Paylaş
Malum platformun “Haftalık Keşif” listesine kendini bırakanlardansanız, üzgünüm ama herkesle aynı şeyi dinliyorsunuz. Algoritmalar sizi tanıyor evet ama sizi “konfor alanınızda” hapsediyor. 2026’da mottomuz “hiç sevmem” dediğiniz türlerin köküne inmek.
Bunu yapabilmenin en iyi yolu en sevdiğiniz müzisyenleri sosyal medya üzerinden takip etmek. Dirsek temasında oldukları ve beğendikleri müzisyenleri paylaşacaklar, sizler de yeni seslerle buluşacaksınız. Özellikle Instagram ve TikTok üzerinden sanatçıların yeniden paylaştığı isimler pek kıymetli.
Bu 10 yıllık dönem yapay zekâ ile barışma döneminin kapısını aralayacak. Zaten yapay zekâyı kullanmayan da pek kalmadı. Peki, biz neyin peşine düşeceğiz; insani dokunuşun. Bunu ayırt etmenin çeşitli web sitelerinde imkan olsa da genel hatlarıyla sonuçlar ev yapımı müzikte de benzer hale geldi. Akustik versiyonunu beğendiğiniz parçalara yoğunlaşarak şarkıların esas versiyonlarına ulaşmanız mümkün.
Gelelim en sağlıklı yönteme. Küçük mekanlarda çalan grupları takip etmek. Tamam 2000’lerin ilk çeyreğinde çok işe yaradı ama belki şu an daha seçicisiniz. Gözünüz korkmasın, canlı müzik dinlemeye önem verin. Metroda dinlediğiniz, sokakta denk geldiğiniz, bar sahnesinde gördüğünüz gruplara bir de bu gözle bakın.
Yeni ve özgün şarkılar keşfedeceksiniz. Hem ileride “bu ismi ilk ben keşfetmiştim” deme hakkınız da saklı kalacaktır.
Bir de yeni türler meselesi var. Pop, rap, rock dinlemiyorsunuz aslında daha katmanlı, prodüktörlerin de keşfettiği yeni türlere zaman zaman kayıyorsunuz. Bu ara keşfedilesi birkaç tür var. Biri cyber folk. Aslına bakarsanız Anadolu rock’a benzeyen bir yanı var ama müziğe synthesizer entegre edildiğini düşünün. Ruhu daha dramatik, müziği hareketli şarkılar tam da bu türden. Bir diğeri ise ASMR-pop. Vokalin kulağınıza şarkıyı nazikçe okuması, tüm enstrümanların oldukça dipten geldiği bu tür ufaktan kendini göstermeye başladı.
Herkesin konfor alanı vardır. Benimki rock müzikse sizinki 80’ler hip hop olabilir. Sadece bunları dinlerim deyip köşenize çekilmenizin zamanı değil. Hem günceli yakalamak hem de yeni kalmak için şimdi keşfetmenin tam zamanı.
Dikkat çekenler
◊ İlkay Sipahi, yeni şarkısı “Sen Diye”yi yayınladı. Söz ve müziği Sipahi’ye ait olan parça, Türkçe sözlü hafif Batı müziği arayışında olanlar için birebir.
◊ Sena Şahin, yeni şarkısı “Aşağılık Sevgili”yi yayınladı. Söz ve müziği Şahin’in imzasını taşırken, düzenlemesi Aytaç Özgümüş tarafından yapıldı. Sena ile hâlâ buluşmayan varsa bu şarkı ile bu gerçekleşmeli.
◊ Nilgün Özer, 9 yıl aradan sonra “Broken Patterns” albümünü bu hafta yayınlıyor. Akustik ve elektroniği, geleneksel ile moderni bir araya getirdiği bu albümü Funkhaus Berlin’de kaydedildi. 13 şarkılık albümde kelimenin tam anlamıyla sizi bir yolculuğa çıkaran Özer’in çalışmasını film gibi izliyorsunuz. “Housecat on the Hill” ve Motifs Choir ile kaydettiği “Ripple Away My Existence” ilk kalbimi çalan şarkıları oldu.
◊ Emir Can İğrek, yeni şarkısı “Boylu Boyunca” ile geldi. Söz ve müziği kendisine ait. İğrek, kışı da aşk şarkısız bırakmıyor. Hit kokusu geliyor, buram buram.
◊ Nil Dönmez, “Tut Elimi”yi yayınladı. Söz, beste ve düzenlemesi Dönmez ile Hasan Tütün’e ait şarkı rock tınılarıyla dikkat çekiyor.
Ne dinledim
∆ Serbest Radikal- “Pusulasız Kafile”
∆ Sinu- “Mut”
∆ Naklen- “Bana Kendini Anlat”
∆ Ati ve Aşk Üçgeni- “Sarıl Kendine”
∆ Kalabalıklar- “Yalan”
Paylaş