Sıtkı Şükürer

Sıtkı Şükürer

Yapay zekâ sanatın yeni sahibi mi?

TEKNOLOJİ hayatın her alanında yaşamımızı kolaylaştırıyor.

Haberin Devamı

Uçakların daha hızlı gitmesi, arabaların daha konforlu ve daha az masraflı hale gelmesi gibi akla gelen ya da gelmeyen pek çok konuda teknolojinin sunduğu imkânlardan faydalanıyor ve bundan memnuniyet duyuyoruz.
Ancak teknoloji sınır tanımıyor.
En hassas olduğumuz alanlara, yani yaratıcılığın tamamen insana ait olduğunu düşündüğümüz noktalara da nüfuz etmeye başlıyor.
Özellikle sanatçılar teknolojinin kendi alanlarına müdahil olmasından ciddi şekilde rahatsızlık duyuyor.
Sanat denildiğinde pek çok farklı dal akla geliyor.
Örneğin, bir heykeltıraşın yaptığı eserin üç boyutlu teknolojiler yardımıyla üretilmesi ona sanatçı kimliği kazandırmaz.
Ancak aynı teknolojinin insan elinden çıkandan çok daha kusursuz sonuçlar ortaya koyabildiği de inkâr edilemez bir gerçek.
Bugün asıl tartışılan konu ise sanatın özellikle müzik alanında yapay zekâ ile kurduğu yeni ilişki.
Son birkaç aya baktığımızda bile bunun sayısız örneğini görmek mümkün.
Üstelik bunun için çok gerilere gitmeye de gerek yok.
Son dönemde yapay zekâ tarafından üretilen üç farklı müzik çalışması gündemi oldukça fazla meşgul etti.
Bunlardan ilki, yapay zekâ ile oluşturulan kadın sesi Hilva tarafından seslendirilen ‘Kırmançi Heragüle’ isimli eserdi.
Parçayı dinleyenlerin büyük bölümü hayranlığını gizleyemedi.
Bir diğer yapay zekâ çalışması ise ‘Hacel Obası’ oldu.
Aslında yıllardır birçok sanatçı tarafından seslendirilen bu türkü gerçek anlamda popülerliğini yapay zekâ yorumuyla yakaladı.
Yine bir kadın sesi tarafından seslendirilen eser kısa sürede viral hale geldi.
Üçüncü örnek ise Mehmet Acıoğlu’nun söz ve bestesini yaptığı ‘İhtiyacım Var’ adlı eser oldu.
Yapay zekâ desteğiyle hazırlanan bu çalışma, taşıdığı yoğun duygu yükü ve etkileyici düzenlemesi sayesinde futbol stadyumlarından sosyal medyaya kadar birçok alanda büyük ilgi gördü.
Yapay zekânın sunduğu imkânlar ise neredeyse sınırsız.
Klasik yöntemle şarkı için güzel sözler yazabilir, ona uygun bir beste oluşturabilirsiniz.
Ardından düzenleme ve orkestrasyon aşaması gelir.
Fakat burada stüdyo olanaklarınız, bütçeniz ve birlikte çalıştığınız müzisyenler bağımlı değişkenlerinizdir.
Yapay zekâ ise bu sınırları büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Hayalini kurduğunuz müziği çok daha gelişmiş bir hale getirmenize olanak sağlıyor.
Örneğin; gitar partisyonlarında Eric Clapton’ın tarzını, büyük orkestrasyonlarda Berlin Filarmoni Orkestrası’nın dokusunu ya da bir saksafon solosunda Louis Armstrong’un hissiyatını referans alabiliyorsunuz.
Üstelik yapay zekâdan bunları daha da geliştirmesini talep edebiliyorsunuz.
Şarkıyı seslendirecek kişinin kadın ya da erkek olmasını siz belirliyorsunuz.
Ses rengi, oktav aralığı, duyguyu yansıtma biçimi ve ses kalitesi gibi birçok detayı istediğiniz şekilde şekillendirebiliyorsunuz.
Arka planda romantik bir koro ya da güçlü bir senfonik yapı istiyorsanız buna da ulaşabiliyorsunuz.
Rock, caz, senfonik müzik ya da farklı etnik ezgiler arasında rahatlıkla geçiş yapabiliyorsunuz.
Hatta bir mübadele hikâyesini anlatan eserde, İstanbul özlemi çeken bir Rum’un kırık Türkçesiyle şarkı söylemesini bile mümkün kılabiliyorsunuz.
Kısacası bu alan gelişmeye son derece açık.
Elbette yapay zekâya karşı çıkan sanatçılar üretmeye devam edecek.
Bireysel yaratıcılıkları ve kendi yetenekleri doğrultusunda eserler vermeyi sürdürecekler.
Ancak bu eserlerin yapay zekânın sunduğu muhteşem imkânlarla üretilen çalışmalar kadar geniş kitlelere ulaşması her zaman kolay olmayacak.
Elbette bunun istisnaları olacaktır.
Fakat genel tabloya bakıldığında yapay zekânın sağladığı avantajların giderek daha belirleyici hale geldiği görülüyor.
Yapay zekâya mesafeli duran sanatçılar yine saygı gören isimler olmaya devam edecek.
Ancak mükemmeliyet iddiasının bayrağı yavaş yavaş onların ellerinden alınıyor.
Bu durum birçok kişi için rahatsız edici olabilir.
Fakat görünen o ki bu gerçeği kabul etmek dışında pek fazla seçenek kalmıyor.
Çünkü teknoloji durmuyor.
Ve sanat dünyası da bu büyük dönüşümün dışında kalamıyor.

Yazarın Tüm Yazıları