Sıtkı Şükürer

Sıtkı Şükürer

Sanayiden siyasete bir Ender Yorgancılar portresi

EGE Bölgesi Sanayi Odası’nda tam 17 yıl süren dile kolay bir liderlik dönemi ekim ayındaki seçimlerle birlikte resmi olarak nihayete eriyor.

Haberin Devamı


Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı bırakacağını açıklayan sevgili Ender Yorgancılar, sivil toplumculuk bayrağını her zaman elini taşın altına koyarak ve tam bir konsantrasyonla dalgalandırdı.
Bu çetin ve fedakârlık isteyen 17 yılın hepimizin gözleri önünde ne denli yorucu bir süreç olduğunu söylemeye herhalde gerek yok.
İşte bu yüzden, arkasında güçlü bir iz bırakarak aldığı soluklanma kararı, ailesi başta olmak üzere tüm sevenleri için son derece sevindirici bir gelişmedir.
Ancak ruhundaki sivil toplum aşkı öyle kolay sönmeyecek olacak ki, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki görevlerine devam edeceğini de peşinden ekliyor.
Ülkeye ve sanayiye kattığı değerler adına toplum olarak kendisine derin bir teşekkür borçluyuz.
Ender Bey hiç şüphesiz bu kentin genetiğini, sorunlarını ve çözüm yollarını en iyi bilen aktörlerin başında geliyor.
Özellikle yerel belediyecilik hizmetlerindeki tıkanıklıklar göz önüne alındığında İzmir’in bu denli yetkin ve rüştünü ispat etmiş figürleri kolay kolay bulamadığı bir gerçektir.
Tam da bu vizyon sebebiyle siyasi partilerin 2028 seçim potasında onun kapısını çalacağını şimdiden öngörmek hiç de zor değil.
Dileriz ki, toplumsal duyarlılığı ve enerjisi hâlâ yerindedir ve günün birinde -seçilmesi halinde- böylesi hayati bir hizmeti İzmirlilerden esirgemez.
Bizler de sevgili dostumuza kentimize yaşattığı bu başarılı başkanlık dönemi için teşekkür ediyor, en içten sevgilerimizi sunuyoruz.

///

Haberin Devamı

Refah değil, arka sokaklar kazandı!

HOLLANDA ve Almanya gibi futbolun devasa endüstrileri yeşil sahada diz çöktü.
Paraguay ve Fas karşısında çaresiz kalan bu devler, birer birer elenip gittiler.
Görüyoruz ki, az gelişmiş ülkelerin çocukları, bu küresel oyunu yeniden kendi mabedine dönüştürüyor.
Çünkü futbol elit salonların değil, hâlâ o kirli arka sokakların oyunudur.
Tarih bir kez daha kanıtlıyor ki, saf refah ile futbolun o vahşi ruhu asla yan yana gelemiyor.
Bugün Premier Lig, La Liga veya Bundesliga gibi vitrinler ancak geçmişin sömürge çocuklarının omuzlarında ayakta kalabiliyor.
Sermayenin satın alamadığı o azim ve inanç ham yeteneği yeniden ateşliyor.
Neticede, Afrika’dan Güney Amerika’ya, okyanusun ücra sömürge adalarından Avrupa’nın merkezine akan bu gencecik çocuklar, yeşil sahada adeta atalarının intikamını alıyor.

Yazarın Tüm Yazıları