel Tedaviler

Vajinismusun tedavi yöntemlerinden ilki “Bilişsel Tedavilerdir”. Vajinismus hastalığına sahip kadınlar “bilişsel çarpıtma” adını verdiğimiz yanlış ve kaygı verici olumsuz inançlara sahiptirler. Bu inanışlar, vajinanın çok dar bir yer olduğu, vajina girişinin bir örtü /duvar ile kapalı olduğu, ilişkide ağrı, acı, aşırı bir kanama ya da parçalanma olacağı gibi kadını korkutan, genelde kulaktan dolma bilgilerin temel oluşturduğu türden düşüncelerdir. Bunlardan halk arasında söylenen biri de “penis captivus” inancıdır. Penis captivus, penisin ilişki sırasında vajinada kitlenip kalması olayıdır, gerçeği yansıtmaz. Tüm bu tarz yanlış bilgiler kadında korku ve kaygıya sebep olur. Bu korku ve kaygı, kadının bedenini ve vajinasını olası ağrı ve acıdan korumak için vajina kaslarını kasıp vajinadan içeri bir cismin girişine engel olmaya çalışması ile sonuçlanır.

Bilişsel tedavide en önemli aşama doğru cinsel bilgilendirmedir. Kadın bedeni, kızlık zarı (hymen), klitoris, vajina kanalı, regl döngüsü, yumurtlama, korunma, haz, erkek cinselliği, mastürbasyon gibi birçok konuda doğru bilgilendirmeleri içerir. Böylelikle yanlış inançlarının yerine doğru bilgiler yerleştirilir. Bu aşama, tedavi sonrası haz ve motivasyon için de oldukça önemlidir.

2) Davranışsal Tedaviler

Vajinismus tedavilerinde kullanılan bir başka tedavi yöntemi de “Davranışsal Tedavilerdir”. Genelde bilişsel tedavilerle birlikte yürütülür. Bilişsel süreçte doğru cinsel bilgilendirme alan kadına, davranışsal tedavide korku ve kaygıdan kaynaklı oluşan kasılma, kaçınma, isteksizlik gibi davranışlarını nasıl değiştirileceği öğretilir. Bu davranış değişimi, aşamalı olarak öğretilen ve uygulatılan vajinismus egzersizleri ile mümkün olabilir.

Yazının Devamını Oku

Spiral (Rahim içi araç) nasıl takılır ve çıkarılır?

19 Ocak 2018
Rahim içi araç olarak da bilinen ‘Spiral’ dünyada en sık olarak tercih edilen aile planlaması yöntemlerinden birisidir. Etkinliği iki şekilde olmaktadır: Rahim içine ulaşan spermlerin ölmesini sağlayarak tüplere geçişini engellemek ve bir şekilde oluşmuş olan embriyonun rahim içinde yuvalanmasını önlemek.


Rahim içi boşluğa uyum sağlamak için ‘T harfi şeklinde’ üretilen klasik spiraller, sperm öldürücü özelliği nedeniyle ‘bakır’ ile kaplıdır. Son yıllarda progesteron hormonu içeren ‘hormonlu’ spiraller ise hem korunma hem de bazı jinekolojik hastalıkların tedavisi amacıyla tercih edilmektedir. 

SPİRAL NASIL TAKILIR?

Spiral takılma işlemi sırasında çoğunlukla genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz. İşlemin tamamı birkaç dakika kadar sürer ve pek çok hasta tarafından oldukça kolay tolere edilmektedir. Yine de aşırı düzeyde kaygılı, hassas veya ağrı eşiği düşük hastalarda işlem genel anestezi ile de yapılabilmektedir.

İşlem sırasında ‘spekulm’ adı verilen aletle vajinal kanal ver rahim ağzı görünür hale getirilir. Daha sonra steril kutusundan çıkarılan spiral rahim içine uygun şekilde yerleştirilir. Spiralin uç kısmında yer alan iplikler kısaltılarak işlem sonlandırılmaktadır.

[fotogaleri=2757,2096,25]


SPİRAL KİMLER İÇİN UYGUN DEĞİLDİR?

Spiral gebelik varlığında veya gebelik şüphesi olan kadınlara uygulanmaz. Gebelik şüphesini azaltmak ve rahim içi açıklığının en fazla olduğu ‘adet döneminde’ takılmaktadır.


SPİRALİN UYGUN OLMADIĞI BAZI DURUMLAR:

    Geçirilmekte olan bel soğukluğu veya klamidya türü genital enfeksiyonu olanlar,Son 3 ay içinde endometrium enfeksiyonu veya enfekte bir düşük rahatsızlıkları geçirmiş olanlarÇok sayıda cinsel eşe sahip olanlar,Bağışıklık yetmezliği, AIDS, lösemi gibi hastalıklar sonucunda vücut direnci düşük kişiler,Kalp kapakçık hastalığı olanlar,Nedeni belirsiz adet düzensizlikleri olanlar,Rahimin doğuştan gelen problemleri veya sonradan oluşan yapısal anomalileri veya hastalıkları olanlar (çift rahim, bölmeli rahim, küçük ve kısa rahim, rahim içi myom, rahim ağzı darlığı gibi),Bakır alerjisi olanlar,Kontrol altına alınmamış rahim, rahim ağzı, vajina veya tüp enfeksiyonu olanlar,Bilinen ya da şüphe edilen serviks veya endometrium kanseri olanlar,PAP smear sonucunun normal olmaması

Spiral doğum ve kürtajdan hemen sonra takılabilir.


SPİRALİN YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Spiral cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruma sağlamaz. Hatta genital bölge enfeksiyonlarını arttırabilir. Klasik (bakırlı) spiraller adet kanamasında artma ve buna bağlı kansızlık (anemi) sorununa yol açabilir. Ancak hormonlu spiraller genelde ilk 3 ayda adet düzensizlikleri sonrasında adette azalma, hatta hiç adet görmeme gibi durumlara neden olabilir. Bakırlı spiraller adet sancılarını da bir miktar arttırabilir. 


SPİRALİN KORUYUCULUĞU NEDİR?

Spiral rahim içinde kaymadığı sürece %100’e yakın bir koruma sağlar; ancak, çok nadiren spiral kullananlarda gebelikler de ortaya çıkabilir. Spiral ile gebelik durumunda ‘dış gebelik’ olasılığı ilk akla gelmektedir. Bilinenin aksine dış gebelik şansını arttırmaz, ancak spiralle gebelik durumunda dış gebelik olasılığı fazladır.


SPİRAL EŞ TARAFINDAN HİSSEDİLEBİLİR Mİ?

Spiralin ipleri cinsel ilişki sırasında eş tarafından çok nadiren hissedilir. Çoğu zaman her hangi bir şekilde hissedilmez.Bazı durumlarda spiral rahim içinde kaybolabilir veya dışarıya çıkabilir. Özellikle rahim darlığı veya rahim anormallikleri olan kişilerde bu tür durumlar daha sıktır. Bu nedenle spiral takılan kadınların yılda bir kez rutin jinekolojik kontrolleri önemlidir.Spiraller rahim ve yumurtalık kanserlerine sebep olmazlar. 


SPİRAL NASIL ÇIKARTILIR?

Takılmasından çok daha kolaydır. Rahim ağzındaki ipler çekilerek spiral çıkartılmaktadır. Birkaç saniyelik ağrısız bir işlemdir.


NE TÜR SPİRAL KULLANILMALI?

Bu tercihi doktorunuza danışarak ortak karar vermelisiniz. Pek çok hasta klasik bakır spiralleri tercih ederken; endometriosis hastalığı, küçük myomları veya rahim içi zarında kalınlaşması olan kadınlarda tedavi edici özelliğinden dolayı progesteronlu spiraller ilk tercih konusudur. Ayrıca klasik spiralleri tolere edemeyen, aşırı derecede kanaması ve buna bağlı kansızlık şikayeti olanlarda da hormonlu spiraller avantajlar sağlamaktadır. 

Rahim içi boşluğa uyum sağlamak için ‘T harfi şeklinde’ üretilen klasik spiraller, sperm öldürücü özelliği nedeniyle ‘bakır’ ile kaplıdır. Son yıllarda progesteron hormonu içeren ‘hormonlu’ spiraller ise hem korunma hem de bazı jinekolojik hastalıkların tedavisi amacıyla tercih edilmektedir. 

Spiral takılma işlemi sırasında çoğunlukla genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz. İşlemin tamamı birkaç dakika kadar sürer ve pek çok hasta tarafından oldukça kolay tolere edilmektedir. Yine de aşırı düzeyde kaygılı, hassas veya ağrı eşiği düşük hastalarda işlem genel anestezi ile de yapılabilmektedir.

İşlem sırasında ‘spekulm’ adı verilen aletle vajinal kanal ver rahim ağzı görünür hale getirilir. Daha sonra steril kutusundan çıkarılan spiral rahim içine uygun şekilde yerleştirilir. Spiralin uç kısmında yer alan iplikler kısaltılarak işlem sonlandırılmaktadır.

[fotogaleri=2757,2096,25]

Spiral gebelik varlığında veya gebelik şüphesi olan kadınlara uygulanmaz. Gebelik şüphesini azaltmak ve rahim içi açıklığının en fazla olduğu ‘adet döneminde’ takılmaktadır.

Yazının Devamını Oku

Prezervatif ne zaman takılmalı?

7 Mart 2017
Prezervatif, ilk olarak tarihte ‘Dr. Condom’ tarafından üretilmiş olan bariyer amaçlı aile planlaması yöntemidir. Bu nedenle ‘Kondom’ olarak da bilinmektedir. Genelde ‘lateks’ etken maddesinden üretilmektedir. Prezervatif gebelik dışında Hepatit B, Hepatit C ve HIV (AIDS) gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı da koruyucudur. Op. Dr. Süleyman Eserdağ prezervatif ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlatıyor.


PREZERVATİF SEÇİMİ NEYE GÖRE YAPILMALIDIR?

Prezervatif türleri günümüzde oldukça yaygındır. Bu konudaki alternatifler kişinin kendi tercihine göre olmalıdır. Bazı prezervatifler lateks alerjisine karşın lateks içermeyen maddeden üretilmiştir. Bazıları içlerinde barındırdıkları ‘spermisid’ (sperm öldürücü) kremler sayesinde gebelikten ekstra bir koruma sağlar. Spermisidli prezervatiflerin HIV’e (Aids virüsüne) karşı da etkinliği de gösterilmiştir.


PREZERVATİF NE ZAMAN TAKILMALIDIR?

Prezervatif cinsel ilişkide penisin iyi bir şekilde ereksiyonu ile birlikte takılmalıdır. Takılması için tam birleşme veya boşalma anına kadar beklenilmemelidir. Çünkü bu süreçte vücut sıvılarının penis ucuna bulaşması ile cinsel yolla bulaşabilen hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Diğer taraftan uyarılma ile birlikte gelen ilk zevk suyunda da spermler ve buna bağlı olarak gebelik riski bulunmaktadır.


İLİŞKİ SIRASINDA PREZERVATİF YIRTILIRSA?

Prezervatifin yırtılması durumunda gebelik şansı ortaya çıkmaktadır. Bu durumda ertesi gün hapları kullanılabilir. Prezervatifin yırtılması genelde aşırı sert ilişkilere veya vajinanın yeterince ıslanmadığı durumlara bağlıdır. Bunu engellemek için ön sevişmenin uzun tutulması ve uyarılmanın tam olması önemlidir. Takılması sırasında prezervatifin zedelenmemesi de önemlidir.


PREZERVATİF KULLANIRKEN EN SIK YAPILAN YANLIŞLAR

Prezervatif daha önce de belirtildiği üzere cinsel birleşmeden hemen önce değil, ön sevişmede penisin ereksiyonu ile birlikte takılmalıdır. Bu arada bilinenin aksine prezervatif HPV enfeksiyonuna bağlı genital siğillere karşı koruma sağlamaz. HSV Tip 2 (Genital Uçuk) ve HPV enfeksiyonu olanlarda prezervatif kullanımına rağmen cinsel yolla bulaşabilir.


          

Prezervatif yalnızca gebelik riskinin arttığı dönemlerde değil, her dönemde ve her ilişkide kullanılmalıdır.


Her bir ilişkide farklı bir prezervatif kullanılmalıdır.


Boşalma sonrası, penis normal boyutuna dönmeden prezervatif vajinadan çıkarılmalıdır. Aksi takdirde kondom vajinada takılı kalabilir. Bu durumda dikkatli bir şekilde işaret ve orta parmakları vajinaya yavaşça sokup kondomu bulunduğu yerden çıkarılmalıdır.


Lateks alerjisi olan kadın veya erkekte kondom içindeki kremlere veya latekse karşı alerjisi olanlarda önerilmez. Bu tür alerji durumlarının ortaya çıkması halinde acil olarak hekime başvurulmalıdır. 


Son kullanma tarihi geçmiş veya paket açık kaldığı için zarar görmüş kondomlar asla kullanılmamalıdır. Usulüne uygun prezervatif kullanımda gebelik olasılığı çok çok azdır.


Günümüzde kadın vajinası içerisine yerleştirilen ‘kadın prezervatifi’ de mevcuttur, ancak kullanımı çok daha sınırlıdır.

[fotogaleri=2376,2113,2533]

Prezervatif türleri günümüzde oldukça yaygındır. Bu konudaki alternatifler kişinin kendi tercihine göre olmalıdır. Bazı prezervatifler lateks alerjisine karşın lateks içermeyen maddeden üretilmiştir. Bazıları içlerinde barındırdıkları ‘spermisid’ (sperm öldürücü) kremler sayesinde gebelikten ekstra bir koruma sağlar. Spermisidli prezervatiflerin HIV’e (Aids virüsüne) karşı da etkinliği de gösterilmiştir.

Prezervatif cinsel ilişkide penisin iyi bir şekilde ereksiyonu ile birlikte takılmalıdır. Takılması için tam birleşme veya boşalma anına kadar beklenilmemelidir. Çünkü bu süreçte vücut sıvılarının penis ucuna bulaşması ile cinsel yolla bulaşabilen hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Diğer taraftan uyarılma ile birlikte gelen ilk zevk suyunda da spermler ve buna bağlı olarak gebelik riski bulunmaktadır.

Prezervatifin yırtılması durumunda gebelik şansı ortaya çıkmaktadır. Bu durumda ertesi gün hapları kullanılabilir. Prezervatifin yırtılması genelde aşırı sert ilişkilere veya vajinanın yeterince ıslanmadığı durumlara bağlıdır. Bunu engellemek için ön sevişmenin uzun tutulması ve uyarılmanın tam olması önemlidir. Takılması sırasında prezervatifin zedelenmemesi de önemlidir.

Prezervatif daha önce de belirtildiği üzere cinsel birleşmeden hemen önce değil, ön sevişmede penisin ereksiyonu ile birlikte takılmalıdır. Bu arada bilinenin aksine prezervatif HPV enfeksiyonuna bağlı genital siğillere karşı koruma sağlamaz. HSV Tip 2 (Genital Uçuk) ve HPV enfeksiyonu olanlarda prezervatif kullanımına rağmen cinsel yolla bulaşabilir.

Yazının Devamını Oku

Barbie Bebek Vajina

1 Kasım 2016
Labiaplasti ameliyatları operasyonu olmak isteyen hastaların tercihlerinin başında özellikle ABD’de ‘Barbie Bebek Vajinası’ olarak tabir edilen bir görünüm geliyor...

Ülkemizde ve tüm dünyada özellikle 2000’li yılların başlarından itibaren genital bölge ile ilgili tüm estetik ameliyatlar oldukça fazlaca talep edilir hale geldi. Amerikan Plastik Cerrahi Cemiyeti verilerine göre tüm estetik ameliyatlar içerisinde, genital bölge estetiği en fazla artan bir ivmeye sahip. Özellikle ‘Labiaplasti’ adı verilen iç genital dudak estetiğinde her yıl yaklaşık olarak %50’lik bir artış izlenmekte. Labiaplasti ameliyatları operasyonu olmak isteyen hastaların tercihlerinin başında ise özellikle ABD’de ‘Barbie Bebek Vajinası’ olarak tabir edilen bir görünüm gelmekte.

Labiaplasti nedir?

Labiaplasti operasyonları, ülkemizde ve tüm dünyada genital bölge ameliyatları arasında hastaların birinci tercihi. Bu operasyonlar, genital bölgenin iç ve dış kısmında yer alan dudaklara yapılan tüm estetik ameliyatları içeriyor. Özellikle iç dudakların kısaltılması, küçültülmesi ve estetik olarak daha güzel bir görünüm kazanması amaçlarıyla yapılıyor. Genelde doğuştan gelen ve yaşa bağlı etkiyle artan iç dudakların normalden uzun, sarkık ve kırışık görünümü kadınlarda en fazla estetik sorunlara yol açıyor. Ayrıca hijyenik, cinsel ve psikolojik problemleri de beraberinde getirebiliyor. İşte labioplasti ile iç dudakların küçültülmesi hem kadınlarda öz güveni arttırıyor, hem de hijyenik ve cinsel yönden pek çok olumlu kazanımlar sağlıyor.

Barbie bebek vajinası nedir?

Yazının Devamını Oku

Cinsel İlişkide Ağrı Nedenleri ve Çözüm Yolları

27 Haziran 2016
Tıp literatüründe ‘Disparoni’ olarak adlandırılan cinsel ilişki ağrısının pek çok kadında görülen gizli bir sorun olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Süleyman Eserdağ, bu sorunun tedavisinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Cinsel ilişki ağrısı toplumumuzda yaklaşık her 10 kadından birisinin sorunudur. Cinsel birleşme sırasında ağrı, acı, yanma, batma gibi hoşnutsuzluk hislerini tarif eder. Cinsel ilişki ağrısı tıbbi literatürde ‘Disparoni’ olarak da bilinir.

Disparoni pek çok kadının gizli sorunudur.

Yapılan çalışmalara göre kadınlardaki disparoni şikâyeti ülkemizde oldukça yaygındır. Bazı kadınlar bu tür sorunun olduğunu farkına bile varamamakta, cinsellikte yaşanılan bu tür sorunları bir kadınlık görevi olarak görmekte, adeta sineye çekmektedir. Bu, maalesef yanlış yerleşmiş kültürel bir saplantıdır. Zamanla kadınların cinsel ilişkiden beklentilerinin artması sonucunda, özellikle son yıllarda bu yanlış saplantı da değişmeye başlamıştır. Cinsel problemlerini sorun olarak gören, bu nedenle çözüm yolları arayışında jinekolog ve cinsel terapi kliniklerinin yolunu tutan hastaların sayısı her geçen gün artmaktadır.Kesin tanı için önce jinekolojik muayene!

Vajinismus probleminin aksine, ağrılı cinsel ilişkinin nedenleri arasında en sık olarak jinekolojik hastalık ve problemler gelir. Bu nedenle tedaviye geçmeden önce kesin nedenin saptanması için, cinsel sorunlar konusunda deneyimli bir jinekolog tarafından iyi bir jinekolojik muayene şarttır.

Cinsel ilişkide ağrı neden olur?

Yazının Devamını Oku

Dr. Süleyman Eserdağ

20 Haziran 2016
Dr. Süleyman Eserdağ 1992 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra girdiği Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) başarılı olarak Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum asistanlığına başladı.

1997 yılında uzman hekim oldu. 1997 yılında atandığı Kazan Devlet Hastanesi’nde 2000 Yılında Başhekim ve Sağlık Grup Başkanlığı görevlerinde bulundu. 2002 yılında yeniden atandığı Zekai Tahir Burak Hastanesi’nde yüksek riskli gebelikler ve tüp bebek kliniklerinde çalıştı. 2008 yılında bu hastaneden ayrılarak tam zamanlı şekilde kendi kliniğine geçti. Halen kendi kliniğinde (Hera Klinik) özellikle vajinismus başta olmak üzere cinsel tedaviler ve genital bölge operasyonları üzerine çalışmalarına devam etmektedir.

Çalışmalarının Bazıları:

Dr. Süleyman Eserdağ 2011 yılında Florida/ABD ‘de Prof Adam Ostrzensky’nin workshop’larına katılarak ‘İleri Kozmetik Jinekoloji’ sertifikasını aldı.

2014 yılında Avrupa Cinsel Tıp Derneği (ESSM) ve Avrupa Seksoloji Federasyonu (EFS) tarafından düzenlenen 'board' sınavını geçerek 'fellow' seviyesinde ‘cinsel terapist’ unvanına sahip ülkemizin ilk jinekologlardan oldu.

2014 yılında genital estetik operasyonlar ile ilgili İrlanda merkezli ECAMS (European College of Aesthetic Medicine and Surgery- Avrupa Estetik Tıp ve Cerrahi Fakültesi) onaylı 'İleri Kozmetik Vajinal Cerrahi' sertifikasını aldı.

Yazının Devamını Oku

Estetiğin Yeni Yükseleni: ‘Genital Bölge Estetiği’

31 Mayıs 2016
Yaşadığımız yüzyılda genital bölge estetiği ile ilgili cerrahi ameliyatlar ve cerrahi olmayan medikal uygulamalar inanılmaz bir hızla artıyor. Peki nedir bu genital estetik?

ABD Estetik Plastik Cerrahi Derneği (ASAPS) verilerine göre, örneğin ABD’de yapılan iç dudak estetiği operasyonlarında her yıl neredeyse % 50’ye yakın bir artış söz konusu! Bu artışla yapılan tüm estetik ameliyatlar içerisinde, genital bölge estetik ameliyatları ilk sıraya yerleşiyor. Az değil, tüm dünyada önümüzdeki 4 yıl içerisinde, bu alanda 7 milyar dolarlık bir bütçeden söz ediliyor.
Kişisel gözlemlerime göre, bizdeki oranlar da batılı ülkelerden çok farklı değil. Hastaların artan talepleri özellikle jinekolog ve plastik cerrahi hekimlerinin bu konuya ilgisini arttırıyor.

PEKİ NEDİR BU GENİTAL ESTETİK? NELERİ KAPSAR?
Özellikle 2000’li yılların başlarından itibaren, tüm dünyada artan internet kullanımı toplumsal farkındalığı arttırarak, genital bölgenin estetik uygulamalarına ilgiyi oldukça hızlı bir şekilde arttırdı. Yeni geliştirilen operasyon teknikleri, uygun anestezi ve kullanılan gelişmiş ameliyat materyalleri de operasyon risklerini oldukça azalttı.

LABİOPLASTİ OPERASYONLARI İLK SIRADA!
Genital bölge estetiği ile ilgili uygulamalar arasında daha çok estetik görünüm açısından yapılan ‘Labioplasti’ yani iç veya dış dudakların estetiği birinci sırada yer alıyor. Normalden uzun ve kalın, sarkmış, uzamış esmerleşmiş genital bölge iç dudaklarının kısaltılması ve düzeltilmesi hijyenik, tıbbi ve estetik görünüm açısından faydaları beraberinde getiriyor. Rahat tight, bikini ve dar pantolon giyememe gibi sosyal sorunların ve ilişki sırasında partnere karşı özgüven eksikliklerinin giderilmesini sağlıyor. Ayrıca özellikle yaz aylarında terlemelere bağlı gelişen sık genital enfeksiyonların ve koku oluşumu gibi hijyenik sorunların da önüne geçebiliyor. Labioplasti doğru ameliyat tekniği ile uygulanıldığında cinsel haz üzerine hiçbir olumsuz etkisi olmadığı gibi özgüven artışına bağlı olarak cinsel ilişkideki konsantrasyonu da güçlendiriyor.
En iyi görünümü sağlamak için gerekli durumlarda iç dudak estetiği ile aynı seansta; klitoris üzeri cilt kırışıklıklarının da alınması (Klitoral hudoplasti), klitorisin baş kısmını tutan bağ dokularının inceltilmesi (Frenuloplasti) ve vajina ile anüs arası cilt katlantılarının da düzeltilmesi (Perineoplasti) operasyonları da labioplastiye eklenebiliyor. Böylelikle ameliyat sonrası hasta memnuniyeti çok daha fazla şekilde artmış oluyor.

Yazının Devamını Oku

Vajinismus hastaları ne tür problemler yaşar?

14 Mart 2016
“Ya başarısız olursam, ya yapamazsam” şeklindeki düşünceler tedaviyi erteleme sebebi.


VAJİNİSMUS NEDİR?

Vajinismus, cinsel ilişkide kadındaki istemsiz kasılmalara bağlı olarak cinsel ilişkinin çoğu zaman gerçekleşememesi, bazen de oldukça zor, acılı bir şekilde gerçekleşmesi ile kendisini gösteren bir cinsel problemdir.

 [webtv=31384]

Cinsel ilişkinin tam olarak gerçekleşememesinden başka vajina içerisine fitil, tampon, parmak sokamama, jinekolojik muayene olamama gibi diğer belirtileri de barındırır. 2006 yılında yapılan bir çalışmaya göre ülkemizde her 10 kadından birisi bu sorun ile karşı karşıya. İlişki sırasındaki yoğun endişelere bağlı gelişen kasılmalar genelde vajinal bölgede ve tüm genital alanda olmakla birlikte karın, kalça, bacak, ayak, sırt, hatta çene kaslarına kadar yaygın şekilde izlenebiliyor.


VAJİNİSMUS HASTALARI NELER HİSSEDER?

Vajinismus hastalığını yalnızca penisin vajina içerisine girememesi sorunu olarak görmek yanlış. Olayın evlilik haricinde psikolojik ve toplumsal boyutları da var.

DEPRESYON: Vajinismus sorununu yaşayan çiftler, en yakın akrabalarına bile anlatamadıkları bu çok özel durumları karşısında tam bir çaresizlik ve karamsarlık içindedirler. Sorunun hallolmamasından ötürü omuzlarındaki yük her geçen gün artar. Hem kadın hem de erkek eşte zamanla gizli bir depresyon hali sıkça izlenir.


ÇARESİZLİK VE GERGİNLİK: Sorunu yaşayanlar iş yerinde bile konsantrasyonlarını tam olarak sağlayamaz hale gelirler, sürekli düşünmek ve çaresizlik duygusu enerjilerini alıp tüketir. İş yerlerindeki gerginlikleri, depresyonları ve konsantrasyon kayıpları iş arkadaşları tarafından da fark edilebilmektedir. Bazı vajinismus hastaları için eve gitmemek, iş hayatına yönelmek veya kariyer yapmak bir kaçış olabilir. Çünkü eşleri ile aynı yatak odasını paylaşmak bile bir ıstırap haline gelmiştir.


BAŞARISIZ OLMA KAYGISI: Cinsellikten kaçmak, cinselliği yok saymak, sorunların üstünü kapatmak ve ertelemek sık görülen davranışlar arasındadır. Çözüm arayışlarını ertelemedeki en büyük nedenleri tedavilerde de ‘acı duyma’ ve ‘başarısız olma kaygıları’dır. “Ya başarısız olursam, ya yapamazsam, ya beceremezsem” şeklindeki olumsuz düşünceler gereksiz yere tedavilerini erteleme sebebidir.


CİNSELLİKTEN UZAKLAŞMA: Bazı çiftler uzun yıllar boyunca cinsel birleşme olmadan ve vajinal yolla ilişkiyi hiç denemeden eşleriyle yüzeysel yolla tatmin olma yöntemlerini seçerler. Hiçbir şekilde ilişkiyi denemeyenlerde zamanla cinsel uyarı azlığına bağlı olarak vajinal kuruluk, orgazm olamama, cinsel isteksizlik gibi ilave sorunlar da belirir. Bu şekilde cinsellikten tamamen uzaklaşma görülebilmektedir.


ÜZÜNTÜ: Vajinismus problemi yaşayan kadınlar eşlerine cevap veremediklerinden bazen kendilerini, bazen de aşırı hoşgörülü davrandıkları için eşlerini suçlamaktadırlar. Eşlerinin ilgisizliği, kendilerine karşı aşırı duyarsızlığı, aşırı hoşgörülü davranmaları bile kendileri için rahatsız edici olabilir. Ev ortamındaki öfke patlamaları şeklindeki tartışmalar, zamanla ciddi bir evlilik problemi haline gelebilir. Hatta erkek eşe karşı gelişen bir paranoya içinde “Acaba beni sevmiyor mu, acaba hayatında başka birileri mi var, acaba beni istemiyor mu?” gibi düşüncelere sıkça rastlanılmaktadır. Üzüntülerini hep içlerinde ve derinlerde yaşarlar. Zamanla küçük bir kar tanesi adeta bir çığa dönüşmektedir.


KRONİK STRES: Kronik stres altında kendisini yemeye verip sürekli kilo alanları da, üzüntüden kilo verenleri de mevcuttur. Tam bir cinselliği yaşayamamaktan ötürü eşlerine boşanma teklif edenler dahi vardır.


EŞ DESTEĞİ ÖNEMLİ

Tedavilerinde eşleri de kendilerine destek verirse ne ala. Ancak eşlerinden destek göremezlerse sorun daha da büyüyecektir. Eşlerinin “Bu sorun tamamen senin beyninde bitiyor, başkası sana nasıl yardımcı olabilir ki” gibi negatif mesajları kendilerini daha da güçsüzleştirmektedir.


VAJİNİSMUS TEDAVİSİNİ ERTELEMEYİN!

Doğru tedavi merkezlerinde sorunlarını profesyonel destek alarak çözenler şanslı gruptandır. Tedavi sonrası hayata yeniden doğmuş gibi sarılırlar. Birden üzerlerindeki kara bulutlar dağılmış, evlilikte yepyeni bir sayfa açılmıştır.

Vajinismus sorunu günümüzde doğru tedavi yöntemleri ile birkaç günde çözümlenebilen bir cinsel işlev sorunudur. Sorunun çözümünü ertelemek en büyük hatadır. Nitekim tedavi sonrası hastaların kurdukları cümleler hep benzerdir: “Bu problemi kendi başımıza aşamayacağımız zaten baştan belliydi, keşki tedaviye çok daha önce başlasaydık, keşki bu kadar beklemeseydik, çözümü bu kadar kolay mı olacaktı…”

Vajinismus, cinsel ilişkide kadındaki istemsiz kasılmalara bağlı olarak cinsel ilişkinin çoğu zaman gerçekleşememesi, bazen de oldukça zor, acılı bir şekilde gerçekleşmesi ile kendisini gösteren bir cinsel problemdir.

 [webtv=31384]

Cinsel ilişkinin tam olarak gerçekleşememesinden başka vajina içerisine fitil, tampon, parmak sokamama, jinekolojik muayene olamama gibi diğer belirtileri de barındırır. 2006 yılında yapılan bir çalışmaya göre ülkemizde her 10 kadından birisi bu sorun ile karşı karşıya. İlişki sırasındaki yoğun endişelere bağlı gelişen kasılmalar genelde vajinal bölgede ve tüm genital alanda olmakla birlikte karın, kalça, bacak, ayak, sırt, hatta çene kaslarına kadar yaygın şekilde izlenebiliyor.

Vajinismus hastalığını yalnızca penisin vajina içerisine girememesi sorunu olarak görmek yanlış. Olayın evlilik haricinde psikolojik ve toplumsal boyutları da var.

DEPRESYON: Vajinismus sorununu yaşayan çiftler, en yakın akrabalarına bile anlatamadıkları bu çok özel durumları karşısında tam bir çaresizlik ve karamsarlık içindedirler. Sorunun hallolmamasından ötürü omuzlarındaki yük her geçen gün artar. Hem kadın hem de erkek eşte zamanla gizli bir depresyon hali sıkça izlenir.

Yazının Devamını Oku