Sinem Vural

Sinem Vural

sinemvuralpro@gmail.com

Feridun Düzağaç’ın isyanı: Şarkılarımı kirletmeyiniz

Son dönemde yapay zekânın müzik üretiminde geldiği nokta hem sektörün dinamiklerini hem de sanatçıların iç huzurunu doğrudan etkiliyor. Kimileri için yeni bir oyun alanı, kimileri içinse yaratımın en mahrem yerine dokunan bir tehdit.

Haberin Devamı

Bu ikinci gruba geçtiğimiz günlerde Feridun Düzağaç da kesin bir dille katıldı. Sanatçı, gençlere seslenen açıklamasında önce anlayışlı bir yerden yaklaşıyor ve “Hayatlarınız için teknolojiye dayalı yeni dünya enstrümanlarının önemini anlayabiliyorum ve yadsıyamam” diyor. Teknolojiye karşı değil; mesele teknolojinin nerede durduğu.
Ama ardından çizgiyi net çekiyor: “Lütfen yapay zekâ marifetiyle oluşturduğunuz ‘müzikal’ çalışmalarınız ile ilgili fikir ve iş birlikleri paylaşmayınız. Özellikle de lütfen şarkılarımı yapay zekâ ile, nasıl desem kirletmeyiniz ve hiçbir ‘remix’e konu etmeyiniz.”
Kelimeler seçili, ton sakin ama mesaj çok açık... “Sesimi, duygumu, şarkımı makineye emanet etmeyin” diyor. En önemlisi de eserlerini orijinal haliyle sevdiğini belirtiyor.
Bu çıkış son dönemde Türkiye’de yapay zekâ ile üretilen “taklit şarkıların” yarattığı tartışmaların üzerine geldi. Bir tarafta sanatçılar eserlerinin kontrolünü kaybetmekten korkarken, diğer tarafta genç üreticiler bu teknolojiyle bambaşka bir oyun alanı kuruyor.
Nitekim bunun en görünür örneklerinden biri Lvbel C5’in “Tak Tak Tak” şarkısı oldu. Digital Notalar kanalının “1960’s Motown Soul Version AI Cover” adıyla yeniden yorumladığı şarkı aslı kadar ilgi çekti. Parça hem TikTok’ta hem Spotify’da genç kitleyi yakaladı; yapay zekâyı mizah, estetikle harmanladı. Teknolojiye karşı bir rest değil, bilakis akıllıca bir sentezdi. Lvbel C5 yapay zekâyı pop kültürün parçası haline getirirken, Feridun Düzağaç için mesele çok daha kişisel. Duyguya, sesin tınısına, yılların emeğine dokunan bir sınır var orada...
Ve belki de bu tartışma önümüzdeki dönemin en sıcak gündemlerinden biri olacak. Sanatçı hakları, yapay zekâ üretimleri ve müziğin duygusu teknolojiyle nasıl bir denge kuracak? Düzağaç yazısını “Sizi seviyor ve anlayışınıza sığınıyorum” diyerek bitiriyor.
Aslında bu da bize şunu hatırlatıyor; bu mesele bir yasak değil, bir ricadır. Bir sınır talebidir. Bir sanatçının mahremiyet çizgisi. Ama bazı işler de çok güzel olmuyor mu?

Haberin Devamı

Dikkat çekenler

Haberin Devamı

◊ Arkadaş, ilk EP’si “Ex Arkadaşlar Mezarlığı”nı yayınladı. Merkezine arkadaş ayrılıklarını alan 4 şarkılık EP’nin çıkışı “Yok Olana Kadar” ile oldu. Favorim ise “Herkes Çok Haklı Ve Ben Artık Çok Sıkıldım” şarkısı. Sıradan aşk parçalarının yanında parlıyorlar resmen.
◊ Gökhan Türkmen, yeni şarkısı “Bir Başıma”yı yayınladı. Söz ve müziği Birkan Nasuhoğlu’na ait şarkı, düzenlemesiyle farkını ortaya koyuyor.
◊ Berkay Altunyay, yeni şarkısında hareketli dünyasının uzağına savrulmuş durumda. Söz ve müziği kendine ait “Beni Yalanlara Sar”, bir slow hit niteliğinde.
◊ Barış Demirel ve Can Kazaz, “Söz Etsem İsmine Yazık” şarkısında bir araya geldi. Sözü Can Kazaz’a, bestesi ise Barış Demirel’e ait olan şarkı aşırı hüzünlü fakat nazik bir yanı da var. Şarkının prodüktörlüğünü ve aranjesini Demirel üstleniyor. Naif bir parça arayan varsa, bu tam olarak o şarkı.
◊ Bu hafta hüzünlü şarkıların önü arkası kesilmiyor. “Ve Ümit Sayın” albümünün ikinci eseri “Gül Beyaz Gül” yayınlandı. Berkay ile bir araya gelen Ümit Sayın’ın yeni yorumu, şarkının yeni düzenlemesi bir kez daha üzecek emin olabilirsiniz.
◊ Ege Can Sal, 2026’da yayınlayacağı yeni EP’sinin ilk single’ı “Gel”i bu gece sunuyor. Şarkının söz ve müziği Sal’a ait. Eser, yumuşak geçişleri ve ayrılık acısını yaşatan sözleriyle beğenilecektir.

Ne dinledim

Haberin Devamı

∆ Öykü Dörter, Göksel İpekçi- “Ölebilirim”
∆ Lalalar- “Tabancamın Sapını”
∆ Aisu- “Senden Başka”
∆ Yangın- “Benden Kaçtın”
∆ Aksan, Deniz Tekin- Felaket

Yazarın Tüm Yazıları