Bürolar boşalırken

KOÇ Holding’in başarılı CEO’su Levent Çakıroğlu, grubun 35 bin çalışanı için “evden çalışma” uygulamasının “kalıcı hale” getirileceğini açıkladı.

Haberin Devamı

 

Söylentisi hep olan, ama hayata geçirilmeyen bir olgu böylelikle “de facto” gerçeklik kazandı.
“Ev”den çalışmanın zaman kayıplarını ve giderleri azaltan bir yönü olduğunda tereddüt yok...
Ama meselenin sosyal boyutlarının da irdelenmesi gerekiyor.
İş yerine gitme zorunluluğunun insan hayatına getirdiği dinamizm çok değerlidir.
Her şeyden önce iş yeri ortamı, yüz yüze iletişime imkân sağlar.
Hani, birkaç ay için evden çalışmanın konforu hoşa gidebilir.
Ancak bu bir yaşam formuna dönüşürse, sosyopsikolojik sorunlar oluşmaya başlar.
İş yerine gitmek, günlük yaşama ilişkin sosyal varlığın disipline edilmesidir.
Denilebilir ki, evde de verimli çalışılır ve özel hayata daha fazla zaman kalır.
Ancak ev koşullarının standardizasyonu yoktur.
Kimileri ailesi ile birliktedir, kalabalıktırlar.
Kimilerinin evi küçüktür, çocukları vardır...
Kaldı ki, iş yeri özel hayattan kopuk bir ortam değildir, insanlar çalışma arkadaşları ile aynı zamanda sosyalleşebilirler.
Yaşam denklemimizde farklı yerlerde yaşanan zaman dilimlerini, içten içe bağlayan bir bütünlüklü denge söz konusudur.
Bu dengeye radikal müdahale, hele bir de kalıcı mahiyette ise öngörülmeyen olumsuzluklar oluşabilir.
Bir iş yeri için verimliliğin belki de en önemli koşulu çalışanların mutluluğudur.
Kurumsal yapıların bu hususu dikkate almaları gerekir.
Maliyet tasarrufu gerekçesi ile tek taraflı kararlar “büyük resimde” hiç de öyle sonuç doğurmayabilir.
Bu neviden kararlarda çalışanların fikri belirleyici ağırlık taşımalıdır.
Muhtemelen Koç Holding’de de bu çalışma yapılmıştır.
Özetle; hem çalışanın emeğine ihtiyaç duymak hem de kişinin yaşam biçimini alt-üst edecek bir değişikliğe gitmek, çalışanların mutabakatı ile olması gereken bir durumdur.
Son olarak, evden çalışma halinde, çalışanlara elektrik, internet, ev kirasına katkı gibi ödemeler gerekebileceğini ve yine ev kazalarının (banyoda kayıp düşmek gibi) iş kazası sayılıp sayılmayacağı, benzer hususlarda iş hukuku düzenlemelerine ihtiyaç duyulacağını da eklemek gerekiyor.

Yazarın Tüm Yazıları