Sahil Evlerine marina

İZMİR kent bilincinin en yüksek olduğu şehirlerden biri, belki de birincisidir.

Haberin Devamı


Hal böyle olunca yaşadığı yerlere yönelik duyarlılıkları da yüksektir. Bu durum şüphesiz “iyi” bir şeydir. Bir ülkenin demokratik kalitelerinin artışı “yerel”den başlar ve genele oradan yayılır. Bu sözü İzmir’in en “asude” yerlerinden biri olarak gördüğümüz Narlıdere Sahil Evleri yöresinde yapılması planlanan “Marina Projesi” ile ilgili sarfediyoruz.
Narlıdere Belediyesi kente dair bir büyük eksiklik olarak gördüğü özel yatların demirleyeceği bir “Marina” projesini hayata geçireceğini açıkladı. Takribi 10 milyon dolarlık proje 240 tekne kapasiteli olarak planlanıyor. Başarılı Başkan Ali Engin proje ihalesinde mesafe alındığını, 2023 yılında “Yap-İşlet-Devret” modeli ile projeyi hayata geçireceklerini ifade ediyor. Marina ile ilgili teknik çalışmaların bitirildiğini belirten Ali Engin, sahil çevresinin trafiğe kapatılacağını, arkada 17 metrelik Levent Caddesi’ni onun yerine ikame edileceğini söyledi.
Hani, şahane bir marina tabii ki kulağa hoş geliyor. Ama semt sakinlerinin kendi aralarında kurdukları sosyal medya gruplarında pek aynı fikirde olmadıkları anlaşılıyor.
Bizim görüşümüz kısaca şöyle; Öncelikle belirtelim ki bahse konu semt kentin en korunmuş bölgelerinden biridir. Büyükşehir’in “Metropol Yavaş Şehir” hedefine bu proje bu anlamıyla ne ölçüde uyumludur, tam bilemiyoruz. Zira marina insan yoğunluğunun aşırı artması demektir. Hani bu durum kötü olmayabilir. “Hareket bir anlamda berekettir” denilebilir. Ama, an itibariyle körfezin kirliliği ve tekneler için bahse konu lokasyonun ne ölçüde uygun olduğu, diğer bir tereddüt sebebidir. Kim neden bu yere teknesini bağlar ve denize girmek için, bu akaryakıt pahalılığında, denize girilebilir yerlere gitmeyi göze alır? Levent Marina’da bir marina fonksiyonu istenildiği ölçüde sağlanamamışken bu proje yatırımcıya nasıl cazip gelir, pek kestiremiyoruz. Ama, gün gelir körfez cam gibi olur, plajlar ile bir Barcelona’ya dönüşür, o zaman bir değil birkaç marina mutlaka düşünülmelidir. Sevgili Başkan, muhtemelen böylesi bir gelişmeyi hesaba katıyor olmalı.

-----

Haberin Devamı

ÇEŞME OTOBANI TIKANIYOR

Haberin Devamı

HAZİRAN bitiyor. Bunun anlamı turizm sezonunun artık dolu dizgin başlayacak olmasıdır. Bu kentin en önemli turizm beldesi Çeşme’dir. Hem iç hem de dış turizm açısından yaz aylarında çok ciddi hareketlilik yaşanır. Turgut Özal’ın vizyoner bakış açısının ürünü olan Çeşme otoyolu bu güzel ilçeye ulaşım problemini büyük ölçüde çözmüştür. Ancak birkaç aydır otoyolun Çeşmeye doğru Güzelbahçe ve Karaburun güzergahları “ekolojik köprü” çalışmaları nedeniyle birkaç kilometre kapatılmakta ve trafik geliş yolu bölünerek sağlanmaktadır. Bu durum şimdiden sıkışıklıklara yol açmaya başlamıştır.
Hiç şüphe yok, zaten yüksek sezonda bile yoğunluk yaşanan Çeşme yolu tam anlamıyla “felç” olacaktır. Ekolojik köprü tabii ki doğaya saygılı insanların minnetle karşılayacağı bir projedir. Hayvan dostlarımızın otobanın iki tarafına geçişini sağlayan bu köprünün gerekliliği tartışmasızdır. Ama bu sebeple yaz ortasında otobanın bir yönünün trafiğe kapatılması olacak iş değildir. Bu bir kış sezonu projesidir. Bu konu ile ilgili Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından ilk köprünün haziran sonunda, Karaburun güzergahındaki köprünün de bayram öncesi açılacağı duyumu alınmıştır. Eylül ortasına kadar da çalışmalara ara verileceği belirtilmiştir. Bu arada bu mevzu ile ilgili bir hassasiyetten de söz etmek istiyoruz. Bahse konu köprülerin yeni imara açılan Kekliktepe, Kalabak ve benzeri yerleri yolun karşı tarafı ile birbirine bağlanması için planlandığı şeklinde kamuoyunda değerlendirmeler yapılmaktadır. Dolayısıyla bu köprülerin sadece hayvan dostlar için olamayacağı ve artan yapılaşma ihtiyaçları için planlanmış olabileceği söyleniyor. Neyse “akut sorun” eylül ayı ortalarına kadar çözümleneceği anlaşılıyor. Yetkililere teşekkür ederiz.

Yazarın Tüm Yazıları